Şairlere Sorduk!

En çok haykıranlar, tepki gösterenler şâirler olmalıydı bu vahşetin karşısında! Söz Şairlerde.

Şairlere Sorduk!

ŞÂİRLER GAZZE İÇİN KONUŞTU

Adem Turan

Günlerdir seyrediyoruz Gazze"de olanları çaresizlik içinde. Donup kalıyoruz cansız çocuklarının başucunda ağlayan babaları, saç baş yolan anneleri, bebek cesetlerini görünce! Haykırarak fırlıyoruz uykulardan ve bir "sayha" bırakıyoruz önümüz sıra uzayıp giden çaresizliğimize doğru.

Sağa sola koşturuyoruz kan ter içinde, gözler kan çanağı, yalpalayıp kalıyoruz elimiz böğrümüzde.

Dünya liderleri ve hükümetlerse akıl almaz bir sessizlik içindeler! Halbuki bir soykırım yapılıyor orada, yüzlerce masum hayat katledildi/katlediliyor günlerdir bütün dünyanın gözleri önünde!

Çok şükür ki, bütün bunlara seyirci kalmayıp haykıranlar, lanet okuyanlar da var! Gerek Türkiye"de gerekse dünyanın birçok ülkesinde mitinglerle ve yürüyüşlerle protesto ediliyor bu vahşî saldırılar.

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez mesela, İsrail büyükelçisini sınır dışı etti ülkesinden; hem de kâtil ve soykırımcı ilân ederek İsrail"i.

Malili siyah çocuk Ömer Kanoute ise, Deportivo"ya attığı golden sonra, formasının altına giydiği tişörtteki "Filistin" yazısını hiç tereddüt etmeden, bütün dünyaya göstererek ilân etti protestosunu!

Evet, biz de şâirlerle konuştuk bu vahşeti; duygu ve düşüncelerini öğrenmeğe çalıştık.

En çok haykıranlar, tepki gösterenler şâirler olmalıydı çünkü bu vahşetin karşısında!

Şâirlerimize gönül dolusu teşekkürler ediyor ve sizleri onların duygularıyla baş başa bırakıyoruz.

AHMET MERCAN

Füzenin Sapan Taşına Karşı Savunma Hakkı

Her anne ağlar çocuğu öldüğünde

Filistinli anneler marş söyler cenazede

Filistin, saldırıya şahid olan her insanın imtihan tahtasıdır. Müslümanların bir azası olması gereken Filistin, ihanet tarihiyle merhale merhale geldiği aşamada katliama uğruyor. Üstelik katliam iki milyar Müslüman âlemine naklen izletiliyor.

Bu durumun ne tasviri, ne anlaşılması ve ne de buna katlanılması mümkündür. İradesi olmayan bir İslam dünyası ve “savunma hakkı” diye İsrail"i destekle, teşvikle izleyen, bütün kutsalını çiğneyip yutan Batı…

Sadece Filistinliler bu korkunç tablonun hesabından ak alınla çıkabilirler.

ARİF AY

Çağımdan İğreniyorum

Gazetelerden okudum: Gazze'de dört bin bacaksız çocuk varmış. Bu dört bin çocuk sağ kalabilirse ayakkabı giyemeyecek, ayakları üstünde duramayacak, oyun oynayamayacak! Peki bu dört bin çift ayakkabı ne olacak? Gazeteci El Zeid'in yaptığını yaparak bu ayakkabıları tüm ülkelerin devlet başkanlarının suratına fırlatmak gerekir.


“Kahrolsun İsrail! Kahrolsun Amerika!” demek yetmiyor. Kahrolsun krallar, kahrolsun şeyhler ve ülkelerin başındaki yöneticiler! XX. yy. korku çağıydı. XXI. yy. tam bir çürüyüş ve insanlığın yok oluş çağı!
Çağımdan iğreniyorum!



ARİF DÜLGER

Gazze Dayan!     



Esir Kudüs'ümüzün yanık yüzü. Ümmet'in kanayan yarası, yaramız; bugünlerdeki en dayanılmaz acımız, çaresizliğimiz. İnsanı insanlığından utandıran bir vahşetle karşı karşıyayız. Yahudileşme eğilimindeki insanların bu alçak siyonist saldırı karşısında birlik olabileceklerine inanmıyorum. Müslümanların kendi inançlarındaki gücü keşfetmelerine kadar bu zulüm devam edecek. Her şeye karşın dayanın Gazzeli kardeşlerim diyorum, bir şair olarak acınızı paylaşıyorum. Yüreğim, kalbim, aklım sizinle.

BESTAMİ YAZGAN

Filistin Ümmetin Haysiyetidir



Bugün ümmetin birinci görevi, dünyanın seyretmekle yetindiği bu zulme karşı Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaktır. İmkânı olan elindeki taşla, bir kase sıcak aşla veya gözündeki yaşla Hazreti İbrahim'in atıldığı ateşi söndürmeye giden karınca misali tavrını ve tarafını belli etmelidir. Filistin boynu bükük dururken bizim başı dik olmamız mümkün değildir. Filistin, ümmetin ve insanlığın haysiyet göstergesi olmuştur

CAHİD EFGAN AKGÜL

Her Gözyaşının Bir Filistin"i Vardır!

Kudurmuş bombalar kundaklara düştüğü zaman; çocuklar misket oynamanın bir oyun değil, gökten inen bir ölüm olduğunu anladığı zaman; bir taş bir tanka, bir tank bir başa nişan aldığı zaman; andolsun ki; paletler altında ezilen Rachel değil, Kalbimizdir! Bunca acı, bunca kan, tuğyan olurken; gövdemiz döşeklerde, başımız yün yastıklarda rahatsa halen; yazık Filistin"e değil, bizedir!

Sen ey Filistin, Gazze"n mübarek olsun!

HÜSEYİN AKIN

Gazze İnsanlığımızın Sınandığı Yerdir

Gazze insanlığımızın ve vicdanımızın sınandığı yerdir.

Gazze için İsrail"e surat asmak imanın asgari emaresidir.

Dolayısıyla Gazze imanımızın da sınandığı yerdir.

Eğer vahşetin ve zulmün ekranlara yansıyan onda biri bile insanlığımızı harekete geçirmiyorsa yerin ve göğün öfkesi çok yakın demektir.

Gazze taşların yerine oturduğu her taşın bir füzeyi vurduğu yerdir.

Gazze dünyanın kesbettiği tefrik gücüdür.

Kim zalim, kim mazlum, kim işbirlikçi, kim seyirci, kim katil bütün dünya bu işgal ve saldırılarla her şeyi net olarak okuyup görmüştür.

“Üşür tohum, toprak üşür taş üşür

Sımsıkı yumup gözlerini geceye

Açlığın nöbetini tutan çocuklar

Dönerler yüzünü ölüme karşı

Siz mezar kazarken bir sivilceye”

HÜSEYİN KAYA

Öldükçe Kazanırız!

İman; karanlığın, acının en koyu yerinde O"nu hatırlamak ve ümitle yeniden O"na tutunmaktır bazen. Bazen azaldıkça, yoksullaştıkça ve öldükçe kazanırız da onlar “kaybediyor” sanırlar bizi. Filistin"in bu gün yaşadığı acılar karşısında, Müslümanlar feraset sahibi olmalılar ve ileride sıkıntıları daha da büyütecek anlık hissi tutumlardan uzak durmalılar diye düşünüyorum. Facialar, acılar karşısında ilk anda akli düşünmek elbette zordur ancak Allah inancımızın bize, Filistinlilere bu gücü verebileceğine inanıyorum. Elbette tepki verilmeli, bir şeyler yapılmalı, “seyreden” olarak kalınmamalı bunca vahşet karşısında lakin bu işin meydanlarda tv programlarında poşu takıp slogan atarak, camii önlerinde bozuk para toplayarak, İsrail ürünlerini boykot ederek çözülecek kadar basit olmadığı aşikar. Millet olarak bu türden acılar karşısında takındığımız bu “yığın” halinde günah çıkarma psikolojisini bırakmalı ve ciddi tedbirler almalıyız.

İBRAHİM TENEKECİ

İntikam İçin Yaşayacağız

Karşımızda "kinim dinimdir" diyen bir ırk var. Ankete göre, İsraillilerin yüzde doksan beşi Filistinlilere yapılan soykırımı destekliyor.

Böyle cani bir ırkın ömrü elbette uzun sürmez. Elbette bir gün o Yüce Adalet devreye girer. O zaman ne Birleşmiş Milletlerin hükmü kalır ne de Amerika'nın...

İyi biliyoruz ki, yaptıklarının intikamı bir gün mutlaka alınacak. Hem bu dünyada, hem öbür dünyada...

Çağlayan Meydanı'nı dolduran milyon kişi, "Katil İsrail, yeryüzünden defol" diye haykırdı. Evet, gün gelecek, yeryüzünden defolup gidecekler. Sadece İsrail'deki  Yahudiler değil, İstanbul ve Paris'teki Yahudiler de fareler gibi sığınaklarda, deliklerde yaşayacaklar. Sokağa çıkmaya sadece yürekleri değil, yüzleri de olmayacak. Her biri zavallıya dönecek. Zaten öyleler ya...

İşte bu alçaklara verilecek en büyük cevap, bütün gücümüzle İslam kalmaktır. Çocuklarımızı İslam şemsiyesi altında büyütmektir. Allah'a şükür; her türlü ahlaksızlık propagandasına ve büyük projelere rağmen, Anadolu insanı tertemiz bir şekilde ayakta... Hakkâri ilinin Yüksekova ilçesinde bile, "küfür tek millettir" diye pankartlar açılıyor. Sadece İstanbul değil, Diyarbakır da kaynıyor.

Şeyh Ahmet Yasin, o içli mektubunda, "bir halk yok mu" diye soruyor ya; o halk, işte bu halk!

Çağlayan Meydanı'nda gözlerimle gördüm. Bu iradenin ve tutkunun karşısında dağlar bile duramaz.

İSMAİL KARAKURT

Filistin Bir Yara, Kadim Bir Sorun Orda Kanayan.

Zulmün vahşeti kuşatmış değil bizi, bizimkisi Filistinli mazlumlar için vicdanen titremek. Onlar için dua etmek, dua etmek… Bazen de haykırmak düşüyor dökülüp sokaklara. Yapılan, yapılacak olan eylemlere ve yardımlara katılmak… Bu çizgideki yayınlara destek vermek… En kolayı bunlar olsa gerek, sıcacık mekanlarımızdan kuşların bile uçmaya gök bulamadığı yerlerdeki kardeşlerimiz adına! Elimizden başka bir şey gelmiyor. Ama bir yandan da Şeyh Ahmed Yasin"in seslenişi karıştıkça çocukların, kızların, bıyığı terlememiş oğlanların ölümleri üzerine içim burkuluyor. Ah vicdan! Ah Filistin!...

KEMALETTİN BAL

Bunca Ölümler Uyandırmıyorsa Bizi

Hatırımıza getirmediklerimiz, hayatımızda yer etmeyenler, hüznümüzde duymadıklarımız elbet bir gün kendini hissettirecektir. Bu fark edişler kalbimize kıymık gibi batarken bu kez ölen bizler olacağız.

Bunca ölümler uyandırmıyorsa bizi. Yaşadığımıza dair bir iz kalmamıştır hayatımızda. Gazze'yi ayna gibi tutup içimize, insanlığımıza, zerremize kadar sorgudan geçirmeliyiz.

Biz kimiz? Sorusunun cevabını Filistin'i içine katarak aramıyorsak, kendimizi eksik tanımlıyoruz demektir

"ey ülkem seni kudüse eklemediğim her gece dualarım ağlıyor içimde..."

MEHMET AYCI

Filistin Acı Kelime

Filistin acı kelime… O kadar acı ki, üçüncü bin yılın rengini karartmaya yetecek siyahlıkta… Kartaca"yı yok eden nasıl bir hınçsa, Gazze de aynı mantıkla yok edilmek isteniyor. Modern çağın Romalıları, Moğolları Yahudiler… Hiçbir kutsal tanımadan hiçbir insanî durumu önemsemeden bir kenti, bir ulusu, giderek bir dünyayı yok etme teşebbüsü… Şükür ki Türkiye kayıtsız kalmıyor…

MEHMET ŞAH ERİNCİK

Por Ahora (şimdilik) Yenildik!

Bir şairin ülkesi dünyadır. Dünyada bir adaletsizlik oluyorsa onun ülkesinde adaletsizlik oluyordur. İşte bu bağlamla İsrail'in Filistin'e saldırısı şairin kalbine saldırıdır. Hangi dilden hangi ırktan hangi dinden geliyorsa gelsin şiddet kötüdür ve kınanmalıdır. Çünkü hiçbir gerekçe  masumların katledilmesini haklı göstermiyor ve göstermeyecektir. Bugün ırak'ta sivillerin içinde kendini patlatan bir canlı bomba neyse İsrail'in ölüm kusan makinaları da odur.  Bu ikisini ayırdığımız vakit içimizdeki vicdan yanlı tutum sergilemiş olacaktır. Ve benim gerek Gazze'de gereke başka yerde gördüğüm şey şudur: barbarlık 10 insanlık 0. Yani yeniliyoruz. Sevimli lider Chavez gibi biz de şerh koyalım sadece  por ahora ( şimdilik) yenildik.

MUAMMER YAVAŞ

Taş Niyetini Okur, Hedefini Bulur

Bu vahim durumu Rahmetli Cahit Zarifoğlu ile karşılıyoruz. Onun “Daralan Vakitler” şiirinde yer alan “farzet körsün olabilir/elele tut/taş al ve at/kafiri bulur” mısralarıyla.

Körlük yaklaşımı hem bizi hem de şartlar ne olursa olsun anlamını karşılar. Elele tutmanın birlik olmaya yaptığı vurgu her durumda birlik ve mücadeleyi işaret eder. Yeter ki kafiri hedef al. Taş, niyetini okur hedefini bulur.

Acıma. Acınacak duruma düşersin dediği gibi atalarının. Merhamet ve adalette ölçülü ol. Yoksa bütün insanlığa zulmeden olursun.

Fîemânillah.

MUSTAFA CELEP

Diriliş Kaçınılmazdır!

İnsan aklını ve hayatını araçsallaştıran Batı Medeniyetinin geldiği son noktayı imliyor bu savaş. Bu işareti iyi okumak gerektiğini düşünüyorum. Şairin dünyaya ilgisi kaçınılmaz hale geldi. Bu ilgi yeni bir medeniyetin, Sezai Karakoç'un ifade ettiği anlamda Diriliş Medeniyetinin inşası yönünde her birimize sorumluluklar yüklüyor. Artık dünyaya duyarlı bir yürek olarak elimizi taşın altına koymanın zamanı geldi. Sükut zamanı değil, şiirin bir silah olarak kullanılma zamanı. Tabii şiir sanatından ödün vermeden. Duyargalarımızı dünyaya çevirelim ve şiirin tonu yükselsin artık. Ruhça diriliş evvela. Sözcüklerimizin anlamını daha bir keskinleştirelim. Ortaya bir irade koyan sanat, Akif örneğinde olduğu gibi, insanı, milletimizi bilinçlendirmede daha işlevsel olur. Bu savaş, bu trajedi, Akif'in önemini, düşüncesini, vazgeçilemezliğini bir kez daha  belirgin kıldı. Kritik zamanlarda şairin sessel coşkunluğunu özlüyoruz.

Batı Medeniyetinin geldiği son nokta bu olduğuna göre, Diriliş kaçınılmazdır.

MUSTAFA OĞUZ

İslâm"ın Ve İnsanlığın Düşmanları

İslâm"ın ve insanlığın düşmanları Gazze"de kendilerinden bekleneni yapıyor, çocukları bile öldürüyor; ama bu yanda bizler, İslâm âlemi, yapmamız gerekeni yapamıyor ve bu zulmü izliyoruz. Beni asıl yaralayan bu!

Duâ ediyoruz. Kalbimizle buğuzediyoruz ve Üstad Bediuzzaman gibi şu cümleyi haykırıyoruz: “Zalimler için yaşasın Cehennem!”

Gazze"de bu acıları yaşatanlara Allah"ın Kahhar, zulme uğrayanlara Rahîm adıyla tecellî etmesini diliyoruz…

MUSTAFA ÖZÇELİK

Bu Mesuliyetin Hesabını Nasıl Vereceğiz!

Tarihi boyunca adı ihanetle, zalimlikle anılan bir kavmin bu son hadiselerle bir kez daha neden “lanetli” olduğunu daha iyi anlıyoruz. Onlar, bu niteliklerine yakışanı yapıyorlar. Ama ya bizler, ya bütün dünya insanlığı… Onlar neredeler? Sorgulanması gereken bu… Demek ki Akif"in bir asır önce “Artık ey millet-i merhûme, sabâh oldu uyan!” çığlığı hâlâ makes bulmuş değil ki uyanmamışız. Hesap sorma feveranından önce bu mesuliyetin hesabını nasıl verebileceğimizi düşünmemiz daha doğru olacaktır.

MUSTAFA UÇURUM

Her Gün Bir Yanımız Eksiliyor

Çok talihsiz bir zamanda yaşıyoruz. Her gün bir yanımız eksiliyor. Gazze"de yaşananlar, insanlık tarihinin yüzkarası bir vahşete büründü. Seyircisi olmaktan utandığım bu katliamları ancak Rabbime havale etmek geliyor elimden. Sığınacak neresi varsa orada cennete gönderilen çocukların nuru gün gelecek bu insanlık suçunu işleyenlerin oyununu bozacak. Yüreği ellerinde olanların sayesinde gün gelecek ve Ortadoğu gülbahçesine dönecek.  Rabbim nurunu tamamlarken bu lanetlenmişler topluluğu da kendi kazdıkları kuyularda hezimete uğrayacaklar inşallah.

MÜRSEL SÖNMEZ

Müjdeler Olsun

“Gelecek bir mübarek vakte hazır olunuz”.

Açması için bir çiçeğin, bahar fermanı gerek.

Zehir zemberek bir gecenin apaydın sabahı da vardır.

“Zambaklar en ıssız yerlerde açar”, ıssız ve mahzun.

“Elemnaşrahleke sadrek” (Biz senin göğsüne genişlik vermedik mi)!

Her ölüm bin dirime götürür. Her ölü katilini de sürükler cehenneme. Müjdeler olsun.

MÜŞTEHİR KARAKAYA

Ey Yüreğimin İnce Nakışı, Biraz da Filistin İçin Ağla!

Zulmün her çeşidine maruz kalan insanlara selam olsun.

Zulmü, mazluma reva gören herkese, herkesime, her millete, her devlete lanet olsun. Yüreğimizin en ince tellerini sızlatan ve ağlatan Filistin"in yetimlerinin solgun yanaklarından süzülen damlalarda İsrail"in boğulacağı gün yakındır. Ölümün cesur yüzünü hoş karşılayan Gazzeli çocukların ve annelerin yüreklerini öpen ümmet, ayağa kalk ve uyan! Her türlü baskıya ve jenoside karşı çık. Ümit ederim ki, bu millet uyanır ve dünyanın neresinde olursa olsun zulme ve istibdada başkaldırır, en azından vicdanen rahat gider Mevla"nın huzuruna.

NURETTİN DURMAN

Bu Bir Soykırımdır!

Filistin"in Gazze şeridinde işlenmekte olan bu cinayetler elbet cezasız kalmaz. Çünkü bu bir savaş değil. Bu bir soykırımdır. Çocuk, kadın, yaşlı demeden Müslümanları toptan imha hareketidir. Bu plan Irak"ta, Afganistan"da, Çeçenistan"da, Filipinler"de ve diğer birçok yerde uygulanıyor. Buna Müslümanlar olarak sessiz kalamayız. Bu mezalim yaşadığımız çağın utanç belgesidir aynı zamanda. Dünya halkları bu cinayetleri seyrederken vicdan azabı çekiyorlar mı acaba? Bundan şüpheliyim. Bize düşen ise hiç yılmadan, korkmadan her halükarda, her hal ve şerait içinde vaziyet almak bu işlenen cinayetlere mani olmaktır.

Bu Siyonistler adeta azdı. Bu azgınlıkları onların başına büyük belalar saracak gibi görünüyor. Gazzeli kardeşlerimize ve Hamas"a desteklerimizi etkili bir şekilde sürdürmek boynumuzun borcudur ve İslam oluşumuzun şartıdır. Bir şair olarak elbette zalimin karşısında, mazlumun yanındayım…

Bir taş; bir taş daha. Bir taş; bak

geliyor kurşun, gözü kanlı simge,

çöl mahpusu ve rüsva; gülü kırmızı olan

beyaza şan veren hallaç vay;

zehirli bir ok mu değdi kalbine söyle?

Bir taş, bir kurşun, bir gül, bir yürek

kanayan toprağın olmaz elbette söküp ciğerini

çakallara, kunduzlara olmaz elbette

köpürten bir haylama çıkınca ortaya

toprak ki alıyor tohumu, eviriyor çeviriyor

bir güzel devirip aşk ediyor sonra

yılları peşinden çeke çeke geceye doğru.

NURULLAH GENÇ

Bu Mikrop Temizlenmedikçe


Gazze, Müslümanların yıllara, yüzyıllara varan ahlaki ve ilmî ihmal ve samimiyet problemlerinin bir bedende adeta kalp krizi, beyin kanaması ya da daha güçlü bir enfeksiyon gibi dışa vurmasıdır. İçlerine girmiş mikrobu temizlemedikçe, Müslümanlar bu rahatsızlıktan asla kurtulamayacaklardır. Çünkü onlar hastalıklı hücreler olarak yaşamadıkları zaman, dışarıdan bir mikrobun onların bedenine musallat olması asla mümkün değildir... En kısa zamanda bir iç temizliğe ve tedaviye girişmeliler ve içlerindeki mikroplardan kurtulmalılar. Sonrası aydınlıktır...

OSMAN KONUK

Gazze Neresi

Kim dudaklarını ısırmaktan kanatarak kılıcını kayalara çarpa çarpa parçaladı?

Gazze"de olanlar sadece Gazze"de mi olup bitiyor?

Zihinden, hayattan bağımsız mı orada olanlar. Aslında Gazze bir sonuç olabilir mi?

Sabah evden ütüsüz bir gömlekle çıkmaya cesaret eden kaç kişi “bulabiliriz”? BU çok mu alakasız oldu. Olsun.

Gazze hakkında şiirler yazmak mı?

Rachel Corrie"den daha iyisini yazan olsaydı bilmez miydik?

Zırıltılı, uyuz şiirler yazıp bir de altına utanmadan adımızı yazınca “görev tamamlanmış” mı olacak?

SIDDIK ERTAŞ

Utanç İçindeyim!



Şimdi ben ne söyleyeyim. Utanç içerisindeyim. Her karış toprağı namusumuz kadar değerli olan İslam coğrafyasının en kutsal parçası, “fahişe” bir milletin pis ayakları altında çiğnenirken utanmaktan başka ne yapabilirim ki!

Biliyorum: “Onların kılıcı kendi yüreklerine girecek ve yayları kırılacaktır” . Bu, mutlaka olacaktır. Ve yine biliyorum ki “Ardına saklanacak bir ağaçları bile olmayacak”.

Onlar kendilerine yeni Hitlerler, yeni Firavunlar çağırıyor olabilirler. Ama biz Müslümanız ve savaşırsak ancak Allah"ın elçisi gibi savaşırız.

Ancak savaşmak yerine demeçler veriyoruz… İşte bunun için utanç içindeyim.

SELÇUK KÜPÇÜK

Gazze Bizi Bekliyor

Mazlumlar bizi bekliyor.

Tarih bizi bekliyor.

İsrail kahrolmak için bizi bekliyor.

Gelenek dirilmek için bizi bekliyor.

Gazze bunun için bizi bekliyor.

SÜLEYMAN ÇELİK

Fazlası Boş Laf

Şiir, diyorlar. Şairler niçin şiirsiz diyorlar. Ne şiiri kardeşim!? İnsanlar ölüyor, dünya seyrediyorken… Şiirin de sustuğu, tıkandığımız  anları yaşıyoruz. Rabbimize sığınıyoruz. Maddi ve manevi imkânlarımızı paylaşmaya çalışıyoruz kardeşlerimizle. Fazlası boş laf...

ŞABAN ABAK

Dünya Müslümanları Birleşmelidir

Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulüm sebebiyle İsrail"i protesto ediyoruz, kınıyoruz, kızıyoruz. Oysa İsrail saptırılmış inançların baskısı altındaki bir tiranlıktan başka bir şey değildir ve kendine yakışanı yapıyor. Onlardan bu kötülükleri beklemiyor muyuz ki kınıyoruz? Elbette zulme mümkün olan her vasıta ile karşı duracağız, ama söylemek istediğim başka bir şey var: Asıl kınamamız gereken kendi Büyük Birliğimizi tesis edemeyişimiz olmalı değil midir? Bu vahşetleri, bu akıl almaz, insanlığa sığmaz zulümleri gördükçe kendi aydınlarımızı, sivil-asker yönetici sınıflarımızı sarsıp sallayıp uyandırmamız ve onları birleşmeye çağırmamız gerekmez mi?

Filistinli yiğitler, kadınlar, çocuklar şehit olurlarken, can verirlerken işiten kulaklar için şöyle haykırıyorlar: Ey Müslümanlar, birleşin! Evet, böyle sesleniyorlar bize, el birliği, işbirliği, kuvvet birliği yapmamızı haykırıyorlar; merhametsiz saldırganın füzelerine karşı savunmasız, yalınayak can verirlerken. Şükür ki bu sesi her geçen gün daha çok sayıda Müslüman kulağı işitir oluyor! Şehitler, sağır kulakları işitir, kör gözleri görür yapıyorlar şehadetleriyle. Ve zafere giden yolu gösteriyorlar bize, “çıkış yolu”nu, İslam Birliği yolunu.

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2013, 16:08
YORUM EKLE
YORUMLAR
enes
enes - 10 yıl Önce

osman konuk seni hakkaten seviyoruz. sadece şiirini değil tavrını, mesela rachel corrie'yi yazılmış bütün şiirlerin üzerine koyabilmeni, ütülü gömleklerimizden israil tanklarına doğru bir çizgi çekebilmeni seviyoruz. "biz" "burada" hepimiz senin şiirlerini okuyan insanlarız!

Serhat Bilir
Serhat Bilir - 10 yıl Önce

tenekeci düpedüz ırkçı bir yaklaşım gösteriyor. siyonizm ile yahudi kavmi arasında farkın ayırdına varamamış anlaşılan. "cani bir ırk" nitelemesi, "Sadece İsrail'deki Yahudiler değil, İstanbul ve Paris'teki Yahudiler de fareler gibi sığınaklarda, deliklerde yaşayacaklar." gibi korkutan temennileri bu durumu açıkça ortaya koyuyor. yahudilerin tamamını yok etme fikri adaletsizce ve gayrı islamidir. siyonist katiller ve israil elbette yok edilmelidir. ama istanbul'daki masum yahudilerin evl

evil köse
evil köse - 10 yıl Önce

sayın Musatafa U çurum diyorki yüregi ellerinde olanlar,kurtuluşu saglayacaktır.Bizim yürekler ellerimizdede İsrailin yürekleri ellerindeki Ahtopotun kollarnda,hedef seçiyorlar vuruyorlar ve seyrediyorlar.insanlık suçu işlediklerinin farkında degiller malesef.Bir karş toprak için bu dökülen kan tarihe kara bir leke olarak düştü.Emperyalist güçlerin BOP projesinde Türkiye yerini tayin edemiyor,nerde duracagımızı bilmemiz gerekiyor,meclisten kınama çıkmalıydı,sayın UÇURUM a saygılar sunuyorum.

Cemal
Cemal - 10 yıl Önce

İbrahim Tenekeci ne dediğinin farkında değil heralde. Ben son gazze eylemleri sonucu şunu anladım. bu süreçte sağlam bir islami kimliği olmayan, kuran'ın adil mesajından bihaber kimseler, salt duygusal bir yoğunluk yaşayarak yahudi düşmanlığına ve faşizme doğru evrilme temayülü gösteriyolar. beyazıt mitinglerinde hitler afişi taşıyan zavallıların yanına bu sözleriyle ibrahim tenekeci'yi de ekleyebiliriz. çok talihsiz sözler olmuş tenekeci açısından.

Ahmet Örs
Ahmet Örs - 10 yıl Önce

şairler de normal insan olduklarından ilk önce kur'an'la bilinçlerini, dinlerini oluşturmalılar.
süslü cümleler, plansız-programsız sözler söylemek kolaydır ama bir direniş ve ıslah hattını ihtiva eden bir hareketi örgütleme çabası yoksa her şey boştur.
geleneksel ve modern kirlerden vahiyle arınmadıkça gazze ya da kudüs'ün kurtuluşu nasıl mümkün olacak?

banner19