banner17

Yeni misafirleri için mütevazı bir İzmir rehberi

Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, 'rehber' niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik. İzmir'e dair sorularımızı Metin Erol yanıtladı.

Yeni misafirleri için mütevazı bir İzmir rehberi

Yeni bir eğitim öğretim sezonu daha açıldı Eylül ayı ile birlikte. Çiçeği burnunda üniversiteliler, kazandıkları üniversilerin bulundukları şehrin sokaklarını aşındırmaya başladı.

Dünya Bizim Ansiklopedisi'nde yer alan şehir maddeleri ve “Üniversite Rehberi” başlığı altında, özellikle genç arkadaşlarımıza yönelik rehber niteliğinde yazılar çıktı/ çıkıyor, söyleşiler yapıldı/ yapılıyor. Bu kez Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, “rehber” niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik.

İzmir'e dair sorularımızı Metin Erol yanıtladı.

Özellikle üniversiteye yeni başlayan kardeşlerimize şehrinizi birkaç cümleyle anlatın desek, neler dersiniz?

İzmir, pek çok farklı kesimin bir arada yaşadığı, gavurun tabiriyle ‘multicultural’ bir şehirdir. Bugüne kadar İzmir’i birkaç cümleyle anlatmaya çabalamış pek çok kişi olmuştur; ancak İzmir’in yapısı itibariyle yapılan birkaç cümlelik tanımlamalar, eksik ve yanlıştır. Bendenizin kanaatidir ki; var olan hiçbir şey, birkaç cümleyle tanımlanamaz, tanıtılamaz. Birkaç, her vakit bütünü eksik bırakır.

İzmir’i birkaç cümleyle anlatmaya kalkanlar içinde en yaygın kabul, “İzmir bir emekliler şehridir.” tanımı olmuştur. Mâlum-u âliniz en popüleri ise “Gavur İzmir” tanımıdır. İlk tanımdan hareket edersek, İzmir’in emekliler şehri olduğu bundan en az beş - altı yıl öncesi için geçerliliğini korumaktaydı. Küresel dünyanın her alanında mevcut olan ‘hız’, kitlelerin de hareketini etkilemiştir. Bu sebeple bir iç göç ülkesi olan Türkiye’de, son beş, on yılda artan iç göçten en çok etkilenen şehirlerden biri de İzmir’dir. Tam da bu sebeple artık ‘multicultural’ bir şehir olarak İzmir, yeni bir yüz kazanmıştır. Vaktiyle, emekliler şehri olan (ki bu emeklilerin yüzde doksanı astsubay ve subaylardan oluşmaktaydı) İzmir, artık Türkiye’nin farklı bölgelerinden aldığı göç ile çok-kültürlü bir yapıya bürünmüştür. Bu çok-kültürlü yapının genel yoğunluğu ise Kürt kökenli vatandaşlarımızdan mündemiçtir.

Aynı nokta-ı nazardan hareketle, son yıllarda artan üniversite sayısı, İzmir’de ciddi bir genç nüfusu artışına sebep olmuş ve İzmir, ciddi bir öğrenci göçü alarak, daha dinamik, daha taze bir vücuda bürünmüştür. Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi’nden maada devlet üniversitesi statüsünde eğitim- öğretim hayatına başlayan Kâtip Çelebi Üniversitesi başta olmak üzere; son yıllarda açılan Yaşar Üniversitesi, Gediz Üniversitesi, İzmir Üniversitesi gibi vakıf üniversiteleriyle birlikte İzmir, durağan ‘emekliler şehri’ yapısından ‘dinamik üniversite şehri’ yapısına doğru dikey bir geçiş göstermiştir. Bu yüzden yeni üniversiteye başlayan öğrencilere müjdeler olsun ki; İzmir genç ve dinamik bir şehir olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte, bu yönüyle belediye hizmeti olarak olmasa da serbest piyasa ekonomisi bağlamında üniversite öğrencilerine yönelik gelişme göstermektedir. Bu gelişme her ne kadar bir Amerikan kültürü dayatısı da olsa, akademik literatürün ‘development’ kavramını karşıladığından pek çok genç cevheri, kendince şekillendirmeye teşnedir.

Gençler şehrinizde ilk olarak "olmazsa olmaz" dediğiniz neler yapmalı? Nereleri ziyaret etmeli? Özellikle şehrinizin bir anlamda koruyucusu manevi büyükler kimlerdir, kabirleri hangi semttedir? 

Evvela İzmir’e gelen gençler ‘olmazsa olmaz’ olarak bundan on – on beş yıl öncesinin İzmir fotoğraflarına bakmalı ve daha sonra ellerinde bu fotoğraflar ile İzmir’in merkez yerlerini gezmelidirler. Böylelikle bir şehrin nasıl yerinde saydığını pek âlâ görebilirler. Daha sonra, ziyaretgâh olarak oldukça zengin olan İzmir’de pek çok yeri gönül rahatlığıyla gezebilirler. Bu bağlamda ziyaret yerleri olarak tarihi Kemeraltı Çarşısı, Şadırvanaltı Camii, Emir Sultan, Hisar Camii, Kadifekale, Kordon Boyu, İzmir Doğal Yaşam Parkı, Havra Çarşısı, vb… birçok mekân, İzmir’e ilk geldikleri vakit öğrencilerin muhakkak gezip göreceği yerler arasındadır. Merkezi yerlerden ilçelere doğru açıldığımızda Selçuk, Tire, Birgivi, Bergama, Urla, Efes, sakinlik ve sessizlik arayan öğrenciler için gidilesi yerlerdir. Bunun dışında Bornova’da Çiçekli Köy, pazar kahvaltıları için gidilecek enfes yerlerden biridir. Buca - Kaynaklar da hem dağ havası almak isteyen hem de güzel bir köy kahvaltısı yapmak isteyen öğrenciler için gidilecek enfes bir yerdir.

İzmir’in manevi büyükleri bağlamında ziyaret edilecek yerler çok olmasa da yok değildir. Hisar Camii imam hatipliği görevinde bulunmuş ve yaşadığı dönemin Dede Efendi’si olarak görülen Rakım Erkutlu’nun kabr-i şerifi, Kokluca mezarlığına girdiğiniz vakit, mezarlığın içinde bulunan caminin tam karşısında ziyaret edilebilir. Keza, Tire’de bulunan Tire Mevlevihanesi'nin son şeyhi Hayrullah Dede Efendi’nin, Tire – İzmir yolunun İzmir yönü güzergahında bulunan bir tepenin ardında bulunan kabri kimselerce bilinmese de ulaşmak ve ziyaret etmek isteyenler için bulunabilir bir yerde olup, ziyaret edilebilir.

Emir Sultan Tekkesi de İzmir’de ziyaret edilmesi gereken manevi mekânlardan bir diğeridir. Emir Sultan Tekkesi’nin yanı sıra Birgi’de kabri bulunan Birgivi Hazretleri ziyaret edilebilir.

Şehrinizde gezilmesi görülmesi gereken tarihi ve/veya doğal güzellikleriyle ünlü yerler nereler?

İzmir’de tarihi mekan olarak gidilesi pek çok yer bulunur. Bunlardan en meşhuru Efes antik kentidir. Selçuk - Şirince de İzmir’in tarihi merkezlerinden biridir. Şirince’de güzel bir köy kahvaltısı tüm öğrencilere iyi gelir. Bol oksijen zihinlerini açar ve kıyametin burada da kopacağı gerçeğini kavrayan öğrenci kardeşlerimiz, müthiş bir tarihi yapıya sahip Şirince’yi gönül rahatlığıyla gezebilirler. Bunun yanı sıra küçük ancak tatlı bir müze olarak Bergama Müzesi, halk oyunları bağlamında ün salmış olan İzmir’i tanıma açısından tarihi bir mekân olarak gezilebilir. Ancak halk oyunlarına meraklı olan öğrencilerin Menderes’te Cumaovası Efeler Kültür Derneği’ni ziyaret etmelerini de ayrıca tavsiye ederim. Kendi can güvenliklerini kendileri sağladıkları takdirde, Kadifekale de muhakkak ziyaret edilmesi gereken tarihi mekanlar arasındadır. Aynı şekilde İkiçeşmelik’in bitişinde bulunan kazı alanı ve tarihi agora, İzmir’de gidilecek tarihsel yerler arasındadır.

Bunlardan maada 3 mihraplı olmasıyla diğer camilerden ayrılan Hisar Camii, Kemeraltı çarşısı içinde kalan Şadırvanaltı Camii ve hafız yetiştiriciliği ile nam salmış olan Kestanepazarı Camii de gezilip görülmesi gereken İzmir’in önemli tarihi mekanları arasında yer alır. Bilhassa yakın dönem bestekarlarından olan Rakım Erkutlu’nun imam hatipliğini yaptığı Hisar Camii, İzmir’deki birkaç güzide camiiden biridir.

Bunun yanı sıra doğal güzelliği ile Karagöl, Ödemiş - Göcük gidilip görülmesi gereken yerler arasındadır. İmkânı olanlar için Özdere – Gümüldür – Seferihisar sahil hattı da görülmeye değer yerler arasındadır.

Gençler için şehrinizde ne tür kültürel aktiviteleri tavsiye edersiniz? Özellikle kamu kurumlarının süreklilik arz eden hangi kültürel aktiviteleri takibe değer?

İzmir, maalesef akademik etkinlikler düzeyinde çok çok verimli bir şehir değil. Hâlihazırda takip edilecek en iyi metot, Dokuz Eylül Üniversitesi başta olmak üzeri tüm üniversitelerin öğrenci kulüplerinin yürütmekte olduğu etkinliklerdir. Bu konuda öğrenci kulüplerinin STK’lardan bile daha aktif olduğu söylenebilir. Dokuz Eylül İlahiyat başta olmak üzere, özel üniversitelerin bünyesindeki öğrenci kulüpleri, pek çok konuda, farklı akademik programlar düzenlemektedirler.

Sanat ve kültür ağırlıklı olarak Ege Üniversitesi bünyesinde düzenlenen programlar takip edilebilir. Bunun yanı sıra bayan arkadaşlarımız Konak Kız İmam Hatip Lisesi’nde Gülcan Küçükgörmen Hoca’nın ciddi emekleriyle düzenlenmesine ön ayak olduğu akademik, sanat ve edebiyat etkinliklerini takip edebilirler. Lise etkinliği olarak olayı değerlendirmemek ve bu etkinliklere katılmak, lisans 4. sınıf öğrencilerine dahi fayda sağlayacaktır. Bunların yanı sıra İzmir bünyesinde mevcut olan kültür merkezlerinin etkinlikleri takip edilebilir.

Bunların yanı sıra kamu kurumlarının bir kısmının kültür faaliyetleri mevcuttur. Bilhassa Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın yürütmekte olduğu İzmir Uluslararası Öğrenciler Akademisi programı mühimdir. Yurtdışından gelen öğrencilerden ziyade belli kontenjan oranında T.C. numarasına sahip vatandaşlar da bu programa katılabilirler. Bu program sayesinde farklı ülkelerden Türkiye’ye okumaya gelmiş onlarca farklı insanla tanış olup, onlarca farklı kültürle kucaklaşıp, onlarca farklı düşünceyle yüz yüze gelmiş olur öğrenciler. Bu, İzmir’deki arkadaşlar için ciddi bir fırsattır. Bendeniz, bu ve benzeri durumları ciddi fırsatlar olarak görüyorum. Çünkü günümüz dünyasında maalesef yalnızca lisans eğitimi almanın pek bir karşılığı yok. Sınırların ortadan kalkmaya başladığı, farklı coğrafyaların farklı coğrafyalarla buluştuğu bir dünya söz konusu. Bu sebeple bizim insanımızın da kendinden başka sosyal ve kültürel değerlere sahip, farklı dillere ve farklı renklere sahip insanları tanıması gerek. İzmir Uluslararası Öğrenciler Akademisi programı, üniversiteye yeni başlayan arkadaşlar için epey faydalı. Gene bu kapsam da İzmir Uluslararası Misafir Öğrenciler Derneği’nin yürütmekte olduğu faaliyetlere katılım gösterilmesi, öğrencilere dünyayı daha geniş bir perspektiften okuma imkânı sağlar.

Bunun yanı sıra, Adnan Saygun Sanat Merkezi de farklı etkinlikler düzenleyen bir mekan. Burada da farklı tarz ve türlerde etkinlikler mütemadiyen yapılmaktadır. Öğrenci arkadaşlarımız Adnan Saygun’da yapılan etkinlikleri takip edebilirler. Devlet Operası’nın farklı zamanlarda yapmış olduğu farklı etkinlikler mevcuttur. Operaya meraklı kardeşlerimiz burada yapılan etkinlikleri takip edebilirler.

Şehrinizde "gençler mutlaka takip etmeli" diyebileceğiniz, ilim, kültür ve sanat alanında düzenledikleri faaliyetlerle göz dolduran hangi dernek, vakıf ve merkezler var? Mevki olarak neredeler?

Yukarıdaki soruyla bağlantılı olduğu için bu soruyu tekrardan detaylandırmak doğru değil. Bu minvalde İzmir Uluslararası Öğrenciler Akademisi projesini yürüten STK’yı öğrencilerin muhakkak takip etmesi gerekir. (Bu proje farklı STK’lar tarafından yürütüldüğü için kesin bir STK adı veremiyorum.) İzmir Uluslararası Misafir Öğrenciler Derneği’nin etkinlikleri ve faaliyetlerini takip etmek gerekir. İzmir Uluslararası Misafir Öğrenciler Derneği, Çankaya’da Mimar Kemalettin Caddesi’ndedir. Bunun yanı sıra halk dansları alanında Cumaovası Efeler Kültür Derneği’nin hafta sonları verdiği halk dansları derslerine öğrenciler katılabilirler. Cumaovası Efeler Kültür Derneği de İzmir’in Menderes ilçesindedir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Mustafa Özel’in, İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin etkinlikleri oldukça eğitici ve öğreticidir. Yeni üniversiteye başlayacak arkadaşların, İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin faaliyetlerini takip etmeleri onlar için ciddi bir avantaj olur. Ara ara da olsa Eğitim Bir Sen ve Genç Memur Sen’in yazar davetleri olmaktadır. İnternet üzerinden duyurusu yapılan bu davetleri de öğrenciler takip edebilirler.

Salepçioğlu Camii’nde Diyanet’in cumartesi günleri düzenlediği hadis okumaları da son derece kıymetlidir. Hafta sonu öğrenciler bu okumalara katılabilirler. Bundan maada Milli Kütüphane’de her hafta bir konuşmacının ağırlandığını biliyorum. Milli Kütüphane’nin de etkinlik programlarını öğrencilerimiz takip edebilirler.

Bunların yanı sıra faal olarak İHH&İZYAD, Ensar Vakfı, İlahiyat Fakültesi Vakfı, İslami İlimler Araştırma Vakfı, Yunus Emre Vakfı, aktif olarak faaliyet yürüten vakıflardır. Sanat merkezi olarak ise Mimar Kemalettin Caddesi’nde bulunan Erguvan Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi mevcuttur.

Her yılın Nisan ayında ise İzmir TÜYAP Kitap Fuarı, öğrencilerin akınına uğrayan bir organizasyondur.

Şehrinizde gençlerin kültür sanat edebiyat dergilerinin yeni sayılarını edinebileceği, yeni çıkan kitapları bulabileceği kitapçılar hangileri? Keza sahaflar.... Mevki olarak neredeler?

Kitap okumaya meraklı öğrenciler için ilk tavsiyem, bulundukları üniversitelerin kütüphaneleri olacaktır. Yeni çıkan kitapları ve yayın hayatında olan dergileri takip etmek için ise Alsancak'ta Kıbrıs Şehitleri caddesinde bulunan Yakın Kitapevi akla gelen ilk mekândır. Kıbrıs Şehitleri caddesine girer girmez ilk sağ sokağa saptıkları vakit yolun sol kısmında bulunan sahaflar ise öğrencilerin eski kitapları temin edebilecekleri bir mevkiidir. Çankaya’da bulunan Sevgi Yolu’ndan da farklı alanlarda kitapları temin edebilirler. Burada onlarca kitapçı mevcuttur fakat birçoğu test kitabı satmaktadır. Bu sebeple Kıbrıs Şehitleri, gerek dergi gerek kitap açısından daha zengindir.

Karşıyaka’da ise Serpil Kitapevi, öğrenci kardeşlerimizin gerek yeni gerekse de eski kitapları kolaylıkla temin edebilecekleri bir diğer mekandır. Sipariş üzere kitap getiren ve verilen her siparişi büyük bir titizlikle takip eden Serpil Kitapevi’nin işini hakkıyla yaptığını söylemeden de geçmeyelim. Öğrenci arkadaşlarımız Körfez’in karşı yakasında ikamet ediyorlar ise Serpil Kitapevi'ne ulaşmaları daha kolay olur. Karşıyaka çarşısının girişinde bulunan İş Bankası Yayınları da öğrenci kardeşlerimize bu yayın evinden çıkan kitapları temin etmeleri bakımından kendilerine kolaylık sağlar. Anka Sahaf, Zeugma ve Smyrna kitapevleri de kitap temini için gidilecek yerler arasındadır. Bunların dışında Bornova’da Bornova Kitapçısı ve Parşömen Sahaf öğrenci kardeşlerimiz için tavsiyelerimizden. Buca’da Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi’nin yanındaki Kaynak Kitabevi de birçok kitabın kolaylıkla temin edileceği bir adres.

Şehrinizde "gençler mutlaka bir fırsatını bulup tanışmalı, sohbetinde bulunmalı" dediğiniz ilim, kültür, edebiyat adamlarından kimleri sayarsınız? Nerede bulabilir gençler onları?

Öğrenci arkadaşlarımızın ilgi ve alakaları doğrultusunda İzmir’de bağlantı kuracakları değerli pek çok insan mevcuttur. Bunların başında, edebiyat ve kültür alanında kolayca iletişim sağlayabilecekleri, kapısına kim giderse gitsin her geleni büyük bir titizlik ve edeble ağırlayan, karnını doyurmadan ve çay içirmeden yolcu etmeyen Celâl Fedaî gelir. Bilhassa edebiyat sahasında Melâmet dergisinin de genel yayın yönetmenliğini yürütmekte olan Celâl Fedaî, edebiyata meraklı öğrenci kardeşlerimizin rahatlıkla ulaşabileceği bir isimdir. Kendileri Buca’da ikamet etmekle birlikte, Menderes ilçesinde bulunan Fatma Ramazan Büküşoğlu Anadolu Lisesi’nde de edebiyat öğretmenliği görevi ile meşguldürler.

İzmir Müftüsü Ramazan Muslu Hoca da bir ilim ve kültür deryasıdır. Sahip olduğu bürokratik pozisyondan dolayı Ramazan Muslu Hoca’ya ulaşmak her ne kadar güç olsa da bir fırsatını bulup sohbetine nail olma imkânını yakalayan öğrenci kardeşlerimizin bu fırsatı değerlendirmeleri aliyyülâlâ olacaktır. Dokuz Eylül İlahiyat Fakültesi’nde Mustafa Özel Hoca da gerek vermiş olduğu dersler gerekse de üniversite dışında devam ettirdiği ilim eksenli çalışmalarıyla öğrenci kardeşlerimizin muhakkak tanış olması gereken bir isimdir.

Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde görevli öğretim üyesi Mehmet Çevik Hoca da İzmir Uluslararası Misafir Öğrenciler Derneği’nin başkanlığını yürütmektedir. Dernek bünyesinde kıymetli etkinlikler düzenlemektedir. Bir mühendis olarak sayısal bölümde okuyan öğrenci kardeşlerimizin Mehmet Çevik Hoca ile tanışmaları, kendileri için faydalı olacaktır.

Müzik konusunda, Ege konservatuarda pek çok kıymetli hoca vardır. Ancak müzik alanına ilgisi olan arkadaşlar için her daim Nergiz’de Bıyık Plus kafede bulunan Murat Yeşil’i bulmaları ve kendisiyle tanış olmalarını öneririm. Pek çok enstrümanı üst düzeyde çalabilme kabiliyet ve yeteneğine sahip olan Murat Yeşil, müziğe meraklı öğrenci kardeşlerimiz için mihmandarlık yapabilir.

Felsefe alanına meraklı öğrenci kardeşlerimiz için Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görevli öğretim üyesi Mustafa Özbaş Hoca ile tanış olmalarını ve mümkün ise kendisinin derslerine girmelerini şiddetle tavsiye ederim. Siyaset felsefesi alanında ise Gediz Üniversitesi’nde görev yapan Yrd. Doç. Dr. Mete Ulaş Aksoy ile öğrenci kardeşlerimizin muhakkak tanış olmalarını öneririm. Kültür alanında ciddi olarak kendini yetiştirmiş olan Tarık Yenen’i de, bu alana ilgisi olan öğrenci kardeşlerimizin tanımasını tavsiye ederim. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı İzmir Şubesi'nde çalışan Selvet Çetin’i de öğrencilerimizin tanımasını ve Selvet Çetin Bey’in SDE’de yaptığı değerli çalışmaları takip etmelerini öneririm.

Bu isimler dışında elbette ki unuttuğumuz, burada adını anmadığımız pek kıymetli hocalarımız vardır. Ancak şu an aklıma gelen isimler bunlar. Üniversite eğitimi başladığı vakit, zaten öğrencilerimiz kendi ilgi alanları ve algı yönlendirmeleri doğrultusunda çeşitli yönelimlerde bulunacaklardır.

 

Mehmet Emre Ayhan sordu

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2016, 15:05
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20