banner17

'O öyle bir cümle söyler ki…'

Nazan Bekiroğlu'na dostu Belkıs İbrahimhakkıoğlu'nu sorduk. O da yazdı.

'O öyle bir cümle söyler ki…'

Belkıs’la dostluğum bir insanın ana karnından yetişkinliğe geçişine yetecek kadar uzun. Önce mektuplaştık. Sonra ben davet ettim; o, Trabzon’a geldi. Otobüsten indiği anı, onu daha evvel gördüğüm resimlerine bağlı olmayan bir tanıyışla tanıyışımı unutmuyorum.Belkıs İbrahimhakkıoğlu

Üzerimdeki etkisi büyüktür. Diyebilirim ki aciz kumaşımı dokuyuşumda Belkıs’ın renkleri, düğümleri en başta gelir. Üstelik sadece kendisi değildir o, sahip olduğu iklimin bütün güzelliğini açmıştır önümde. Bu itibarla Belkıs benim için bütün bir İbrahimhakkı ailesidir.

Perdeler bir anda açılır önünüzde

Fakat bunun kendisi farkında mıdır? Sanmam. Yazar olmaya hiç heves etmediği halde, bunu aşmıştır çoktan, hatta hiç bulaşmamıştır; değme yazarların heves edeceği bir kaleme ve duyuşa sahiptir. Bu kalem yedi göbek öteden tevarüs ettiği bir evliya ikliminin bütün izlerini taşır. Sehl-i mümteni içre, her şeyi bir çırpıda özetleyen öyle bir cümle söyler ki perdeler bir anda açılır önünüzde. Her konuşmamızda, bu artık bana yeter, dedirten bir cümle serer önüme.

Bazen, yazsa, diye düşünürüm. Fakat o, yazılı kültürden ziyade kaçınılmaz olarak bir tekke ikliminin ashab terbiyesi etrafında sözlü olarak saçar ışığını. Neden ışıttığının farkında bile değildir. Sadece aydınlatır. Ve o yazmadığı sürece, etrafındakilerin onu yazmaları gerektiğini düşünürüm. Cümlelerinin kayda geçmesi gerekir.

Her şeyi bir anda özetleyen yaklaşımı, -özetleyebildiği için tahlil de etmektedir-, her şeye bu dünyanın kayıtlarından yükselerek bakabildiği Mevlânâ’nın o kozmik bakış noktasına sahipliği ile berrak sular kadar derin ve sadedir. Onun kıymeti bu sadeliğinden fakat derinliğinden ileri gelir.

Belkıs İbrahimhakkıoğluHavf ve reca arası bir tekke iklimi ondaki

Bundan 22 yıl önce ilk tanıştığımız günlerde, “Bir gün Âdem’in hikâyesini anlayabilirsem kendimi her şeyi anlatmış sayacağım, çünkü Âdem’de insanlığın bütün halleri, hikâyeleri saklı” demişti bana. Belkıs insanlığın bütün hallerini anlayabilir. Kendi ifadesi ile, insana zaafı vardır çünkü. İnsanın melek olmadığını, bu dünyanın da cennet olmadığını, cehennemi kendi içimizde kurmaya hakkımız olmadığını, hesapların zannettiklerimizden çok farklı çıkabileceğini, bu itibarla büyük sözler sarf etmenin tehlikesini işaret ederken, diğer yandan sarf ettiği her nefesin, oynattığı her kalemin bir gün kendisinden hesap sorabileceğinin de farkındadır. Belkıs’ın iklimi vardır. Bir tekke iklimidir bu. Havf ve reca arasındadır.

XXI. asrın zaruretlerini ve modern hayatın pratiklerini “es geçmeden”, gündelik hayatın ayrıntılarına vakıf fakat o ayrıntıları en derinde akan mutlak yeraltı ırmaklarına bağlayan kanalların da farkında olduğu için, en sıkıntılı ve en ümitsiz olduğunuz anda ikliminden saçılan huzur sizi insan olmanın sorumluluğu kadar acizliği ile de yüz yüze getirir. Gerçeğin farkındadır çünkü, mutlak gerçeğin ve onun sayısız yollarının. Ümitsizliğe de ve fakat gaflete de düşmemeyi öğrenirsiniz onun ikliminde. Kendinizi sever, affeder fakat sorumluluk taşımanın ne denli önemli olduğunu da fark edersiniz. Saba Melikesi’dir o.

 

Pınar Ulaş sordu

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2010, 21:45
YORUM EKLE
YORUMLAR
kalender yıldız
kalender yıldız - 8 yıl Önce

nazan hanım'ın tanışıklığının dörtte biri kadar da olsa tanışıklığımız el hak ben de şahidim söylediklerine
belkıs hanım bizim camianın kimi konularda sahip olmadığı bir hoşgörüye ve hissedişe sahip
kendisine uzun ve bereketli bir ömür diliyorum

banner8

banner19

banner20