Onlar Diriliş için arşiv derdinde

Diriliş Yazıları adlı sitenin yöneticisi Yasin Ramazan ile siteyi ve Diriliş düşüncesini konuştuk..

Onlar Diriliş için arşiv derdinde

Yasin RamazanSitede Taha müstear isminizi kullanıyorsunuz, neden Taha Başar?

Taha, Diriliş düşüncesi için önemli bir isimdir. Hızır’la birlikte düşünüldüğünde, göklerden gelen haberin alıcılarıdır bunlar. Peygamber olmaları gerekmez, zaten Hızır’ın peygamber olmadığı da söylenir, insan olmaları diriliş mesajını almaları ve insanlığa, âleme iletmeleri için yeterlidir. Taha, bir simgedir, bu yüzden diriliş okumaları için Taha’nın Kitabı temel bir karakter arz eder. Taha’nın hikâyesi böyle. Soyadı kısmını kendiminkini çağrıştırdığı için seçtim.

Sizin kurduğunuz
dirilisyazilari.wordpress.com adlı bir blog sitesi var. Böyle bir site açma fikri nereden doğdu?

Biz birkaç arkadaş 2006 senesinde Diriliş düşüncesinin kapsamının anlaşılması, içeriğinin doğru ve yerince değerlendirilmesi ve bunlardan daha önemlisi diriliş ekseninde sahih bir düşünce dalgalanması yaratmak için bu çalışmayı başlattık. Kendimiz de dâhil olmak üzere, diriliş düşüncesinin geniş perspektifinin yeni kuşaklarca takdir edilmesi için bu gerekliydi. Hali hazırdaki Diriliş Yazıları sitesi bu projenin ilk adımı. Kaynak toplama ve farkındalık uyandırma amacı taşıyor. Aynı amaçla adından çokça söz ettiren Şahdamar panelini düzenledik. Aydınlar ‘Diriliş’ düşüncesini sanat, ilim ve irfan anlamında ele aldılar.

Bundan başka Diriliş Yazıları Değerlendirme Grubu kurmuştuk bir sonraki sene. Sitedeki yazıları değerlendirip, üzerinde tartışmayı planladık. Bayağı da ilgi olmuştu doğrusu. Yalnız gruptan birkaç üyenin çok ciddi anlamda –tabirimi bağışlayın- yobazlık yapmaları sebebiyle faaliyet durduruldu. Diriliş düşüncesini anlamadıkları için, görüşlerin tartışılmasına bile müsaade etmediler. Bu çalışmayı tekrar düzenleyeceğiz inşallah, ama bunun için istekli ve gerçekten tartışmaya tahammülü olan arkadaşların toplanması lazım. Bunun bir sonraki adımında ise, diriliş düşüncesiyle yazılmış gerçekten yeni, ciddi anlamda derinlikli ve esaslı yazıların yazılacağı bir platform oluşturulması var. Tabi bunun için henüz erken.

Sitenizde Diriliş fikriyle, Sezai Karakoç ve şiiriyle ilgili yazılar var. Yazıların nitelikli oluşu dikkat çekiyor. Yazıları seçerken ve yayınlarken ne tür bir koşul uyguluyorsunuz?

http://dirilisyazilari.wordpress.com

İşin doğrusu yazıları seçerken mümkün olabildiğince açık fikirli olmaya çalışıyoruz. Az önce belirttiğim gibi bu site henüz arşiv niteliğinde, bu yüzden kendimizi otorite yerine koyup elemek doğru olmaz. Yalnız Diriliş düşüncesiyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili değil de, bir şekilde Sezai Karakoç ve Diriliş kitaplarının malzeme edildiği yazıları almamaya gayret gösteriyoruz. Çünkü bunlar yarardan çok zarar veren türden çalışmalar. Taha’yı Hızır'ı bilmeden, diriliş neslinin amentüsünü okumadan yapıldığı anlaşılan yazılardır bunlar. Yazarın kendi dünya görüşüne katkı sağlamak amacıyla, bin dereden su getirerek yaptığı yorumların yeri değil Diriliş Yazıları. Bu dediğim tür dışındaki yazılara elden geldiğince yer veriyoruz.

Sitenize ilgi nasıl? Ne gibi yenilikler düşünüyorsunuz? Bu konuda daha geliştirilmiş projeleriniz var mı?

Sitemiz ilk kurulduğunda ilgi çok daha fazlaydı. Gerek yakın zamanlarda Sezai Karakoç’un ödül almış olması, gerekse siteyi destekleyecek faaliyetlerimizin (Şahdamar paneli, Diriliş okumaları gibi…) sürmesinden dolayı site çok farklı insanların ilgisiyle karşılaşıyordu. Bu sırada çok sayıda destekleyici mail aldık, yazı gönderenler oldu, faaliyetlerin artırılması talepleri geldi. Şimdi biraz daha durgunluk var diyebiliriz. Bu biraz da bizim site çalışmalarına iki uzun ara vermemiz nedeniyle oldu. Ama sitedeki yazıların halen okunuyor olması bizim için önemli, zaten projenin ilk aşamasında istediğimiz de buydu.

Sezai Karakoç ile tanışıklığınız var mı?

Evet, kendisiyle birkaç kez görüşme imkânım oldu. Çok yakın bir tanışıklık olmasa da, ilk gördüğümde sanki onunla hep tanışıyormuşum gibi geldi. Çünkü ne yazdıysa yaşayan bir adamdır, yüzünde Taha’yı gördüm diyebilirim.

Özellikle sanal dünyada Dirilişle ilgili haber ve bilgi bulmak epey güç. Ben özel olarak Yüce Diriliş Partisi'nin internet üzerindeki etkinliğini arttırmasını ümit ediyorum. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

http://dirilisyazilari.wordpress.com İlk başta belirttiğim gibi Diriliş düşüncesi göz ardı edilmeye mahkûmdur sanki. Kimi şiirleri gibi Sezai Karakoç’un birçok fikri de anonim olarak kullanılır. Bu iyi bir şey olarak görünse de, Diriliş düşüncesi bağlamında düşünülmediğinde, adı geçen fikirler anlamlarını yitiriyorlar. İnternette Diriliş düşüncesini anlatacak bizleriz, çünkü internet bizim neslin iletişim kaynağı. O yüzden ne yapılacaksa –bu röportajı okuyanlar da dâhil- bizim yapmamız lazım. Diğer sorunuza gelince Diriliş Partisi zaten etkinliği olan bir çatı değil henüz. Sanal dünyadaki suskunluğunu da buna yormak lazım.

Genel olarak Diriliş fikrine insanların ilgisi sizce ne boyutlarda?

Diriliş çok net bir fikirdir aslında. Fakat Diriliş düşüncesi beylik bir ideoloji olmadığı için, zaten üzerinde oturduğumuz irfan geleneğinden beslendiği için, insanlığa başından beri eşlik ettiği için bu netlik anlaşılamıyor. Çok tecrübem olmuştur, Diriliş kitaplarını okuyanlar ‘zaten biz bunu biliyorduk’ diyorlar. Görünüşte biliyorlar çünkü Dirilişin beslendiği kaynaktan süt emmişler ister istemez kendileri de. Yalnız Sezai Karakoç’un yaptığı, bu içeriği günümüz diliyle günümüz insanına anlatmış olmasıdır. Yaratılışı, yaratılanları hak nazarıyla değerlendirmenin çağımızdaki adıdır aslında Diriliş. Bir söz var "Türkiyeli Müslüman aydınlar şöyle ya da böyle Sezai Karakoç’un şapkasından çıkmışlardır" diye. Bu sözün anlatmak istediğinin de bu olduğuna inanıyorum. Hepsinin doğrudan doğruya Sezai Karakoç'tan beslendiği ve Diriliş düşüncesine referans göstermelerinden çok, onların da Sezai Karakoç’un kullandığı dili benimseyip, onun gösterdiği pencereden bakmaları demektir bu.


Bununla birlikte Diriliş düşüncesi, Sezai Karakoç kitapları okumaktan ibaret değildir. Şu anda okuyan, tartışan, nitelikli söz peşinde koşan arkadaşlarımızı izliyorum yeni kuşaklardan. Bir şekilde bu düşünceyle ilgilerini kuruyorlar onlar da. Ama Diriliş yazıları gibi çalışmalar sayesinde bu ilginin artacağına ve bu okuyan, merak eden zihinlerin dirilişle erkenden tanışacağına inanıyorum.

Teşekkürler...

Ben teşekkür ederim.
 

 

R. Sercan Somuncu söyleşti

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2011, 10:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
izbasar
izbasar - 10 yıl Önce

Diriliş dergisinin eski sayıalrındaki çok değerli tasavvufi yazıların arsiv olarak eklenmesi çok faydali olur. Bu yazıları kütüphane arsivlerinden baska bir yerden bulma imkanı yok çünkü.

morisko
morisko - 10 yıl Önce

güzel bir site...elinize, zihninize sağlık..

...
... - 10 yıl Önce

Anlaşılamamasının nedeni çok basit olması değil de ' biz zaten bunları biliyoruz ' gibi basit bir cümle kurulmasıdır ki bu korkarım hepsinden daha tehlikeli bir durumdur.

Dücane Cündioğlu`nun bir sözü var:" Sakın elde etmediğin şeyi terkettiğini söyleme yoksa bunu nasıl yapabildiğini sana sorarlar."

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 10 yıl Önce

Murat Solgun'u tanıyan kişilere sesleniyorum,kendisi Diriliş dergilerini evimden alıp Konya'ya götürmüştür ve kendisinin tayin ettiği bir zaman içinde vereceğine dair SÖZ vermiştir.Kendisini telefonla arıyorum ama ulaşamıyorum,İstiklal Marşı Derneği vasıtasıyla tanımış olduğum Murat Solgun'u tanıyan varsa söylesin,bakın dergiler yukarıdaki yazıda da belli olduğu gibi lazım olmuştur,dergilerimi geri getirsin,ya da telefonunu açsın.Arşive ekleriz.Güveni suistimal edenler ne hale gelir bilinmez.

banner19

banner13

banner26