Toplumsal bir ayna: Budapeşte Sözleşmesi

İroni, çok genel anlamda bakıldığında söylenen veya yapılanın tam tersinin kastedildiği bir iletişim becerisi olarak nitelendirilebilir. Bu anlamda, söylenen ya da yapılanın zahiri görüntüsü altındaki karşıt söylemi, çelişki noktasına vurgu yaparak ortaya çıkarmayı amaçlar.

Başka bir ifadeyle ironinin temel özelliği; gerçek ile görünüş veya söylenen ile söylenmek istenen arasındaki zıtlığa dayanmasıdır.

İroni sözcüğü Türkçe sözlükte ‘gülmece’, ‘söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme şeklinde geçmektedir.

İroniye Arapça’da; suhre, tehekküm, ta’riz gibi kelimeler karşılık olarak gelmektedir.

Sokrates’le başlayan, retorikte, felsefede, sanatta, edebiyatta, günlük yaşamda hayatın hemen her alanında kullanılan ironi, tarihsel süreci içerisinde birçok tanımlamalara maruz kalsa da özde; gerçeğin ima yoluyla, alaylı bir üslupla, eleştirel bir bakış açısıyla anlatma mânâlarına gelir. Nihayetinde ironi asıl gücüne edebiyatla ulaşmıştır.

Toplumsal bir olgu olarak gülme ve mizah ile siyaset, toplumların tarihsel sürekliliğinden beslenerek oluşur, evrilir, gelişir ve değişirler. Toplumu etkileyen her türden olay, mizahın malzemesidir.

Daha önce; “Kaçırılan Zamana Ait Sırlar”, “Bu Şehir Yabancıdır Senin Susuşlarına”, “Düşümde Portakal Bahçeleri” adlı deneme ve şiir türünde kitapları çıkan sevilen kalem, yazar ve şair Nacati Atar’ın eleştiri türündeki yeni kitabı “Budapeşte Sözleşmesi” Bengisu Yayınları’ndan çıktı.

Güncel toplumsal gerçekliği gülünç, ironik, sıra dışı, eğlenceli, satirik bir dille kaleme alan yazar Necati Atar’ın yeni kitabı Budapeşte Sözleşmesi, ekonomik-sosyal-politik problemlere dikkat çekiyor.

Günlük hayatımızdaki çarpıklıkları ve aksaklıkları gülmece ve ironi ile ustaca anlatan Atar, İstanbul Sözleşmesi’nden, ekonomiye, sanattan sinemaya kadar birçok alandaki eksiklik ve çarpıklıkları gözler önüne seriyor.

Sık sık düşündüren ve kahkaha attıran bu yazılar toplumsal sorunlara duyarlı bir yazarın okuyucu ile muhabbeti şeklinde samimi ve keyifli bir üslupla kaleme alınmış.

İronik anlatım, karşıtlıkların, yergilerin, yaşanan olumsuzlukların daha etkili ve vurucu bir şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla, asıl niyetin gizlenerek bütün bunların doğal bir durummuş gibi ima biçiminde sunulmasıdır. Necati Atar, Budapeşte Sözleşmesi’nde ironik yaklaşımla yazdığı yazılarında bu sert gerçeğe vurgu yaparak, sarsıcı bir etki yaratmış.

Atar, hayattaki pek çok ezberimizin, gerçek diye bildiğimiz şeylerin, görünen gerçekliğinin her zaman karşıt bir gerçekliği de bünyesinde barındırdığı ihtimalinin varlığını okura duyumsatarak kalemini kullanmış. İronik tutumla, gündelik hayatta yaşadığımız pek çok karşıtlıkları gülünç ama acınası hâllere göndermede bulunarak yazmış.

Budapeşte Sözleşmesi’ndeki ironik anlatım, toplumsal kayıtsızlığa karşı yazarın eleştirel bakışı, başkaldırısıdır.

Siyasi göndermelerin yanında toplumsal absürt konulara mizahın penceresinden bakan yazar, acıyla kahkahanın yan yana olduğu çarpıcı bir kitapla okuyucuyu selamlıyor.

YORUM EKLE

banner19

banner26