Zevksiz, bunaltıcı bir okuma serüvenim var

Hikâyeleri ve yaptığı değerli araştırmalarıyla okumalarımıza rehberlik eden Necip Tosun ile şu an okuduğu kitaplar ve okuma serüveni üzerine konuştuk. Ahmed Sadreddin sordu.

Zevksiz, bunaltıcı bir okuma serüvenim var

 

Öykü, eleştiri ve sinema yazılarıyla kültür hayatımızda mümtaz bir yeri bulunan Necip Tosun, okudukları, okuma usûlleri ve kitaplar hakkındaki sorularımıza cevap verdi. Not alma gereği duymadan zevkle kitap okumak istediğini söyleyen Necip Tosun, Müslümanlıkla yoğrulan medeniyetimizin klasik eserlerinin yeniden okunması için çalışmalar başlatılmasını arzu ettiğini söyledi.

Şu an hangi kitabı/ kitapları okuyorsunuz?

Şu sıra masamda biriken ve 2013 yılında yayınlanan yerli öykü kitaplarını okuyorum. Elliyi aşkın kitap masamda ve sırasıyla okuyorum. Bu arada: Güzelin Peşinde -Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd’de Estetik / Ayşe Taşkent ve Klasik Türk Edebiyatında Alegori / Berat Açıl kitaplarını okuyorum…

Kendinize ait bir kitap okuma usûlünüz var mı?

Okuma, yazma serüvenim boyunca belli bir disiplin ve kuralla çalıştığım için rastgele kitap okuma alışkanlığım hiç olmadı. Her zaman çalıştığım veya ilgilendiğim bir konunun gerektirdiği kitapları okurum.  Uzun zamana yaydığım kitap çalışmalarımın bir parçası olarak o kitapları toplar, biriktirir sonra yazdığım kitabın gereği ise okuma sırasına koyarım. Güncel kitapları alırım, bu kitaplar çalışmalarımla ilgiliyse öncelikle okurum değilse güncel olduğu için o kitabı okumam.

Ancak benim bu durumum keyifli bir okuma serüveni değil. Zevksiz, sıkıcı ve bunaltıcı. Bu yüzden bazen kitaplığıma bakıp rastgele bir kitabı alıp okumak sonra onu yarım bırakıp bir başka kitaba geçmek, herhangi bir yazı ya da not alma gereği duymadan zevkle kitap okumak istiyorum. Ama hayatım boyunca böyle bir dönemim olmadı. Çantamda, iş yerinde, evdeki çalışma masamda hep “ödev kitaplarım” oldu…

Kitap fuarlarına gider misiniz?

Kitap fuarlarına genelde gitmem. Bir yazar olarak da, bir okur olarak da… Her günü kitapçıda geçen, bulamadığı kitapları internet sitelerinden alabilen biri için kitap fuarlarının bir cazibesi yok. Yazar ile okur karşılaşmasının ise manasını anlamış değilim.

Takip ettiğiniz bir süreli yayın, dergi ya da site var mı?

Edebiyat dergilerini hemen hemen düzenli izlerim… Hece, Heceöykü, Dergâh, Karagöz, İtibar, Kitap-lık, Edebiyat Ortamı, Türk Dili, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Edep, Mahalle Mektebi, Aşkar, Karabatak, Granada, Sarnıç… Bazı dergileri de içeriğine göre alırım…

Varlığına dikkat çekmek istediğiniz bir kitap, dergi veya yazar var mı?

Kelile ve Dimne, Tûtînâme, Hay bin Yakzan, Marzubannâme, Makamat, Şahnâme, Mantıku’t-Tayr, Bostan ve Gülistan, Mesnevi, Binbir Gece Masalları, Heft Peyker, Dede Korkut Hikâyeleri, Leyla ile Mecnun, Salaman ve Absal, Rind ile Zâhid, Sıhhat ile Maraz, Mevlit, Risâletü-n-nushiye, Cemşid ile Hurşid, Ferhat ile Şirin,Süheyl ile Nevbahar, Hüsn ü Aşk gibi sadece bu toprakların değil bütün insanlığın başyapıtlarının ülkemizde bir yıl boyunca okunması için seferberlik başlatılmasını arzuluyorum.

 

Ahmed Sadreddin sordu

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 14:22
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13