Seda Özen: Gündelik Yaşam Biçimim Gibi, Çeşitli Kaynaklardan Beslenmeyi Severim

‘’Her zaman çok sayıda karakterin ustalıkla işlendiği kitapların çocuklar için, onların dünyayı tanımasına izin vermediğimiz bu ortamda, çok önemli olduğunu düşünüyorum.’’ Dünyabizim Kitap Söyleşileri’nde bugün Seda Özen’i misafir ediyoruz.

Seda Özen: Gündelik Yaşam Biçimim Gibi, Çeşitli Kaynaklardan Beslenmeyi Severim

Bugün Dünyabizim Kitap Söyleşileri’nde mimar Seda Özen’i misafir ettik. Lisans diplomasını Mimar Sinan Üniversitesi’nden alan Özen, yüksek lisansını da aynı okulda yaptı. Topkapı Sarayı da dahil olmak üzere çeşitli kazılar için çizimler hazırladı; tarihî yarımadanın (Eminönü-Fatih) koruma amaçlı imar planında çalıştı. Eminönü Yeni Camii, Sultanahmet Camii, Sinan Paşa Sebili, Ayasofya Türbeleri gibi tarihî eserlerin rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini hazırladı.

Şu an başucu kitaplarınız hangileri? Döne döne okuduğunuz kitaplar var mı? Tabii niçin bunlar?

Başucu kitaplarım 30 adet kadar oluyor. Bir kısmı evde, bir kısmı arabada, bir kısmı ofiste duruyor. Aylık sirkülasyonla değişiyorlar. Okunacak çok kitap var, geleneksel mimari ile ilgilenen ve restoratör mimarlar için. 

Hocam Hüsrev Tayla’nın yazdığı sürece de şahit olduğum çok kıymetli Geleneksel Türk Mimarisinde Yapı Sistem ve Elemanları (iki ciltlik). Sedad Hakkı Eldem’in bütün kitapları, en çok Türk Evi (üç ciltlik).Tarih Vakfı’nın Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi (sekiz ciltlik), Doğan Kuban’ın Türk Ahşap Konut Mimarisi, Osmanlı Mimarisi, İstanbul Bir Kent Tarihi kitapları. Cengiz Bektaş’ın Türk Evi ve diğer kitapları başvuru kaynağım.Tek bir okuma ile anlaşılamayacakları, aklımıza takılan bir detay veya mimari gelişim ile ilgili temel kaynaklar olduğu için döne döne bu kitaplara bakarım.

Çalışırken, yolculuk yaparken veya okurken ne tür müzikler dinlersiniz? 

Opera, amatör olarak da uğraştığım için, en çok dinlediğim müzik türü. Klasik müzikte de opera aryalarında da coşkulu olan ve tempomu yükselten parçaları dinliyorum. Caz severim. Klasik Türk müziği, Khaled Mouzanar müziklerini, Almodovar filmlerinin müziklerini, Hugh Laurie’yi, severim. Gündelik yaşam biçimim gibi çeşitli kaynaklardan beslenmeyi severim.

Nasıl okumayı severseniz? Sizin için ideal bir okuma biçimi ve ortamı var mı?

Çocukluktan itibaren okurum. 4-5 yaşından itibaren… Uzanarak ve bir elma ile kitap okurdum çocukken. Öğrencilikte serviste veya toplu taşıma araçlarında okurdum. Uçakta, arabada da okurum. O kadar çok okunacak kitap var ki, gün içinde toplantı aralarında 15-20 dakika bile olsun kendime zaman ayırırım okumak için.

Arayıp da ulaşamadığınız veya çok zor bulduğunuz kitaplar var mı?

Mimarlık kaynaklarına çok rahat ulaşılabilir. İnterneti adaletli buluyorum. Çok fazla kaynağa, makaleye, kütüphaneye ulaşılabiliyor. Gittikçe yurtdışından da kitap alıyorum. Yunanistan’dan almak istediğim, hocamın arşivinde olan bir seri var. Onları internette bulamadım mesela.

Okurken “bunu ben yazmalıydım” ya da “tam da beni anlatıyor” dediğiniz kitaplar oldu mu? 

Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’ni severim. Onun tüm kitaplarını okudum. Öyle bir kitap yazmak isterdim. Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ı da öyle. Bununla birlikte çocukluktan itibaren kişiliğimi etkileyen kitaplar oldu. Samed Behrengi, Bronte kardeşlerin kitapları, Knut Hamsun, Jules Verne serileri, Victor Hugo, Nobel ödüllü yazarların seçkileri, klasikler beni etkiledi. Her zaman çok sayıda karakterin ustalıkla işlendiği kitapların; çocukların dünyayı tanımasına izin vermediğimiz bu ortamda çok önemli olduğunu düşünüyorum. 

Filmi yapılsaydı mutlaka izlerdim dediğiniz roman, hikâye, tarihi olay ve şahsiyet var mı?

İstanbul’un fethi, ayaktaki (üçüncü) Ayasofya’nın inşası, Süleymaniye’nin inşası, bu inşaat için yapılan ön hazırlıklar, Mimar Sinan’ın hayatı…

Ailece okuduğunuz veya bilhassa çocuklarınıza okuttuğunuz kitapları soralım bir de?

Ablam Saadet Özen’in çevirileri ve kitapları tüm ailece okunur. Yine onun çevirisi Martıya Uçmayı Öğreten Kedi, Can Yayınları çocuk serileri yeğenimin okudukları arasında ilk aklıma gelenler.

Genellikle tatil nazarıyla bakılan yaz ayları başladı, siz nasıl dinlenmeyi tercih edersiniz?

Benim için uzun tatil araları vermek iş nedeniyle mümkün olmuyor, 4 günden sonra hem sıkılıyorum hem işten gelen telefonlar artmaya başlıyor. İzmir, Antalya ve Diyarbakır’da restorasyon nedeniyle  işlerim var. Yıl içinde sürekli bu şehirlerde dönüşümlü bulunuyorum. Tatil gibi geliyor. Onun dışında Venedik mimarlık bienaline gidiyorum, elbette kelime anlamıyla olduğu gibi bienal iki yılda bir, bu sene de var, yakında gideceğim.

Turlarla bir yeri gezmeyi sevmiyorum. Ailem de arkadaşlarım da esnek insanlardır. Bir şehre gittiğimde ulaşım ağlarıyla başka şehirleri, korunmuş köylerini gezmeyi seviyorum.

Kitaplarınızı nereden temin edersiniz?

İstanbul Kitapçısı oldukça zengin, Tünel şubesini tercih ediyorum. Mimarlar Odası’nın Karaköy’deki binasında zemin katta bulunan kitapçı da oldukça zengindir.

İnternetten de yoğun şekilde kitap alışverişi yapıyorum. Özellikle nadir bulunan kitaplar konusunda vazgeçilmez. Unutmamak için de hemen sipariş verebilmek güzel. İnternetten genellikle bir konuyu araştırırken gece yarısı kitap satın alabiliyor olmak güzel. 

 

Röportaj: Munise Şimşek

 

 

Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2018, 15:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER