Radyolar tahminden daha fazla takip ediliyor

Dünya Bizim olarak radyocuların nabzını tutalım istedik ve gündemlerinde neler var, sorduk. Seyr FM'den Recep Kara sorularımıza cevap verdi.

Radyolar tahminden daha fazla takip ediliyor

Radyoculuk bitiyor”, “eski radyolar/radyocular mı kaldı” diyenlere inat, radyoculuğun canlı bir şekilde devam ettiğini biliyoruz.

Biz de Dünya Bizim olarak radyocuların nabzını tutalım istedik ve gündemlerinde neler var, sorduk.

Seyr FM'den Recep Kara sorularımıza cevap verdi.

Seyr FM hangi amaçlarla yayın hayatına başladı?

Sevginin, dostluğun, hâsılı güzel olan duyguların yozlaştırılmaya çalışıldığı bu hızlı tüketim çağında kalabalıklara üstad Necip Fazıl'ın deyimiyle “Durun kalabalıklar bu sokak çıkmaz sokak…” diyebilmek amacıyla kuruldu.

Radyonuzu diğer radyolardan ayıran hususiyetler neler?

Anlatan değil konuşan olmamız.... Dinleyenlerimizin yayınlarımızda kendini bulması ve radyomuzu sahiplenmesi....

Kimler program yapıyor radyonuzda?

Canlı yayın kuşağımız oldukça fazla ama öne çıkan isimlerimiz: Muhterem Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Mehmet Emin Ay, Ömer Döngeloğlu, Prof. Dr. Kadir Özköse, İhsan Şenocak, Cevat Akşit Hoca efendi, Recep Kara, Harun Yavuz Yılmaz, Ahmet Hakan Karagül…

Yayınlarınızda kırmızı çizgileriniz var mı? Varsa neler?

Saygı, sevgi, dürüstlük ve maneviyat. Yayınlarımızın insanların maneviyatında tahribat oluşturmaması, bunun yerine yeni dünyalara kapılar açması. Hassas olduğumuz hususlar bunlar.

Yayınlarınız ne tür programlar ağırlıklı? Haber, siyaset, kültür, müzik, dini sohbetler, vs.

Kültür, müzik ve dinî sohbetler.

Popüler kültür ve ilgiler yayın içeriklerinizi ne oranda belirliyor?

Biz etkilenen değil etkileyen olma çabasındayız. Ancak bunu da zamanın gelişmelerine sırt çevirerek yapmayız; bilakis hayırlı olanı alıp edep çerçevesinde sentezleriz.

Yaklaşık bir oran vermeniz gerekirse dinleyicilerinizin profili hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sizi kimler takip ediyor?

Her kesimden insan var ama ağırlıklı olarak %70 oranında manevi konularda hassas gençler dinliyor.

Yayınlarınıza ne tür tepkiler alıyorsunuz? Buna dair ilginç hatıralarınız varsa birisini aktarabilir misiniz?

Biz canlı yayınlarımızda bilhassa ezgi türü eserlere yer vermeye çalışıyoruz. Amacımız kendini boşlukta hisseden gençlerin yüreklerine ulaşabilmek. Bir gün yaşı tahminen 70'lerde bir amca, yayımızı arayıp sabah kuşağında çok ağır tarz eserler, ilahiler çalmadığımız için -bu tarz eserleri de kendi kuşağında çaldığımızı söylememize rağmen- bize yarım saate yakın kızmıştı. “Sizin yüzünüzden namazlarda keyif alamıyorum, o tarz ilahiler dinlediğimde daha huşu içinde ibadet ediyorum” deyip yüzümüze telefon kapatmıştı.

Radyoda edebiyat eserlerinin okumalarının yapıldığı programlar arttı. Sizde var mı bu tip programlar? Varsa hangi yazarların hangi eserlerini okuyorsunuz?

Özellikle oluşturduğumuz bir program yok ama aktüel programcılarımız programlarında ağırlıklı olarak çeşitli edebi eserlere yer veriyor.

"Radyoculuk bitti/ bitiyor" diyenlere neler söylemek istersiniz? Radyolar yeterince takip edilebiliyor mu?

Radyolar tahminden daha fazla takip ediliyor ve bitmesi için insanların konuşma ve dinleme ihtiyacının sona ermesi gerekiyor. Bu ihtiyaç bitmeyeceğine göre radyoculuk da asla bitmez. Sadece, tabir yerindeyse, radyolar kendi topuklarına sıkıyor zaman zaman. Bunun sebebi ise takılmadan beş dakika konuşabilen herkesin radyocu olduğunu sanması ve radyoların yönetiminin ehline verilmemesinden kaynaklanan uzun tanıtım reklamları...

Radyonuzda yakın gelecekte farklı neler dinleyicileri bekliyor?

Biz hep farklıyız zira bu meslek durağanlığı kaldırmaz ve kabul etmez. Yakın zamanda radyo tiyatroları yapmayı planlıyoruz. Fazlası için de dinleyicilerimizin önerilerini bekliyoruz.

Eklemek istediğiniz başka neler var?

Size bize de yer ayırdığınız teşekkür ederiz ve yayım hayatınızda başarılar dileriz.

 

Buğra Atlı konuştu

Yayın Tarihi: 19 Aralık 2014 Cuma 16:03 Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2014, 16:30
banner25
YORUM EKLE

banner26