Türklerde genç nesil Açe'yi 'tsunami' ile tanıyor

Açe'den Arifül Azmi Usman, Harman Staj Programı kapsamında İstanbul'daydı. Buradaki deneyimlerini Açe'de de konferanslarda paylaşan Arif ile kısa bir de röportaj yaptık.

Türklerde genç nesil Açe'yi 'tsunami' ile tanıyor

 

Harman Staj Programı Açe’de yankı buluyor

Harman Staj Programı, 2014 yılının Ağustos ayında 14 farklı ülkeden 28 öğrencinin katılımıyla İstanbul’da düzenlenmiş ve Açe'den Arifül Azmi Usman da bu etkinlikte yer almıştı. Hiç kuşku yok ki, bu staj programı Arif için önemli bir deneyimdi. Endonezya’nın Açe eyaletinin başkenti Banda Açe’deki Şah Kuala (Syiah Kuala) Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okuyan ve gazetecilik deneyimi de olan Arif’in, İstanbul’da kaldığı süre boyunca aklında bir gezi kitabı yazma fikri vardı. Ancak Arif, İstanbul’daki tüm tecrübesini, tanıklığını bir kitapla yaşıtlarına aktarmadan önce, farklı bir etkinlikle bu kitap çalışmasına kapı aralıyor.

Banda Açe’de faaliyet gösteren Açe-Türk Kültür Merkezi’nce (PuKAT - Pusat Kebudayaan Aceh dan Turki) bugünlerde düzenlenen etkinlikler çerçevesinde Arif, Banda ile Lhoksemuawe şehirlerindeki yüksek öğretim kurumlarının da olduğu bazı eğitim merkezlerinde düzenlenen programlarla tecrübesini yaşıtlarıyla interaktif bir ortamda paylaşma imkânı buluyor.

İstanbul’da insanlar Açe ve Osmanlı Devleti ilişkilerine dair genel olarak bilgi sahibi

Bu etkinliklerden ilki 25 Aralık 2014 tarihinde, Sultan II. Selim Toplum Merkezi'nde, iki yüz kişiyi aşkın dinleyicinin yanında Açe’nin tanınmış etnik müzik sanatçısı Joel Pase ve Ankara Üniversitesi Tarih bölümü’nde yüksek lisans çalışmasını tamamlamış olan Baiquni Hasbi’nin katılımıyla gerçekleştirildi. İkinci etkinlik ise, 8 Ocak günü Şah Kuala Üniversitesi’nde Eğitim Fakültesi salonunda gerçekleşti. Yaklaşık 150 öğrencinin dinleyici olarak katıldığı programda, rektör yardımcısı ve fakülte dekanı da birer konuşma yaptı. Moderatörlüğünü Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi öğrencisi Dara Adila’nın yaptığı ve bir ‘talk-show’ tarzında gerçekleştirilen etkinlik ilgiyle takip edildi.

Söz konusu etkinliklerde Arifül Azmi Usman, buradaki yaşadığı olaylarla birlikte iki ülke arasında paylaşılabilecek, örnek alınacak değerleri masaya yatırıyor. Türkiye’deki insanların kendi kültürlerine sahip çıktığını ve tarihlerini öğrenmeye çalıştığını vurgulayan Arif, Açeli dinleyicilerine de hangi yaş ve meslekten olurlarsa olsunlar bu bilinçte olmaları gerekliliğini hatırlatıyor. Arif ayrıca, İstanbul’da insanların Açe ve Osmanlı Devleti ilişkilerine dair genel olarak bilgi sahibi olmasından çok etkilendiğini ve kendisinin de bu konuyu daha yakından öğrenmek için araştırmaya başladığını sözlerine ekledi.

İkinci etkinlikte söz alan rektör yardımcısı Dr. Alfiansyah Yulianur ise yaptığı konuşmada, Arif’in İstanbul gezisinin üniversitedeki diğer öğrencilerin de benzer tecrübelerle yurt dışında, farklı ülkelerde seyahatler konusunda teşvik edici olmasını temenni ettiğini belirtti. Rektör yardımcısı, ayrıca, başka ülkelere seyahat eden gençlerin, daha geniş bir birikim kazanarak kendi ülkerini kıyaslama imkânı da bulacağını konuşmasına ekledi. Arif’in kitap çalışmasını tamamlamasını dört gözle bekliyoruz.

Biz de Arifül Azmi Usman ile kısaca, bu staj programı vesilesiyle bulunduğu İstanbul'a dair gözlemlerini konuştuk.

İstanbul’da ilk birkaç çarpıcı gözlemin ne oldu?

Aslında Müslüman kadınların Arap ülkelerindeki gibi çarşaflı ve sosyal yaşamda yer almadıklarını zannediyordum. Ancak yanıldığımı gördüm. Bu noktada Türkiyeli Müslümanların farklı olduğunu söylemeliyim. Örneğin genel anlamıyla İstanbul bir Avrupa şehrini andırıyor. Bununla birlikte, Müslümanlar dinlerini gündelik yaşamda sürdürebiliyorlar. Yabancılara hoşgörü ve misafirperverlik noktasında da oldukça cömertler.

Halen zihninde capcanlı bir an'ın var mı?

Evet. Bir gün staj yaptığım kurumda bir kişiyle tanıştırdılar. Pek öyle gösterişli bir giyimi olmayan biriydi. “Herhalde çalışanlardan biri” dedim kendi kendime. Sohbet sonrasında bu kişinin kurumun patronu olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Son derece alçakgönüllü ve mütevazı bir kişiliğe sahipti.

Açe’den geldiğini öğrendiklerinde çevrendekilerin tepkisi nasıl oldu?

Görece yaşlı kuşak Açe’yi biliyor. Örneğin tanıştığım böylesi kişilerin bana sarılıp kardeş olduğumuzu söylemelerine hem şaşırdım hem sevindim. Açeli olmaktan gurur duydum. Genç nesil ise Açe’yi ‘tsunami’ ile tanıyor. Öyle anlaşılıyor ki, Açe’yi hakkıyla anlatabilmek için çok çalışmamız gerekiyor.

İstanbul’da en çarpıcı gelen şey ne oldu?

Hiç kuşku yok ki, İstanbul kalkınmış bir şehir hüviyetinde. Ancak bunun arka planı da var. Örneğin, Marmaray denilen iki kıtayı birbirine bağlayan bir ulaştırma sistemi var. Aslında bu sistem, tarihe referansla dönemin Başbakanı tarafından gündeme getirilmiş önemli bir proje. Bu noktada, kalkınmada tarihle kurulan bağlantının son derece önemli olduğunu söylemeliyim.

 

Nazif Koca sordu

Yayın Tarihi: 16 Ocak 2015 Cuma 10:49 Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2015, 11:03
banner25
YORUM EKLE

banner26