Uganda'da en yaygın kitle iletişim aracı radyo

Uganda genel olarak nasıl bir ülke? Yardımlar Ugandalıları nasıl etkilemiş? Ugandalı Müslümanlar için Kaddafi ne anlama geliyor? İbrahim Ethem Gören, bunları ve daha fazlasını Arif Erbil ile konuştu..

Uganda'da en yaygın kitle iletişim aracı radyo

 

Arif Erbil, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi. Ümmet-i Muhammed’in hali ile hâllenen bir delikanlı o. Şairler Sultanı’nın “Kazanda su kaynasa sanki ben pişiyorum/ Bir kuş bir kuş öldürse ben can çekişiyorum” dediği tarzda bir hassasiyetle dünyanın muhtelif bölgelerinde mağdur ve mazlum durumda olan Ümmet-i Muhammed evlatları için neler yapabilirim düşüncesine sahip, istikbal vaat eden bir talebe Arif.

Arif Erbil, Genç Dergi ve TİKA iş birliğiyle Ramazan ayında Uganda’da düzenlenen “Afrika’da Medya” projesine katılarak Ugandalı kardeşlerimizi ziyaret etti. Kendisiyle Boğaziçi Üniversitesi Güney Meydan’da öznesinde Uganda Müslümanları olan bir hasbıhal gerçekleştirdik.

Uganda'ya ne için gitmiştiniz?

Tabi ki her hayırlı şey gibi bir vesileyle oldu bu Uganda seyahatimiz. Genç Dergi ve TİKA işbirliğiyle hazırlanan "Afrika'da medya" adlı projeyle Afrika'da dört ülkeye (Uganda, Tanzanya, Burkina Faso ve Gana) toplamda kırk gönüllü olarak hem Afrika'da günümüzün en büyük silahlarından olan medyayı araştırmak hem de oradaki Müslüman kardeşlerimizle buluşmak, onlara elimizden geldiğince yardımcı olmak için intikal ettik.

Ziyaret amacınıza matuf olarak neler yaptınız?

Hem projeye yönelik hem de hizmet olarak çeşitli faaliyetlerimiz oldu. Arzu ederseniz projeyle ilgili yaptıklarımızdan başlayalım. Uganda'da en yaygın kitle iletişim aracı radyo… Dolayısıyla ağırlığımızı radyo konusunda araştırmalara ve röportajlara verdik. Müslümanlara ait olan üç adet radyo var, bunlar Bilal FM, Voice of Africa ve Pearl of Africa. Bu üç radyoyu da farklı zamanlarda farklı arkadaşlarla ziyaret ettik. Uganda'nın genel medya durumuna ve kendi radyolarına ait geniş bilgiler aldık. Nambi Faridah adında, UBS televizyon kanalında talk show programı da yapan bir Müslüman hanımın düzenlediği Ramazan'a özel iftar programına katıldık. Programın içeriğinde çeşitli vaiz ve vaizelerin yaptığı sohbetler, halkın hocalara sorular sorması ve birlikte iftar yapma gibi alışkın olduğumuz faaliyetler var. Yine medya alanında Uganda'daki çeşitli üniversitelerin öğrencileriyle mülakatlar yaptık. Gençlerin medya konusundaki görüşlerini dinlemeye çalıştık.

Ramazan ayı olması sebebiyle Ramazan erzak paketleri hazırladık, bu paketleri gerek başkent Kampala'da, gerekse çeşitli şehirlerde dağıttık. Uganda'nın önemli Müslüman kuruluşlarından olan davet merkezlerine yine toplu yardımlar götürdük. Bu davet merkezleri yeni Müslüman olmuş kişilere İslam'ı öğretiyorlar ve belli şartları taşıyan öğrencilere de hafızlık yaptırıyorlar. İslâmî anaokulları, ilkokulları, liseler ve üniversiteleri ziyaret ederek Müslüman kardeşlerimizle dertleştik.  Onların dertlerini, isteklerini dinledik. Bunların dışında da kuyu açılışları, cami açılışları gibi çeşitli faaliyetlerde bulunduk.

Yaptığınız hizmetleri yerel halk nasıl karşıladı?

Yerel halk öncelikle bizleri sevgiyle ve muhabbetle karşıladılar, sağ olsunlar. Özellikle çocukların bizleri gördüklerindeki tepkileri, sevinçleri anlatılamaz. Sokakta yürürken dahi sizin arkanızdan koşup elinizden tutunca “iyi ki gelmişim” diyorsunuz. Oradaki kardeşlerimiz bize ev sahipliklerini çok güzel yaptılar. Umarım biz de elimizden gelenin en iyisi yapıp onları memnun edebilmişizdir.

Orada başka ne tür hizmetler yapılabilir?

Orada yapılabilecek diğer hizmetlere gelince… Belki de tek ihtiyaç "eğitim". Eğitim hususunda büyük sıkıntılar var maalesef. Sömürgecilik zamanlarından kalan zihniyet, hazıra alışmışlık etkisini sürdürüyor ülkede. Zengin kaynaklar olmasına rağmen birçok Afrika ülkesi gibi bu kaynakları işleme sıkıntıları var.

Bunların aşılması için meslekî eğitimin ve insanlara farklı düşünmelerini sağlayabilecek zihniyet eğitiminin verilmesi gerekiyor. Tabi ki bunların dışında daha çok su kuyusuna, daha çok erzak yardımına, daha çok yetimhaneye de ihtiyaç var ama öyle düşünüyorum ki eğitim hepsinin başında geliyor.

Ülke hakkında genel bir değerlendirme yapacak olsanız neler söylersiniz?

Doğal güzellikler yönünden çok zengin bir ülke Uganda. Afrika'nın en büyük; dünyanınsa 3. büyük gölü olan Lake Victoria'ya epey uzunca bir kıyısı var. Bunun yanında beş altı adet doğal milli parkı da var. Bu milli parkların hepsinde birçok vahşi hayvan koruma altında. Nil'in en önemli iki kolundan oluşan Beyaz Nil, kaynağını Uganda sınırlarından alıyor. Geniş Nil nehri öyle bir yer geliyor ki 7 metrelik dar bir geçitten geçip inanılmaz Murchison şelalesini oluşturuyor. Bu muazzam güzelliği görünce hayrete düşmemek elde değil.

Halk nasıl geçiniyor?

Halkın geçim kaynaklarına gelirsek, kırsal kesimde genellikle tarım ve hayvancılık var. Aklınıza gelen tropik meyvelerin hepsi yetişiyor. Muz, ananas, mango vs. çok fazla ve Türkiye'ye kıyasla bedava denilebilecek fiyatlarda. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık epey yaygın. Yol kenarlarında sürülerini otlatan çobanların sayısı oldukça fazla.

Halkın asıl derdi nedir oralarda?

Afrika ülkelerinin en büyük problemi olan fakirlik Uganda'da da çok büyük problem. İnsanlar yardım kuruluşlarından gelen yardımlara çok fazla alışmış durumda. Yine, geri kalmış ülkelerde çokça rastlanan zengin ile fakir arasındaki geniş gelir düzeyi farkı burada da göze çarpıyor. Limuzinlerle, lüks spor arabalarıyla geçen gelin konvoyları, başkentin tam göbeğindeki golf sahasında kaymak tabakasından olan iş adamları golf oynuyorlar. Ülke hakkında genel söyleyebileceklerim bunlar.

Uganda'daki Ümmet-i Muhammed'in keyfiyeti nasıl?

Uganda'nın yüzde 30'u Müslümanlardan oluşuyor. Ülke seküler bir ülke görünümünde ve Müslümanlar dinleri yüzünden herhangi bir baskı görmüyorlar. Ülkede eğitim politikası gereğince daha çok özel okullar var. Devlet okulları çok sınırlı sayıda. Bu özel okullar da ya Hıristiyanlar tarafından açılmış ya da Müslümanlar tarafından. Bu okullarda dünyaya yönelik derslerin dışında İslam'a veya Hıristiyanlığa dair dersler de veriliyor.

Buradaki Müslüman okulları ellerinden geldiğince Müslüman STK’lar destekliyor. Kısaltması IUIU olan Müslümanlara ait bir üniversite var. Bu üniversitenin dışındaki seküler üniversitelerde Müslüman öğrenciler dernek kurarak örgütlenmiş durumdalar. Kimi üniversitelerde mescit, kimilerinde ise cami etrafında toplanıp muhabbet ediyorlar. Yılın belli dönemlerinde, özellikle Ramazan ayında panel, iftar gibi etkinlikler düzenliyorlar.

Camiler halkın kendisi tarafından veya Türkiye, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerden alınan desteklerle yaptırılıyor. Camide görevli imama devlet veya Uganda müftülüğü ödeme yapmıyor, Cuma namazlarında namaz bitince imam için para toplanıyor. Ümmet-i Muhammed ülkede genelde fakir halde yaşıyor.

Libya'nın devrik lideri Kaddafi, öldürülmeden önce bu bölgelerdeki Müslümanlara epey sahip çıkmış. Müslümanlar da ona karşı bir muhabbet besliyorlar. Bu sevgiye bir örnek olarak okullarda hâlâ Kaddafi'nin resimlerini görmek mümkün.

Kardeşlerimizin size yönelik teveccühleri nasıl oldu?

Gerek vakıfta bizimle birlikte kalan arkadaşlarımız, gerekse dışarıda muhatap olduğumuz kardeşlerimiz bizlere çok samimi davrandılar sağ olsunlar. Bizleri sofralarında en güzel yere davet ettiler, bilmediğimiz yerlere gidince bize yol gösterdiler. Biz onlardan razıyız, onlar da bizden razıdır inşallah.

Uganda Müslümanlarının Türkiye'den, İslâm âleminden ne tür beklentileri var?

Ugandalı Müslümanların bizden en büyük beklentileri daha çok ziyaret etmemiz, daha çok muhabbet edip kardeşliğimizi pekiştirmemiz. Afrika'da genel algı maalesef beyaz insanın Hıristiyan olduğu yönünde; bu algıyı kırmak ve oradaki dindaşlarımıza elimizden geldiğince yardım götürmek boynumuzun borcu. Bunun dışında medya konusunda konuştuğumuz basın mensupları teknik eleman ve maddi desteğe ihtiyaçları olduğunu söylediler. Özellikle eğitim konusundaki eksikler hususunda gerek oradan Türkiye'ye öğrenci getirerek, gerekse oradaki eğitim kurumlarını iyileştirerek daha bilinçli bir Müslüman toplum inşasına katkıda bulunabiliriz.

Oradan bakınca Türkiye nasıl gözüküyor? Ya da gözüküyor mu? Ugandalılar Türkiye Müslümanlarını ne kadar tanıyor?

Uganda'da Türkiye'yi bilen, takip eden birçok insan var. Örneğin gittiğimiz tarih gezi parkı olaylarının hemen akabindeydi. Protestoların durumları, boyutları hakkında sorularla karşılaştık ve açıkçası şaşırdık. Güncel konuların dışında Türkiye'den vakıf hizmeti için oraya hicret etmiş, orada kalan büyüklerimiz Türkiye'yi ellerinden geldiğince tanıtıyorlar. Bildiğim kadarıyla 3 veya 4 Türk vakfı/derneği orada hizmetlerini devam ettiriyor. Yaptıkları faaliyetlerle Türkiye'nin imajını olumlu yönde etkiliyorlar. Ama az önce de belirttiğim gibi Kaddafi'ye duyulan sevgi ve Türkiye'nin Kaddafi'nin karşısında yer almış olması biraz kırgınlığa neden olmuş. Yine de Uganda Müslümanları Türkiye'yi ve halkını seviyor.

İlginiz için teşekkür ederim.

Bana böyle bir fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim İbrahim Ağabey. Elimizden geldiğince Uganda'yı anlatmaya çalıştım. Bir eksiğimiz bir kusurumuz varsa affola...

 

İbrahim Ethem Gören hasbıhâl etti

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2013, 21:32
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13