Osman Konuk ile Küllük notlarını konuştuk

Şair Osman Konuk ile İtibar'da noktaladığı ‘Küllük’ notlarının macerasını konuştuk.

Osman Konuk ile Küllük notlarını konuştuk

 

Günlük ile deneme arasında bir yere buyur edebileceğimiz “Küllük”, Osman Konuk’un perspektifinden ve üslubundan hayata ve insanlara bakabileceğimiz özel bir yazı temrini. Osman Konuk şiirinin “mutfak” kısmını merak edenler için bu notlarda pek çok ipucu da yer alıyor. Osman Konuk ile hazır noktalamışken ve dumanı henüz üzerindeyken Küllük’ü konuştuk.

Küllük yazıları ne zaman, niçin başladı?

İlk küllük yazma teklifi Heves dergisi için şair Ömer Şişman’dan gelmişti. Aslında benzer notları 2003-2009 yılları arasında şiir postası e-mail grubunda yazmıştım. Ömer de sanıyorum oradaki yazılardan esinlenerek bu öneriyi yaptı. Bu dışsal nedeni. Bir de içsel nedeni var. Edebiyatın ve bilimin aşırı kurumsallaşmış dünyası boğucu ve sıkıcı. Açık havaya ya da tür dışına çıkma ihtiyacından doğdu küllük.

Osman Konuk'un Küllük'ü

Küllük yazıları dolayısıyla Osman Konuk'a

bir arkadaşı tarafından hediye edilen Küllük

Hangi saiklerle yazdınız bu yazıları?

Küllük notları biraz da kolektif bellekteki göksel şair, yazar imgesini yeryüzüne indirme fikrinden doğdu. Bir kısım yazarlar, atmosferin dışından yazıyorlarmış gibi metinler üretiyorlar. Yazma eyleminin yazıya başlamadan ve yazıdan kalktıktan sonraki, metinde saklanan boyutlarını görünür kılmak istedim biraz. Bunu da yaşantılar, izlenimler, seyahatler ve mümkün olduğu kadar denetlenmemiş fikir parçalarıyla yapmayı denedim.

Haziran 2012'de İtibar dergisinde yayınlanan “Küllük” ile, sizin tabirinizle bir çevrim tamamlandı. Küllük yazılarına niçin son verdiniz?

Bana doğal ömrünü tamamlamış gibi geldi. Artık eskisi kadar kendiliğinden, rahat yazamadığımı fark ettim. Edebiyatın formel dünyasına karşı bir sivil yazı ferahlığını kaybetmeye başladığını hissedince tamam dedim.

Küllük bitince başlayacak yeni düzyazılar var mı? Yoksa bundan sonrası sadece şiir mi diyorsunuz?

Kendimi borçlu hissettiğim kitaplar, yazarlar ve şairlerin benim dünyamdaki anlamları hakkında yazmak istiyorum. Ama bildiğimiz totolojilerin dışında, tekrarcı, aktarmacı olmayan, belki tek bir özelliklerinden yola çıkarak yazmayı düşündüklerim var. Bunlar herkesin bildiği isimler, az bilinenler ya da hiç bilinmeyenler olabilirler. Bir liste yapmadım henüz. Ama ilk yazmak istediğim kişi Sezai Karakoç. Başlığı bile belli: “Dünyanın en güzel gülümseyen şairi”.

Küllük yazılarını kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

Küllük yazıların öneren Ömer Şişman kitaplaşmasını da önermişti yaklaşık bir yıl önce. Eylül, ekim gibi çıkmış olur sanıyorum. Aslında telefonumda, kağıtlarda, bilgisayarda, kitap sayfalarında, broşürlerde, otobüs ve uçak biletlerinde kalmış belki yüzlerce küllük notu var. Onları da ilerde bir küllük nostalji dosyası yapabilirim. Tabii ki hayır, şakaydı. Böyle bir şey olmayacak.

 

Suavi Kemal Yazgıç sordu

 

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 11:06
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13