Üsküdar'ı seviyorum çünkü daha muhafazakar

Müslüman coğrafyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen gençlerle yaptığımız röportajlara Libya'dan Mohamed Eldarsi ile devam ediyoruz. Deniz Baran sordu.

Üsküdar'ı seviyorum çünkü daha muhafazakar

Müslüman coğrafyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen gençlerin buradaki deneyimlerini ve kültürümüze entegrasyonlarını nasıl sağladıklarını görmek, ayrıca içimizde yaşayan yüzlerce gencin kültüründen ve memleketinden bihaber olmamak üzere başlattığımız röportajlara Libya'dan gelen Mohamed Eldarsi ile devam ediyoruz.

Bize ülkenden bahsedebilir misin? Nüfus hangi kesimlerden oluşuyor?

Libya nüfusunun çoğu Arap ve Müslümanlardan oluşmaktadır. Çoğunluk Sünni-Maliki olsa da ülkenin doğusunda nüfusun %2-3’üne tekabül eden Ibadizm inancına sahip kitleler de mevcuttur. Ayrıca Berberi ve Tuareg azınlıklar da vardır.

Ülkenin kültürünü anlatacak 3 şeyden bahseder misin?

3 şey ortak kültür öğesidir: İslam, sabır ve üzüm bağları.

Ülkende sanat, edebiyat, müzik alanlarında oldukça öne çıkan, gençlerin en çok saygı duyduğu, takip ettiği Müslüman şahsiyetler kimler?

Her toplumda toplumun farklı kesimlerinin farklı ilgileri olur. Ancak Libya’da çoğunluk dinine bağlıdır ve ulema ile şeyhler, insanlar üzerinde daha etkilidir. Politikacılar ve medyanın yanı sıra aşiret ve kabile liderleri de etkilidir.
Şeyh El Sadıq Elgiriani, Hamza Abu Faris ve Ali El Sallabi en meşhur hocalardır.

Ülkende İslam kültürüne dair yayım yapan önemli dergi, gazete, TV kanalı vb. var mı?

Libya’da İslami kültüre dair yayın yapan çok fazla televizyon programı ve yazar mevcuttur. Al Tanasuh ve Al Hidaya meşhur kanallar arasında.

Libya’daki mevcut politik durum nedir? Toplumun 3 parçaya (2 hükümet ve IŞİD’e bağlı bir silahlı örgüt) bölündüğünü duyduk?

Libya’daki savaşın sebebi, 42 yıldır özgürlüğü kendisinden alınmış olan Libya halkının bunu geri alma arzusudur. Devrimden sonra Ortadoğu’daki “karanlık güçler” bölgede özgürlüğü yayabilecek bir özgür toplumdan mutlu olmadılar. Bu yüzden Libya’ya ve 17 Şubat Devrimi’ne, onun tüm temsilcilerine ve politik kazanımlarına karşı bir devrim başlattılar.

O iki hükümet ve IŞİD’den bahsedersek… Taraflardan birinin lideri 1969’daki darbeye de katılan Kaddafi’nin kurmaylarından biri ve yine Libya’da darbe yapmaya çalışıyor. Devrimden sonra ülkeyi kontrol etmek istese de yapamadı. Bu yüzden ülkenin doğusunda Derna ve Bingazi’deki isyancılar ile arasında savaş başladı. Bu savaş sırasında belli köyleri ve yerleşimleri ele geçirip o bölgeyi kontrol etmek adına bir hükümet kurdu. Diğer hükümet ise resmi hükümet ve ülkenin %80’ini kontrol ediyor. IŞİD ise savaştan önce bölgede yoktu, bu sebeple IŞİD karşı devrimin bir sonucudur ve Sirte şehrini kontrol etmekte.

Libya’nın Arap Baharı’ndan sonra daha kötüye gittiğini düşünüyor musun?

Hayır. Bahar’ın Libya’ya bahar getirdiğine inanmasam da bu da Libya ve özgürlük düşmanlarının istediği bir şeydi. Ancak inşallah yakında olacak!

Kaddafi döneminde ülkende İslami siyasi hareketlerin yönetimdeki etkisi neydi? Peki şimdi nasıl? Ülkende İslam kültürüne dair yayım yapan önemli dergi, gazete, TV kanalı vb. var mı?

Kaddafi döneminde İslami gruplar siyasi sebeplerle hapislere tıkılmıştı. Kaddafi, bir gün yerini alacakları kaygısıyla onlardan korkmaktaydı. Aynı Firavun’un Musa’dan korkması gibi… Bu, bugün gerçekleşti ve İslami gruplar Libya’daki ilk seçimde iktidara geldi ve parlamentoda, hükümette temsil ediliyor. Bugün eskiye nazaran çok daha etkililer ve Libya halkı içinde çok daha fazla nüfuzu var.

Ülkendeki Müslümanların dini yaşantısını sürdürmesinin önünde bir engel var mı?

Hiç yok. Belki bazen, bazı yerlerde politik sebeplerle olmuştur.

Peki Müslümanların din eğitimini ve bilgisini aldıkları kurumlar nelerdir?

Libya, meşhur Kur’an kursları ile bilinir. Ayrıca çok fazla hafızımız mevcut, belki de ülke çapında 600.000 kişiyi bulur bu sayı. Bu Kur’an okullarında insanlar Kur’an’ı ezberlemeye başlar ve tecvit dersi alır. Sonra da ilgilerini devam ettirirlerse fıkıh ve hadis dersi alırlar.

Türkiye’ye geliş sebebiniz neydi?

Akademik eğitimim için geldim.

Yakın gelecekte Libya’ya dönmeyi düşünüyor musunuz?

Tabi ki, Türkiye’ye sadece eğitim için geldim ve bitince döneceğim.

En çok neyi özlüyorsun?

Aslında Libya’ya dair her şeyi özlüyorum. Arkadaşlarımı, ailemi, havayı, denizi, yemekleri ve yuvamı…

Türkiye’de yabancılık problemi yaşadın mı? Yaşadıysan bir yabancı olarak yaşadığın problemler neydi?

Aslında Türk toplumuna adapte olmada bir problem yaşamadım. Sadece yabancı hissetmemek için Türkçe konuşmalıyım ve açıkçası Türkiye’de yabancı gibi de hissetmiyorum. Çünkü burada insanlar dost canlısı, özellikle bazı polisler.

Türkiye ve Libya arasındaki en büyük kültürel fark nedir?

Türkiye toplumunun çok çok daha açık ve sivilleşmiş bir toplum olması dışında büyük bir kültürel fark yok. Bir de dil tabi.

Türkiye’ye gelmeden önce burası hakkında düşündüğün ama çok yanıldığın bir şey var mı?

Ortadoğu’nun sembolü olan İstanbul’daki temel hizmetlere dair bürokrasi dışında bir şey yok. Bir de polislerin kabalığı.

Türkiye’de sana en yakın gelen şey nedir?

Çok sevdiğim büyük camiler ve müthiş kebap ve ızgaraları ile Türk mutfağı.

En çok nereleri seviyorsun?

Üsküdar. Çünkü daha muhafazakâr ve deniz kıyısında.

Türkiye’deki üniversiteler hakkında ne düşünüyorsun?

Ortadoğu’daki öğrenciler için Türkiye’de akademik eğitimin iyi bir istikamet olabileceğini düşünüyorum. Türkiye hızla gelişiyor ve bence iyi bir geleceğe sahip.

Türkiye’de dini yaşantıyı sürdürmede herhangi bir zorlukla karşılaşıldığını gözlemledin mi?

Benim mezhebimin Maliki oluşu dışında bir zorluk görmedim. Mezhebime göre ibadet etmeye çalıştığımda bazen camilerdeki insanlar anlamıyor ve bununla uyum sağlayamıyor. Bu tabi Türkiye’ye özgü bir durum değil. Ülkemde bazı yerlerde de bunu yaşıyorum.

 

Deniz Baran konuştu

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2016, 12:46
banner12
YORUM EKLE

banner19