Yağmur ve Ramazan

Dün gece başlayan yağmur gün boyu devam etti ve daha edecek gibi. Bulutlar gözyaşları misali damlalarla dolu. İçini çeke çeke ağlayan bir çocuk gibi. İçin için ağlayan bir kadın, bir anne benzeri ağlıyor gökyüzü.

50’li yaşlarımın ilk çeyreğindeyim. Bu yaşıma kadar Ramazan ve Kurban Bayramı ile ilgili gözlemlediğim ya da aklımda kalmış olan bir iki şey var: İlki, on bir ayın sultanı, mâh-ı gufrân girdiğinde mevsim yaz da olsa ilk birkaç gün veya hafta yağmurlu ve serin oluyor, bu yüzden oruç nispeten serin günlerde tutulmaya başlıyor; bir müddet sonra sonra mevsimine göre ılıman veyahut sıcak günlerde tutulmaya devam ediyor. İkincisi de Kurban Bayramı’nın ilk günü ikindiden sonra çoğu zaman yağmur yağar ve kanları yıkayarak temizler; artıkları götürür her yeri pir ü pak eder. Bu iki güzelliği alıştırma ve temizlik olarak addediyorum.

Oruç sayılmaz belki ama dün dokuzuncu ve onuncu günü üçte birini idrak ediyoruz. Yaşadığım şehir Isparta’ya dünden beri hele bugün güzel yağmur yağıyor. Haberleri izlemedim belki de tüm Türkiye yağışlıdır bugünlerde. Allah afetsiz versin. Zira bu kış kar ve yağmur yağmadı desem doğrudur. Isparta’ya geldiğimden beri duyduğum birkaç cümleden biri: ‘Nerde o eski kışlar; ben haziranda al kirazın üstüne ak karın yağdığını bilirim’dir. 26 yıldır göller bölgesi, güller şehrinde yaşıyorum. Geldiğimiz ilk yıllarda şehrin kışları çetin geçerdi, hatırlıyorum, yoğun kar yağışından hayatın durduğu olurdu. Isparta’nın kuru yazı da meşhurdur. Kar, kış, kıyamet, soğuk, ayaz, toz bu şehrin olmazlarından iken son zamanlarda iklim değişikliği sebebiyle eski soğuklar ve yağmurlar azaldı. Ancak Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez fehvasında yine eski bereketlerin, rahmetlerin sağanak sağanak ineceğini düşünüyorum. Sağanak yağmurların, lapa lapa veya sulusepken karların yeniden Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatlarının tecellisi olarak yine çoğu zaman gökyüzünden yeryüzüne indireceğini, böylelikle toprağa can vereceğini, hububat veya sebze meyve olarak insanların ve diğer canlılara rızık olarak cömertçe bahşedeceğini umuyorum, bekliyorum. Benim inancıma göre Allah ganidir; cömerttir; rızkı herkese bir şekilde verir. “Elleam”. Elleam kelimesi Isparta’da ve İç Anadolu Bölgesi’nde kullanılır ve muhtemelen “Allah en iyisini bilir” anlamına gelen Arapçadan bu şekilde Türkçeleşmiş güzel bir kullanımdır. Ben bu kelimeyi çok kullanmasam da seviyorum. Yağmur gibi, sıcak, güzel ve sevimi bir kelime bana göre.

Şimdi yön değiştirmeden hafif ve tatlı bir kıvrılışla aynı yolda ilerlemeye devam edelim. Ramazan ayının kök anlamı üzerinde ilerleyelim. Ramad (رَمَضٌ); (aşırı sıcak sebebiyle taş ve toprak için) kavrulma, yanma. Güneşin şiddetli ısısından dolayı taşların son derece kızması, anlamına gelir.

Bu şekilde güneşten yanmış pek kızgın yere de, “ramdâ” (رَمْضَاء) denir. Bu cümleden olarak Ramazan, ramdâ'dan yanmak anlamında, ra-ma-da fiilinin mastarıdır. Bir başka deyişle “kızgın yerde yalın ayak yürümekle yanmak” demektir.

Bazı ulemaya göre Ramazan, Allah’ın isimlerinden biridir

Bazı ulemaya göre Ramazan, Allah’ın isimlerinden biridir. Bu bakımdan “Ramazan demeyiniz. Ramazan ayı deyiniz” şeklinde tavsiyeler vardır. Bu yüzden mi olmalı bizim geleneğimizde “Şehr-i Ramazan”, “Mâh-ı Gufrân”, “Şehr-i Sıyâm” gibi tamlamalı kullanımlar vardır. Bizim orada (Akhisar’da) Muharrem ayına Aşır/Aşure ayı, dendiği gibi Ramazan ayına da “Oruç Ayı” denilmektedir. En azından annemden öyle biliyorum (d. 1934).

Yakınlarda duyduğum ve öğrendiğime göre Ramazan kelimesi, “Yaz sonunda yağıp yeryüzünü tozlardan temizleyen yağmur” anlamına gelen “er-ramzâ” kökünden türemiş. Ramazan’ın bu kök anlamını esas alırsak girişte bahsettiğimiz ve bu yazıya konu olan Ramazan-yağmur ikilemesi daha anlamlı bir hale gelecektir, kanâatindeyim.

(Ay takvimine göre her yıl on gün önce gelen) Oruç ayı, hem yazın hem kışın, hem sıcak günlerde hem de soğuk ve yağmurlu günlerde uğrayıp bir selam verip geçtiğinden iki kök anlamı da içerdiğini söyleyebilirim. Oruç tutmaya başlayalı otuz üç yılımı çoktan devirdim. Bu sebepten dört mevsimde oruç tuttum. Orucu bihakkın tutabilmektir zor olan. Yoksa gün boyu aç ve susuz kalmanın bir zorluğunu görmedim. Zaten Allah bir şekilde dayanma gücü veriyor. Zira yaz günlerinin cak cak sıcağında, tütün tarlasındaki toprağın güneşten ısınıp bütün harını yüzümüze yansıttığı uzun günlerde oruç tuttum. Tarladaki buğday destelerini at arabasına sarıp harman yerine götürdüğümüz; harman zamanı patoza buğday sapı attığımız, ardından samanı komşuların traktör römorkuyla eve getirip saman damına teptiğimiz günlerde de bu farziyeti yerine getirmeye çalıştım. Uzun ağustos günlerinde üzüm kesmeye gittiğimiz oruçlu günlerim de hatırımda; kavun-karpuz kesip yüklemeye gittiğimiz günlerim de yâdımda. Yevmiyeyi alınca sepete birkaç kilo üzüm koyunca; çuvala birkaç kavun karpuz atıp, eve getirince, yorgunluk nispeten azalıyordu.

Akşamüzerleri evdeki domates, biber, patlıcan tablalarını sularken, hortumdan soğucacık akan sudan ne kadar içesim geldiği de hâlâ aklımda. Ailecek iftarı beklerken açık pencereden ezanın sesini duyduktan sonra “Ezan okunuyor” diye koşarak sofraya diz çöküp oturup ilk bardak suyu içip, ardından tarhana çorbasından bir kaşık alıp bir yudum da çay içtik miydi bütün açlık, susuzluk ve yorgunluk yok olur giderdi. Ailecek çayı çok severdik. Şimdi de öyle.

Çocukluğum ve gençliğimdeki teravihlerin yeri ise bir başka güzeldi. Gece kalkıp tütün tarlasına gidecek olsam da arkadaşlarla her akşam farklı bir camiye gider namazı orada eda eder ardından bir kahvehanede birkaç bardak çay içer öyle evlerimize dağılırdık. İstidraden söyleyeyim Akhisar, nüfusuna göre Türkiye’de kahvehane sayısı bakımından en başta gelen yerleşim yerlerinden biridir. Teravih namazlarını da bir başka yazının konusu edelim.

Bu vesileyle “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz” Hadis-i Şerif’i çerçevesinde sıhhatli, huzurlu ve hayırlı, Ramazan ayına yaraşır sâim günler ve yine ona uygun kâim geceler diliyorum.

Sözlerimi bitirirken bu yılın ilk oruç gününde yazmış olduğum bir şiirimi buradan beğeninize arz ediyorum.

Tut ve arındır bizi

Geldi mübarek geldi işte yine geldi

Sene-i devriyesi dolmadan geldi
Erken mi geldi ne
Üç aylarda "rahmetle geleceğini" hatırlattı
Regaip'te "yaklaşıyorum" diye haber saldı ulaklarla tellallarla
Miraç Gecesi'nde “Namaz insan kötülükten alıkoyar” Ben de bir kalkanım” diye ilânlar dağıttı
“Yollara çıkın bekleyin hilalleri takip edin beni gözetleyin"
Berat Gecesi'nde de “on beş günlük uzaklıktayım”
“Hazırlığınızı yapın ayak seslerimi ve nefesimi duymaya başladınız”
Mealinde daha çok şeyler söyledi

(...)

Derken geldi işte o şehr-i sıyâm
Hoş geldin ey mâh-ı gufrân
Safalar getirdin evimize ocağımıza yurdumuza dünyamıza
İlaveten de bir merhaba da

“Bir şeyden uzak duralım bir şeye karşı kendini tutalım ” evvela

“İmsak” edelim sonra da sen de bizleri tut
“Tut bizi Ramazan”
Sımsıkı tut hevâ ve hevesimize bırakma emi
“Yaz sonunda yağıp yeryüzünü tozlardan temizleyen yağmur” gibi
Arındır pir ü pâk eyle dışımızı içimizi en içimizi kalbimizi
Bu sayede elimiz, ayağımız, dilimiz oruç tutsun
Yoksa aç ve susuz kalırız sadece

(...)

Ne kaldı şunun şurasında bir ay sonra bayram
Lakin şehirlere çocuk sevindiriciler gelmiyor artık
Güya şehirler daralmış bu yüzden onlara yer kalmamış
Kimisi "onlar terk-i diyar eyledi" derken
Kimisi de "şehirlere küstü o c/vefakârlar" diye kelam ediyor
Her ne sebepten ise onlar yok
Sokak aralarında çocuklar yok
Hayatın eski tadı ise hiç yok

***

**

*

24 Nisan 2020/1 Ramazan 1441-Isparta

YORUM EKLE
YORUMLAR
zeki inal
zeki inal - 4 ay Önce

ağzına yüreğine kalemine sağlık hocam. Nerede eski ramazanlar hele bu seneki gibi hiç yaşanmadı.Rabbim yalnız iftar yapmayı teravisiz ramazan ayını bir daha bizlere yaşatmasın.Selamlar

Adem EFE
Adem EFE @zeki inal - 4 ay Önce

Teşekkür ederim Sn. Başkanım, mahalle ve çocukluk arkadaşım, okul yoldaşım, mahalle maçı rakibim, yüzük oyunu ekibim ve değerli hemşehrim.

Tahir Ceylan
Tahir Ceylan - 4 ay Önce

Hocam enfes bir yazı,tebrik ederim. Artık kitap olsun şu yazılar...

Tahir Ceylan
Tahir Ceylan - 4 ay Önce

Yağmur ve ramazan yazısıyla beraber kitapları artık istiyoruz. Kitap halinde okumak çok güzel olur düşüncesindeyim. Yazılar enfes,ruhumuzu okşuyor,mis kokuyor sevgili hocam.
Daha beklemek istemeyiz doğrusu

Adem Efe
Adem Efe @Tahir Ceylan - 4 ay Önce

Teşekkür ediyorum Sn. Tahir hocam. Bir kaç kitaplık yazılarım birikti. İnşaAllah bastırırim.