banner17

O dünya nimetlerinden şikayetçi!

Sadettin Acar uzun süredir kültür-sanat dünyamızda görünmeyen bir isim. Acar'ı bulduk ve konuştuk…

O dünya nimetlerinden şikayetçi!

Sadettin Acar nerelerde?

Ruh halime en uygun cevap herhalde şu olacak: Ben de onu arıyorum. Kendimi bulmak, kendimle yüzleşmek ve kûşe-i uzletimde kendimi dinlemek. Galiba yaptığım biraz öyle bir şey. Maalesef bu dünya ve onun nimetleri bize kendimizi kaybettiriyor. Bir yola çıkıyoruz ve bir süre sonra o yola çıkan ilk ‘biz’den eser kalmıyor, maalesef. Yol boyunca, yolculuk boyunca değişip dönüşüyoruz. İşin kötüsü bunu fazlasıyla kanıksamış olmamız.

Bir zamanlar Milli Gazete’de yazıyordunuz. Sonra Marmara FM’de yayın yönetmenliği Sıkı Adamlaryaptınız. Şu an ne işle meşgul oluyorsunuz?

İş-güç konusunda çok istikrarsızım, bunu kabul etmem lazım. Şu an TRT’de bir şeyler yapıyorum. Burç Fm’de de bir program hazırlayıp sunuyorum. Tabii Marmara FM’in üzerinden epey zaman geçti. Birçok iş yaptım bu arada. Önce Semerkand, sonra da TİMAŞ maceralarım oldu. Başka işler de yaptım. Öyle işte…

Sanırım yazıp, çizmiyorsunuz? Saadettin Acar imzasını göremiyoruz hiçbir yerde…

Aslında yazmaya devam ediyorum. Ama tabii yayımlamayınca kendinize yazmış oluyorsunuz. İnşallah zamanla yayınlarım.

Sıkı Adamlar diye bir çalışmanız yayınlanmıştı Birey Yayınları’ndan… ‘Ölmeden birkaç kitap daha yazayım’ diyor musunuz?

Evet, Sıkı Adamlar. Ölü doğmuş bir kitap. Sağ olsun, şair İbrahim Tenekeci’nin çabasıyla ortaya çıkmış bir kitaptı.

Ondan sonra yazmaya devam ettim. Doğrusu kitap olarak değil ama “Sufi Portreler” başlığı altında yazmak istediğim –yazmakla bereketlenmeyi umduğum- isimler var. Şah-ı Nakşibend’den Şah-ı Hazne’ye, Mevlânâ Halid’den Mahmud Esad Çoşan’a, İbn Ataullah’tan Şeyh Alaaeddin el-Haznevi’ye kadar birçok büyük sufinin bana değen taraflarını yazmak istiyorum. İmam-ı Gazali, İmam-ı Rabbani, Gavs-i Hizani, Seyyid Hüseyn Nasr, Şeyh Muhammed Muta’ el-Haznevi gibi daha onlarca isim. İnşallah ömür ve yazma heyecanı bahşedilir. Ayrıca bir de üstad Sezai Karakoç üzerine müstakil bir kitap çalışması yapmak istiyorum. Bakalım, Allah kerim. Tabii yayınlanmış bir sürü yazı var. Bakarsınız bir gün bunları da toparlarım.

Ama ölmeden önce birkaç kitap daha yazmak gibi bir derdim yok. Kendimi affettirecek ve öte tarafta işime yarayacak birkaç güzel hareket yapmak istiyorum. Eğer yazı buna hizmet edecekse ne ala!

Kitap okuyor musunuz? Bu aralar elinizin altında ne var mesela?

Eski okuma yoğunluğumu yitirdiğimi söylemeliyim. Ama tabii yine de belli bir okuma programım var. Üç şairin yeni kitapları beni epey heyecanlandırdı: Cahit Koytak’tan Yoksulların ve Şairlerin Kitabı 1-2, Ahmet Murat’tan Bir Şair Bisikletle ve A. Edip Başaran’dan Oyunbozan. Atılgan’ın Aylak Adam’ını okudum, yıllardır ertelediğim bir kitaptı. Ve Salinger’in belki on yıldır okumayı bir türlü başaramadığım Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını yeni bitirdim. Ama yoğun olarak tasavvuf metinleri okumaya çalışıyorum.

Sadettin AcarTekrar tekrar okusam dediğiniz bir kitap var mı?

Kıyamet Aşısı, Yitik Cennet, Gün Doğmadan (ve Sezai Karakoç’un tüm kitapları), Hikem-i Ataiyye, Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Yaşamak, Üç Mesele, Bu Ülke, Waldo Sen Neden Burada Değilsin?, Sır, Ya Tahammül Ya Sefer, Batı Notları… Listeyi epey uzatabilirim.

Şiir okumaya zaman ayırıyor musunuz? Dönüp dönüp şiirlerine baktığınız bir şair?

Evet. Şiir okumayı seviyorum. Bana, has şiiri İbrahim Tenekeci öğretmiştir. Onun şiirlerini bıkmadan okurum. Tabii Sezai Karakoç, Zarifoğlu, İsmet Özel, Cahit Koytak çok sevdiğim şairler. Biraz daha yakın dönemden Hüseyin Atlansoy, Süleyman Çobanoğlu, Ahmet Murat, İsmail Kılıçaslan, Mustafa Akar, Furkan Çalışkan gibi isimler de dikkatle okuduğum şairler… Soruya uygun bir cevap olmadı galiba…

Adını anmak istediğiniz bir din büyüğümüz?

Şeyh Ahmed el-Haznevi.

Tarihte sizi heyecanlandıran bir olay?

Tarık bin Ziyad’ın Endülüs’e girişi.

Yaşamak istediğiniz bir uzak memleket var mı? Neresi? Yoksa İstanbul “benim canım” mı diyorsunuz?

Gördüğüm şehirler içinde İstanbul. Ama görmek istediğim yerler var. İspanya’daki Endülüs bakiyesini görmek isterim. Cape Town, San’a ve Şam-ı Şerif’i de çok merak ederim. Ayrıca Saraybosna’ya gidip Aliya’nın mezarı başında dua etmek isterim. Tabii, vurgulamak gerekir: “kalbimizin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine’dir. Üzerinde bir tül gibi Kudüs vardır.”

Son olarak buyrun…

Efendimiz Muhammed’e salât ve selam olsun.

 

 

Besim Bal sordu

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2010, 15:20
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
levent gündoğdu
levent gündoğdu - 6 yıl Önce

merhaba sadettin bey sizi gerçekten çok takdir ediyor ve yazılarınızı takip ediyorum ..gerçekten çok güzel bir insansınız rabbim yolunuzda muvaffak kılsın vesselam..

güneş aktürk
güneş aktürk - 6 yıl Önce

selamun aleyküm sadettin bey gerçekten hiçbir çalışmanız ilim irfan dergisi kadar güzel olmamıştı sizi takdir ediyorum başarılarınızın devamını dilerim ...

Mehmet Maşuk
Mehmet Maşuk - 3 yıl Önce

Türkiye'de sayılı yazarlardan biridir Saadettin Acar.Her yönüyle (yazarlık, yorumculuk, program yapımcılığı vs.) alanını fazlasıyla doldurur.İslamî çizgiden sapmadan, tavizsiz bu yoğunluğun üstesinden gelebilen nadir insanlardır. Maşallah...

İsa AVCI
İsa AVCI - 1 yıl Önce

Sizi ilk Seyir defteri programın da tanıma fırsatı oldu. O programın müdavimlerindenim.Tuğrul hocayla yaptığınız programları tekrar tekrar dinlerim.ALLAH yolunuzu açık etsin.

banner8

banner19

banner20