Yayıncılıkta nitelikli insan kaynağı sorunu var

Dünya Bizim olarak kültür sanat dünyamızın nabzını tutuyoruz. Kültür sanat söyleşileri dizimizde konuğumuz Timaş Yayınları… Ümit Aksoy sordu.

Yayıncılıkta nitelikli insan kaynağı sorunu var

Yayınevleri, televizyon programları, gazeteler ve belediyelerle, yürüttükleri faaliyetler üzerine konuştuğumuz soruşturmamızda, Timaş Yayınları’ndan İhsan Sönmez, Adem Koçal ve Savaş Özdemir ile yayınevinin dününü ve bugününü konuştuk.

Timaş Yayınları'nın yayınladığı ilk kitaplar olarak Hekimoğlu İsmail'in kitaplarını hatırlıyoruz. Timaş, yayın hayatına hangi kitapla ve ne tür endişelerle adım attı?

Timaş Yayınları, ilk kurulduğu yıllardan bu yana hep bir dava uğruna hareket etti. Okurlarını ve hatta yazarlarını kendisi yetiştiren bir yayınevi oldu. Bir okul haline geldi. Bu okulun ilk kitapları Hekimoğlu İsmail ve Ahmed Günbay Yıldız beyefendilerin kitaplarıdır. Ayrıca yine o dönemde, kalın ciltli ve daha “ulaşılmaz” görünen klasik eserleri, karton kapak ve ulaşılabilir şekilde okurlara sunmak, yayıncılıkta ön plana çıkmamızı kolaylaştırdı. Ötekileştirilmiş bir topluma yönelik, bir yandan şuur, bir yandan yön veren kitaplar, kendi yollarını açtı. Huzur Sokağı'ndan, Batı klasiklerinin ilk defa farklı bir dille okura sunulmasından, sürekli olarak yeni isimlerin yayın dünyasına kazandırılmasına kadar büyük görevler ifa eden bir yayınevi burası. Halen, ortalama her on yılda bir kendi içinde bir çok değişikliği yaşayan ve bunu okurlarına yeni yazarlar ve yeni yaklaşımlar kazandırarak dışa yansıtan bir yayınevi ile karşı karşıyayız.

Yayıncılığın hemen her alanında faaliyet gösteriyorsunuz. Özellikle çocuk yayıncılığında geniş bir yelpazeye sahipsiniz. Bu kitaplarda başta “pedagojik” olmak üzere nasıl editöryal faaliyet yürütüyorsunuz?

Çocuk kitaplarımıza dair daha önce hiç yapılmamış bir çalışma yürütülüyor. Ana bilgi kaynağımız öğretmenler. Sınıf - branş ve bölge bakımından seçilmiş, bire bir iletişimimizi sürekli devam ettirdiğimiz yüzlerce öğretmen okurumuz var. Bu öğretmenlerimize öncelikli olarak kitaplarımızı okutuyor, eleştirilerini alıyoruz. Bu eleştiriler doğrultusunda daha da iyiye gitmeye çalışıyoruz. Ayrıca, her kitabımızda mutlaka pedagog desteği ve çocuklar üzerinde ön okuma çalışmaları yapıyoruz. Yani çocuklara da önden kitaplarımızı okutuyoruz, acaba neresini beğendi, acaba neresinde kitaptan sıkıldı gibi sorulara cevap bulmaya çalışıyoruz.

Bir özelliği daha var Timaş Çocuk’un, o da, artık bu çalışmaları yerel değil, global olarak yapması. İki yıldır süren bir çalışmamız var. 300'e yakın çocuk kitabımızı İngilizceye tercüme ettik, editöryal kontrollerden geçirdik, pedagojik olarak denetlettirdik ve yayınladık. Böylece kitapların tamamı, hangi milletten olursa olsun, okuyan çocuğun herhangi bir pedagojik problemle karşılaşmaması için defalarca ve titizlikle yeniden ve yeniden incelenmiş oldu. Çocuk kitaplarında geniş bir yelpazeye sahip olmanın bir sebebi daha var, hangi gelir grubu içinde olursa olsun, çocuklar kitaba ulaşabilmeli. Bizler de uygun fiyatlı bol çeşit kitapları hazırlayıp çocukların hizmetine sunduk. Bunun yanında çok kaliteli baskıları ile sert kapaklı, özel ciltli, büyük kitaplar da yaptık. Tüm bunlar birleşince gerçekten büyük bir portföy oluştu.

Hatırat Kitaplığı” yayınlarıyla son dönem Mevlevi şeyhlerinden Midhat Bahari Beytur ve Veled Çelebi İzbudak gibi önemli şahsiyetlerin hatıralarını gün yüzüne çıkardınız. Bu alanda neler yayınladınız ve yeni hatıratlar neşredecek misiniz

Timaş Yayınları Hatırat Dizisi farklı alanlarda birçok tarihî şahsiyetin günlüğünü, hatıratını ve nehir söyleşisini yayınlamaya ve bu eserlerle “bir devre ayna olmaya” yeni yayın programında da devam edecek. Geçen senelere bu nazarla baktığımızda bizi çok heyecanlandıran birçok projeye imza attığımızı söyleyebiliriz. Bu çalışmalara misal kabilinden birkaç eserimizi huzurunuzda zikretmek istiyorum. Öncelikle ücra bir Karadeniz köyünde büyüyen ve o coğrafyanın Cumhuriyet’in ilk devrindeki sosyal, siyasi ve dinî yaşantısını yerel birçok örf ve ananeyle birlikte çok güzel bir üslupla sunan eski vaiz ve müftülerimizden Ali Kemal Saran’ın Omuzumda Hemençe kitabıyla başlamak isterim bu bahse. Akabinde Sultan II. Abdülhamid hakkında yayınlanmış en kıymetli hatıratlardan, kızı Ayşe Osmanoğlu’na ait Babam Sultan Abdülhamid kitabını neşrettik. Yıllardır baskısı yapılmayan, birçok tarihî esere kaynaklık eden bu kıymetli eseri literatüre tekrar kazandırmak, aynı zamanda Ayşe Osmanoğlu’nun torunlarıyla yakinen çalışmak bu süreci bizim için daha da kıymetli hale getirdi.

Her sene demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak var olan 27 Mayıs Darbesi ile ilgili hatıratlar, günlükler neşretmeye gayret ediyoruz. Bu sene de Demokrat Parti’nin kurucularından ve dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın kızı Nilüfer [Bayar] Gürsoy’un, darbenin ilk günlerinden başlayarak muhakeme süresince yaşadıklarını yazdığı 27 Mayıs Darbesi ve Bizler kitabıyla o dönemi bir de tutuklanan devlet adamlarının ailelerinin gözünden okumaya sevk ettik okurumuzu. Ayrıca bu sene nehir söyleşilerimize bir yenisini daha ekledik. Hayatını ilme, araştırmaya, yazmaya, öğrenmeye ve öğretmeye adamış bir ilim adamının, Ahmet Yaşar Ocak’ın hayat hikâyesini paylaştık okurlarımızla. Son olarak Osmanlı’nın Onuncu Kolordu Topçu kumandanı, Teşkilât-ı Mahsusa’nın kurucu üyesi, ilk İstiklâl Mahkemeleri reisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Osmaniye milletvekili, Mustafa Kemal Paşa’nın silah arkadaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Denizcilik Bakanı İhsan Eryavuz’un, Millî Mücadele ve Lozan yıllarını anlattığı Kara Defter kitabını neşrederek “tarihî olayları o günleri yaşayanların ağzından öğrenme” adına başladığımız bu yolcuğa devam ediyoruz. Tüm bunlarla birlikte 100. yılına girdiğimiz şu günlerde I. Dünya Savaşı ve Çanakkale Savaşı'na dair yeni hatıralar yayına hazırladığımızın müjdesini de vermek isteriz.

Tarih alanında “yapı söküm” olarak adlandırılabilecek kitaplar yayınlıyorsunuz. Bu kitapların birçoğu Mustafa Armağan imzalı. Timaş, tarih kitapları hakkında nasıl bir yayın politikası izliyor?

Mustafa Armağan'ın yanı sıra Türkiye'nin önde gelen tarihçilerinden Kemal Karpat, Halil İnalcık, İlber Ortaylı, Cemil Koçak, Feridun Emecen, Ahmet Şimşirgil, Talha Uğurluel ve burada adını sayamadığımız birçok değerli tarihçinin eserlerini neşrediyoruz. Türkiye'de tarih yayıncılığı için 1999 yılı bir milat. Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yılı vesilesiyle yapılan kutlamalar, konferanslar, programlar Osmanlı'yla barışmamızı sağladı. Tartışma programları, diziler, TV programları derken insanlar okullarda "öğretilmeyen" veya sadece isim ve tarihlerden oluşan "sıkıcı" dersler yerine tarihin farklı yüzünü kitaplarda aramaya başladılar. Timaş Tarih olarak bu boşluğu doldurma gayretindeyiz. Hem rahat, her yaştan insanın okuyabileceği araştırmalar, hem de akademisyenlerin monografilerini okurlara ulaştırma gayretindeyiz.

Bugüne kadar akademisyenlerin görüşleri geniş kitlelere ulaşmıyordu. Bunu geçmiş yıllarda yaptığımız çalışmalarla kırdık. Şeyh-ül Müverrihin Halil İnalcık'a kitabının 20 bin tiraja 6 ay gibi kısa bir sürede ulaştığını söylediğimde gözlerindeki mutluluğu anlatamam. Aynı şekilde Prof. Dr. Feridun Emecen'in İstanbul'un Fethi'ni anladığı "Fetih ve Kıyamet" kitabının kısa sürede 25 bin okura ulaşması büyük bir başarıdır. Prof. Dr. Kemal Karpat'ın yıllarca baskısı yapılmayan eserlerinin kısa sürede tarihseverler tarafından beğenilmesi, yeni baskılar yapması Karpat için Türkiye'nin "değiştiğinin" bir göstergesidir. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in “Kayı” serisi, Ali Çimen'in “Tarihi Değiştirenler” serisi, Talha Uğurluel'in görsellerle desteklenmiş tarih kitapları, Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın Osmanlı'yı daha iyi anlamamızı sağlayan eserlerine ilgi doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

Yayınevi olarak tarih alanında geniş bir yelpazemiz var. Osmanlı ve yakın tarihin yanı sıra askeri tarih, kültür tarihi, Osmanlı deniz tarihi ve yakın zamanda başladığımız Selçuklular tarihi ile her okurun ilgisine hitap edecek eserler neşretmeyi hedefliyoruz. Yurtdışında gördüğümüz başarılı yayımcılık çalışmalarının benzerlerini kendi tarihimizi, değerlerimizi anlatmak için örnek alıyoruz. Tılsımlı Gömlekler, Kutsallığın Başkenti Kudüs, Osmanlı Askeri Tarihi gibi büyük emek mahsulü eserlerle okurun gözüne de hitap etmeye gayret ediyoruz.

Türkiye'de yayıncılığın problemleri sizce neler? Bu problemlerin giderilmesi yönünde ne gibi adımlar atılmalı?

Yayıncılığın problemleri arasında ilk sırada insan kaynağı problemi geliyor. Son yıllarda açılan atölyeler haricinde, profesyonel yayıncı yetiştiren bir eğitim kurumu ne yazık ki bulunmuyor. Yayıncılığın hem statü hem de standartlar açısından ilerlemesi, nitelikli insan kaynağı stoğu artmadıkça oldukça güç. Bunu çözmek için daha üniversite sırasında nitelikli beyinleri yönlendirmek gerekiyor.

Bir ikinci problem, okur tabanının çok yavaş şekilde büyümesi. Türkiye’deki 1200 halk kütüphanesine karşılık ABD'deki 110.000'den fazla halk kütüphanesi oranı, “kendi seçtiği kitabı okuyan okurlar” açısından okuma oranlarının düşüklüğüne ispatlardan bir tanesi. Bu problemi çözmek için çok net şekilde insanları okumaya yönlendirmek gerekiyor. Nasıl ki sigara karşıtı kamusal kampanyalar yürütülüyorsa, aynı şekilde, insanlar okumaya yönlendirilmeli. Veya Baltık ülkelerindeki yıllık okuma kampanyaları gibi örnekler ülkemizde uygulanabilir.

Üçüncü sorun, yayıncılık kalitesi ve keşfedilebilirlik sorunu. Özellikle son yıllarda, çok yoğun şekilde “publishing” yerine “packaging” kurumları ortaya çıkmaya başladı. Yani özünde içerik yönetimi modeli ile yayıncılık yapan değil, “içerik temini ve satışı” yöntemi ile türeyen ticari kurumlar ön plana çıktı. Burada yabancı dilden hızla ve kalitesiz şekilde tercüme edilerek albenili şekilde piyasaya bir anda sunulan yüzlerce eserden bahsediyorum. Bu ne yazık ki uzun vadede hem gerçek yayıncılık faaliyerini baltalayacak, hem de okuru “zehirli bal” ile tanıştııracak sorunlu bir yöntem. Bu sorunun çözümü şudur diyemem, uzun vadede okurun eleğinden fabrikasyon ürünlerin geçemeyeceği ve durumun normale döneceğine dair bir umut taşıyorum.

 

Ümit Aksoy sordu

Yayın Tarihi: 30 Ağustos 2014 Cumartesi 10:40 Güncelleme Tarihi: 30 Ağustos 2014, 11:04
banner25
YORUM EKLE

banner26