Yunus'la en samimi bağı kurmuş isimler

Şair Mustafa Özçelik, Yunus Emre üzerine yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi: Yunus Emre'nin Dostları. Şakir Kurtulmuş, Özçelik'le bu kitap üzerine konuştu..

Yunus'la en samimi bağı kurmuş isimler

Şair Mustafa Özçelik, şiirlerinin yanısıra Mehmet Akif, Nasreddin Hoca ve Yunus Emre ile ilgili biyografi kitapları da olan bir yazarımız. Asıl mesaisini ise Yunus Emre’ye vermiş durumda. Bugüne kadar onunla ilgili “Yunus Emre”, “Bizim Yunus”, “Menakıb-ı Yunus Emre”, “Dilimiz Yunus Söyler” ve “Âşık Yunus” kitaplarını yayımladı. Son eseri ise “Yunus Emre’nin Dostları” adını taşıyor. Kendisiyle Büyüyen Ay Yayınları’ndan çıkan bu kitap üzerinde söyleştik.

Öncelikle yeni kitabınız hayırlı olsun. Yunus Emre konulu kitaplarınıza bir yenisi daha eklendi. Kitaba “Yunus Emre’nin Dostları” adını vermişsiniz. İsterseniz önce adından başlayalım.

Bu kitabım bir anlamda “Bizim Yunus” kitabımızın devamı niteliğinde bir çalışma. “Bizim Yunus”da halk ve tekke çevrelerindeki Yunus Emre algısı üzerinde durarak asırlar boyunca Yunus Emre’nin hayatımızdaki ve kültürümüzdeki etkilerini ele almıştık. “Yunus Emre’nin Dostları”nda ise Milli Edebiyat döneminden günümüze uzanan süreçte aydınlarımızın, sanatçılarımızın Yunus’u anlama ve algılama biçimi üzerinde durmaya çalıştık.

Malum, Osmanlı dönemi şairleri Yunus’a mesafeliydiler. Milli Edebiyat döneminde ise Fuat Köprülü’nün içinde Yunus’un da yer aldığı “Türk Edebiyatı’nda İlk Mutasavvıflar” eseriyle birlikte Yunus Emre aydınların ilgi alanına girdi. Kitap, işte bu aydınların Yunus’la buluşma hikâyelerini anlatıyor.

Kitapta aralarında Rıza Tevfik, Burhan Toprak, Halide Nusret Zorlutuna, Hüsrev Hatemi gibi isimlerin de bulunduğu yirmi Türk yazarına yer vermişsiniz. Bu isimleri seçerken nasıl bir tutum izlediniz?

Bugün yolu Yunus’a çıkmayan nerdeyse hiç bir aydınımız yok. Hepimizin hafızasında Yunus’la ilgili ya bir dörtlük ya bir menkıbe var. Fakat bu isimler, Yunus Emre’yi daha içsel olarak tanıyarak şiir ve tefekkür dünyalarını buna göre kurmuş isimler. Bir örnek olarak Burhan Toprak’ı verelim. Tedavi için gittiği Alp Dağlarındaki sanatoryumda intiharın eşiğine gelmişken, onu bu halden çocukluğunda dinlediği bir Yunus ilahisi hayata döndürür. İstanbul’dan Yunus’la ilgili kitaplar getirtir. Onun şiirlerini okuyarak iyileştiğini söyler. Aynı şekilde Necip Fazıl da “Kriz entelektüel” dediği durumdan Yunus’la kurtulur. Rahatlıkla diyebiliriz ki Cumhuriyet devrinde Yunus’la en samimi bağı kurmuş isimlerin başında Necip Fazıl gelir.

Anna Masala ve Annemaria Schimmel’i de Yunus’un dostları arasına almışsınız.

Evet, onlar da Yunus’un Batı’daki dostları. Yunus, Mevlâna kadar olmasa bile Batı’da da tanınan bir isim. Onunla gönül bağı kurma noktasında ise bu iki isim öne çıkıyor. İslam ve tasavvuf dünyasına Mevlana ile girmişler fakat yolları daha sonra Yunus’a çıkmış. Her ikisi de Yunus’un toprağına, Anadolu’ya gelip onu daha yakından tanımaya çalışarak hakkında kitaplar yazmışlardır. Bu iki isim, pek çok Türk aydınından daha fazla Yunus’u tanıyan ve anlayan isimler. Bu yüzden onları kitaba almasam çalışma eksik kalırdı.

Kitabınıza aldığınız isimler genellikle Yunus hakkında da eser vermiş kişiler. Ama mesela bir Sabahattin Eyüpoğlu, bir İlhan Başgöz yok. Bu tercihinizin sebebi nedir?

Kitaba daha pek çok isim alınabilirdi elbette. Ama hacmi çok zorlamış olacaktık. Bir sebebi budur. Sabahattin Eyüpoğlu ve onun gibi isimler Yunus’a hümanist zaviyeden bakan kişilerdir. Yazı ve kitaplarıyla Türkiye’de özellikle sol çevrelerde Yunus ilgisi uyandırmışlardır. Bu yüzden pekâlâ Yunus’un dostları arasında düşünmek mümkün. Fakat ortada sorunlu bir durum da yok değildir. O da Yunus’un aslında hümanist değil, mutasavvıf oluşudur. Bu yüzden kitaba tamamen kişisel bir tercih olarak Yunus’la dil, düşünce ve inanç bağlamında aynı havayı teneffüs eden isimleri aldım. Diğerleri de farklı bir çalışmada elbette değerlendirilebilir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Diyeceğim şudur. Yunus, Türk-İslam kültürünün en önemli isimlerindendir. Onu değerli bir hazine gibi gördüğümüz doğrudur. Ama artık bu hazineyi sandıktan çıkarıp ondan her anlamda yararlanmak gerekiyor. Günümüz şairleri, yazarları Yunus Emre’yi yeni baştan ele almalılar. Hele İslam algısının negatif bir fotoğraftan okunmaya çalışıldığı bu çağda Yunus’un sevgi, barış, kardeşlik, birlik söylemi öne çıkmalı, hem kendi coğrafyamızda hem de bütün dünyada yüz akı bir değerimiz olarak anlatılmalıdır. Kitabımızın buna vesile olmasını diliyorum. Ayrıca kitabın okuyucu ile buluşmasını sağlayan başta Mustafa Kirenci kardeşim olmak üzere Büyüyen Ay Yayınevi çalışanlarına teşekkür ediyorum.

 

Şakir Kurtulmuş konuştu

Yayın Tarihi: 21 Kasım 2014 Cuma 12:11 Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2016, 15:06
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tayyib Atmaca
Tayyib Atmaca - 6 yıl Önce

Gerçekten güzel bir kitap elime alır almaz sıcağı sıcağına okumaya başladım. Teşekkürler Mustafa abi ve Kibamın rahat okunmasını sağlayan yayınevi editörü...

banner26