Yeni misafirleri için mütevazı bir Ankara rehberi

Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, 'rehber' niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik. Ankara'ya dair sorularımızı Yavuz Ertürk yanıtladı.

Yeni misafirleri için mütevazı bir Ankara rehberi

Yeni bir eğitim öğretim sezonu daha açıldı Eylül ayı ile birlikte. Çiçeği burnunda üniversiteliler, kazandıkları üniversilerin bulundukları şehrin sokaklarını aşındırmaya başladı.

Dünya Bizim Ansiklopedisi'nde yer alan şehir maddeleri ve “Üniversite Rehberi” başlığı altında, özellikle genç arkadaşlarımıza yönelik rehber niteliğinde yazılar çıktı/ çıkıyor, söyleşiler yapıldı/ yapılıyor. Bu kez Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, “rehber” niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik.

Ankara'ya dair sorularımızı Yavuz Ertürk yanıtladı.

Özellikle üniversiteye yeni başlayan kardeşlerimize şehrinizi birkaç cümleyle anlatın desek, neler dersiniz?

Ankara ile ilgili söylenecek hem çok şey hem de pek az şey var. Bürokrat ve öğrenci şehri olan başkentte günün belli saatlerindeki (sabah ve akşam) kalabalığa ve yoğunluğa uyum sağlayabilirsek Ankara pekâlâ yaşanabilir bir şehir. İnsan çeşitliliği ve düşünsel zenginliği İstanbul ile kıyaslanamasa da, Ankara’nın, herhangi bir Anadolu şehri ile kıyaslanamayacak kadar zengin olduğunu belirtmemiz gerekir. Nüfusun büyük bir bölümünü İç Anadolu şehirlerinden gelenlerin oluşturduğu Ankara’da kültürel olarak bir İç Anadolu mozaiği içinde yaşama imkânı buluruz. Bir binada yan komşumuz Kırşehirli, alt komşu Çorumlu, üst kattaki Kırıkkaleli veya Çankırılı olabilir. Bunun içine Kastamonu, Sivas, Yozgat gibi şehirlerden gelip yerleşenleri de dâhil edecek olursak “ortaya karışık” bir Ankara kültürü çıkıyor.

Kamu binaları ve özel sektörün betondan blokları arasında ilk zamanlar başımız dönebilir. Özellikle Sıhhiye-Kızılay-Bakanlıklar-Meclis güzergâhında hareket halindeki araç trafiği dışında canlılığa dair pek bir şey olduğu söylenemez. Bu bölgelerdeki en büyük hareketlilik sabah işe gidişte ve akşam da yine işten eve dönüşlerde yaşanır. Trafikten uzak durulan herhangi bir yerde ise kafa dinleme imkânı bulabiliriz.

Gençler şehrinizde ilk olarak "olmazsa olmaz" dediğiniz neler yapmalı? Nereleri ziyaret etmeli? Özellikle şehrinizin bir anlamda koruyucusu manevi büyükler kimlerdir, kabirleri hangi semttedir?

Ankara’ya yeni gelen/gelecek kardeşlerimiz Ulus-Sıhhiye-Kızılay hattını iyi öğrendikleri taktirde Ankara’yı çözmüş sayılırlar. Ankara’da hayatın kalbi bu birbirine bağlanan üç bölgede çarpar. Tüm toplu taşıma araçları bu üç bölgeden birine uğradığından ve yine bu üç bölge birbirine bağlandığından yabancı bir insanın kaybolması çok zordur Ankara’da.

Başkentin incisi Hacı Bayram hazretleri Ulus’ta, Şeyh Taceddin-i Velî ise Hamamönü olarak bildiğimiz Sıhhiye’ye yakın bir bölgede istirahat etmektedir. Ankara’nın manevi mimarlarından mutasavvıf Şeyh İzzeddin hazretlerinin kabri de yine Ulus’ta Hacı Bayram hazretlerinin yakınındadır.

İmkânı olanlar olursa -ki bu biraz daha şehri ve ulaşım seçeneklerini öğrendikten sonra olacaktır- Yunus Emre hazretlerinin hocası Tapduk Emre hazretlerinin türbesi de Ankara - Nallıhan’a bağlı Emremsultan Köyü’ndedir.

Seyyid Battal Gazi’nin babası Seyyid Hüseyin Gazi de yine Ankara’nın mihmandarlığını yaptığı manevi büyüklerindendir. Mamak ilçe sınırları içinde kendi adıyla anılan Hüseyingazi Dağı’nın zirvesinde medfun bulunan Seyyid Hüseyin Gazi’nin Emeviler döneminde İslam ordularının Anadolu’da Bizans üzerine yaptıkları akınlarda şehid olduğu tahmin edilmektedir.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in şeyhi Abdülhakim Arvasi hazretleri, Mustafa Asım Köksal, Abdürrahim Karakoç Bağlum kabristanında, Ahmet Hamdi Akseki hoca, Tevfik İleri, yakınlarda vefat eden ve asrımızın Itrî’si olarak gösterilen Ahmet Hatipoğlu ise Cebeci Asrî Mezarlığı’nda yatmaktadırlar.

Ünlü Arap şairi İmrulkays b. Hucr’un da Ankara kalesi yakınlarındaki Hıdırlık tepesi olarak bilinen bölgede yattığı rivayet edilir.

Şehrinizde gezilmesi görülmesi gereken tarihi ve/veya doğal güzellikleriyle ünlü yerler nereler?

Ankara’nın tarihî, kültürel ve doğal güzelliklerinden bahsedecek olursak ilk akla gelecek bölgelerden biri Beypazarı ilçesidir. İlçede geleneksel Ankara mimarisinin yeniden gün yüzüne çıkması için güzel çalışmalar yapılmış ve ilçe geleneksel görüntüsüne kavuşturulmuştur. Beypazarı’ndaki bu geleneksel düzenleme sadece yapı ve mekânlarıyla sınırlı kalmamış, halkı da geleneksel yaşantısını sürdürmeye devam etmektedir.

Şehir merkezinin çevre ilçeler kadar geleneksel yapısını ve dokusunu koruduğu söylenemese de gerek belediyelerin gerek vakıfların ve gerek gönüllülerin teşvik ve gayretleriyle onarım ve yeniden inşa çalışmaları yapılıyor, başkentin kültürel ve manevî yapısı yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Bu çalışmalar içinde Ankara’nın incisi Hacı Bayram Veli Camii ve türbesi çevre çalışması ilk dikkat çeken çalışmalardan biridir. Ulus Tarihi Kent projesi kapsamında yapılan çevre düzenlemesi ve temizliğinde hazretin temiz bir nefes alması sağlanmış, etrafı da çeşitli vakıf ve derneklere tahsis edilerek güzel organizasyonların yapılması sağlanmıştır.

Hamamönü olarak bilinen bölgede de ciddi çevre düzenlemeleri yapılmış ve bölgede Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Bölümü'nün katkılarıyla Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi kurulmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye kampüsünün hemen yanında olan bölgede Altındağ Belediyesi'nin de çeşitli kültürel çalışmaları yapılmaktadır. Tâceddîn Velî hazretlerinin dergâhı da yine Hamamönü bölgesi içindedir. Hamamönü’nün değerli misafirlerinden biri de şehit Muhsin Yazıcıoğlu merhumdur.

Ankara’nın göbeğinde, Kızılay’a yürüme mesafesindeki Maltepe’de Maltepe Camii ve avlusu iç açıcı bir serinlik ve huzur bahşeden yerlerdendir. Ve hatta cami içinde bir namazı eda ettikten sonra oturup biraz tefekkür edebilmek için de etkileyici bir atmosferi vardır.

Tarihi Ankara Kalesi'nin çevre düzenlemesi ve tadilat işleri devam ededursun, Arslanhane Camii'nin mutlaka görülmesi gerektiğini vurgulayalım. Ecdadın aziz hatırasını bu ibadethanelerde yâd etmek ve cemaati pek olmayan bu camilerde namaz kılmak lazım.

Mimar Sinan’ın Ankara'daki biricik eseri Cenab Ahmed Paşa Camii de Ulucanlar bölgesinde, şu an bir müze olan eski Ulucanlar Cezaevi’nin tam karşısında cemaatini bekliyor. İster müzeyi gezmeye gidince uğranılsın, ister camiyi görmek arzusuyla müze gezilsin mutlaka uğranması gereken bir mekândır Cenab Ahmed Paşa Camii de.

Gençler için şehrinizde ne tür kültürel aktiviteleri tavsiye edersiniz? Özellikle kamu kurumlarının süreklilik arzeden hangi kültürel aktiviteleri takibe değer?

Altındağ Belediyesince düzenlenen Hamamönü Sohbetleri, eğitim sezonu boyunca devam ediyor oluşu açısından önemli bir çalışma. Sanat, edebiyat, düşünce, akademi ve daha birçok alanda uzman isimlerin davet edildiği programlar yeni gelen ya da gelecek arkadaşlar için çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Bu programlar vesilesiyle ismi duyulan ve daha çok eserleriyle tanınan birçok isimle birebir görüşme imkânı bulunabilecektir.

TRT Ankara Radyosu’nun ve Kültür Bakanlığı’nın konser organizasyonları da imkânı olanlar için önemli programlardır.

Şehrinizde "gençler mutlaka takip etmeli" diyebileceğiniz, ilim, kültür ve sanat alanında düzenledikleri faaliyetlerle göz dolduran hangi dernek, vakıf ve merkezler var? Mevki olarak neredeler?

Yeni gelecek arkadaşların sürekli takip edebilecekleri birçok organizasyon, etkinlik, seminer ve konferanslar da eğitim yılı ile beraber başlayıp, yıl boyunca devam etmektedir.

Kızılay bölgesinde faaliyet gösteren Mevlana Araştırmaları Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Ankara Şubesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı olan KAGEM’de yıl boyunca kültürel, edebî, felsefî programlar düzenlemekte ve düzenli okuma programları yapılmakta ve önemli misafirleri ağırlanmaktadır.

Hamamönü bölgesinde faaliyette olan ve kısa adı ADAM olan Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi’nde belli bir kontenjanla sınırlı olmak üzere atölye çalışmaları, kurslar ve okuma programları yapılırken, yine aynı bölgede aktif olan Avrasya Yazarlar Birliği’nde de Hasbahçe Edebiyat Sohbetleri yapılmaktadır.

Ulus’ta Hacı Bayram Camii'nin hemen altında faaliyetlerini sürdüren Anadolu İlahiyat Akademisi'ndeki etkinlikler de genç araştırmacı ve akademisyen adaylarının ilgisini çekecek zenginliktedir. Ayrıca verilen Arapça dil eğitimi de yine bu alanda ciddi bir boşluğun doldurulmasına katkı sağlayacaktır.

Keçiören ilçesinde faaliyetlerini sürdüren İlahiyat Araştırmaları Derneği (İLAMER) de üniversite öğrencilerinin hem ciddi şekilde faydalanabilecekleri hem de katkı sunabilecekleri çalışmalarıyla bilinen bir enstitü görevi görmektedir. Genç akademisyen adaylarının bildirilerini sunma imkânı buldukları İslam Medeniyeti’nin Yapı Taşları Sempozyumu yanında konferanslar, seminerler ve söyleşiler de İLAMER’in zengin içeriğinden örnekler sunmaktadır.

Hacı Bayram Camii'nin hemen avlusunda Hayrat Neşriyat’ın bürosunun olduğunu da belirtelim. Burada Osmanlı Türkçesi eğitim kitapları ve çeşitli atölye çalışmalarının yapıldığını bilmekteyiz.

Yine aynı yerde Hayrat Neşriyat’ın birkaç metre ilerisinde İşler Kitabevi’nin bürosu vardır ki burada da ilgilileri için orijinal dilinde baskıları yapılan daha çok Arapça kaynak eserler bulunmaktadır. İşler Kitabevi, orijinal dilinde eserlerin bulunuyor olması açısından ilk ve tek olma özelliği taşımaktadır.

Şehrinizde gençlerin kültür sanat edebiyat dergilerinin yeni sayılarını edinebileceği, yeni çıkan kitapları bulabileceği kitapçılar hangileri? Keza sahaflar.... Mevki olarak neredeler?

Ankara’da kitapçılar da genelde Kızılay bölgesinde bulunurlar. Bunlardan Ankara Birleşik Kitabevi ve Akçağ Kitabevi birbirlerine çok yakın olup Kızılay metrosunun Sakarya Caddesi çıkışından kolaylıkla ulaşılabilecek yerdeler. Her iki kitabevinde de haftanın belli günlerinde yazar, şair ve akademisyenlerle karşılaşmak, oturup hasbihal etmek mümkün. Mesela Cumartesi günleri Birleşik Kitabevi'nde Rasim Özdenören’le karşılaşma ihtimali çok yüksektir.

Yine Adilhan Kitapçılar Çarşısı da Kızılay’da Sıhhiye yönüne doğru giderken Zafer Çarşısı’nın hemen yanındadır. Sahaf çok fazla yoksa da birçok eski ve yeni kitabı Adilhan Kitapçılar Çarşısı’ndaki kitapçılarda bulmak mümkün. Dergilerin eski sayılarını, baskıları tükenen prestij kitapları ve antika niteliğindeki çeşitli nesneleri de yine bu çarşıda bulmak mümkün. Adilhan Çarşısı’ndaki Âşiyân Kitabevi’nin bu anlamda büyük bir boşluğu dolduruyor olduğunu belirtmiş olalım.

Adilhan Çarşısı’nda Fatih Kitabevi’ni ziyaret edenler Edebiyat Dergisi Yayınları kitaplarını ve derginin ciltlenmiş sayılarını edinebilecekleri gibi, orada birçok önemli isimle de karşılaşma imkânı bulacaklardır.

Akçağ Kitabevi’nin hemen bir üst sokağı olan Bayındır sokakta bulunan Kurtuba Kitap ve Kahve de yeni çıkan kitap ve dergilerin sayılarıyla beraber –çevresi çok sakin olmamakla beraber- çay içilebilecek, muhabbet edilebilecek bir mekân olma özelliği taşıyor.

Meclis yolu üzerinde bulunan ve Olgunlar olarak bilinen bölge de üniversiteye yeni başlayacak arkadaşların ders kitaplarını, yabancı dil kaynak kitaplarını bulabilecekleri bir bölgedir.

Şehrinizde "gençler mutlaka bir fırsatını bulup tanışmalı, sohbetinde bulunmalı" dediğiniz ilim, kültür, edebiyat adamlarından kimleri sayarsınız? Nerede bulabilir gençler onları?

Rasim Özdenören’i cumartesi günleri Birleşik Kitabevi’nde görmek mümkün. Elini öpmeli, kitapları imzalatmalı ve halini hatırını sormalıdır. Bunun yanısıra Hece dergisinin yayın yönetmenliğine geçen Rasim hocayı dergi ofisinde de görmek mümkün.

Ethem Cebecioğlu hocayı imkânı olanlar Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki odasında ziyaret etmeli, oraya gitme imkânı olmayanlar da Cebeci’de Süleyman Ünsal Yurdu’ndaki sohbetlerinde mutlaka bulunmalıdırlar.

Adnan Karaismailoğlu hoca Mevlana Araştırmaları Derneği’nde yıllardır süregelen Mesnevî okumalarına devam ediyor. Diz kırıp oturmalı ve Mesnevî’den ders almalıdır.

Türkiye Yazarlar Birliği kurucusu ve onursal başkanı D. Mehmet Doğan da Ankara’da bireysel ve kurumsal çalışmalarına devam etmektedir.

TRT’deki “Can Veren Pervaneler” programından tanıdığımız hoş sohbet ve divan şiiri âşığı Hayati İnanç da Ankara’da görme ihtimali yüksek isimlerden biridir. Hamamönü’ndeki iki haftada bir yapılan halka açık programının yanında TRT Ankara Radyosu’nda programlarına devam eden Hayati İnanç hoca, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde de yine ayda bir program yapıyor. İlgilileri için mutlaka dinlenilmesi ve istifade edilmesi gereken isimlerden biridir Hayati İnanç hoca.

Son olarak da eğitimci yazar Uğur Elaman hocanın Ulus Hacı Bayram bölgesinde bulunan Darü’s-Selman’daki Cuma gecesi sohbetleri ve gariplerle olan münasebetleri, şehrimize gelecek tüm arkadaşların istifade ve müşahede etmeleri gereken aktivitelerdendir diyerek bitirmiş olalım.

 

Mehmet Emre Ayhan sordu

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2016, 15:00
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
malcolm
malcolm - 4 yıl Önce

Ankara kalesi çevresi, hamamönü, hacı bayram veli, samanpazarı, kısacası eski ankara bölgesi ankaranın en güzel yerleridir. kızılaydan sıhhiyeden önce buralar görülmeli.

seyyah
seyyah - 4 yıl Önce

Ankara'yı yazdığınız bu yazıdan sonra sıra diğer illere de gelse çok güzel olur. Kocaeli'den başlayabilirsiniz mesela.

nihal zeybek
nihal zeybek - 2 yıl Önce

kapsamlı bir yazı olmuş, oldukça bilgilendirici

banner19