Yeni misafirleri için mütevazı bir Edirne rehberi

Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, 'rehber' niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik. Edirne'ye dair sorularımızı İsmail Alperen Biçer yanıtladı.

Yeni misafirleri için mütevazı bir Edirne rehberi

Yeni bir eğitim öğretim sezonu daha açıldı Eylül ayı ile birlikte. Çiçeği burnunda üniversiteliler, kazandıkları üniversilerin bulundukları şehrin sokaklarını aşındırmaya başladı.

Dünya Bizim Ansiklopedisi'nde yer alan şehir maddeleri ve “Üniversite Rehberi” başlığı altında, özellikle genç arkadaşlarımıza yönelik rehber niteliğinde yazılar çıktı/ çıkıyor, söyleşiler yapıldı/ yapılıyor. Bu kez Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, 'rehber' niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik.

Edirne'ye dair sorularımızı İsmail Alperen Biçer yanıtladı.

Özellikle üniversiteye yeni başlayan kardeşlerimize şehrinizi birkaç cümleyle anlatın desek, neler dersiniz?

Öncelikle üniversite sınavına hazırlanma sürecini başarıyla atlatan kardeşlerimize, arkadaşlarımıza hayırlı olsun diyelim. İnşallah başarılı, verimli ve mutlu bir üniversite hayatı yaşarlar. Yükseköğrenim için Edirne’ye gelen öğrencilere ise ayrıca bir de hoş geldiniz demeliyim. Elbette ki memleketimizin her şehri güzel, her şehri yaşamaya değer ve her şehri bizim. Ama Edirneliler bu konuda biraz daha şanslı ve hatta ayrıcalıklı… Metrekare başına en fazla tarihî eserin yer aldığı bir şehir Edirne. Bu özelliği itibariyle Edirne’yi bir “açık hava müzesi” olarak tanımlamak hiç de yanlış olmaz. Hatta bu tarihî güzellikleri sebebiyle onu “mücevher kutusu”na benzetenler bile var.

Trakya Üniversitesi’ni genellikle İstanbul’da ve yakın şehirlerde ikamet eden öğrenciler tercih eder. Büyük şehirlerin kalabalığından, trafik çilesinden, yoğunluğundan bunalmış insanlar için Edirne tam bir huzur mekânı. Dolayısıyla bu anlamda da rahat edeceklerini düşünüyorum. Şehrin olumlu ve güzel yanlarını anlatmaya gayret ediyorum; fakat kış mevsiminin çok sert geçtiğini ve alışık olmayanların çok üşüyeceğini de itirafa mecburum.

Gençler şehrinizde ilk olarak “olmazsa olmaz” dediğiniz neler yapmalı? Nereleri ziyaret etmeli? Özellikle şehrinizin bir anlamda koruyucusu manevî büyükler kimlerdir, kabirleri hangi semttedir?

Tabi Edirne’ye ilk kez gelenler Öncelikle Mimar Sinan merhumun ölümsüz eseri Selimiye Camii’ni ziyaret etmeliler. Ardından birbirine çok yakın konumda bulunan Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii’yi de ziyaret edebilirler. Darulhadis Camii’ni de bu ziyaret listesine ekleyebiliriz. Misafirlerimiz bu ziyaretleri gerçekleştirirken öğle yemeği vakti yaklaşır. Edirne’nin meşhur tava ciğerini öğle yemeği olarak tercih edebilirler. Yemek sonrasında Meriç Nehri’ne doğru kısa bir yürüyüş güzel olacaktır. Tarihî Meriç köprüsünü yürüyerek geçip nehrin güzelliğini gören bir mekânda çay kahve içebilirler. Meriç Nehrine doğru yürürken Hasan Sezaî hazretlerinin kabri onları karşılayacaktır. Bir fatiha ile onu ziyaret etmelerini ayrıca istirham ederim.

Balkan Harbi’nde Edirne’yi kahramanca savunan ve “Edirne Müdafii” namıyla tanınan Erzurumlu Şükrü Paşa’nın anıt kabri ve çevresindeki tabyalar mutlaka görülmesi gereken mekânlar arasındadır. Edirne gezisine başlangıç noktası oluşturmak açısından bir de Darüşşifa olarak bilinen Beyazıd Külliyesi'ni, sağlık müzesini burada anmak gerekir. Edirne’nin diğer tarihî camilerini, kervansaraylarını, hamamlarını, çeşmelerini de misafirlerimizin keşfine bırakalım.

Temmuz ayında ebediyete uğurladığımız şehrin manevî büyüklerinden emekli müftü İbrahim Kocaşlı hocayı bu bahiste rahmetle yâd edelim. Hocanın naaşı Bakanlar Kurulu kararıyla Selimiye Camii’nin hazîresine defnedildi.

Şehrinizde gezilmesi görülmesi gereken tarihi ve/veya doğal güzellikleriyle ünlü yerler nereler?

Sanırım az evvel bu soruya cevap teşkil edecek birkaç şey söyledim. İsterseniz bu bahiste IV. Mehmet’in Av Köşkü’nden söz edelim. Edirne’de Sarayiçi mevkiinde IV. Mehmet’in av köşkü bulunmaktadır. Bu mekân bugün kır kahvesi olarak kullanılıyor. Ağaçlar arasında, kuş sesleri eşliğinde kahve içip bir şeyler okumak istiyorsanız mutlaka ziyaret etmelisiniz. Tabi Sarayiçi demişken Kırkpınar’dan bahsetmeden geçmeyelim. Bu yıl 654.’sü düzenlenen geleneksel Türk yağlı güreş turnuvası da Sarayiçi dediğimiz mevkide yapılır. Edirne için hem tarih hem de turizm açısından son derece önemli olan bu turnuvalar da kimilerinin ilgisini çekebilir.

Gençler için şehrinizde ne tür kültürel aktiviteleri tavsiye edersiniz? Özellikle kamu kurumlarının süreklilik arz eden hangi kültürel aktiviteleri takibe değer?

Bu soruya cevap vermeden evvel Edirne’ye kültürel manada büyük hizmetler yapmış Hasan Duruer Bey’i şükranla anmak gerekir. Kendisi Edirne valisi idi. Vali olarak görev yaptığı süre boyunca gençlerin eğitimine, kültürel ve entelektüel birikimine büyük katkılar sunmuştur. Söz gelimi, Edirne’de düzenlenen “Meriç Hikâye Günleri”, “Meriç Şiir Günleri”, “Meriç Sanat Günleri”, dergiler ve pek çok yayın Vali Bey’in mimarı olduğu projelerden bazılarıydı. Bu şehrimize gelen gençler valilik tarafından düzenlenen bu faaliyetlere katılabilirler.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Edirne bürosunun programları, Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün spor ve gezi programları, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün dergileri, yarışmaları takibe değer etkinliklerdendir.

Şehrinizde “gençler mutlaka takip etmeli” diyebileceğiniz ilim, kültür ve sanat alanında düzenledikleri faaliyetlerle göz dolduran hangi dernek, vakıf ve merkezler var? Mevki olarak neredeler?

Edirne’yi bir üniversite şehri olarak tanımlamak mümkün… Genç arkadaşlar öncelikle rektörlüğe bağlı bir birim tarafından idare edilen öğrenci topluluklarının faaliyetlerini de takip edebilirler. Hatta söz konusu topluluklardan ilgilerini çeken birine üye olup aktif görev bile alabilir. Misal vermek gerekirse Düşünce, Edebiyat ve Tiyatro Topluluğu’nun düzenlediği konferanslar, şiir dinletileri ve tiyatro oyunları takip edilebilir. Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu’nun konferansları ve faaliyetleri de kimi öğrenciler için ilgi çekici olabilir.

Öğrenci topluluklarının dışında bazı dernek ve vakıfların programlarını da sayabiliriz. Söz gelimi Edirne Türk Ocağı düzenlediği konferanslarla, kitap okuma etkinlikleriyle, sergileriyle adından söz ettiren dernekler arasındadır. Mimar Sinan Vakfı’nın da bu tarz kültürel programlar tertip ettiğini belirtmeliyim. Eğitim-öğretim yılının ilk haftalarında öğrenci toplulukları birer tanışma toplantıları düzenler. Bu toplantıların afişlerini kampüsün hemen her yerinde görmek mümkün. Edirne Türk Ocağı ise merkezde Saraçlar Caddesi’ndeki binasında faaliyet göstermekte. Mimar Sinan Vakfı ise Selimiye Camii’nin arka sokağında yine kendi binasında faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Edirne küçük bir şehir olduğundan dolayı bu küçük ve kısa tarifler bile kolayca bulmak için yeterli olacaktır.

Şehrinizde gençlerin kültür, sanat ve edebiyat dergilerinin yeni sayılarını edinebileceği, yeni çıkan kitapları bulabileceği kitapçılar hangileri? Keza sahaflar… Mevki olarak neredeler?

Edirne’nin küçük bir şehir olduğunu az evvel söyledim. Dolayısıyla şehrin bu özelliği bazı durumlarda bir takım dezavantajları da beraberinde getiriyor. Şehirdeki kitapçılar daha çok ders kitaplarıyla ve kaynak eserlerle öğrencilere hizmet veriyor. Fakat Ana Kitabevi’ni bu hususta ayrı bir yere koymak lazım gelir. Ana Kitabevi’nin hem kampüsteki hem de şehir merkezindeki şubelerinde genç arkadaşlarımız aradığı kitapların veya dergilerin hemen hepsini bulabilir. Bulamadığı eserlerin temin süresi ise bir-iki günü aşmaz. Bu, Edirne için ciddi bir imkân. Diğer birkaç kitapçının şehir merkezinde bulunduğunu ve birbirlerine çok yakın olduğunu da belirtelim.

Bedesten Çarşı’sındaki sahaftan da bahsedeyim. Sahaf Resul Bey’in küçük dükkânında çok fazla kitap bulunmakta… Dükkânda sadece Resul Amca’nın oturacağı kadar yer var. Kitaplar raflara ve yerlere dizilmiş haldedir. İlk görüşte karışık gelebilir. Fakat aradığınız kitabın mevcut olup olmadığını veya nerede olduğunu Resul Bey gayet iyi bilir.

Şehrinizde “gençler mutlaka bir fırsatını bulup tanışmalı, sohbetinde bulunmalı” dediğiniz ilim, kültür, edebiyat adamlarından kimleri sayarsınız? Nerede bulabilir gençler onları?

İstanbul’da edebiyatçıların, yazarların, üniversite hocalarının ve nispeten öğrencilerin müdavimi olduğu kahvehaneler vardır. Edirne’de de İstanbul’dakilere benzer bazı mekânların varlığından söz edebiliriz. Bu mekânlar, daha çok üniversite hocalarının dostlarıyla ve öğrencileriyle sohbetler yaptığı mekânlardır. Mesela Üç Şerefeli Camii’nin bahçesi… Müdavimleri bu güzel çay bahçesini cennet olarak tanımlar. Üniversite hocaları, öğrenciler, Edirne’de yaşayan şairler ve yerel gazeteciler bu bahçede sohbet ederler. Belli bir günü ve saati yoktur. Kimse kimseyle haberleşmeden bu bahçede buluşabilir. Ama yine de ikindi vaktinde ve sonrasında buralarda olmak gerekir.

Bir de Tahmis Kahvesi var tabii. Şehir merkezinde Çilingirler Caddesi’nde küçük bir meydanı gören konumdadır bu kahvehane. Eskiler Tahmis’i “işçi kahvesi” olarak bilir. Edirne’de en güzel çayın burada içileceğini iddia edebilirim. Bu kahveye de daha çok edebiyat fakültesinin hocaları gelir. Edebiyat, tarih, kitap, dergi, kimi zaman ise siyaset sohbet konularını oluşturur. Her ne kadar isim saymak zor olsa da gençlerin edebiyat ve tarih bölümünde görev yapan hocaları tanımaları gerektiğini düşünüyorum.

 

Mehmet Emre Ayhan sordu

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2016, 15:06
YORUM EKLE

banner19