Yaşı Küçük Yüreği Kocaman Kahramanlara 15 Temmuz Gecesi Neler Hissettiklerini Sorduk

Küçük yaşta, büyük inançta çocuklarımız da vardı 15 Temmuz gecesi sokakta. Evde bayrağı kucağında, dualarına sarılıp babalarını bekleyen, bayraktaki al rengin sebebini o gece anlayan, askerlerimiz bizi neden vuruyor diye soran çocuklar… En içten, en masum cümleler onlara ait belki de. Eslem Nilay Koşucu o çocuklara sordu: ‘Darbe girişimi gecesi neler hissettiniz?’

Yaşı Küçük Yüreği Kocaman Kahramanlara 15 Temmuz Gecesi Neler Hissettiklerini Sorduk

O gece çoğumuz bir çocuk gibi habersizdik maalesef darbenin ne olduğundan. ‘Boğaziçi köprüsünü askerler tutmuş’ diyorlardı. Ne yapabilirdi ki bizim askerimiz bize? Şaşkındık, idrak edemedik. Nasıl olur diye sorduk birbirimize. Dualara, ezanlara, selalara, yollara ve belki de daha zoru, yoldakileri beklemelere durduk. Camların titremesi ile uyanan çocuk sesleri, kuşların çığlıkları ve vatanı kaybetme korkusu...

Çok şey söylenir o gece için muhakkak. Çok susulup çok düşünülmesi gerektiği gibi. İslam üzere yaşama kaygısı taşıyan herkeste bir iz bırakmıştır o gece. Kiminin ömrünün sonuna dek her gün karşılaşacağı izler, kiminin hasret duyacağı izler. Borçlandık önden giden o yiğitlere. Hayatlarını hayra şahit olmakla geçirmiş, mukabilinde şehadet şerbetini yudumlama şerefine nail olmuş yiğitlere borçlandık. Ömürlerinin sonuna dek bir şeref nişanesi taşıyacak gazilerimize borçlandık.

Küçük yaşta, büyük inançta çocuklarımız da vardı o gece sokakta. Evde bayrağı kucağında, dualarına sarılıp babalarını bekleyen, bayraktaki al rengin sebebini o gece anlayan, askerlerimiz bizi neden vuruyor diye soran çocuklar…

En içten, en masum cümleler onlara ait belki de.

Bu sebeple en çok onlara sormak istedim: ‘Darbe girişimi gecesi neler hissetiniz?’

Cesur halkımız olmasaydı çoktan darbe olabilirdi

Mehmet Asaf Şener: 10 yaşındayım. Ben Almanya'da yaşıyorum. Üzüldüm. Annem Türkiye'ye gitmişti. Korkuyordum, çünkü annemin ve akrabalarımın tehlikede olabileceklerini düşündüm. Dışarıda ne olduğunu merak ediyordum. Keşke ben de o gece İstanbul'da olsaydım. Babamla ben bu geceyi hiç unutmayacağız.

Ahmet Furkan Güneş: 12 yaşındayım. Darbe girişimi gecesi cumhurbaşkanımıza bir şey olacak diye çok korktum. Askerimizin ve polisimizin birbiri ile çatışmasına çok üzüldüm.

 

 

 

 

İbrahim Taha Gültekin: 13 yaşındayım. Tabii ki de üzüldüm ve kaygılandım. Kendimi şehitlerin yerine koymaya çalıştım. Geç saatlerde uyudum. Vatan hainlerini yeneceğimizi biliyordum. Cesur halkımız olmasaydı çoktan darbe olabilirdi. Ben köprüye inmedim ancak olanlar beni derinden hüzünlendirdi. Gelecekte o geceyi Türkiye'nin en karanlık gecesi olarak hatırlarım herhalde.

 

Elif Rana Gültekin: 10 yaşındayım. Ben pek fazla bir şey anlamamışım ilk başlarda. 3. gün filan anlamaya başladım darbe girişimi olduğunu. 200’den fazla kahraman şehid olmuş. Ben çok üzülüyorum. Babam ile annem Kısıklı’ya nöbete gittiğinde endişeleniyorum. Başka insanlar için de endişeleniyorum. Rüyamda ağabeyim Taha’nın ve annemin öldüğünü gördüm. Annemin öldüğü yerde gökkuşağı vardı. Cennet gibi bir yerdi. Taha Ağabeyim evimize benzeyen bir yerde öldürülmüş imiş. Çok korktum. Darbe rüyalarıma bile giriyor. Şehitlerimizin cenazesine gittik. Mezarlıkta biz de minik bir mezar yaptık ağabeyim ile. Bir de cumhurbaşkanı gittiğimiz başka bir cenaze namazında babası ile şehid olan abi için konuşurken çok ağladı. Darbeciler yenseydi babamı da öldürebilirlerdi. Onlar çok kötü.

Gazilik makamına eriştiğim için çok mutluyum

Gazi Rabia İsmailoğlu: 14 yaşındayım. Eve gelip de televizyonda darbe girişimini gördüğüm zaman ilk önce şok oldum. Böyle bir şey beklemiyordum, asla beklemiyordum. Çok ani oldu, birdenbire... Böyle bir şeyin asla sonuçlanmaması gerektiğini, sonuçlanmasına izin vermememiz gerektiğini biliyordum. Engel olmamız gerektiğini biliyordum. Nasıl böyle bir şey yapabilirler diye tabi askerin darbe yapıyor olmasıyla bir hayal kırıklığı yaşadım… Oraya zaten ailemle birlikte gittim. Annem, babam, ablam ve ben. Yolda gitmeye başladığımızda video çekmeye başladım. Biz valiliğe gitmek istedik fakat Saraçhane’de askerler barikat kurmuştu. Biz de orada durduk ve insanlar birikti. Üç tane tankın önünde yirmi kadar asker vardı. Sonra halk askerin üstüne gitmeye başladı. Biz de üstlerine gitmeye çalıştık ve bağırdık. Biz burada bu kadar insanız, nasıl bunu yaparsınız, hepimizi mi öldüreceksiniz ne yapacaksınız diye. Askerimizin böyle bir şey yapıyor olması bizi çok şaşırtmıştı. Bizi vurmayacaklarını düşünüyorduk. Sonra en öndeki insanları ayaklarından vurmaya başladılar ve daha sonra halk sinirlenip daha çok üstlerine gitmeye başlayınca G3 silahlarıyla insanları taramaya başladılar. O sırada öndekilerin vurulmasıyla biz de geriye doğru savrulduk. Ben de hafif doğrulduğum zaman vuruldum. Daha sonra hastaneye gittik ve dört gün yoğun bakımda kaldım.

Bu darbe girişimi haberini ilk gördüğüm zaman herkes sokağa çıkmaya başladığında bizim de sokağa çıkmamız gerektiğini biliyordum. Vatanımızı bir avuç vatan hainine, o asker kılığına girmiş canilere yem edemezdik. Hemen hazırlandık. Ailem o sırada Recep Tayyip Erdoğan’ın “sokağa çıkın” çağrısını bekliyordu. Sonra Cumhurbaşkanı da meydanlara, sokaklara, havaalanına çıkın diye çağrı yaptığı zaman ben çıkıyorum dedim. Çünkü çıkmak zorundaydık hepimiz. Eğer vatanımız bu haldeyse, darbe önlendiyse, sokağa çıkan, dışarı çıkan, tankların önüne yatan, silahların önüne geçen insanların sayesinde…

Ayağa hafif doğrulduğum anda vurulmuştum. Ben acıyı sırtımda hissetmiştim, dolayısıyla sırtımdan vurulduğumu düşündüm ama G3 mermisi kolumdan girip sırtımdan çıkmış. Hatta ben plastik mermi olduğunu düşünüyordum çünkü Türk askerinin Türk halkına daha büyük düşmana bile kullanmadıkları silahları sıkabileceklerini düşünmüyordum. Yaralandığım zaman şok oldum çünkü çok enteresan bir şeydi. İnsanlar ayaklarından vuruluyordu ve sırtımda o acıyı hissetmiştim ve şok oldum, “ben mi vuruldum” diye. Gerçekten vuruldum mu? Sırtımın ortasında bir uyuşukluk, elektrik çarpması gibi bir acı hissettim ve sonra çığlık atarak yere yığıldım. Ama içim rahattı, hiç korkmadım, daha sonra da kucaklanarak hastaneye götürüldüm. Gazilik makamı çok yüksek bir makam. Ben de bu şerefe eriştiğim için çok mutluyum.

Sevde Ruveyda Öztürk: 7 yaşındayım. O gece uyuyamadım. Kötü şeyler düşündüm. Annem ve babam dışarıya çıktılar. Beni ve kardeşimi teyzeme bıraktılar. Uçak sesleri gelince teyzem bana sarıldı. Annem ve babamın o gece beni bırakması beni çok etkiledi. Annem ve babam bütün nöbetleri tuttular. Sonra bize çadır aldılar ve biz de onlarla nöbet tuttuk.

 

 

 

 

Muhammed Furkan Uyar: 8 yaşındayım. Darbe gecesi sinirlendim, üzüldüm. Biraz da korktum. Evdeki erkekler dışarı çıktılar, ben annemle evde kaldım. Bence darbeyi Fethullah Gülen yaptı. O kötü biri. Dünyamızı teröristlerle beraber yönetmek istiyor. Erdoğan televizyona çıkınca sevindim.

 

 

 

Kötü insanların istedikleri olmadı

Bera Şamil Nac: Çok şaşırdım o gece. Köprü niye kapatıldı anlamadım. Sonra olaylar ortaya çıktığında bir ülkenin kendi askeri bunları nasıl yapar diye çok üzüldüm. Uçakların geçerken çıkarttığı ses evin balkonunu titretti. Çok korkmuştum. Sonra sabaha kadar uyuyamadım, hep haberleri izledim. Sonrasında da her gece Saraçhane’de babamla nöbet tuttum.

 

 

Hanife Meryem Özen: 8 yaşındayım. Vatanımız elden gidecek, herkes ölecek, yurtsuz kalacağız diye çok korktum. Babam dışarı çıkmıştı, ona bir şey olacak diye çok korktum. Benim için korkulu bir gece oldu. Biz evde yalnızdık. Annemin arkadaşına gittik. Onlar da yalnızdı. Ben babamı merak ediyordum ve ağlaya ağlaya uyudum. Dünyanın en kötü gününü yaşadım. Annem ağlayarak dua ediyordu. Onu görünce çok kötü şeyler olduğunu düşündüm. Daha fazla korkmayayım diye annem haberleri izletmedi. Askerler iyiyken nasıl kötü olup bizim yurdumuzu işgal ediyorlar diye düşündüm.

Mitinglere gittiğimde çok mutlu olmuştum. Çünkü kötü insanların istedikleri olmadı. Babası ölen çocuklar var. Onlar bizden daha çok üzüldü. Onları görsem, bir sürü hediyeler vermek isterim.

Faruk Alparslan: 15 yaşındayım. Bir arkadaşımla dışarıdaydım o sırada. Eve geldiğimizde o kadın sunucu darbeden bahsediyordu. Ben darbenin ne demek olduğunu biliyorum. Neden yapıldığını ve imkan dâhilindeki sonuçları hakkında da fikrim var. Olayı kavrar kavramaz Cumhurbaşkanımız Erdoğan o heybetiyle belirdi ve resmi bir diğer mücahid Adnan Menderes ile tamamladım. İçimden “Allah'ım!” dedim, “Babaannelerimizin ve dedelerimizin şahit olduğu o günlere ve benzerlerine bizleri de şahit kılma.” Rabbim muhafazasını kaldırırsa başka neler yaşanır diye düşünürken imam hatipli oluşum takıldı aklıma. Kafamdaki takkenin artık ne anlama geleceğini idrak etmeye çalıştım. İşin eğitimde bittiğini bilen kefereler tabi ki ilk işler arasına Kur’an’a ve vatana hizmetkârlar ve neferler yetiştiren bu mukaddes kurumları ortadan kaldırmayı da eklemişlerdir dedim kendi kendime. Görünen kısmında alenen Feto’nun olması, işin arkasında varlığının başından itibaren bizi bitirmeye çalışan İngilizlerin, Amerikanların ve diğer aşağılıkların varlığına olan inancımı etkilemedi. Zaten bu girişim, bu şahsiyetsizi destekleyenleri isim isim ortaya çıkarmıştır. Varlığından haberimiz olan bu müsveddeleri sıfat olarak da tanımamıza olanak sağlamıştır. Pek çok konuda ihtilafa düşülmesine rağmen toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelebileceğini ortaya koymuştur. İnsanlar anlamamakta dirense de televizyonda ünlü sıfatıyla gezen şempanzelerin vatanı satabilme potansiyelinin ne kadar korkunç derecelerde olduğu gözler önüne serilmiştir. Darbelerin ezanları susturamayacağı kanıtlanmıştır!

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın önderliğinde, hemen arkasındaki sadık dürüst ve kıymetli adamlarının liderliğinde, insanlara her türlü maddi ve manevi destekte bulunan hocalarımız rehberliğinde yenilenmiş, güçlenmiş, tarihine ve bayrağının kırmızısına yeni bir şeyler eklenmiş bir Türkiye olarak tekrar yerimizi alacağız, her alanda savaşımızı sürdüreceğiz. Bilenler bilmeyenlere öğretecek ve ilerleyeceğiz, hedefler koyacağız, seher vakitlerinde uyanık olacağız, Müslüman olarak uyanık olacağız, Hakk’ı haykıracağız, sabredeceğiz ve en önemlisi de dua edeceğiz.

Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz olduğu için Rabbimize çok şükür borcumuz var, onları eda etmeliyiz. Rabbim ona hayırlı uzun ömürler versin, attığı adımları sağlam eylesin, tuttuğunu koparır eylesin, azim versin; güç kuvvet versin, onu muhafaza eylesin! Amin. Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

 

Röportaj: Eslem Nilay Koşucu

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2016, 11:41
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ece
ece - 3 yıl Önce

bu çocuklardan allah razı olsun

banner19

banner13

banner26