banner17

Yedi Güzel Adam dizisini nasıl buldunuz?

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı TRT 1'de izleyiciyle buluşan Yedi Güzel Adam dizisini bazı yazarlara, şairlere, sinemacılara soralım dedik. Acaba nasıl buldular? Beklentilerini karşıladı mı? Bu dizinin önemi nedir? İşte aldığımız cevaplar...

Yedi Güzel Adam dizisini nasıl buldunuz?

Yedi Güzel Adam dizisi geçtiğimiz Cumartesi akşamı TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluştu. Doğrusu büyük bir merakla bekleniyordu dizi edebiyatseverler tarafından. Zira diziye konu olan Yedi Güzel Adam'ın büyük önemi var bir şekilde yolu edebiyatla, hikayeyle, şiirle, dergilerle kesişen insanlar için.

Biz de Yedi Güzel Adam dizisini bazı yazarlara, şairlere, sinemacılara soralım dedik. Acaba nasıl buldular? Beklentilerini karşıladı mı? Bu dizinin önemi nedir? İşte aldığımız cevaplar... (Okurlarımız da dizi hakkındaki fikirlerini bu habere yorum yazarak belirtebilirse memnun oluruz.)

Abdülhamit Güler:

Daha ilk bölümden bütüncül bir kanaat belirtmek yanlış olur. Lakin birçok noktada da emare gördük elbet. Öncelikle teknik olarak başarılı bir iş. Sürekli 'flashback' yaparak iki farklı dönemi anlatmak ve piyasa ifadesiyle 'dönem işi' yapmak kolay değil. Ciddi hassasiyet gerektiriyor. Ufak tefek sorunlar yaşansa da mevzubahis etmeye değmez. Oyuncular uygun görünüyor. Başarılılar da.

Ancak 'yerli dizi' geleneğimizin vazgeçilmezlerinden olan bazı hususlar senaryoya eklenince (ki kaçınılmaz), film amacından uzaklaşabilir gibi geliyor. Misal; Erdem Bayazıt'ın evindeki 'Besleme Emine'nin dolap çevirmesi ve benzeri hususların bu dizide olması gerekir miydi? Düşünmeden edemiyorum. Elbette bunlar hayatın içinde olan şeyler. Ancak biz bu 'Yedi Güzel Adam'ı daha farklı şekillerde mi yaşasaydık ekranda.

Dizinin izlenilirliğinin artırılması gibi bir mazereti kimse dillendirmesin bile. O halde 'Yedi Güzel Adam' değil, 'Bizim Anlatımımızdan Kaldığı Kadar Güzel Adamlar' diye ismi değiştirilmeli.

Beklentimin karşılanıp karşılanılmadığı hususu tam da burada gizli. İster istemez o güzel adamların özel hayatlarından kesitler verilecek, belki 'reyting canavarı'na meze olacak. Zihnimizdeki o güzel adamların profili değişecek. Tek çekincem budur.

Her şey bir tarafa, bu güzel adamların dizisinin TRT'de yapılıyor olması bile önemli.

Umarım sonraki bölümler için bu çekincelerimiz karşılık bulmaz da güzel adamlar, zamane gençlerinin evine güzel güzel girer.

Gönül Yonar:

Ciltli kitaplara dokunan bir gençlik ile aramızda çok mesafe var. Ama biz o ruhun bizden uzaklaşmasına hep hasretle baktık. Hep bir gün, güzel atlara binip giden güzel insanların içimizdeki o acı hissi duyacaklarına, sesimizin yankısına dönüp bakacaklarına inandık. Onlar bizden uzaklaştıkça bir parçamızı da alıp götürdüler ve biz her zaman, en tam duygularda bile eksik kaldık.

Bugün sinemanın imkanları, o ruhun etrafımızda, içimizde bir yerlerde dolaştığını ve aslında bizi hiçbir zaman terketmediğini göstermiş oldu.

Projeyi duyduğum andan bu yana hislerim böyle idi. İzlediktan sonra Yedi Güzel Adam'ı iki açıdan tahlil edebileceğimizi gördüm.

1- Teknik açıdan: Yetersizlikler, eksiklikler, durağanlık, tarihsel arkaplan için sık sık başvurulan flashback yöntemi vs... Bunlar biraz daha profesyonel olabilirdi. Özellikle bu güzel adamların lise yıllarını izleyicinin - henüz- bilmemesi, şiirlerin birer 'dinamizm nesnesi' olarak kullanılması gibi unsurlar daha profesyonel çabaları gerektiriyor. Sanat alanında eksikliğimizi biraz daha belirginleştirse de bunlar olur, eksikler problemler çözülür, herşey yerine oturur diye ümitvarım.

2- Yapısal açıdan: Benim daha çok önem verdiğim bu noktadır. Bugün 'yedi güzel adam'ın bir proje olarak sözünün edilmesi dahi büyük bir değişimdir. Türkiye'nin jakoben zihniyetin esaretindeki sanat telakkisi bu film ile yıkılmıştır. Bu ülkenin suyunu içmiş, güneşinde ısınmış, kaderini kaderi bellemiş insanların bu ülkenin sanatsal kültürel alanlarına 'yaklaştırılmaması'nın hakikatidir bu proje. Ve elbette bu değişim 2003'ten beri iktidar olmaklığın verdiği güven, cesaret ve imkanlarla taçlandığı için ayrı bir öneme sahiptir.

Vural Kaya:

Yedi Güzel Adam, heyecan verici. Bir kere böyle bir dizinin düşünülebiliyor oluşu bile heyecan vericiydi işin başında. Duygusal yoğunluğu bakımından dikkat çekici geldi bana. Ben eski zamanların anlatımı ile birlikte -bu arada zaman geçkilerini çok iyi buldum-, ismiyle müsemma olmasını da çok istiyorum. Şiir öne çıkarılsa mı biraz daha. Şiirin kendi has tavrıyla öne çıkarılmalı dizide şiir ama...

İlhami Atmaca:

Televizyonum yok... Ancak, elbette bu mani olacak değildi.

Projeden haberdar olduğum zaman son derece mutlu oldum. Projeyi düşünenden yapımcılarına, yönetmeninden senaristine hepsini tebrik ederim.

Cahit Carifoğlu'nun bize bir imge olarak miras bıraktığı 7 güzel adam ile akrabalığım var benim. İlk gençlik yıllarımdan bu yana. Bu akrabalık öyle lafta bir akrabalık filan da değil... Kanlı canlı, akıl ve fikrin gönül ikliminde, aşk ile demlendiği bir akrabalık. Taşralı bir delikanlıya nefes olmuş, her ay yolları nefessiz bırakacak kadar heyecanla beklediğim akrabalarım onlar.

Her biri, resmi ideolojinin evirmeye, ağır, hantal taş değirmenlerde üğütmeye çalıştığı medeniyetin çocuklarındandır. Her biri resmi ideolojinin kurduğu öğütücü eğitim sisteminin ve başat ideolojinin, ağır, hantal, acımasız değirmen taşlarının kıramadığı, öğütemediği başak taneleridir.

Bu zarif, edep timsali, nezaket timsali adamların bir edebiyatçı olarak değerlendirilip geçilmemesi gerekir bu sebeple. Benim gibi bir dönemin çocuklarına nefes olmuş, ışık olmuşlardır ve üzerimizde hakları vardır.

Yedi Güzel Adam dizisinin benim için önemini de ifade etmiş oldum.

"Film olarak tatmin edici mi?" sorusuna benim gibi adamların vereceği cevap aşağı yukarı şöyle olacaktır: Sadece jenerik akarken isimleri görünen bir film bile yapılmış olsaydı tatmin edici olurdu. O kadarına bile fit olurdum doğrusu.

Asım Gültekin:

Asla reyting kaygısında olmamalılar. Senarist, meselenin yabancısı birisi olmamalı asla. Cahit Zarifoğlu'nu oynayan oyuncu Cahit Zarifoğlu karakterine hiç uymamış. Acil değiştirilmeli. Artist bir görüntüsü yok; ezik muhafazakar bir tip görüntüsü verdi ilk bölümde oyunculuğu ile.

Diziden çok şey beklememeli. Ama inşallah hayra tebdil olur. Aşk meşk işlerini çok merkeze alarak 5-0 yenik başlayan bir dizi olduğunu düşünüyorum.

Selvigül Kandoğmuş Şahin:

Yedi Güzel Adam, bizim için kıymeti harbiyesi büyük yedi güzel insanın rahmetli Cahit Zarifoğlu’nun ifadeleriyle aydınlık bir meşale gibi günümüze kadar gelmesi... Yolu, yoldaşı, amaç ve idealleri, edebiyat ve erdemi, soylu bir duruşla İlahi olana yaslı tüm güzellikleri nişaneler gibi eserlerine nakşederek bizi besleyen yedi güzel insan... Biz onları hep sevdik. Yazı ve hâl yürüyüşümüzde onları önder ve mihmandar eylerken eserleriyle beslenen ruhumuzu onların soylu duruşlarına, aydınlık yollarına hep yakın hissettik. Çünkü üstadlar yıllardır büyük bir cesaretle ve mücadeleyle, toprağımızın has edebiyatının damarından beslenerek, bizim şiirimizi, öykümüzü, romanımızı yazdılar.

Yedi Güzel Adam dizisinin yayınlanması doğrusu beni heyecanlandırdı. Yedi güzel insanla halkımızın buluşması, halkın onları tanımaları gerekiyor. Sadece edebiyat ortamının değil coğrafyamızın hatta dünya edebiyatının, herkesin yedi güzel adamla buluşup bilişmesi, onların eserlerinden beslenmesi çok önemli bence. Sinema, televizyon vesilesiyle çocuklarımızın, bizden sonraki kuşakların yedi güzel adamın evlerine misafir olması elbette oldukça manidar. Çok anlamlı bir proje olduğunu düşünüyorum. Ekranı kirleten, değerlerimizi dumura uğratan, kültürümüzü yok sayan onca dizi filmin yanında, böyle bir proje çok anlamlı duracak ve büyük bir boşluğu dolduracaktır. Lakin hakkı verilerek, yaşayan ve Rahmeti Rahmana kavuşmuş tüm üstatların değerlerine, aile yapılarına saygı duyularak dizi seyirciyle buluşabilir. Bizim medeniyet tasavvurumuzun inşasında büyük emeği geçen üstadların şiirleri, eserleri, düşünceleri ve yaşayışları seviyeli ve etik bir dille aktarılırsa anlamlı bir yapım ortaya çıkacaktır. Görselliğin ve sinemanın çok önemli olduğu günümüzde sinema dilinin keşfedilerek kültürümüzü, manevi değerlerimizi, bize ait olan sanatımızı, evrensel tüm insani değerleri etkili bir şekilde sinema diliyle aktarmanın yollarını bulmalıyız diye düşünüyorum.

 

Mehmet Emre Ayhan sordu

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2014, 11:31
YORUM EKLE
YORUMLAR
hazar arda
hazar arda - 5 yıl Önce

Dizi'nin ilk bölümü ve senaryosu bence iyiydi. İçinde aşk olmasa daha iyi olurdu. Kusacam artık dizilerde aşk görmekten. Ayrıca senarist yönetmen ve yapımcı, bu insanların dahil olduğu kültüre ne kadar dahil bilmiyorum. İleriki bölümlerde bu kendini belli eder. Muhteşem 7 güzel adam olmazlar inşallah ileriki bölümlerde

havva
havva - 5 yıl Önce

Televizyonda şu an için en düzgün dizi diyebilirim.Edebiyatın ve şairlerin iç dünyalarını daha iyi aktarırlar umarım diğer bölümlerde.

Yasemin
Yasemin - 5 yıl Önce

öncelikle dizi hayırlara vesile olsun.. 7 güzel adam hakkında çok teferrutlı bilgim yok ama onlara ısınmam zaman almadı.. diziyi haftalar öncesinden izlemek üzere not almıştım ve günü geldiğinde büyük bir heyecanla ve merakla izledim. önce tabii müzikler.. kanun sesi.. kanundan hiç vazgeçmeyin.. göksel baktagirsever olarak beni önemli ölçüde diziye çeken bir ayrıntıydı. şimdi bi kaç eksikliğe değinmek istiyorum: göz bağı ve çekmece. göz bağı elde bağlanan basit bir siyah bez paçası olsaydı dönem

Yasemin
Yasemin - 5 yıl Önce

çok daha güzel örtüşecekti. çekmeceye gelince Bayazıt'ın odasındaki çekmece o dönemlerin tekniğini aşar şekilde raylıydı ve beyaz beyaz sırıtıyordu. buna benzer hatırlayamadığım ufak bi şey daha vardı sanırım. bunlar biraz dikkat ve özene halledilir şeyler zaten ;) gelelim methiyelere.. dizinin beni içine çektiği atmosfer -kim bilir belki de içine girmeye çok hevesli olduğumdan- ; uzun bi süre aklımdan çıkmadı.. hemen .tv sitesine girdim müziklerini dinledim sanki diziyi tekrar izler gibi oldum

Yasemin
Yasemin - 5 yıl Önce

bir de aşk mevzuuna girilmesine tepkili olanlar var.. ben pek katılmıyorum.. günümüz gençliğine aşkı içinden ayıklayarak salt bazı değerlerle bir şeyler anlatmak bence yetersiz kalırdı. aşk duygusunun aslında -gerçekte- nasıl bi süreç olduğunu da gençlere hissettirmek lazım.. onun saflığını, paklığını unuttuk artık malum..bu nedenle çizgiyi korumak şartıyla aşk mevzuuna da değinilmeli derim ben.. (bunalttıysam özür dilerim :))

pakdilden
pakdilden - 5 yıl Önce

N.Pakdil, 8 Mayıs'ta Selçuk Üniversitesi Yerli Düşünce Topluluğu'nun düzenlediği panelin sonunda bu konuda sorulan soru üzerine fikirlerini söyledi, şöyle:"Şu ana kadar gidişatı beğenmedim. Dizi Erdem Bayazıt ağırlıklı gidiyor. Yedi Güzel Adam'da ağırlık N.Pakdil'deydi. İsimleri saydıktan sonra "onlar benim civcivlerimdi" dedi gülerekDizinin E.Bayazıt ağırlıklı gitmesinin sebebinin E.Bayazıt'ın kızı olduğunu söyledi. N.Evlice ise dizinin danışılmadan yapıldığını belirtti.

Muhammet Hamdullah Doğan
Muhammet Hamdullah Doğan - 5 yıl Önce

Yedi Güzel Adam'ı televizyon ekranlarında anlatılacak olması beni çok heyecanlandırmıştı. Şiir, edebiyat ve tabi ki dini hassasiyet ağırlıklı bir dizi olmalıydı Yedi Güzel Adam.. Ama olmamış.. İlk bölümden itibaren şok üstüne şok yaşadım. Dini hassasiyet sadece sos niyetine eklenmiş, o da yanlış eklenmiş. 1958'lerin, 74'lerin Kahramanmaraş'ında adam gibi örtülü hiç kimse yok ne hikmetse. Üstelik Erdem Bayazıt "başını örtmek istemiyorsan öyleyse boynunu örteriz" dediğinde sinirden diziyi kapattım

Arzu
Arzu - 5 yıl Önce

Ben ilahiyatçı edebiyat sever biri olarak İHL orta bölümümde Necip Fazilla dönem ödevi olarak tanışıklığım başlayıp gençlik yıllarımı şekillendirmen Babamin kütüphanesinde Nuri pakdil Cahit Zarifoglu,Rasim özdenörenleri görmeden bilmeden okuyan bir genc olarak yetiştim.Hatta Cahit Zarifoglunun vefatının 9 yaslarımda okuduğum gülcocuk dergisinden anımsıyorum ve haylice üzülmüştüm.Cok yıllar sonra iste bu Yedi güzel adam'i TRT ekranlarında bizlerle buluşturmuş olmanıza Cok teşekkür ediyorum.


banner8

banner19

banner20