Ramazan Dikmen Öykü Günleri geliyor!

Balıkesir Dursunbey'i, büyük şehirleri bile imrendirecek bir kültür-sanat anlayışıyla yöneten başkanla konuştuk!

Ramazan Dikmen Öykü Günleri geliyor!

 

Mehmet Ruhi Yılmaz, 1955 doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu ve tam anlamıyla bir edebiyat düşkünü. 16 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra memleketi Dursunbey’de belediye başkanlığına aday olmuş. O tarihten beri 10 yılı aşkın süredir belediye başkanı. Maksadı çok sevdiği Dursunbey’deki güzellikleri insanlara tanıtmak ve farklı etkinliklerle yöreyi bir kültür-sanat merkezi haline getirmek. Yaptıkları ile takdir toplayan Mehmet Ruhi Yılmaz’la söyleştik, kendisini daha yakından tanıma imkanı bulduk. Oldukça yoğun bir gününde de olsa bizi kırmadı. Sohbetimiz de resmî bir dilden uzak oldu. Sanki uzun zamandır görüşmediğimiz bir abimizle görüşür gibi konuştuk, çay içtik, sorularımızı sorduk.

Tam anlamıyla “şiir dostu” Mehmet Ruhi Yılmaz

Dursunbey’i düzenlenen şiir günleri ile tanıma fırsatımız oldu. Yanılmıyorsam bu belediye başkanlığında üçüncü döneminiz. Etkinliğin ilk yıllarında da katkınız vardır, değil mi?

Evet. Etkinliğin başında da bazı arkadaşlarımızla beraber işin içindeydik. Bizi çok heyecanlandıran bir etkinliktir.

Gelenek haline gelmiş bir şiir programı için uğraşmak kolay değil. Şiiri çok sevdiğinizi biliyoruz. Peki, siz şiir yazıyor musunuz?

Gençlikte şiire yöneldik. Yedi sekiz şiir yazdık. Ama sonraları okuyucu olmayı seçtik. Kendimi “şiir dostu” olarak tanımlamayı uygun görüyorum.

“Diriliş” bize okul oldu

Okumayı çok sevdiğinizi biliyoruz. Yoğun iş temposuna rağmen, okumak için zaman ayırıyor musunuz kendinize?

Akşamları en az yarım saat zaman ayırırım kendime. Okumak için isteyen herkes zaman bulur kanısındayım.

Kimleri okursunuz diye sorsak, ilk olarak aklınıza hangi isimler gelir?

Başta Sezai Karakoç gelir. O ve Rasim Özdenören’in fikir yazıları bizi besleyen pınarlar gibidir. Diriliş ve Mavera dergilerinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. O dergiler de bize okul oldular.

“Ramazan Dikmen Öykü Günleri” geliyor!

Dursunbey’de çok güzel bir insan yaşadı. Öyküleri ile tanıdığımız Ramazan Dikmen’den bahsediyorum. Onun hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Şunu söyleyebilirim, 11 yaşından 22 yaşına kadar hafızlık ve İmam Hatip Lisesi yıllarında sadece yediğimiz ayrıydı. Sürekli beraberdir kendisiyle. Gençliğin hızlı çağlarını beraber yaşadık. Bazı hikayelerinde de “Ruhi Bey” diye ismimi geçirmiştir. Allah rahmet eylesin, çok sevdiğimiz bir arkadaşımızdı. Şimdilerde bir planımız var: Ramazan Dikmen Öykü Günü. Onun adına bir öykü günü düzenlemeyi düşünüyorum. Hem O’nu anmak, öykülerini incelemek, hem de öykü üzerine buluşmalar gerçekleştirmek için.

Mehmet Ruhi Yılmaz

Suçıktı Şiir Günleri..

Bu gerçekten çok güzel bir haber. Heyecanla bekliyoruz. Öykü günleri düşüncenizden bahsedince, Suçıktı günlerinden bahsetmemek olmaz. Türkiye’de “Suçıktı Şiir Günleri” kadar uzun süre devam etmeyi başaran başka bir şiir programı yok. Bu sene 18. yıl oldu. Bu sürekliliği neye borçlusunuz?

Öncelikle samimiyete. Sonrasında ise gereksiz şatafata, aşırı gösterişe kaçmadan kurumsallaşmış olmaya borçluyuz. Hasbî oluşu önemlidir.

Halk da memnun herhalde? Hatta önceleri, etkinliğe gelen şairlerin ailelerin yanında misafir edildiğini duydum.

Evet, başlarda öyle oldu. Dursunbey halkı bu etkinlikten memnundu çünkü. Bunu bir değer alışverişi olarak görüyoruz. Misafirperverlik duygusu buradaki insanlarda çok gelişmiştir. “Misafir rızkıyla gelir” der burada herkes. “Onda birini kendi yer, onda dokuzunu geldiği eve bırakır.”

Şairler birbirlerini tanısın diye...

Suçıktı festivalinin bir farkı da burada yatıyor o zaman...

Hasbî bir ortam içinde, samimî bir ortamda yaşanan bir etkinlik buradaki. Resmî ya da maddî durumu öne çıkartılmıyor. Türkiye’deki şairleri iki gün de olsa bir araya getirmesi, şairler arası tanışmayı ve ilgiyi geliştirmesi. Sırf bu açılardan bile düşündüğünüzde güzel sonuçlar doğuruyor. Zaten hedefimiz de bu. Dostlukları ilerletmek, birbirini görmemiş ama şiirlerinden tanış olan şairleri tanıştırmak.

Şiir okumaları ve paneller dışında burada bir panayır ortamı da var. Buradaki halkın kaynaşması da sağlanıyor sanki..

Şiir etkinliğinin Suçıktı günü ayağı da var. Adından da anlaşılacağı gibi, temiz suyun başında, Allah’ın bu güzel nimeti için şükür duası ve ikram gerçekleşiyor. Şiir yazma ve okuma yarışması da yapılıyor. Vesile ile, okurları da Temmuz ayı içerisinde her sene beklediğimizi söyleyelim. Biz şairleri ve basından arkadaşları bizzat çağırıyoruz. Fakat etkinliğimiz gelmek isteyen herkese açık.

Son olarak, gençlere bir tavsiyeniz var mı diye sorsak?

Öğrencilere hep söylediğim bir şey var, onu tekrarlayayım: Okumayan insan benzini bitmiş araba gibidir. Yerinde sayar. Okumak insanı ilerletir. Kitabı ellerinden bırakmasınlar.

 

Sümeyye Karaarslan, bir edebiyat dostu ile tanıştı, sohbet etti

Bu yılki Suçıktı Şiir Günleri ile ilgili izlenimleri dunyabizim'den okumak için tıklayın

Suçıktı Şiir Günleri fotoğraf galerisi için tıklayınız

 

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2011, 21:08
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13