Turistlere İslamı öyle güzel anlatıyorlar ki!

Sultanahmet’te birçok gönüllünün sorumluluk aldığı, önemli, güzel işler yapan Kültürlerarası İletişim Merkezi Derneği yetkilileriyle bir söyleşi gerçekleştirdik.

Turistlere İslamı öyle güzel anlatıyorlar ki!

 

İstanbul’un yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen yeri şüphesiz ki Sultanahmet’tir. Bu kadar önemli bir mekânda yapılacak en iyi işlerden biri de tanıtım. Kültürümüzü, güzel dinimizi, geleneklerimizin güzel bir şekilde propagandası yapılacak en iyi yer belki de. İşte Kültürlerarası Kültürlerarası İletişim Merkezi Derneğiİletişim Merkezi Derneği de böyle bir önemli görev üstlenmek amacıyla yola çıkmış. Derneğin sekreteri Önder Üçüncü Bey ile neler yaptıklarını konuştuk.

Kültürlerarası İletişim Merkezi Derneği’ni ne zaman ve kimlerin kurduğunu ve kuruluş amacı ile kuruluş macerasını anlatabilir misiniz?

Kültürlerarası İletişim Merkezi Derneği, 2010 yılında İbrahim Akkökler, Ahmet Sivil, Yasemin Kalkavan, Münib Engin Noyan, M. Beşir Eryarsoy ve Hasan Çelebi tarafından kuruldu. Haziran ayında açılış programımızı Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde yaptık. Derneğimizin halen başkanlığını yürüten Yrd. Doç. Dr. Enes Eryarsoy Bey’in öncülüğünde öncelikle hem çeşitli yabancı dilleri bilen hem de kültürümüz hakkında bilgi sahibi olan ve bu bilgiyi başkalarına da aktarmayı kendine mesele edinmiş gönüllüleri bu çatı altında topladık.

Bildiğiniz gibi ülkemiz turizm açısından son derece önemli bir ülke. Artık senede ülkemizi ziyaret eden insan sayısı 30 milyonu aşmış durumda. Eski zamanların Türkiye’si ile kıyaslayacak olursak bu inanılmaz bir rakam. Dünyanın dört bir yanından doğal güzelliklerimizi, tarihî şehirlerimizi ziyarete gelen turistler müzelerimizi, camilerimizi vb. kültürel ve dinî mekânlarımızı da ziyaret ediyorlar ve buralar hakkında bilgi talep ediyorlar. Örnek verecek olursak bizim faaliyetlerimizin odağı olan Sultanahmet Camii’ne turizm sezonunda günde 30 bin civarı ziyaretçi gelebilmekte ve senede 3 milyona yakın ziyaretçiyi bulabilmekte bu sayı. Aslında Sultanahmet’e giriş, bir müze gibi biletli olmadığı için esas sayı bundan çok daha fazla tahminimizce.

Mevcut durumda bu ziyaretçilerin hepsine ulaşmak, onlarla tek tek ilgilenmek mümkün değil. Turist rehberlerimizin eşlik ettiği gruplar haricinde camiyi bireysel olarak ziyaret eden sayısız ziyaretçi var. Bizim hedefimiz, camiyi kokartlı turist rehberi olmadan ziyarete gelen ve özellikle de namaz vaktinde cami ziyaretlere kapalı olduğu için dışarıda bekleyen ziyaretçilerdir. Bu ziyaretçilerin duyduğu bilgilendirme ihtiyacını karşılamak bir şekilde gerekli. Kokartlı rehber vurgusunu yapıyorum çünkü maalesef dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizin tarihî ve turistik mekânlarında daKültürlerarası İletişim Merkezi Derneği illegal yollardan çalışan, kendini rehber olarak tanıtan, camiye gelen ziyaretçileri dükkânlarına götürüp halı, turistik malzemeler vb. şeyler satmaya çalışan insan sayısı pek de azımsanacak kadar değil. Bunu Sultanahmet’e giden herkes görebilir.

Bahsettiğim ziyaretçilerin hepsine ulaşabilmek mümkün olmadığı gibi bu kadar kişinin sadece tarihi ve turistik öneminden dolayı başta Sultanahmet olmak üzere tarihî camilerimizi ziyaret ettiklerini de söyleyemeyiz. Geldikleri ülkelerde medyada klişeleşmiş bir “cami”, “Müslüman” ve “İslam” algısı var ve bunun çok iyi bir algı olduğunu söyleyemeyiz. Bu algının yanlış olduğunu bir şekilde gelen misafirlerimize hissettirmemiz lazım. Bu sadece bizim görevimiz değil aslında, bu işten ekmek yiyen örneğin Sultanahmet’teki bir taksi şoförünün, bir mağaza çalışanının veya cami özel güvenlik memurunun da görevi. Ama küçük hedefleri olan, hesapları sadece ceplerine birkaç kuruş fazla haram para koyup içecekleri aylık sigara parasını çıkarmak olan küçük insanlar, maalesef, “bu ziyaretçiler nasıl olsa bir defa geliyorlar, ne kadar sömürürsek kârdır” diye düşünerek gerek taksilerde gerekse mağazalarda fahiş fiyatlar ve dolandırıcılıklarla özellikle Sultanahmet bölgesinde çok sayıda vakaya sebep oluyorlar.

Bizim çıkış noktamız, kuruluşumuzun da temel amacını oluşturan ülkemizdeki tarihî camilerimizi ziyaret eden misafirlerimize hem camilerimiz hakkında hem de kültürümüz hakkında doğru bilgiyi üslubuna uygun bir şekilde aktarabilme isteği olmuştur. Düşünün ki her türlü karalama kampanyalarına rağmen insanlar akın akın camilerimizi ziyaret ediyorlar. Şunu da söylemeliyim ki bugüne kadar görebildiğim kadarıyla camilerimizin o eşsiz atmosferinden etkilenmeyen çok az sayıda turist var. Ama öte yandan da biz bugünün Türkiye’sinde halen “Sultanahmet Camisi’ne girişler turistlere kapatılsın, paralı yapılsın” gibi yorumlar duyabiliyoruz maalesef. Ömürlerinde sadece bir kez belki de İslam’la, Müslümanlarla bizim topraklarımızda muhatap olan, Guatemala’dan Vietnam’a dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen bu insanlarda iyi bir izlenim bırakmayı çok önemsiyoruz. İşte bu temel amaç ve doğrultuda derneğimiz çalışmalarına başladı ve çok şükür istikrarlı bir şekilde bu çalışmalara devam ediyor.

Derneğinizde ne gibi projeler sürdürülüyor?

Şükürler olsun ki yola çıktığımız ilk günden beri faaliyetlerimiz aralıksız bir şekilde devam ediyor. Öncelikle hedefimiz ülkemiz insanının düşünce yapısında bazı değişiklikler meydana getirmek ve bazı konularda farkındalıklarını artırmak. Nasıl değişiklikler diye sorabilirsiniz. İlk olarak sahip olduğumuz değerlerin gönüllülerimiz ve bizlerle irtibatı olan kişiler tarafından farkına varılmasını ve bunun için sürekli olarak şükretmemiz gerektiğini savunuyoruz. Biz gerçekten tüm insanların Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın evlatları olduğunu ve bu açıdan hepimizin insanlıkta kardeş olduğumuzu düşünüyoruz. Buna ek olarak elbette İslam kardeşliğimizin de üzerimize ayrı bir sorumluluk verdiğini biliyoruz.

Hamdolsun ki bizler büyük çoğunluğu Müslüman olan dünyanın en güzel topraklarından birinde doğmuşuz ve büyümüşüz. Pek çok dinî bilgiye elimizi uzatabileceğimiz zaman sahip olabileceğimiz bir konumdaydık ve konumdayız. Ama dünyanın dört bir tarafında çeşitli ortamlarda dünyaya gelen ve güzel İslam dinimiz hakkında medyada yansıtılan kötü imaj hariç hiçbir olumlu düşünceye sahip olmayan insanlıkta kardeş olduğumuz kişileri düşünelim. Örneğin geçen haftalarda Brezilya’dan bizim programımıza katılan Rodrigo ve eşi Presilia’yı ele alalım. Portekiz sömürgesi olduğu için nüfusun çoğunluğu Katolik olan Brezilya’nın bir şehrinde hayata gözlerini açmış, bu vesileyle Hristiyan olan bir anne-babaya sahip, bebeklikten itibaren vaftiz, komünyon vs adet ve geleneklerle yaşamını sürdürmüş, üniversite yıllarından itibaren de dünya medyasında karşısına adeta bir düşman gibi gösterilen ‘İslam’ diye bir din ile tanışmış. Bu algıyla yine de güzel camilerimizden Sultanahmet’i ziyarete gelmişler ve eşi ile beraber de Cenab-ı Hakk’ın takdiri bizim sunumlara katılmışlar. Sonrasında da hem bizlerin yaklaşımını hem de İslam’ın ne kadar güzel bir din olduğunu takdir ettiklerini bildiren bir teşekkür maili… İşte biz bugüne kadar camilerimizi saf ve temiz bir kalple ziyaret eden Rodrigo gibilerin artık sorumluluğunu taşımamak için elimizden geldiğince onları bilgilendirme faaliyetleri düzenliyoruz.

Bizler, bize karşı ön yargı taşıyan özellikle camilerimizi ziyarete gelen misafirlerimizin zihin dünyalarında devrim niteliğinde bir değişim için uğraşıyoruz. Bu değişimi gerçekleştirmek için kendi gönüllülerimize yönelik hizmet içi eğitim diye de adlandırabileceğimiz eğitimler düzenliyoruz. Gerek yurtdışından gerekse yurt içinden alanlarında uzman eğitimcileri davet edip tecrübelerinden yararlanıyoruz. Daha sonra da bu eğitimlere katılmış misafirlerimizi öncelikle Sultanahmet Camii’nde olmak üzere Süleymaniye Camii’nde ve bazı değişik mekânlarda faaliyette bulunmak üzere hazır hale getiriyoruz.

Ne gibi faaliyetler? “First impression is the last impression.” diye İngilizce bir deyim vardır. İlk izlenim son izlenimdir. İlk olarak tarihî ve turistlerin ziyaret ettiği camilerde bu insanların nasıl karşılandığı çok önemlidir. Onun için bir turist misafirimizin caminin giriş kapısına geldiği gibi güler yüzlü bir şekilde ‘hoş geldiniz’ diyerek karşılanmasını çok önemsiyoruz, çünkü bu bizim insanımız açısından kendilerinde çok iyi bir izlenim bırakıyor. Fırsat buldukça camilerin içinde hem cami hakkında hem de İslam hakkında bilgilendirme yapıyoruz, sorulara cevap vermeye çalışıyoruz.

Kültürlerarası İletişim Merkezi DerneğiOnun haricinde, 1 Eylül 2010 tarihinden beri Sultanahmet Camii Koruma ve İhya Derneği ve Marmara Üniversitesi Uluslararası İlahiyat Koordinatörü Doç. Dr. Süleyman Derin Hocamızın öğrencileri ile birlikte Türkiye’de eşi olmayan, en uzun soluklu ve aralıksız bir şekilde her hafta düzenlenen cami ziyaretçilerine yönelik sunumlar yapıyoruz. Bu sunumlar Sultanahmet Camii’nin eskiden Sıbyan Mektebi olarak kullanılan konferans salonunda gerçekleşiyor. Malumunuz olduğu üzere Sultanahmet Camii en fazla yerli ve yabancı misafir tarafından ziyaret edilen bir camimiz. Namaz vakitlerinde, özellikle öğle ve ikindi vakitlerinde, cami yerli-yabancı ziyaretçilere kapanıyor. Hem personelin ziyaretçi kısmını temizlemesi hem de ibadet eden cemaatin sesten ve ziyaretçilerden etkilenmemesi için bu uygulama yapılıyor ama cemaatle kılınan namazı izlemek isteyenlere sessizce bir köşede oturmaları halinde izin de veriliyor.

Biz bu aşamada devreye giriyoruz ve dışarıda caminin açılmasını bekleyen misafirleri sunum mekânımıza broşür dağıtarak davet ediyoruz. Orada kendilerine çay, kahve, kurabiye gibi ikramlarda bulunduktan sonra ilan ettiğimiz saatte 30 dakikalık sunumumuzu yapıyoruz. Örneğin ikindi ezanı saat 16.50’de ise cami 16.30 – 17.30 arası kapalıdır. Biz de saat 17.00’da sunumumuzu yapıyoruz. Sunumlarımızı genelde hem İngilizce’ye hâkim, caminin tarihini, mimarisini, yapılış özelliklerini bilen hem de dini açıdan misafirlerden gelecek sorulara uygun ve doğru cevaplar verebilecek gönüllülerimiz yapıyor. Çoğunluk üniversite öğrencisi olmak kaydıyla birçok meslek grubundan gönüllümüz var. Doktor, avukat, mühendis, esnaf, öğretmen, akademisyen vs… Sultanahmet Camii’ni dünyanın dört bir yanından misafirin ziyaret ettiğini düşünürsek bizim sunumların da Birleşmiş Milletler toplantılarını aratmadığını söylememe gerek yok sanırım. Şu ana kadar çok güzel geri bildirimler aldık ve her sunum sonrası almaya devam ediyoruz. Ziyaretçi defterimiz var. Sunumlardan sonra misafirlerimizden neler hissettiklerini bu deftere yazmalarını rica ediyoruz. Sultanahmet hakkında, İstanbul hakkında ve İslam hakkında çeşitli broşür ve Kur’an-ı Kerim’in İngilizce tercümesini dileyen misafirlere ücretsiz veriyoruz.

Bütün bu faaliyetlerin yanında çok ilginç olaylar da yaşıyoruz. Örneğin, sunumlarımıza katılan bir avukat ve Avrupa Komisyonu’nda çalışan 2 Polonyalı, bir de üst düzey bir şirket yöneticisi ile sosyal medyadaki bazı siteler vasıtasıyla irtibatımızı devam ettiriyordum. Oradan, üniversite eğitimimi aldığım Polonya’ya bir ziyaret yapacağımı öğrenince hepsi benimle ayrı ayrı görüşmek istediler ve de görüştük. Oturup sohbet ettik. Bizi buluşturan Sultanahmet Camii’ne yaptıkları ziyaret ve bizim de onlara gösterdiğimiz misafirperverlik ve kendilerine yaptığımız sunum oldu. Bu beni çok etkilemişti.

Sunumlar haricinde cami yetkililerine çeşitli tercüme faaliyetlerinde yardımcı oluyoruz. Örneğin İngilizce bir afiş asılacaksa veya başka bir dilde uyarı ilanları asılacaksa bunların tercümesinde yardımcı oluyoruz. Dünyada tarihî ve turistik camilerde bu tarz faaliyetler yapan kuruluşlarla da bilgi alış verişinde bulunuyoruz. Örneğin geçen 10 gün boyunca Malezya’daki tüm turistik camilerde ofisleri olan ve cami turları düzenleyen bir kuruluş olan Islamic Outreach ABIM’in 12 kişilik bir heyetini İstanbul’da misafir ettik. Kendileri ile bilgi alışverişinde bulunduk ve bizim tarihî camilerimizden birkaç tanesinde turistlere yardımcı olmalarını sağladık. Yani bu tecrübe Malezyalı kardeşlerimiz için de çok iyi oldu, çünkü binlerce kilometre uzaktan kendi masraflarını ceplerinden karşılayarak ülkemize gelip İstanbulumuzun güzide tarihî ve turistik camilerinde turistlere yönelik bilgilendirme faaliyeti yapmak birkaç gün bile olsa onlar için güzel bir anıydı. Bu, tabi bizim onların faaliyette bulundukları büyükKültürlerarası İletişim Merkezi Derneği camilerde gönüllü olarak bulunmamızın devamı niteliğinde bir çalışmaydı.

Pek çok dernek var. Peki sizi diğerlerinden ayıran özellikler neler?

Çok güzel ve zor bir soru. Dediğiniz gibi ülkemizde çok sayıda dernek, vakıf vb. sivil toplum kuruluşu var. Çok da faydalı işler yapıyorlar toplum adına. Örneğin bir Yeşilay bence bizim toplumumuz için hayati derecede önemli bir kuruluş. Genelde bizler de çocukluktan itibaren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine katıldığımız için derneğimizi başka derneklerden ayıran özellikleri birkaç ana başlıkta söylememe izin verin. Birinci olarak cami ziyaretçilerine yönelik faaliyetler yürütmek, cami turları organize etmek ve cami içinde bilgilendirme faaliyetleri yapmak açısından ülkemizde bu işi profesyonel anlamda yapan ikinci bir kuruluş ben bilmiyorum. Bilen varsa lütfen bize de bildirsin ki biz de ortak çalışmalar yürütelim. Bu bence birinci özellik.

İkinci olarak faaliyetlerine katılımcı profili açısından dünyanın dört bir yanından bu kadar çeşitli milletlerden insanın katıldığı başka bir etkinlik çalışması da her halde ancak BM toplantılarıdır. Onlar da bizim gibi haftanın 5 günü günde iki defa değil, belki de senede bir veya 2 senede bir bir araya geliyorlar. Üçüncü olarak 2 yıla yakın bir süredir tatil yapmaksızın aralıksız olarak düzenlenen başka bir etkinlik ben duymadım. Çok güzel faaliyetler yapan kuruluşlarımız olmasına rağmen gerek yazın gerekse çeşitli dönemlerde bu kuruluşlarımız seminer vb. çalışmalarına ara vermek durumunda kalıyorlar.

Son olarak da bünyesinde birçok dili ana dili gibi konuşan yaş ortalaması 30’un altında gönüllülere sahip ve bu gönüllülerin de dernek faaliyetlerine aktif olarak katıldığı başka bir dernek hatırlayamıyorum. Hepsine tabii ayrı ayrı müteşekkiriz ki yaşıtları başka başka faydasız uğraşlarla zaman öldürürken onlar hem İstanbul’un kültür mirasını, güzel ülkemiz Türkiye’yi ve her şeyden önemlisi dinimiz İslam’ı gelen misafirlere uygun biçimde anlatmaya çalışıyorlar. İlla ki bu saydığım değerlerin Sahibi onlara ecirlerini verecektir. Bu vesileyle de size ve okuyucularımıza selamlar sunuyorum.

 

Abdurrahman Oğuz konuştu

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 11:20
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
yorum
yorum - 7 yıl Önce

Bu tür dernekler ve projeleri daha çok desteklenmeli. Aksi takdirde islam vizyonu daima İslam karşıtı insanlar tarafından sergilenir. Derneğin sitesi var mıdır?

Hümeyra
Hümeyra - 7 yıl Önce

Cuma günü öğle vakti istisna her gün öğle ve ikindi namazı vakitlerinde sunumlar gerçekleştiriliyor.KİM derneğinin gönüllüsü olarak belirtmeliyim ki; yabancı dil bilen kardeşlerimizin tebliğ yapması için muhteşem bir fırsat.

Sadullah
Sadullah - 7 yıl Önce

Kardeşlerimi ayakta alkışlıyorum.

Erdal Tekin
Erdal Tekin - 7 yıl Önce

Doğru diyorsunuz.Arama motorlarına yazınca derneğin adını site çıkıyor. Ben de bir KİM gönüllüsü olarak eklemeliyim ki sunumlar takip ettiğim kadarıyla artık her gün var. Haftanın 5 günüydü önceden ama artık her gün.

mahmut
mahmut - 7 yıl Önce

Suleyman Derin hocamin bir ogrencisi olarak KIM dernegin projelerine daha fazla destek verilmesi gorusundeyim. Onder Abi, Ahmet fatih Abi ve tum gonullulere avustralyadan selamlar :)

abdullah
abdullah - 7 yıl Önce

bu imkanlari saglayan cami dernegine vs tesekkur etmeniz ve bahse konu etmeniz icab etmez mi idi.

Önder Üçüncü
Önder Üçüncü - 7 yıl Önce

Sahte profille mesaj atan "abdullah" bey..Ben zaten röportajda cami derneğini zikretmişim. Okumadan yorum yapmışsın.

sahte profilli abdullah
sahte profilli abdullah - 7 yıl Önce

S.Ahmet Dernegi'ne (neresi ise orasi) tesekkur etmissiniz. bir de bunu zaten roportajinizda yapmissiniz ben nasil da gorememisim bu acik secik tesekkur ifadesini. Kusura kalmayin

banner19

banner13