Yargıda insaf

Kur’an-ı Kerîm’de (En’âm/57) Rabbimiz’den “Ḣayru-l fâsilîn” olarak bahsedilmektedir: Yani “Fasledenlerin en hayırlısı”. Türkçede de çeşitli şekillerde kullanılan fasletmek “ayırmak, çözmek, hükme varmak” gibi anlamlara gelirken, zıt anlamlısı vasletmek “iki şeyi birbirine ulaştırıp bağlamak, kavuşturmak, bitiştirmek” anlamına gelir. Vasıl olmayı, vuslatı hatırlayalım. Türkçede fasıl “tiyatro oyununda ayrı perdeleri”, fâsıla ise “aralık”ı ifade eder. Bu durumda, Rabbimiz “hakkı batıldan ayıranların en hayırlısı” oluyor. Âmennâ… Fakat bir konuyu çözmenin, hükme bağlamanın “ayırma” ile nasıl bir ilişkisi olabilir?

Burada çok güzel bir incelik var, aynı incelik Türkçede de mevcut… Gelin önce “yarmak” fiilinden başlayalım. Yarmak, “uzunlamasına bölüp ayırmak, tahıl tanelerini değirmende kırmak, yara açmak” gibi anlamlara geliyor. Ark, arık, ırmak, irmik, yara, yarık, yarım, yarma ve yırtık kökeni “yarmak” fiiline dayanan kelimelerden bazıları… Örneğin, “yarma şeftâli”, etli kısmı çekirdeğinden kolayca “ayrılan” şeftâliyi belirtir. Hepimiz kökeninin farkında olmadan “yargı” kavramını kullanıyoruz. Yargı, Eski Türkçe “yarġu”dan, o da “yarmak”tan gelir. Yarışmak da “yarmak”tan gelmektedir, “paylaşmak, bölüşmek” demektir. 

Nısf da Arapça “yarı, yarım, yarısı” anlamına gelir. Nısf, bir şeyin iki eşit parçaya bölünmesidir. İnsaf, nısftan gelir. Peygamberimiz bir gün Hz. Câbir'e bir ikramda bulunmak istedi. Onun elinden tutarak hanımlarından birinin evine uğradı ve yiyecek bir şeyler istedi. Hizmetçi önlerine hurma yaprağından yapılmış bir sofra serdikten sonra üç parça ekmek getirdi.  Efendimiz ekmeğin birini kendi önüne, diğerini Câbir’in önüne koydu. Üçüncü parçayı da aralarında taksim ettikten sonra “Ekmekle yiyeceğimiz bir katık yok mu?” diye sordu. “Hayır; ama biraz sirke var”, dediler. O zaman Efendimiz: “Getirin onu, sirke ne güzel katıktır” buyurdu. İnsaflı kişi, “Yâ Rabbenâ! Hep bana, hep bana” demez, nısfını kendisine uygun görse, nısfını da başkasına uygun görür; kendisi için istediğini başkası için de ister; ekmeğini Peygamberimiz gibi paylaşarak yemeyi tercih eder. Yine insaflı kişi, gerçeği olduğu gibi gören ve yansıtan kişidir; yani insaflı kişi yarısı dolu bardağı “tam dolu veya boş olarak” görmez, gerçeği çarpıtmaz, hakikati yontmaz. “Yarısını dolu, yarısını da boş” olarak görüyorsa, bunu çekinmeden ifade eder.

Velhâsılı adaletle hükmeden güzel bir insan olmak istiyorsak, “Fasledenlerin En Hayırlısı” Rabbimizin emrine uyarak fasletmede, yarmada, ayırmada, paylaştırmada “insaf”lı ve çok hassas olmalı, kılı kırk “yarmalıyız”.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatma
Fatma - 1 ay Önce

Biz kullar hak ve adaletten ayrilmayalim Allah ayirmasin sen de oglum olarak gurur duyuyorum adaletli bir insan oldugun icin arastirman icin de tesekkur

Bünyamin
Bünyamin - 1 ay Önce

MaşAllah

meryem
meryem - 1 ay Önce

çok güzel anlatılmış

banner19

banner36