Dünyabizim büyük bir ailenin mensubu!

Dunyabizim, Dünyabülteni, Cafcaf ve Son Devir'den oluşan KİM AŞ ailesi ve dostları Sepetçiler Kasrı'ndaki iftarımızdaydık.

Dünyabizim büyük bir ailenin mensubu!

 

Dün akşam, yani 17 Ağustos Cuma akşamı, dunyabulteni.net, dunyabizim.com, sondevir.com ve Cafcaf'ı bünyesinde barındıran KİM AŞ iftarımızı bereketli bir misafir topluluğu ile açtık. İftarda o kadar değerli isimler, kültür adamlarımız vardı ki.. Saymak bile çok zor. Ülkemizdeki her biri farklı perspektifte, fikrî zenginlikte ama değerler dünyamıza yabancılaşmamış isimler vardı iftarımızda.

İftarımızda kimler vardı? Ve biz kimiz?

Ümit Aktaş'tan Cemal Şakar'a, Nureddin Durman'dan Ali Ural'a, Asım Öz'den Akif Emre'ye, Ahmet Mercan'dan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız'a, Erol Dilaver'den Cemal Aydın'a, Yıldız Ramazanoğlu'ndan Davut Güler'e, Ümit Şimşek'ten Mustafa Özcan'a, Ali Emre'den Yusuf Kot'a, Cihan Aktaş'tan Yeşilay Başkanı Muharrem Balcı'ya, Kazım Sağlam'dan Yaşar Süngü'ye kimler yoktu ki iftarımızda...

Ayrıca Murat Ülker ağabey de kültür ve düşünce dünyasına duyduğu ilgiyi bu iftara katılmayı tercih ederek gösterdi
Samanyolu TV Başkanı Hidayet Karaca, MÜSİAD eski başkanı Ömer Bolat, Boğaziçi Yöneticiler Vakfı Başkanı ve BİM İcra Kurulu Üyesi Haluk Dortluoğlu da iftardaydı.
Şehir Ünv. Mütevelli Heyet Üyesi ve Bilim Sanat Vakfı kurucularindan Dr. Fikri Kançal da iftarımızdaydı.

İftar öncesi Boğaz

İftar güzeldi, farklı bir hava vardı. Ben iftarı anlatmak yerine, iftara katılan dunyabizim.com ekibinden arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi, ağabeylerimizi sizlere birer cümle ile anlatmak isterim.

Erhan Erken: Onun olmadığı bir dünya, bizim midir?

Erdal Kurgan: Modernleşmeyi eleştiren Abdurrahman Arslan muhabirimiz.

Fatma Ünal: 90’ların marşlarının, ezgilerinin izsürücüsü habercimiz.

Sümeyye Karaarslan: Hem Cafcaf'ın hem Dünyabizim'in tiyatrocu haberci mizah yazarı.

Ahmed Öztürk: Tasavvufî eserler okyanusunda bir kardeşimiz.

Cengiz Yalçınkaya: İslamcı gençlik aktivitelerinden eksik olmayan kardeşimiz.

Şeyma Benli: Türkiye dışına da açılabilen, önemli değerleri güzel yakalayan habercimiz.

Esad Eseoğlu: Bir Pakistan'da, bir Bosna'da İslamcı bir yürüyüşün habercisi.

Mustafa Nezihi Pesen: Bir âlem-i kübrada bir âlem-i suğrada, gönül âleminin habercisi.

Aydın Başar: İmamından, üstadlarına, samimi insanların izinde bir haberci.

Adem Dönmez: Yeryüzü gezgini habercilerimizden...

Abdüssamed Bilgili: "Hâlâ okullu" habercimiz.

Yıldız Ramazanoğlu: Dunyabizim'e özel metinler yazıyor, söyleşiler yapıyor.

Suavi Kemal Yazgıç: Dunyabizim yayın kurulu üyesi, Cafcaf’ta Karton Piyer’in velisi.

M. Fatih Kutan: Ankara’dan kitap dünyasına tarassut ediyor.

Mehmet Erken: Arşivci. Müslüman kültür üzerine kazı yapmayı seviyor. Seyrek de olsa yazıyor.

Yavuz Selim Güneş: Maveraya daldı dalalı Cafcaf’ı, Dunyabizim’i unuttu; şimdi tekrar dönüyor Dunyabizim’e.

Osman Sertuğ Çalışkan: Risale-i Nur dünyasından habercimiz.

Aykut Nasip Kelebek: Edebiyat çevrelerinin korkulu eleştirmeni. Eleştirilerini durdurmaya çalışıyoruz, çünkü Dünyabizim kavga yeri değil.

Zafer Acar: "Dunyabizimi polemikbizim yapmak nasip olacak mı nasip?!"

Abdullah İlhan: Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.

Halil İbrahim Yenigün: Zeyd Şakir ve babası şehid Sedat Yenigün’ün yanında başka değerli isimleri de Dünyabizim’e taşımasını bekliyoruz arkadaşımızın.

Saliha Şişman: Sufi Kitap’ta editörlük yapan Saliha kardeşimiz güzel tasavvufî eserlerden haberdar ediyor okurlarımızı.

Sümeyye Sel Odabaş: Sümeyye Ablamız kaçaklarımızdan. İş hayatına karıştıktan sonra bir kayboldu. İftarda görebildik onu. Dünya Müslümanlarına açılma konusunda güzel katkıları olmuştu dunyabizim’e.

Hülya Kurgan: İslamcı entelektüellerin kitaplarını tahlil konusunda güzel haberlerini okuyoruz seyrek de olsa…

Hacer Kor: Mısır’dan yeni gelen Hacer Hanım iftarda Cihan Aktaş ile beraberdi neredeyse başından sonuna kadar.

Mahmut Balcı: Dernek, vakıflarla irtibatı iyi olup gençlerden kopmayan dunyabizim habercisi ağabeylerimizden.

Yasin Onat: İHH’ya kaptırdık artık haber alamıyoruz Yasin Onat’tan…

Galip Kapusuz: Yardım derneklerine kaptırdığımız enerji dolu kardeşlerimizden biri de Galip Bey. Deniz Feneri’nde. Keşke yazsa Dunyabizim’e. İslamcı arkeolog kaç tane var ki şu dünyada?

Merve Akbayır: Dunyabizim’in emekli Hakan Albayrak ve Mehmet Akif temsilcisi.

Ali Emre: Şiir kitapları ile ilgili değerlendirmeler yapıyor sağolsun. Artık İstanbul’da Ali Emre. Hoş geldi.

Fatma Zehra Beyaz: Şimdilik hatıra kitapları üzerinden katkıda bulunuyor Dünyabizim’e.

Abdülaziz Tantik: İslamcılığın güzel adamlarını, kitaplarını yazıyor Dunyabizim’de.

Nureddin Durman: Tatlı Hatıralar Dükkanı mı demeli Nureddin Durman Ağabey için.

Özge Sena Bigeç: Meşhur “güzel gören güzel düşünür...” sözü onun için söylenmiş olmalı.

Fatma Kebire Karaaslan: Dunyabizim’in ev mühendisi ablası.

Nurdan Gültekin: Dunyabizim’in az yazanlarından.

Hatice Belkıs Pesen: Ece ile Keçe haberi ile Dünyabizim’in en genç yazarı olarak (12 yaşında) aramızda idi.

Mehmet Emre Ayhan: Emektar editörümüz. O sustukça korkarsınız, o ise bir çiçeği özlemektedir sessiz sessiz.

Ömer Faruk Pekuz: Emektar motorsikletli editörümüz Denizli’de idi. O da aramızda olsaydı keşke.

Üzeyir Başpınar: Tüm KİM AŞ ekibi onu çok sever, sayar, sayar, sayar.

İftarda Dünyabulteni, Son Devir ve Cafcaf’tan da katılım vardı elbet. Biz dunyabizim'den katılanları hatırladığımız kadarıyla zikretmekle yetinelim.

Peki, yaklaşık 240 kişinin katıldığı iftarımızdan izlenimler neler?

İftarımızda bunca dost, kardeş bir araya gelmişken böyle bir iftar güzel geçmez mi? Muhabbetle dolu dolu olmaz mı? Elbette olur… İftara katılanlara iftarımızı sorduk. İşte izlenimler:

Sadullah Yıldız: Çıkmadan evvel gözlerim Asım Gültekin’i aradı ama bulamadım. Herhâlde koşuşturmacayla meşguldü. Bu güzel akşam için teşekkür etmek istedim.

Halil Arslan: Taşrada olmanın ağır hüznü… (Halil kardeşimiz Hatay’da idi ama gönlü bizimleydi. Katılamamanın hüznünü bizimle paylaştı.)

Sümeyye Karaarslan: Elif Büşra ile hayalini kurduğumuz "Cafcaf emekçisi kadınlar buluşması"nın ilk ayağını iki kişi olarak gerçekleştirmiş olduk. Bunun dışında, çok şükür bugün de karnımız doydu :) Kerem Abadi'nin bize özel olarak ayırdığı masadan deniz manzarası seyrettik.

Hem dunyabizim, hem de Cafcaf uğraşlarımdan mütevellit, masalara bakıp klasik restoran inceleme geyiği yaptım, "Aa bak bak Ahmet Altay o tacı sürekli takıyor muymuş?!", "Hmm dunyabizim'de mi yazıyordu şurda oturan?", "Cihan Aktaş değil mi o" şeklinde..

Erhan Erken Abimiz başta olmak üzere, emeği geçen herkese çok teşekkürler…

Haşim Akın: Selamlar. Bu iftar bir İstanbul’da, bir de son günlere denk gelince bize sadece hasretle iç çekmek kaldı. Vesselam. (Haşim Bey de Konya’da idi ama gönlü bizimleydi Halil kardeşimiz gibi… Keşke Anadolu’daki onlarca habercimizle, yazarımızla da bir buluşma tertip edebilsek…)

Cengiz Yalçınkaya: Başta şunu söylemek gerekir ki böyle güzel bir Ramazan akşamı yaşattığı için Küresel İletişim Merkezi ailesine teşekkür ederim. Harika bir manzara eşliğinde iftarımızı açtık. Böyle organizasyonların en güzel yanı uzun zamandır görüşme olanağı bulamadığınız abilerle ve dostlarla hasbihal etme olanağı tanıması…

Benim oturduğum masa Dünyabizim ekibinden oluşuyordu. Abdussamed Bilgili, Mehmet Emre Ayhan ve Erdal Kurgan gibi isimlerle aynı masada oturduk, muhabbet ettik. Melih Koşucu'yu uzun süre sonra görme fırsatı buldum. Esad Eseoğlu ile ayaküstü görüştük. Güzel bir akşamdı, tekrar emeği geçenlere teşekkürler.

Nurettin Durman: Samimi, candan, sahici bir aile ortamında hissettim kendimi. İnsanların tebessüm edişleri birbirlerine harika bir kardeşlik duygusu sergilemiş oldu. Bu vesileyle birbirlerini ismen tanıyıp da ru be ru görüşememiş kardeşler birbirlerine aşina oldular bu gecede ve tabii ki sevindiler.

Bizim masada Cihan Aktaş Hanımefendi ve Mehdi Bey vardı. Abdülaziz Tantik, Cemal Şakar, Ali Emre ve iki hanım kızımız iştirak etmişlerdi. Sonradan Asım Öz masaya dâhil oldu. Genç orta yaşlı yazarlarımızı bir arada görmüş oldum bu vesileyle.

Düzenleyen zevatı tebrik ediyorum. Güzel bir geceydi.

Dönüş yolunda Üsküdar vapurunda Ali Ural Bey’in ısmarladığı çay ise gecenin şiirsel keyfiydi vesselam...

Osman Erken: Dün gece davetimizi kırmayıp gelen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Böyle organizasyonlarda kişi sayısını tahmin etmek çok zor oluyor.150 kişi geleceğini teyid etti, lakin ben 240 çorba tabağını kendi ellerimle masaya bıraktım :) Biz buna Ramazan’ın bereketi gözüyle bakıyoruz; şükürler olsun…

Ali Emre: Güzeldi. Hem organizasyon gücü ve becerisi hem de oluşturduğu manevi atmosfer ve birliktelik duygusu açısından güzeldi. İlk kez katıldığım böyle bir "kolektif salih amel"de ben de hislendim, mutlu oldum.

Nurettin Durman Abi'nin belirttiği gibi, isim olarak bildiğimiz fakat yüz yüze görüşmediğimiz birçok kardeşimizle tanışma, konuşma, selamlaşma imkânımız oldu. İyilik ve selam, tanışıklık ve dostluk artmış, yaygınlaşmış oldu.

Katılımın yüksekliği de özgüvenimizi artıran, pekiştiren bir durum bence. Kendimizi, dostlarımızı, kardeşlerimizi, mahallemizi, dünyamızı daha fazla sevmeli, daha çok önemsemeliyiz. Bu tür çabaları, etkinlikleri gücümüz yettiğince yapmakta, yinelemekte yarar var.

Emeği geçen, çaba gösteren, katılan bütün kardeşlerimize ben de teşekkür ediyorum. Sevgiyle, dostlukla, cennet duasıyla…

Şeyma Benli: Herkes çok samimi ve içtendi. Yüzlerde zerre kadar olumsuz bir duygu emaresi görmedim. Bu devirde böyle bir topluluk zor bulunur. bize de ancak şükür düşer, bu grubun içine dahil edildiğimiz için… Allah beraberliğimizi ve halis niyetlerimizi daim eylesin…

Yılmaz Yılmaz: Merhabalar efendim. İstanbul’a geleli bir ay kadar oldu. Ramazan’ın son günleri ise telaşlı geçti benim adıma. Bu güzel iftara katılıp dostlarla, ağabeylerle, ablalarla tanışmak isterdim. Başka Ramazanlara inşallah. Selamlar, hayırlı bayramlar…

Suavi Kemal Yazgıç: Arkadaşlarımın çoğu ile -istisnalar haricinde- sadece Ramazanlarda ve iftarlarda karşılaşıyorum.

Hülya Kurgan: 2-3 reel tanışıklığım dışında  4-5 gönlü güzel insanla tanışma fırsatım oldu. İçlerinde biriyle tanıştım ki,  iftara giderken yolda kendi kendime "aslında gelmeseydim, gürültüsüz bir ortamda (babamın evi, anamın ocagi) iftar açmak varken bu da nesi” derken, program bitişi "iyi ki gelmişim"  dedirten çok değerli, halise, munis, hanımefendi, ve annemi aratmayan mütebessim cehresiyle Fatma Kebire Hanımefendi’yle tanışmış oldum... En natürel duygularımla kendilerine muhabbetimi sunar, iftar noktasında emeği geçenlere teşekkür ederim.

Bekir Arslan: O gün memlekete gitmemiş olsaydım orada bulunmak isterdim. Herkese selam eder, bayramınızı tebrik ederim.

F. Zehra Beyaz: Sirkeci'den Sepetçiler’e giden sahil yolunu hızlı hızlı adımlarken Yıldız Ramazanoğlu ile karşılaşmam, iftarı benim için hiç beklemediğim kadar güzelleştirdi. Zira birlikte boş yer ararken, bir anda kendimizi protokol masasında buluverdik. Muammer Yıldız Bey'in "Artık protokol diye bir şey kalmadı..." muvacehesindeki samimi sözleri karşısında, biz de bir kenara ilişiverdik. Gerçekten de Muammer Bey'in dediği gibi masada "protokol" yoktu, sadece samimiyet vardı, iyilik, güzellik vardı.

Masada birbirinden güzel haberler aldık. Mesela Ümit Aktaş'ın anarşizmle ilgili kitabının Okur Kitaplığı'ndan yeni baskısı yapılmış. "Hımm okunmalı..." dedik. Psikolog-Yazar Esan Gül'ün, mütedeyyin camianın önemli bir yarasına parmak basan mühim bir kitabı yakında çıkacakmış, "dunyabizim.com'a bir yazı yazılmalı kitap hakkında” sözünü işittik. Yıldız Ramazanoğlu'nun epeydir üzerinde çalıştığı kitabın çıkmasına çok az kalmış, heyecanla bekliyorum. Söz Asım Abi, okur okumaz onu da yazacağım. Muammer Bey'den hafızlık eğitimine dair ara formüller geliştirildiğini öğrendik, mutlu olduk. Daha nice nice güzel haberler aldık, sevindik. İftarı düzenleyenlere dualar ettik…

Hasılı... Işıltılı gözlerin, samimi yüzlerin süslediği, sadeliğin ihtişamı altında geçen güzel bir geceydi. Emeği geçen herkese tekrar tekrar teşekkürler...

 

Asım Gültekin yazdı

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2015, 15:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13