banner17

Tarık Tufan'ın yeni filmi neyin nesi?

Tarık Tufan ile Uzak İhtimal'i ve yeni filmlerini; sinemayı konuştuk..

Tarık Tufan'ın yeni filmi neyin nesi?

Uzak İhtimal’e gelelim çok uzatmadan. Uzak İhtimal birçok ödül aldı yurt dışında ve yurt içinde… Sonra Türkiye’de gösterime girdi. Kamuoyunda Uzak İhtimal gösterime girdikten sonra bir hayal kırıklığı yaşandı sanki. Ondan beklenenleri tam olarak karşılayamadı gibi bir intiba oluştu.

Ne gibi beklentiler?

Yani birçok kişi… Bu şu anlamda olmadı: Özellikle İslamcı yayın organlarında olumsuz şeyler görmedik. Ama onun dışında mesela İslamcı gençler izlediklerinde “bu muymuş” gibi ünlemlerle çıkabildiler sinema salonlarından.

Ne beklediklerini bilmiyorum açıkçası ben. Neyi umduklarını, neyi merak ettiklerini, neyi beklediklerini bilmiyorum ama biz zaten… Uzak İhtimal böyle kocaman iddialarla yapılmış bir film değildi zaten. Dolayısıyla biz insanlarda bir beklenti oluşturacak bir söylemde de bulunmadık. Hani olur ya bir film çıkmadan önce bir sürü şey söylersin. İnsanlar beklerler, hayal kırıklığına uğrayabilirler. Uzak İhtimal yapılırken de yapıldıktan sonra da insanlarda böyle bir beklenti oluşturacak bir şey söylenmedi.

Abdüssamed Bilgili ve Tarık Tufan

Bu beklentiyi oluşturan şey “bizim abilerimiz yaptı  bu filmi” beklentisiydi belki de?

Oradaki derdimiz şuydu. Bir hikâye anlatalım ve o da sinemanın kendi dilinde iyi anlatılmış bir hikaye olsun ve sinema denen uğraşın evrensel dilini yakalayalım. Bu güne kadar bizim mahallede yapılan işler bu anlamda kayda değer birkaç tane belki şeyden söz edebiliriz ama böyle bir geleneğimiz de yok.

Neticede bu bir "ilk film" kendi adımıza. Ve bize tevarüs etmiş bir gelenekten ziyade, el yordamıyla edindiğimiz bir takım bilgiler vardı yani. Sonuçta Uzak İhtimal bir "ilk film"dir. Ama ben pek çok arkadaşın yurt dışı ve yurt içi o festivallerde aldığı başarılarla, “işte bizim yanımızda duran arkadaşlarımız yaptı bunları” öz güvenini yaratacağını düşünüyorum açıkçası. Bu, bu kadar bir şey işte. Bir şey yapıldı ve Türkiye’de ve dünyada önemli sinema çevrelerince film, iyi bir film olarak kabul edildi. Hiç kimse diyelim ki Rotterdam Film Festivali’nde, İstanbul Film Festivali’nde hatır için ödül… Vermezler ya da bizim de zaten böyle bir hatırımız yok bu adamlarda. Neyse yani ilk defa karşılaştığımız çevreler. Dolayısıyla bu bence yeni kuşakta sinema merakı olan yeni kuşakta böyle bir özgüven ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Böyle üç tane adam çıkarsa bence Uzak İhtimal asıl görevini ifa etmiş olabilir diye düşünüyorum. Bunun dışında bir hikâye anlattık.

Tarık TufanBirileri beğenir, birileri beğenmez. Bu da anlayışla karşılanabilir. Filmi beğenmediyse niye beğenmedi de diyemem ama… Diyelim ki filmin oyuncularının kötü oyuncular olduğunu söylemek insafsızlık olur. Çünkü artık sinema normlarında bu adamların iyi oyuncular olduğunu söylemeliyiz yani. Örnek veriyorum yani ama…

Benim okuduğum eleştirilerde, bu eleştiriyi yapan adamların sinema kültürüne ne kadar vakıf olduğunu da sorgulamak lazım. Bir filmi beğenip beğenmemek başka bir şeydir ama bu kötü filmdir demek başka bir şeydir. Bu bir uzmanlık, başka bir kültür alanına müdahil olmak demektir. Tabi ki beğenmezler, bir filmi herkes beğenecek diye bir şey yok ki yani.

Senaryoyla ilgili bir takım  şeyler konuşuldu. Senaryoyu yazanlar arasında bir sürtüşme çıktığı, birilerinin hakkının yenildiği gibi…

Her şey dedikodu kültürüyle yürüyor ne yazık ki. Onu öğrendim ben. Benim tanıdık olmadığım şeylerdi. Buna ne yazık ki kimi arkadaş(!)lar da, dedikodu kültürüne ve hak yemeye taraf oldular. Bu konuda benim hakkımı bir biçimde suizanla tartışmaya açan kimseye hakkımı helal etmiyorum. Bu konuda söyleyebileceğim tek şey bu yani. Bütün onlarla Allah’ın huzurunda hesaplaşacağız. Bu dedikoduyu çıkaran, yayan, buna taraf olan, bunun doğruluğunu araştırmadan inanan… Şöyle bir şey oldu. Bende bir kırıklık anıdır. Bir gazetede kimin yazdığı belli olmayan bir takım dedikodu cümlelerini alıp da yargıda bulunan adamlar hakkında hiçbir hüsnü zan oluşturamamışız demek ki. Böyle bir şeyle karşılaştığında içinde öyle ya da böyle tanıdığın bir adam olduğunda ilk refleks bunun doğru olup olmadığını sorgulamaktır. Yargılamak değil.

Tarık TufanBen kendi adıma bunun bir dedikodu kültürünün önüne geçebileceği şeyler yok ki. Nasıl söyleyeceksin? Hayır kardeşim biz kimsenin hakkını, emeğini yemedik nasıl diyeceksin yani? Demekle o dedikoduyu ortadan nasıl kaldıracaksın? Ama bütün bunların başladığı zaman filmin festivallerde ödül almaya başladığı zaman. Bir de vizyona girdiği zaman. Allah hakkımızda hayırlısını versin diyelim. Bütün bunları da herhalde daha çok göreceğiz galiba.

Bundan sonra görmememiz gerekiyor artık. Her şeyi söylediniz...

Bilmiyorum her halde göreceğiz yine. Bir şey yaptığınız zaman bu yaşadığımız dönemin özelliği galiba insanlar bir şey üretmektense mevcut üzerinden acımasızca bir dedikodunun arkasına bir “nick’in” arkasına sığınarak çok merhametsiz bir şekilde meselelere yaklaşıyorlar… Ne diyeyim yani?

O halde sizin içiniz rahat. Yeni film projeleriyle, senaryolarla devam diyorsunuz?

İnşallah.

Yeni bir filmin çalışması peki ne durumda?

İşte, bir hikâye var şimdilik.

Senaryo aşamasında mı?

Aslında hikâyeyi konuşuyoruz, tartışıyoruz şu anda. Bakalım…  Bu yaza doğru inşallah bir senaryo yazılmış olur. Sinema biraz pahalı bir iş. Senaryonun ortaya çıkması yetmiyor. Finanse edilmesi çok kolay bir şey değil. Bir taraftan para bulmamız gerekecek. Kısmet…

Peki Türk sinemasında Onur Ünlü, Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu, Nuri Bilge Ceylan.. İyi filmlere imza atıyorlar..

İyi filmler çıkıyor bunların Türk sinema diline bir katkı yapıp yapmadığını galiba önümüzdeki dönemde göreceğiz. Şu an pek çok yönetmen ilk filmini çekiyor. İyi filmler de var bunun içinde ama büyük bir iyimserlik havasına kapılmak için henüz erken. Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu, Derviş Zaim, Yeşim Ustaoğlu bunlar bir kuşak olarak bence çok önemli işler yaptılar ve pek çok yeni sinemacının önünü açtılar. Hakikaten önemli bir kuşak. Şimdiki kuşağın, bu sözünü ettiğim yönetmenlerin ifade ettiği değeri ve anlamı yakalayıp yakalayamayacağını yakın zamanda göreceğiz. Bunun için, umutlu olmamız için bir takım işaretler var. Ama erken bir cümle kurmak da yanıltıcı olabilir.

 

Söyleşinin önceki bölümü için tıklayın. 

Röportaj fotoları: Bünyamin Karabaş

Abdüssamed Bilgili söyleşmeye devam ediyor

 

GYY'nin notu: İslamcı denilen Müslümanların genellenmesinin hep eleştiri bağlamında yapılmasını tasvip etmek hakkaniyete uymaz! İslamcı denilen Müslümanların güzel işlerini bu konjonktürel dönemde kim yapacak?!! 

Bunu kimse yapmayacaksa elbette yapmaya çalışacak bir kaç er kişi çıkacaktır! 

Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2010, 14:07
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

senaryosu çok farklı olsa da,yumurta ve özellikle rıza filimlerinin kokusunu aldım diyebilirim..

bu üç filmde de,insanı yabani otların içine çeken birşey var,hep izlenmişliğin dışında birşey,kaliteli olmuş..Senaryosundan bahsetmiyorum,insanın üzerinde bıraktığı etkiden..

...
... - 9 yıl Önce

ya bi gidin

...
... - 9 yıl Önce

Uzak İhtimal seri diye nitelendirebileceğimiz bir üslubun ilk filmidir.

aysenur
aysenur - 9 yıl Önce

harikaydı. turkçe bilmeyen bir arkadaşımla gittim ve aynı tadı aldık:)

salome
salome - 9 yıl Önce

kahvaltıda ne yedikleri hakkında herşeyi öğrendik..birde ayakkabılar terlikler..minimal film özentisi..ah bir film olması uzak bir ihtimal bence:)bir de merak ettiğim Tarık bey senarist olarak adlandırılmasından rahatsız olmuyor mu acaba..Gerçi kalem eline alan ekranda boy gösteren herkes yazar,şair senarist,oyuncu..ah artık herşey ne kadar ucuz..

Yeter Demir Ekinci
Yeter Demir Ekinci - 9 yıl Önce

Izledigim bir filmi ertesi gün tekrar izleme istegi hangi filmde olmustur, hatirlayamiyorum suan. Duygular, mimikler, karakterler... hepsi de gercekten harikaydi...bir kac defa izledim ayni heyecanla...
Iran sinemasindan sonra "Sen hangi filmi begeniyorsunki" diyen arkadaslarima bir cevap:)))
Insallah bu calismalarin devami gelir...

süreyya şahin
süreyya şahin - 9 yıl Önce

gayet güzel bir olmuştur.hayalkırıklığına gelince beklentilerinizi neye göre oluşturdunuz?bütçe,kaygılar,tecrube vesair bir çok etkeni göz önünde bulundurduğunuzda başarılıdır vesselam.emektarlarına selamlar...

banner8

banner19

banner20