Türkiye'nin ilk kültür radyosu 'moral' veriyor

Moral FM’in hikâyesi, yirmi bir yıl önce küçücük bir çatı katında başlamış. Hayalleri cebinde, duaları dilinde bir avuç insan bir fidan dikmişler. Bu fidan zamanla büyümüş, gelişmiş ve yirmi bir yıl sonra bugün tüm dünyaya yayın yapan bir çınar olmuş. Harun Doyran, Moral FM Genel Müdürü Erdal Cesar ve Genel Yayın Yönetmeni İsmail Tongar ile Moral FM’i konuştu.

Türkiye'nin ilk kültür radyosu 'moral' veriyor

 

 

Moral FM’in hikâyesi, yirmi bir yıl önce küçücük bir çatı katında başlamış. Hayalleri cebinde, duaları dilinde bir avuç insan bir “fidan” dikmişler. Bu fidan zamanla büyümüş, gelişmiş ve yirmi bir yıl sonra bugün tüm dünyaya yayın yapan bir “çınar” olmuş.

Moral FM Genel Müdürü Erdal Cesar, 1992 yılında yayın hayatına başladıklarında şu anki binalarının çatı katında, yaklaşık olarak 2-3 kilometre çapında bir alana yayın yapabildiklerini belirterek, “Yayın hayatına başladığımızda hem Türkiye’de sektörün daha hiç oluşmamış olması, hem de ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle, bize büyük bir misyon yüklenmişti. O dönemde radyo kanalıyla ezan dinlemek, Kur’an-ı Kerim okumak, Risale-i Nur sohbeti yapmak insanların havsalalarının alamayacağı bir şeydi.” diyor.

28 Şubat sürecinden en çok etkilenen radyo kanallarından birisi de Moral FM olmuş. Moral FM Genel Yayın Yönetmeni İsmail Tongar; 28 Şubat döneminde iki kez 3 gün, bir hafta, bir ay ve 3 ay olmak üzere toplam beş kere kapatıldıklarını belirtiyor ve ekliyor: “Kapatma kararları da o kadar eften püften şeylerdi ki… 1999 yılında yaşanan depremin bir ilahi ikaz olduğuna yönelik programlarımız, kapatılmamıza gerekçe yapıldı. Bir programda, 28 Şubat dönemiyle alakalı gazete manşetini okuduğumuz için kapatıldık ama o manşeti atan gazeteye bir şey olmadı. ‘Olsun’ diye söylemiyorum bunu ama ortada bir garabet söz konusu. Almanya’dan bir dinleyicimizin telefonla katıldığı canlı yayındaki, ‘Burada başörtüsü sıkıntısı yok!’ sözü yine kapatılmamıza gerekçe yapıldı.” şeklinde konuşuyor.

Bu dönemde Tongar’ın en çok hayıflandığı şeylerden birisi de, radyonun kapatılma kararını canlı olarak sunduğu haber bülteni sırasında almış olması. “Canlı yayında son dakika olarak gelen haberi gördüğümde boğazım düğüm düğüm oldu. Sesim titriyor, ‘Sevgili dinleyiciler, radyonuz Moral FM, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun almış olduğu kararla…’ diyorum devamını getiremiyorum… Hayatımda sunduğum en zor yayındı…”

Çatı arasından tüm dünyaya uzanan moral kaynağı

“1992 yıllarının son aylarında, çatı arasında birkaç metrekare bir odadan test yayınlarına başlayan Moral FM’in bugünlerini o zaman hayal edebiliyor muydunuz?” diye sorduğumuzda Cesar; “O dönemde radyonun teknik sorumlularından ve ilk spikerlerindendim ve amacımız BBC kalitesinde bir yayın yapmaktı. Hedefimiz buydu. O hedef de bizi bugün buralara kadar getirdi şükürler olsun. Şu anda Türkiye’de yüzün üzerinde yayın noktasında karasal olarak, uydu kanalıyla üç kıtaya, internet ile de tüm dünyaya 24 saat kesintisiz yayın vermeye devam ediyoruz.” cevabını veriyor.

Ahlaki değerler ön planda

Radyonun yayın içeriğini oluştururken, öncelikle ahlaki değerleri ön plana çıkardıklarını ifade eden Tongar, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir vatandaşımızın gün boyunca yaşayacağı gerek dini, gerek kültürel, gerek spor, gerek çocuk eğitimi, gerek edebiyat ve sanat ile ilgili ihtiyacı olabilecek, formel değil hayatın pratiğine hitap eden tüm konulara yayın akışımızın içerisinde yer vermeye çalışıyoruz. Moral FM, günlük hayatımıza sirayet edecek her türlü konunun yayın akışında yer aldığı bir radyodur.”

Yapılan reyting araştırmalarına göre, “Niçin radyo dinlersiniz?” sorusuna cevap olarak Türkiye’de yüzde 70’in üzerinde bir kesimin, “müzik dinlemek için” cevabını verdiğini kaydeden Tongar, haber dinlemek için radyoyu tercih edenlerin oranının yüzde 20’lik bir kesim olduğunu ifade ediyor. Radyo olarak bu yüzde 20’lik kesimi ihmal etmediklerini söyleyen Tongar, “Yeni yayın dönemimizde saat başı haber yayınlıyoruz. Zaten sabahleyin üç saatlik bir haber programımız var. Sabah 7’de başlayıp kesintisiz 10’a kadar süren, daha sonra da saat başı devam eden haber bültenleri ile dinleyicinin haber ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Haberlerde vakayı rapor etmenin yanı sıra, Moral FM’in bakış açısını da yansıtmaya çalışıyoruz.” diyor.

Programcıları arasında Yavuz Bahadıroğlu, Vehbi Vakkasoğlu, Mehmet Paksu, Cemil Tokpınar, Metin Karabaşoğlu gibi tanınmış yazarlar bulunan Moral FM, her yeni yayın döneminde yeni isimlere de yer veriyor. Bu yayın döneminde Mehmet Ali Bulut, Saliha ve Zekeriya Erdim, Fatih Çıtlak, Senai Demirci, Burak Sezen gibi tanınmış isimler Moral FM ailesinde gözümüze ilk çarpanlar arasında…

Yayın akışını belirlemede ‘kırmızı çizgileri’ olduğunu ifade eden Tongar, bunların ilkini ‘müstehcenlik’ olarak belirterek şunları söylüyor: “Radyoda yayınlanan hiçbir programda ve eserde müstehcenlik olmamasının yanı sıra, hiçbir programımız ve hiçbir müziğimiz umutsuzluk ve isyan noktasında olmaz. 28 Şubat döneminde kapatıldığımız zaman bile, o günkü programlarımızda bu günlerin gelip geçici olduğunu, hak olanın ve haklı olanın er ya da geç haklılığının ispatlanacağını ve bu kara günlerin çok uzun süre sürmeyeceğini söylüyorduk, hâlâ da söylüyoruz. Bugün de İslam âleminin başında büyük sıkıntılar var ama biz asla, ‘Yandık, yıkıldık; İslam âlemi nereye gidiyor?’ tarzı bir yayın yapmadık.”

Batı ve doğu arasında çimento

Bir yayın kuruluşu için izleyici profili önemli bir kıstas. Bu bağlamda Moral FM’in dinleyicisinin yüzde 65’ini bayanlar oluşturuyor. Diğer radyolarda bu oranın yüzde 50 civarında olduğunu söyleyen Tongar, yayınladıkları aileye ve kadına yönelik programların bu oranı yukarılara çektiğini belirtiyor.

Yaptıkları yayınlar ile Türkiye’nin batısı ile doğusu arasında adeta bir çimento görevi yaptıklarını ifade eden Tongar’a göre, yıllar içerisinde ırkçı milliyetçi akımlar her iki tarafta da tahribatlara yol açmış. Tongar, Moral FM’in bir ortak payda olan dini yayınları ile iki kesimin aynı noktada buluştuğunu ifade ediyor.

Yapılan anketlerde de, Moral FM’i tercih edenlerin oranının yüzde 70’inin dini yayınlar nedeniyle radyoyu dinlediği sonucu çıktığını kaydeden Tongar, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizde dini olmayan program azdır, eğlence programımız içerisinde bile belli bir oranda din var. Zira biz kültürlü bir dindarlık portresi çizmeye çalışıyoruz. Dini hassasiyetleri de barındıran ama aktif olarak dini bir konunun konuşulmadığı programlarımız da var.”

Moral FM Genel Müdürü Erdal Cesar, radyoculuk sektörünün şu an ciddi bir kanayan yarası olduğunu belirterek şunları da ekliyor: “2011 yılında, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun 15’er dakikalık doğrudan satış reklamlarına yer vermeye izin vermesinden sonra, radyolarda ciddi bir reklam kirliliği oluşmaya başladı. Bu, sektörün tamamını kapsayan ve sektörümüzü olumsuz etkileyen bir durum oluşturdu. Radyo dinleme araştırmalarına baktığımız zaman, radyo dinlenirliğinde düşmeler gözüküyor. Özellikle son dönemlerde yayınlanan ‘gıda takviyesi’ adı altında her derde deva börtü-böcek, yaprak gibi reklamlar -bir de inandırıcılık ve seviye açısından düşük olunca- insanlar tarafından tüm radyoların tepki çekmesine neden oldu. Radyoların inandırıcılığını kaybetmemesi için, bu gibi reklamlara ve seviyesiz doğrudan satışlara yer verilmemesi lazım.”

Sektörün bir başka sıkıntısının ise her radyoda aynı eserlerin yayınlanması olduğunu belirten Cesar, “Radyoların yüzde 70’i birbirlerinin kopyası durumunda. Hepsi aynı müziği farklı frekanslardan yayınlayan müzik kutuları şekline dönüştü. Bu da sektörün sıkıntılı bir durumu. Biz Moral FM olarak bu sıkıntıyı aşmak için, kamuoyunca çokça tanınan kişilerle programlar yapıyoruz. Kamuoyunca tanınan insanların radyo programı yapmaları ilgi çekici bir durum oluşturuyor.”

Gelecekte Moral FM’deki başarılarını ekrana da taşıma düşüncelerinin olduğunu belirten Cesar, “Bu konuda titizlikle çalışıyoruz. İnşallah bu çalışmalar meyvesini verdiğinde medya dünyamıza yepyeni bir değer kazandıracağız.” diyor.

 

Harun Doyran konuştu

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2013, 13:29
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13