Vehbe Zuhaylî’den bir başucu kaynağı: Hac ve Umre

Suriyeli âlim Prof. Vehbe Zuhaylî tarafından yazılan Hac ve Umre kitabında bu iki ibadete ilişkin birçok bilgi ve teknik açıklama yer alıyor. Kitapta mezheplere göre hac ve umrenin hükümleri bulunmakta ve mezhepler arasında farklılık arz eden uygulamalar belirtilmektedir.

İslâm’ın beş şartından biri olan hac ibadetinin Allah’ın emri olması dolayısıyla yerine getirilmesinden duyulan hazdan ayrı olarak Hz. Muhammed’in (s.a.) yaşadığı topraklarda bulunmanın hazzı vardır. İnsanların Hacerü’l-Esved taşına olan ilgilerini de bu açıdan değerlendirebiliriz. Peygamber Efendimiz’in yaşadığı topraklar, soluduğu hava ve hatıralarını bıraktığı her nesne bizleri Mekke’ye, Medine’ye çeken diğer faktörlerdir. İslâm’ın doğduğu ve ölümüne mücadelelerin verildiği bu coğrafyaya her Müslüman özlem duyar.

Ayet ve hadislerle izah edilen bu ibadetlerde bazı anlayış ve uygulamalarda ve hükümde farklılıklar mevcuttur. Mezhepler arasındaki bu fark en kolayının uygulanması ilkesiyle giderilmiştir. En kolayının uygulanmasına ilişkin şartlar yine yazar tarafından açıklanmıştır.

Kitabı ana hatlarıyla ikiye ayırmak mümkündür. Öncelikle hac ve umre öncesi hazırlıklar ve ibadetin yapılacağı yere gidiş ayrıntılı bir şekilde anlatılırken ikinci kısımda hac ve umrenin yapılacağı yere gidildikten sonra yapılacaklar ve ibadetin yapılış şekli anlatılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi mezheplere göre uygulanış biçimleri anlatılmakta, akla gelen gelmeyen tüm sorular bu kitapta cevabını bulmaktadır. Özellikle haccın cihattan üstün olup olmadığına yönelik tartışmalar dikkat çekici sonuçlara götürüyor. Bu kısmın dikkatlice okunmasını tavsiye ederim.

Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî, genel olarak teknik açıklamalarda bulunuyor. Hac ve umrenin şartları, nasıl yapıldığı, Peygamber Efendimiz'in uygulama şekli, başkasının yerine hacca gitme gibi konular sağlam kaynaklar eşliğinde aktarılıyor. Muhakkak ki hac ve umre ibadeti belirli şartları taşıyan "zor" ibadetler. Bu nedenle bu ibadetleri gerçekleştirebilmek için maddi olarak yeterli ve sıhhatli olmak gerekmektedir. Bu hususlara dair ayrıntılı açıklamalar neredeyse kitabın her satırında bulunmaktadır. Fıkıh âlimleri haccın rükün, vacip ve sünnetlerini açıklamışlardır. Ancak uygulama biçimleri kitabın genel yapısına uygun olarak mezheplere göre teker teker izah edilmiştir. Mezheplere göre uygulamalar kitabın hemen hemen her konusunda karşımıza çıkıyor. Dört hak mezhebin kendi şartlarına göre uygulamaları hatırlatılmış, İslâm ekseninden ayrılmadan çıkış yolları gösterilmiştir. Bu yönüyle bu eserin tüm Müslümanlara hitap eden kapsayıcı bir eser olduğunu söylemem gerekiyor.

İslâm, kuralları belli olan fakat uygulanış biçimlerinde farklılıkların görüldüğü bir din. İbadetler ayrıntılı ve belirli kurallar dâhilinde yapılmaktadır. Kimi ibadetler her gün yapılabilirken kimi ibadetleri yapabilmek için ömür yetmemektedir. Bir Müslüman, her gün namaz kılsa, senede bir ay orucunu tutsa, geliri nispetinde zekâtını verse hac ibadeti için gerekli şartları sağlayamıyor olabilir. Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî, eserin hemen başında ibadetin şartlarını da belirtmiştir. Ayrıca hac ve umre sıklıkla yerine getirilmediği için bir yol göstericiye, uygulayış biçimlerini anlatan bir kaynağa ihtiyaç vardır. Bu eser bunun için de değerlidir.

Her ibadetin olduğu gibi hac ve umre ibadetinin de belirli kuralları vardır. Şartlar oluştuktan ve yolculuk gerçekleştikten sonra yapılacaklar belli bir plan ve program dâhilinde belirli bir sürede yerine getirilmektedir. Bu sıradaki uygulamaların her biri önceki uygulamalara uygun bir şekilde tekrarlanır. Hac, bir Müslümanın hayatına ömür boyu etki edecek, alışkanlıklarını değiştirecek, onu Müslümanca yaşamaya yönlendirecek ve olgunlaşmasına yardımcı olacak bir ibadettir. Yani turistik bir gezi yapılmış değil, ibadet için uzun yollar kat edilmiş olmalıdır. Peygamber Efendimiz’in yurdu bizim de yurdumuz, onun ayak bastığı yer bizim yüz sürdüğümüz yerdir. Bu nedenle de bu ibadeti tarihi ve turistik bir gezi kalıbıyla düşünmemek gerekir. Eskilerde yani ulaşım araçlarının kısıtlı ve yetersiz olduğu dönemde insanların yürüyerek, at üstünde ya da benzer zorlu şartlarda bu kutlu mekâna ulaşabilmek için çektiği sıkıntıları düşündüğümüzde mevcut halin ne büyük nimetler içerdiğini de görmüş oluruz. Zamana göre kolaylıklar ve zorluklar değişmiş en azından nitelik değiştirmiştir. Günümüz dünyasında çeldiricilerin bu denli çoğaldığı bir ortamda bir ibadet için çaba sarf etmek, yıllar süren hazırlıklar yapmak da kıymetlidir.

Hac ve Umre kitabında bu ibadetleri öncesinde, ibadetler sırasında ve sonrasında akla gelebilecek tüm soruların cevapları yer almaktadır. Üstelik Zuhaylî, ayet ve hadislerle desteklenmiş uygulama biçimleriyle neredeyse kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan gerçekleştirilebilecek bir ibadeti anlatıyor.

Hac ve umre birbirine benzer ibadetlerdir. Fakat hac, belirli zamanlarda yapılabilirken umre yılın bütün günlerinde yapılabilmektedir. Yazar, bu hususta âlimlerin ittifakı olduğunu belirtiyor. Yılın her günü olsa da mekruh olan günler de vardır. Bu konuda da Zuhaylî, mezheplere göre ayrı ayrı izahatta bulunuyor.

Kitabın sonlarında bulunan haccın kaçırılmasıyla ilgili olan bölüm dikkat çekici bilgiler içermektedir. Bu bölümde haccın tamamlanamaması ile ilgili bilgiler verilmektedir. Arafat’ta vakfenin kaçırılmasının aynı zamanda haccın tamamlanmasına engel teşkil eden bir eylem olduğu belirtilmektedir.

Risale Yayınları’ndan çıkan Hac ve Umre, Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî’nin hac ve umre konusunda tüm ayrıntılara yer verdiği son derece kapsamlı bir eser. Bu eser, İslâm’ın şartlarından biri olan haccı öncesiyle sonrasıyla tam olarak yerine getirebilmek için güvenilir bir kaynak olarak okunabilir. Hatta hac ve umre ziyareti gerçekleştirilirken bir başvuru kitabı olarak da taşınabilir.

YORUM EKLE

banner19

banner26