Taşraya sıkışıp kalmadı!

Şair Mustafa Akar'ı ve şiirlerini okurlara yazarlara sorduk.

Taşraya sıkışıp kalmadı!

Mustafa Akar 2000 kuşağı şairlerinden. En son Tenezzül isminde bir şiir kitabı yayınlandı. Türk Edebiyatı için güçlü bir soluk. Dergâh dergisinde sıklıkla şiirlerini okuyabilirsiniz. Yenisöz Gazetesi’nden de takip edilebilir.

Hüseyin AkınHüseyin Akın

Mustafa Akar’ı daha Giresun’lu günlerinden tanırım. İlk olarak Giresun’da bir şiir programında tanışmıştık yıllar önce. O zamanlar yanılmıyorsam “Tütün” dergisinde yazıyordu. Neden yazmak için bu dergiyi tercih ettiğini parmaklarıyla uzun Samsun sigarasını kavrayışından anlamıştım. Tütün’de yazdıklarında ilk dikkatimi çeken şey, taşraya sıkışıp kalmayan dili kullanma başarısıydı. İstanbul’a döndüğümde İbrahim’e (İ.Tenekeci) uzun uzun bahsettim Mustafa’dan. Sonra şiir transferleri yaptık. Kırklar dergisinin şairleri arasındaki yerini aldı. Ve Kırklar’daki müktesebatı ilk şiir kitabı “Küçük Bir Gökada”ya tahvil etti. Mustafa Akar’ı en iyi yansıtan kitaptır “Küçük Bir Gökada”. Düzyazıları da alıp insanı bir yere götürecek cinstendir. Üstelik ev üzerine yazılmış metinlerden oluşan ‘Ev Yazı Tahtası’ kitabının editörlüğünü yapmıştım. Oldukça dikkat çekici özgün metinlerden oluşan bir kitaptır ‘Ev Yazı Tahtası’. Ve son şiir kitabı ‘Tenezzül’ bir eşik atlama kitabıdır. Adı son dönem şiirinin en dinamik isimleri arasında yer almayı fazlasıyla hak eder.

Bir zamanlar onunla ilgili şu satırları yazmıştım, iyi ki de yazmışım: “Tavus Kuşu Yetiştiricisi Selim Dönemi'ne kadar müfredatın atlayıp ders kitaplarının es geçtiği bütün kayıp zamanları dolaştık sayesinde. Baştan beri söylemek isteyip de bir türlü söyleyemediğim şeyi Mustafa'nın kanatlanan sessizliğinde buldum. Şöyle diyordu: "erken yürüyen çocuklar yetişmez bahara / yetişemez adları şapkalarının boyuna”

Aradan tam yedi yıl geçmiş ve yüreğimizde büyüyüp genişleyen bu küçük gökadadan inme vakti gelmiştir artık. Kanatlanan aklın yere inme vaktidir. Yani ömrün tenezzül vakti...

Tenezzül bir şairin şiiriyle birlikte gökten yere doğru süzülerek ağmasının adıdır. Sudûrla nüzûlün an içinde karşılaşma durumudur. Tarih değişmiş, dizgelere boyun eğmese de kişisel serüvenine geri dönmüştür. Tavus Kuşu Yetiştiricisi Selim Dönemi çoktan bitmiştir. Sandıktaki güvercini, naftalin makasları ve çinili sobasıyla doğu kapısı açılmıştır artık. Şair kelime tamircisidir ve kapımızın önünden gürül gürül akmaktadır hayat.

Dingin bir akşamı çay içerek şımartmak da var şimdi, üçüncü çayın demi kırılınca kalkıp kışa girmek de var. Karşımızda mevsimlerin insana yaptığı fenalıklardan kendini korumasını bilen bir şair duruyor. Yani bir şairin kendisinden önce gelen adı... Dünyanın ve bütün yaşanmışlıkların seviyesine inen bir bilgelikle...

Henüz otuzuna ulaşmış bir şairin yaşından beklenmeyen bir bilgelik bu. Onun için hem kedere âşık hem kuru kahveye. Aşkı bir mevsime-bir kışa- ikna ediyor sanki. Şiirin içerisine girdikçe kış şiddetini artırıyor. Meğer mevsimden mevsime koşmak gibi zorlu bir serüvenin adıymış Mustafa olmak.”

Güven Adıgüzel27463

Mustafa Akar'ı ikinci şiir kitabı 'Tenezzül' ile tanıdım. Önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum. İkibin kuşağı adına fiyakalı işaret fişeklerinden birisidir Tenezzül. Son dönem Türk şiiri açısından derinlemesine bir tarama yaptığımı söyleyemem ama bence Bülent Parlak ve Furkan Çalışkan ile birlikte İkibin kuşağını en iyi şekilde temsil eden şairlerdendir. ‘Uzun zamandan beri şöyle esaslı bir şiir okumuyorum’ diyenlere ‘Planör’ü öneririm. 

Mustafa Akar’ın, İbrahim Tenekeci ile birlikte aynı sipere yatması da ayrıca güzel ve itibarlı bir harekettir. Sonuçta insan sessizlikte ve asansörlerde yaşlanmıyor, bizim için cennetten yer ayırtacak diye uğurluyorsun ölüleri, insan haksızlığı ve atların titreyişini sevmiyor galiba. Kendi ciğerlerine öksüren insanların şiirini yazanlara selam olsun. Mustafa Akar şiir yazacak kalem bulamıyorsa, Türk şiiri kötüye gidiyor demektir.

Ayşe Çavdar

Aidiyet duygusunun, insanları yücelteceğine her daim inanmışımdır. Mustafa Akar’ın da, Tenekeci çevresinde bulunması onu bir adım ileriye götürmüştür. Çok bilmem ama, gözlemlediğim budur.

Yasin Kara

İki ay kadar önce kendisinden Sadık Battal Ağabey vesilesiyle bir selam aldım. Mustafa Akar'ı Sadık Battal ile tanıdım sağolsun. Ne iyi etmiş. Biraz geç fark ettim şiirini. Zaman buldukça açığı kapatmaya çalışıyorum. Şiirlerini takip ediyorum. 2000 sonrası dönemde şiiri kabul edilen bir şair olduğuna inanıyorum. İtibar dergisinde yeni şiirlerini okuyacağımı bilmek güzel. Mustafa Akar imzasıyla okuduğum son şiir 'Orta Dünya İlmihali'. Bahse konu şiirde "Çay içeriz bir halk dengelenir yumruğumuzdaki kuvvetle" diyor. İşte ben bu dizeye boğazımdan geçen çayların hararetiyle katlıyorum. Dengeler adına katılıyorum. Ve bir çay daha söylüyorum Siirt çarşısındaki 'İki, biri açık' çay bahçesinden ikimize... O kadar haklı ki "Bu annesiz evleri değiştirelim aniden" derken. Mustafa Akar'ın gezindiği, nefes aldığı damarlar gözlerinin retinaları hüzünle dolu insanlar için bir düş nakli gibi. Arayı kapattıkça söyleyecek daha çok sözüm olacak inşallah. O zamana kadar "Bankalar kapanır, faizler düşer, bir bakarsın iyileşir dünya bundan"

Orhan Özekinci soruşturdu

Yayın Tarihi: 14 Temmuz 2011 Perşembe 11:59 Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2011, 12:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
evren
evren - 11 yıl Önce

bu taşra da ne lanetliymiş dostlar, hemen uzaklaşıyor insanlar.

banner19

banner36