Yeni misafirleri için mütevazı bir Eskişehir rehberi

Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, “rehber” niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik. Eskişehir'e dair sorularımızı İsmail Kaplan yanıtladı.

Yeni misafirleri için mütevazı bir Eskişehir rehberi

Yeni bir eğitim öğretim sezonu daha açıldı Eylül ayı ile birlikte. Çiçeği burnunda üniversiteliler, kazandıkları üniversilerin bulundukları şehrin sokaklarını aşındırmaya başladı.

Dünya Bizim Ansiklopedisi'nde yer alan şehir maddeleri ve “Üniversite Rehberi” başlığı altında, özellikle genç arkadaşlarımıza yönelik rehber niteliğinde yazılar çıktı/ çıkıyor, söyleşiler yapıldı/ yapılıyor. Bu kez Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, “rehber” niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik.

Eskişehir'e dair sorularımızı İsmail Kaplan yanıtladı.

Özellikle üniversiteye yeni başlayan kardeşlerimize şehrinizi birkaç cümleyle anlatın desek, neler dersiniz?

Eskişehir zor bir şehir. “Öğrenci şehri” namıyla ün yapmış olması, kültürel ve sanatsal yönünden değil, eğlence amaçlı etkinliklerin çokluğundan kaynaklı. Bu sebeple Müslüman bir gencin, idealleri olan bir gencin, burada şahsiyetini koruması ve kendisini geliştirmesi için sürekli bir dikkate ve çabaya ihtiyacı var.

Gençler şehrinizde ilk olarak "olmazsa olmaz" dediğiniz neler yapmalı? Nereleri ziyaret etmeli? Özellikle şehrinizin bir anlamda koruyucusu manevi büyükler kimlerdir, kabirleri hangi semttedir?

İlk olarak gençler, geleneksel ve modern şehrin nerelerde kurulu olduğunu bilmeli. Eskişehir, Müslüman halkın 800 yıldır ikamet ettiği bir şehir. Tarih boyunca genelde fazla büyümemiş, fakat geçiş yolları üzerinde bulunması sebebiyle de herkesin bir şekilde yolunun düştüğü bir şehir. Küçük bir şehir olmasından ötürü tarihi mekanları da sınırlı. Şehir merkezinde Odunpazarı bölgesi, geleneksel yerleşim alanını oluşturuyor. Bu bölge de son yıllarda turistik bir yer haline geldiği için manevi atmosferini kaybetmeye doğru ilerliyor. Fakat Odunpazarı’nın üst bölgelerine doğru çıkınca burada Kurşunlu Külliyesi, Şeyh Şehabeddin makam türbesi, Şeyh Edebali makam türbesi gibi yerleri bulmak mümkün.

Osmanlı Devleti’nin kurulduğu bölgelere olan yakınlığı sebebiyle Eskişehir yakınında pek çok tarihi önemi bulunan alan da var, fakat ya yeteri kadar korunmamış, ya da tarihi niteliğini kaybetmiş durumda. Sözgelimi şehir merkezine 20 dakika mesafede bulunan Karacaşehir Köyü’nde Osman Bey adına ilk defa hutbe okutulan cami bulunmakta, fakat bugün bir köy camisi niteliğinde. Yine bu hutbeyi okuyan Dursun Fakıh’ın türbesi de Söğüt civarında, Söğüt’e ulaşmak ise Eskişehir’den takriben 1 saat kadar sürüyor.

Sivrihisar, Seyitgazi gibi Eskişehir’in küçük ilçeleri de çeşitli tarihi ve manevi özelliklere sahip. Seyitgazi Külliyesi, Seyitgazi ilçesinde bulunuyor, şehir merkezinden 40 dakikalık bir yolculuk ile bu ilçeye gidilebiliyor. Sivrihisar’da ise Türkiye’nin en büyük ahşap direkli camilerinden, 1274 yılında inşa edilen Sivrihisar Ulu Cami görülmeye değer bir mekan.

Eskişehir’in en büyük değerlerinden Yunus Emre’nin türbesinin bulunduğu, Mihalıçcık ilçesinin Yunus Emre Köyü de, özellikle her yıl Mayıs ayında gerçekleşen Yunus Emre Haftası etkinliklerinde gidilip görülebilecek bir yer.

Şehrinizde gezilmesi görülmesi gereken tarihi ve/veya doğal güzellikleriyle ünlü yerler nereler?

Yukarıda belirttiğim gibi Odunpazarı bölgesi, Sivrihisar ve Seyitgazi ilçeleri, tarihi özellikleri bakımından gezilmeye değer yerler. Diğer yandan antik dönemlerden beri yerleşim alanı olan Eskişehir’de, o döneme ait eserler de görmek mümkün. Örneğin Han ilçesinde bulunan Yazılıkaya, şehre gelen ziyaretçilerin de uğrak noktalarından.

Şehir merkezinde Odunpazarı bölgesinde bulunan Kurşunlu Külliyesi de tarihi önemine ve huzurlu ortamına binaen vakit geçirilebilecek bir yer. Ziyaretçi turlarının yoğun olmadığı vakitlerde, mesela hafta içinde gidip kitap okumak ve tefekkür etmek için Kurşunlu Külliyesi güzel bir seçenek.

Yine şehir merkezinde, şehri tepeden gören bir noktada bulunan Şelale Park’ta, şehrin tüm koşturmacasını tepeden ve uzaktan seyrederek vakit geçirilebilir. Dört mevsim hiç azalmayan rüzgara dikkat etmek şartı ile tabii!

Geçmişi çok eskilere dayanmıyor olsa da, bir Osmanlı eseri ferahlığını yaşayabileceğiniz Reşadiye Camii de, Eskişehir’de bulunduğunuz zaman boyunca uğrak noktalarınızdan birisi olmalı. Rahmetli mimar Cevat Ülger’in tüm ayrıntılarıyla ilgilenerek inşa ettiği bu caminin hemen yanında, ağaçların altında oturup çayınızı içebilirsiniz.

Gençler için şehrinizde ne tür kültürel aktiviteleri tavsiye edersiniz? Özellikle kamu kurumlarının süreklilik arzeden hangi kültürel aktiviteleri takibe değer?

Eskişehir’de belediyeler geçtiğimiz yıllarda çok güzel İslami etkinlikler düzenliyorlardı. Maalesef bu tür etkinlikler artık pek fazla olmuyor. Daha çok sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri öne çıkıyor.

Bunun yanında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı öğrenci merkezlerinde hemen her gün kültürel ve sanatsal faaliyetler, dersler, sohbetler gerçekleşiyor. Bu gençlik merkezleri de, özellikle üniversitelere yakın bölgelerde soluklanmak için iyi birer fırsat olarak değerlendirilebilir. Çayın ücretsiz olması da cabası!

Şehrinizde "gençler mutlaka takip etmeli" diyebileceğiniz, ilim, kültür ve sanat alanında düzenledikleri faaliyetlerle göz dolduran hangi dernek, vakıf ve merkezler var? Mevki olarak neredeler?

Eskişehir’de gençlere yönelik en aktif kuruluş şu anda Türkiye Gençlik Vakfı olarak gözüküyor. Henüz bir vakıf merkezi olmasa da, şehrin farklı noktalarında farklı etkinlikler düzenliyor, kısa ismiyle TÜGVA. Bir de bu yıl vakıf tarafından açılan öğrenci yurdunda önemli faaliyetler yapılacağı duyumlarını alıyoruz.

Birlik Vakfı, yine üniversiteli gençlerin etkinliklerine katılıp faydalanabileceği bir diğer vakıf. Özellikle Mustafa Keleşoğlu hocanın Çarşamba sohbetlerine ve Ertuğrul Yazıcı ağabeyin okuma gruplarına katılmak, gençlerin ufkunu ve bilincini genişletecektir.

ES-EV Vakfı, yerel ve kısıtlı imkânlarına rağmen faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren bir vakıf. Genel katılıma yönelik dersler dışında, üniversiteli gençlere yönelik kitap okuma etkinlikleri dikkate değer. Vakıf merkezi zaman zaman Medeniyet Kulübü, Hukukçular Kulübü gibi gençlik hareketlerinin etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor.

Odunpazarı bölgesinde bulunan Tiryakizade Kıraathanesi, Eskişehir’in en önemli kültürel merkezlerinden birisi. Günün hemen her vakti birkaç dostunuzla, birkaç okuma grubuyla karşılaşmanız olası bu mekanda. Geniş kitaplığı ve okuma bölümünden faydalanmak da mümkün, sohbet ve muhabbet halkalarına dahil olmak da.

Şehrinizde gençlerin kültür sanat edebiyat dergilerinin yeni sayılarını edinebileceği, yeni çıkan kitapları bulabileceği kitapçılar hangileri? Keza sahaflar... Mevki olarak neredeler?

Dergilere ulaşma konusunda Eskişehir’de bulunanlar sıkıntılar yaşayabilirler. Birkaç kitapçılar zinciri dışında dergilere ulaşabileceğimiz yerler yok maalesef. Bazı dergilere rastlayabileceğiniz Adımlar Kitap Kafe, Eskişehir Akademi Sahaf ve Yediler Kitabevi dışında bu konuda pek fazla seçenek yok.

Kitaplara ulaşma konusunda ise nispeten daha iyi durumda Eskişehir. Yukarıda ismi geçen mekanlar dışında İnsancıl Sahaf, Fosil Sahaf, Eflatun Kitap Kafe gibi mekanlar mevcut. Buralarda farklı konularda ve farklı alanlarda kitaplara ulaşabilmek mümkün.

Tüm bu kitabevleri ve sahaflar, şehrin “Çarşı” olarak adlandırılan en merkezi noktasında bulunmakta.

Şehrinizde "gençler mutlaka bir fırsatını bulup tanışmalı, sohbetinde bulunmalı" dediğiniz ilim, kültür, edebiyat adamlarından kimleri sayarsınız? Nerede bulabilir gençler onları?

Hüseyin Su, “Irmağın İçli Sesi” ismiyle hazırladığı Atasoy Müftüoğlu kitabının başında şöyle der: “Atasoy Müftüoğlu, Eskişehir’in ruhudur. Eskişehir’den gelen birisine önce şu soru sorulur: ‘Atasoy Müftüoğlu’na uğradın mı?’ Bu aslında bir soru değildir, çünkü Eskişehir’e giden ona da uğramıştır ve bu sorunun altında ‘Tabii ki uğradın, hadi anlat bakalım.’ şeklinde asıl soru yatar.”

Bence de Atasoy Müftüoğlu, Eskişehir’e anlam kazandıran bir isimdir. Eskişehir’e gelen herkesin ilk fırsatta gidip tanışması, dualarını ve kitaplarını alması gerektiği önemli bir şahsiyettir. Geçtiğimiz Mart ayında büro faaliyetlerine son verdiği için Müftüoğlu vaktinin çoğunu evinde geçiriyor fakat Eskişehir’de sık sık tertip edilen etkinliklere katılıyor. Bu etkinliklere sosyal medya yoluyla veya arkadaşlar vasıtasıyla ulaşmak kolay ve mümkün.

Geçtiğimiz aylarda Eskişehir’e yerleşen Sami Gül, Eskişehir’de muhakkak bulunması ve sohbet edilmesi gereken önemli bir isim. Kendisi genellikle Tiryakizade Kıraathanesi’nde bulunuyor ve vaktini, çevresindekilerin ufkunu, bilgisini, birikimini genişleterek geçiriyor. Kitaplara olan hakimiyeti o kadar sağlam ki, siz bir kitap söylediğinizde onun içinden bir bölümü size sorabilecek kadar dikkatli. Tüm bunlardan önemlisi de, tevazusuyla sizi bir arkadaşınızla konuşuyormuş gibi hissettirebiliyor.

Önemli edebiyatçılarımızdan Mustafa Özçelik de, Eskişehir’e gelenlerin tanışması ve muhabbet etmesi gereken isimlerden. Yunus Emre’yi, Nasreddin Hoca’yı, Mehmed Akif’i kendine has diliyle anlatan Mustafa Özçelik’e ulaşmak şu sıralar nispeten zor olsa da, “arayan bulur” diyerek aramak tavsiye olunur.

Haber fotoğrafları: İsmail Kaplan

 

Mehmet Emre Ayhan sordu

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2016, 15:04
YORUM EKLE

banner19

banner13