Yeni bir dünyanın kapılarını “Özgüven”le aralamak

Pozitivizmin tavan yaptığı bir dönemde Amerika’da ortaya çıkarak “deneyüstücülük” akımını başlatan Emerson’un yeni bir kitabı çıktı; Özgüven.  Ralph Waldo Emerson (1803-1882) ABD'li düşünüɾ, yazar, şair. Tɾansandantalizm akımının en önemli temsilcisi. Boston'da doğdu. Babası ve dedesi Pɾotestan paρazıydı. Amerika’nın en eski okulu olarak kabul edilen Boston Latin Okulu’nda eğitim gördü. 1825 yılında Haɾvaɾd İlahiyat Okulu’ndan mezun oldu. Babasının yolundan giderek Boston’da bir Üniteɾyen kilisesinde rahipliğe başladı (1829). Aynı yıl evlendiği eşi Ellen Louisa Tuckeɾ, 1831'de veremden öldü. Kardeşini de kaybetmişti. Bunlardan çok etkilendi. Bir yıl sonra ɾahipliği bıɾaktı.   

Fikirlerinde önemli değişiklikler oldu. Kurumsal dinin geçeɾliliğini yitiɾdiği kanısına vaɾdı. 1832-33 yıllaɾında ilk Avrupa yolculuğuna çıktı. Roma’da John Stuaɾt Mill ile tanıştı. Paris’te ziyaret ettiği tabiat parkı Jardin des Plantes onda derin izler bıraktı. Pozitivizmin moda olduğu Avrupa’da teolojiden uzaklaşarak bilim ve doğaya yöneldi.

1835'de Concord Massachusetts'e yerleşti. Ömrünün sonuna kadar burada yaşayarak “Concord Bilgesi” lakabını aldı. 1836’da birkaç arkadaşıyla Transandantal Kulübü’nü kurdu. Bu “deneyüstücülük” anlamına gelen ve Batı düşüncesini derinden etkileyen akımın başlangıcı oldu.

Aynı yıl, Tabiat adlı ilk eserini yayımladı ki bu Paris izlenimlerinin bir ürünüdür. Eskiden verdiği vaazların yerine gezerek konferans serilerine başladı. Böylece ülkesini ve halkını yakından tanıma imkânı buldu. 1838’de Harvard İlahiyat Okulu’nda yaptığı ünlü konuşmada, “Hz. İsa’nın büyük bir insan olduğunu, fakat Tanrı olmadığını, Hristiyan geleneğinin Hz. İsa’yı eski Roma ve Grek tanrılarına çevirdiğini” açıkladı. Bu yüzden Protestan cemaat tarafından dışlandı.

Yılda ortalama 80 olmak üzere hayatı boyunca 1500 konferans verdi. Ünü ABD'yi aştı, Avrupa'ya kadar yayıldı. Nietzsche, "Kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum." diyordu. Concord Kasabası’nda 27 Nisan 1882 günü öldü.

Aşkıncılık ya da deneyüstücülük olarak dilimize çevrilen Transandantalizm, bütün yaratılmışların esasta birliğine dayanan, insanlığın iyiliği için sezginin, mantığa ve deneysel olana üstünlüğüne inanan, edebiyat, din, kültür ve felsefe alanında ortaya çıkan bir düşünce akımıdır. Harvard’da kemikleşen entelektüel ortama ve kurumsal yapılara bir tepki olarak kendini göstermiştir. Bilimsel gelişmeler ve icatlarla cüretkarlığı artan insanlığa insan ve tabiat arasındaki dengeyi vurgulayan bir yaklaşımdır, diyebiliriz.  

Onlara göre tabiatın bütününe hâkim, fiziksel ve ampirik olanın üzerinde aşkın bir ruh vardır. Bu, kurumsallaşmış dinlerin doktrinleriyle değil bireyin bağımsızca kendi içine dönmesiyle idrak edilebilir. Mevcut toplumsal kurumlar, bireyin kendi içindeki iyiliği fark etmesini ve ona yönelmesini engellemektedir. Evren ve Tanrı bir bütündür. Her bireyin ruhu dünyayla aynıdır, onun birebir mikro kozmozudur.

Emerson’un etkilediği ve yardımcı olduğu ünlü yazar ve düşünür Henry David Thoreau (1817-1862) burada anılmaya değer bir isimdir. Transandantalist grubun önemli bir üyesidir. Emerson’un çevresinde bulunmuş, eylemlerinde onun desteğini görmüştür. Ona asıl ün kazandıran, Sivil İtaatsizlik adlı eseridir (1849). Öyle ki bu eser Gandi başta olmak üzere Tolstoy ve Martin Luther King gibi nicelerine ilham kaynağı olmuştur.

Çevreci, basit bir yaşama çağrı yapan Henry David Thoreau, aynı zamanda eylem adamıdır. Ona göre insan bir yerde haksızlık görürse ona karşı çıkmalıdır. Bu, bir sivil direniş çağrısıdır. Kendisi de öyle yapmış, ABD’nin Meksika ile olan emperyalist savaşı sırasında savaş vergisi vermeyi reddetmiştir. Bunun için hapse atılmıştır. Onu ziyarete gelen Ralph Waldo Emerson ile Thoreau arasında şöyle bir konuşma geçiyor;

  • Henry, sen neden buradasın?
  • Waldo, sen neden burada değilsin? 

Bu soru günümüze kadar kurulu düzene karşı eyleme kalkışan grupların mottosu olmuştur.  

Özgüven, Ralph Waldo Emerson’un denemelerini topladığı ilk kitabından seçilmiş beş yazıdan oluşuyor. Tipik özellikler taşıdığını düşündüğüm bu denemelerin Emerson’u ve düşüncesini anlamamıza yardımcı olacağını ümit ediyorum. Bütün derinliği ve çetinliğine karşılık titiz bir şekilde dilimize kazandırılan eser dolayısıyla çevirmeni ve yayıncıyı kutlamak istiyorum.

Ralph Waldo Emerson, Özgüven, Çev. Zeynep Begüm Güney, Büyüyen Ay Yayınları, İstanbul 2020, 192 s.  



 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tuba Turgutlu
Tuba Turgutlu - 6 ay Önce

Transandantal akımın temsilcisinin yazılarından oluşan bu kitabı merak ettim doğrusu. İnsan düşüncesinin vicdanının ve bilincinin sentezlenmesi ile özgüven olmadan, insan, insanlıktan çıkabileceği düşünüldüğünde isim seçimi de uygun olmuş kanımca...

Hüseyin Güleç
Hüseyin Güleç - 6 ay Önce

İslamı ve kur'an'ı inceleseydi aradığını orada bulacakmış gibi geldi bana. Hidayet Allahtan tabiiki.

banner26