Zeynep Yıldırım: “Yaşamak başlı başına şiirin nedenidir.”

Çıra Edebiyat İlk Eserler Dizisi’nden geçtiğimiz aylarda yayınlanan ilk şiir kitabı ‘Beklerken Söylenen’ etrafında Zeynep Yıldırım’la konuştuk. Şiir macerasını, şiirle olan ilişkisini anlatan Yıldırım’la şiir kitabı çevresinde yaptığımız söyleşiyi istifadelerinize sunuyoruz.

Zeynep Yıldırım: “Yaşamak başlı başına şiirin nedenidir.”

Şiir yazmaya nasıl başladınız?

Ortaokulda. Kompozisyon yazmayı çok severdim. Nesir, kendimi ifade eden metinler. Şiirle ilk tanışmam ise lisedeyken oldu. Defterime şiir parıltıları olan mısralar yazıyordum. Lise 1’deyken şiir kitapları da okurdum; Atilla İlhan, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, bağlayacak olursam şiire özel ilgim lise yıllarımda diyebilirim.

Kitabınızda sizi çok etkileyen bir yer var mı?

Aslında bu özel bir soru. Kitapta beni etkileyecek yerler olmaktan ziyade kitapta her şiirinin bir içsel yolculuğu ve yaşanan hikâyesi var. Fakat beni çok etkileyen, yazma serüvenimde içime işleyen özel bir mısra var.  Sırt çantasıyım her yerde kendini taşıyan/ İnsanlardan biriyim / Her yere götüren kendini. Bu mısralar insanın aslında içsel ve fıtri, kaçınılmaz yalnızlığını söylüyor. Günün sonunda veya gün içinde insan hep kendine kalıyor.

“Şiir yazmak zor” deniyor, siz ne düşünüyorsunuz?

Evet şiir diğer edebi türlere göre daha zor bir tür. Zor şiir yazarım. Az kelimeyle çok şey anlatabilmek isterim. Bir hikâyede sınırlama olmuyor bu bağlamda ama şiir tabir-i caizse bir çember çiziyor ve çemberin dışına çıkamazsın diyor, özel bir çaba istiyor. Sürekli şiirler okumak, kitap ve dergilerden uzak kalmamak, berrak bir zihne sahip olmak gerekiyor.

Şiirlerinizin her birinin bir hikayesi vardır muhakkak. “Alzheimer” adlı şiiriniz beni çok etkiledi. Onun hikayesi hakkında ne söylemek istersiniz?

Tevafuk. Alzheimer şiirinin hikâyesini bir arkadaşım da sormuştu bu vesileyle anlatmış olayım. Bir insanın Alzheimer olup unutmamak için söyleyeceklerini yazıp kendisine bir çözüm bulma serüvenini anlatıyor. İnsanın biraz da hastalık hastası olma durumunu anlatıyorum aslında. Alzheimer, anksiyete, panik atak, kaygı vs yıllar öncesinde bu kadar yoktu. Gelişen dünyayla aslında insan biraz hastalık hastası oldu galiba.

Şiirlerinizde kullandığınız başlıkları nasıl buluyorsunuz?

Bir itiraf. Şiire isim koymak aslında şiir yazmaktan daha zordur şiir isimlerinde zorlanıyorum fakat bu da yine şiirin kendi yolculuğunda belirleyici oluyor. Şiiri isimsiz olarak bilgisayara yazıyorum sonra demlenmeye bırakıyorum. Tamamlanınca şiire uygun bir isim, şiirin içinde bulunmayan bir isim koyabiliyorum. İçime doğuyor. Şiirde başlıklar (ana ve ara başlık) tamamen içime doğuyor.

Size ilham veren ya da sizi etkileyen herhangi bir şey var mı?

Bu soru özel ve güzel bir soru. Aslında bana her şey ilham oluyor. Yaşamak başlı başına şiire nedendir. Yine bir itiraf olsun mutlu sevinçli olduğum günlerde şiir yazamıyorum. Şiirim hüzün ve mutsuzluklarımdan, acılardan besleniyor. Her mutsuzluk beni umuda itiyor, şiire yakınlaştırıyor. Tabii şiirlerimde Allah’a karşı vereceğimiz hesabı da düşünerek bu hassasiyetle yazıyorum. Çünkü şiir Allah'a yaklaştırırsa hayırlı oluyor aksi ziyan.

Gelecekte şiir çalışması olan gençlere neler önerirsiniz?

Gençlere önerim bol bol okumalar yapmaları, bir okuma listesi hazırlayıp onları yavaş yavaş okumaları, nitelikli eserler Türk ve dünya edebiyatından okumaları sonra yazmalarıdır. Bir de baksınlar hangi türe eğilimleri var. Herkes şiir yazamaz, herkes hikâye yazamaz. Ürünlerini cesaretle dergilere göndermeleri dergilerde pişirmeleridir.  Herkes yazacak diye de bir şey yok iyi bir okuyucu olmak da önemli.

Kitabınızla ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Kitap, Haziran’ın 13’ünde çıktı, daha yeni ama dönüşler güzel. Şiirler sevildi. Artık okurun şiirler. Gelecekte okur şiirlerimin yerini belirleyecektir. Şu an için net bir şey demek için erken ama “Beklerken Söylenen” kitabım sevildi, talep oluyor, ilgi var. Şiirler güzel karşılandı.

Bu güzel sorularınız için teşekkür ediyorum. Kitabımın hazırlık aşamasında heyecanıma ortak olması, emeği ve özverisi için Şakir Kurtulmuş'a teşekkür ediyorum.

Söyleşi: Şeyma Altundal

Yayın Tarihi: 26 Ağustos 2022 Cuma 11:00 Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2022, 14:16
YORUM EKLE
YORUMLAR
Talha akbas
Talha akbas - 1 ay Önce

Yazar mükemmel yazmış tebrik ederm

banner19

banner36