Yönetim bilgisi başarıdır: İşi ustasından öğrenmek

Şu sözü hepimiz biliriz: “İşi ustasından öğrenmeli.” Gerçekten bunu hepimiz bildiği halde, günümüzde kaç kişi bir ustaya danışıyor? Haydi trend olan bir cümleyle devam edelim: “Z Kuşağı buna ne diyor veya yine aynı kuşak ‘ustadan öğrenme’ meselesine nasıl bakıyor?”

Farkında olmadan kendi kendimize ve Batı’nın da eliyle bir kuşak yarattık ve buna biz buna “Z Kuşağı” dedik. İyi de ettik değil mi? Bu arada bu kuşağın içinde çoğunuz kabullenmese bile koca koca yetişkin insanların da yer aldığını iddia etmek mümkündür. Neyse asıl konumuz bu olmasa da sözünü ettiğimiz kuşağa ve içindeki yetişkin insanlara tavsiye edeceğimiz bir kitaptan bahsedeceğim.

İlk çıktığı yıllarda, yaklaşık on yıl önce, dünya çapında büyük ilgi gören, yılın kitabı seçilen, liderlik alanında yaptığı çalışmalarla haklı olarak adından söz ettiren Frank Arnold’un “İşi Ustasından Öğrenin/Dünyayı Değiştirenlerden Yönetim Dersleri” isimli kitap genişletilmiş ve güncellenmiş olarak Kronik Kitap Yayınları’ndan 2021’in Haziran ayında okuruna takdim edildi.

Itır Arda’nın Türkçemize tercüme ettiği “İşi Ustasından Öğrenin/Dünyayı Değiştirenlerden Yönetim Dersleri”, hayatın her alanında yönetim bilgisine sahip olunması gerektiğini savunurken, kişisel gelişim kitaplarının sadece teoriden ibaret olduğu yönünde iddialar ortaya atmaktadır. Kitap hayli iddialı sözlerle ve içeriklerle dolu. Kişisel gelişim kitapları ve bu alanın uzmanları ile yazarları da elbette kıymetlidir. Fakat “İşi Ustasından Öğrenin/Dünyayı Değiştirenlerden Yönetim Dersleri” kitabına “kişisel gelişim” alanındakiler alınabilir veya kızabilir. Belki de aralarından birkaçı “renktir” deyip üstünde fazla durmadan geçebilir de.

Spordan sanata, ticaretten siyasete alanında başarı gösteren 64 kişinin iş ve hayat tecrübelerinin örneklerle anlatıldığı çalışmada, “yönetim bilgisi” kavramı vurgulanmaktadır:

“Yönetim bilgisi bireylerin, kuruluşların ve toplumların başarısının anahtarıdır. Bir kuruluşta çalışan herkes, insanların ve kuruluşların etkisi ve verimliliğine tesir eden unsurlar hakkında temel bilgilere ihtiyaç duyar. Bu bilgiye sahip olanlar kendi başarılarını kendileri şekillendirebilir. Başarı, hedefler koymak ve bunlara ulaşmaktır özünde. Yönetim bilgisi tam da bunu mümkün kılar –hem de bütün alanlarda. Yönetim bilgisi başarı bilgisidir. Bu bilgi köklü, güvenilir, uygulamada denenmiş ve her şeyden önemlisi etkilidir (s.21).”

Başarı ve kariyer için eğitim almamış, doğuştan yetenekli, hatta bu yeteneklerinin dahi farkında olmadan hedeflerine ulaşan kişiler, sahip oldukları bilgiler sayesinde sadece kendi hedeflerini gerçekleştirmekle kalmıyor, bulundukları kuruluşlara da önemli katkılar sunuyor:

“Alanlarında öne çıkmış kişilerin başarılarında bu çok aşikârdır; onlar alanlarını, projelerini ya da işletmelerini şekillendirirken özellikle bu bilgiyi kullanmışlardır. Bütün çalışanlarının bu bilgiye sahip olmasını sağlayan kuruluşlar, söz konusu bilgiyi kullanmayanlara karşı çok belirgin bir rekabet avantajı elde eder. Sadece performans düzeylerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda risklerini de en aza indirirler. Sürekli değişimlerin yaşandığı çağımızda bu iki avantaj da paha biçilmezdir (s.21).”

Albert Einstein, Michelangelo, Bill Gates, Kral Süleyman, Madonna, Phil Knight, Schumacher, Churchill, Napolyon Bonapart ve Joe Biden gibi isimlerin de yer aldığı kitapta dünya çapında başarı yakalayan IBM, Microsoft, Nike, HP, General Electric ile Starbucks gibi markaların hayat öykülerinden kesitler sunulmaktadır.

Bangladeş’te yoksullara kredi vermesiyle bilinen ve hatta Nobel Barış Ödülü dahi alan Muhammed Yunus (1940) ile Grameen Bank kitabın son sayfaların yer bulmuş. Yoksullara çok küçük krediler verilerek, ki bunlar en fazla 20 Avro civarında, hayatlarında önemli ölçüde değişiklik yapılabilirdi. Kredi verdiği kişilerin daha çok kadınlardan oluşmasını hedefleyen Muhammed Yunus:

“Yoksullar bütün insan haklarından mahrum bırakılıyor. Fakr-u zaruretin doğurduğu hayal kırıklığı, düşmanlık ve öfke toplumsal barışı imkânsız kılıyor. İstikrarlı bir barışa ulaşmak için insanlara haysiyetli bir yaşam sürme imkânı tanımamız gerekir (s.310).”

2011 yılında The Economist Dergisi’nin “Sihirbaz” diye kapağa taşıdığı ve Edison, Ford, Disney, Einstein gibi dehalarla bir tutulan Steve Jobs (1955-2011) hakkında yazar şu ifadelere yer vermektedir:

“O kendisini dünyanın büyük işletmelerine karşı bir devrimci olarak görüyordu. Öte yandan iş sahalarında lider konumundaki birçok kişiden de çağımızın en büyük yöneticisi olarak övgü alıyordu. Kapalı bir insandı, neredeyse hiç kişisel röportaj vermezdi. Ama iş Apple ürünlerini tanıtmaya geldiğinde olağanüstü şovlar sergilemekten çekinmezdi. O konuda kimse eline su dökemezdi. Genellikle tek başına ve her zamanki gibi boğazlı kazakla, siyah bir sahne üzerinde büyük bir coşkuyla takdim ettiği yeni ‘inanılmaz’ Apple ürününün tanıtımları gerçek bir şovmenin ustalık performanslarıydı. Oysa kült statüsüne ulaşan, sadece Steve Jobs’ın ürün tanıtımları değildi. Genç insanları da kişiliğiyle kendine hayran bırakıyordu (s.107-108).”

Halen yayınını sürdüren ve dünyaca bilinen ekonomi dergilerinden “The Economist” 1843 yılında İskoçyalı bir şapka imalatçısı James Wilson tarafından kurulmuştur. Derginin sahibi liberal düşüncelere sahip bir tacirdi ve serbest ticaretin herkese faydası olacağına inanmaktaydı. İngiltere’de ithalat için özel vergiler ve kısıtlamalar öngören korumacı tahıl ticareti kanunları The Economist’in kuruluşunda etkili olmuştur. Zira söz konusu yasalarla ekmeğin fiyatı yükselişe geçerken, İngiliz halkı da açlıkla baş başa kalmış. Birileri buna bir çare bulmak adına bir dergi çıkarmaya karar veriyor ve oradan kamuoyu oluşturmaya girişiyor ve bütün bunlar şapka imalatçısı Wilson sayesinde gerçekleşiyor. Derginin önemli yöneticilerinden Rupert Pennant-Rea (1948) The Economist’i şöyle tarif etmekte:

“Ortalamanın üzerinde bir gelire ve ortalamanın üzerinde bir kavrayışa sahip ama karşılığında ortalamanın altında vakti olan bir okurun fikrini karşılaştırabileceği bir dergi. Dünyaya dünya hakkında bilgi vermeye, uzmanı ikna etmeye, amatöre de fikir ve argümanlar sunarak ulaşmaya çalışıyoruz (s.91).”

“İşi Ustasından Öğrenin/Dünyayı Değiştirenlerden Yönetim Dersleri”nin yazarı Frank Arnold’un kitabı hakkındaki iddialı sözleriyle okuma notumuzu bitirelim:

“Bu kitap sayesinde etkili yönetim konusunda daha fazla bilgi edinme isteği duyarsanız bilin ki hayatınızı şu an düşündüğünüzden çok daha fazla etkilemiş demektir. Kitapta bahsi geçen unsurları hiç taviz vermeden uygularsanız son derece etkili, son derece etkin -ve büyük ihtimalle son derece başarılı- olacaksınız (s.18).”

YORUM EKLE

banner26