banner17

Nureddin Zengi romanı yazıyor

Ali Emre ile şiir, edebiyat ve direniş üzerine konuştuk. "Dünya mundar baltalı Kabillerle dolu" diyor Ali Emre!

Nureddin Zengi romanı yazıyor

Şiir ve direniş size neler hissettiriyor? Ali Emre, Milyon Sesli Mızıka

Hayatın her ünitesine sirayet eden bir kirlenme var bugün. Küreselleşen bir zorbalık var. Buna yüksek bir duyarlılıkla, sorumluluk bilinciyle, çok yönlü bir direngenlikle karşı durulabilir. Kötülük, yozlaşma ve seviyesizlik yayılmacıdır. İyilik ise arkasızdır. Çoğu zaman mecalsiz ve sahipsiz kalır. Onu büyütmek, biriktirmek, ona emek vermek gerekir. Ben nitelikli, hakiki edebî uğraş ve ürünlerin; güzel, anlamlı insan seslerini çoğaltıp yayma çabalarının yanı sıra bir kalkan, munis ve müzeyyen bir direngenlik cephesi olma işlevini de görebileceklerine inanıyorum. Bizi "herkes" ya da "hiç kimse" olmaya iten mekanizmaya karşı direnmeliyiz.

Bu alanda eksikliğini gördüğüm, sıkıntısını çektiğim, olmasını istediğim şeyleri dile getirmeye çalışıyorum ben de. Şiirlerimde ve yazılarımda. Elimi, gücüm yettiğince taşın altına koymaya çaba gösteriyorum. Yazı da sonuçta bir sınanma aracıdır çünkü. Geri çekilmeye, özür dilemeye, mevzileri terk etmeye, kendini inkâr etmeye değil; direnmeye ve dönüştürmeye ihtiyacımız var bizim. Gücümüz yettiğince direnişi de örgütlememiz, çoğaltmamız ve küreselleştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bunun hayatta ve hayatın içindeki şiirde güzel, başarılı, yaratıcı örneklerini görmek beni sevindiriyor doğrusu.

Şairler naif insanlardır, şiir ve direniş kavramlarını düşündüğünüzde bu naiflik sizce nasıl duruyor?

Naiflikten çok duyarlılığı yüksek insanlar oldukları söylenebilir şairlerin. Onun ötesinde, insanlar, şiirle yahut edebiyatla uğraşırken, zihinlerindeki ayrı bir bölmeden hareketle yazmazlar. Fakat sanat alanında bir duruş, bir kimlik sahibi olmak açıkça küçümseniyor bugün. Bu da politik bir tutum aslında, bir tür kimliksizlik batağı ya da. Hâlbuki yozlaşma, yabancılaşma ve baskı ortamında yitiğimizi görme ve bulma çabalarında elimizden tutabilir sanat. Güçlü ve umut aşılayıcı bir etkinlik hatta bir güzelleşme devriminin bir parçası olarak insan ve hayatla bütünleşebilir.

Fıtratımızda çınlayan anlam dizgelerine ulaşmada bize eşlik edebilir. Bu alandaki kötücül iktidarı sorgulamak, silkelemek gerekiyor elbette. "Büyük" diye nitelenen sanatçıların hepsi iyi kötü bir duruş sahibi olan, bir dünya görüşüne sahip olmayı önemseyen kişilerdir. Kirli vadilerde şaşkın şaşkın dolaşanlar, iblis ve avanesinin ekmeğine yağ sürmekten kurtulamazlar sonuçta. Bu yüzden yeni bir hamleye, yeni bir dile, soluklanış ve duruşa ihtiyaç var. Ola ki kaybetmeye devam ettiklerimizin birazını olsun kurtarabiliriz bu sayede. O yüzden ölüm bize değene kadar direnmek lazım. Murdar baltalı Kabillerle dolu hâlâ dünya. Ve biz de direneceğiz. Durmak bunamaktır çünkü. Teslim olmak, kanaralaşmaktır. En iğrenç yenilgi biçimi de gönüllü köleliktir. Kimden, nerden gelirse gelsin bütün tasmalara direnmek lazım.

Ali Emre, Onarılmış Yas BitiğiŞiir dışında ne tür kitaplar okursunuz? Hangi yazarları takip edersiniz?

Her gün hiç değilse 20–30 sayfa okumadan yatmam. Geniş fakat dağınık bir okuma tutumum vardır. Epeyce dergi girer evime. Tarihî romanları, siyasal nitelikli yapıtları kaçırmamaya gayret ederim. Roman okumayı çok severim. Bir de çıkan bütün kitaplarını okumayı alışkanlık hâline getirdiğim yazarlar vardır. Batıda yaşayanlardan Amin Maalouf, Tarık Ali, Noam Chomsky, Homeric, Umberto Eco, Octavio Paz, Rene Girard bunlar arasında sayılabilir. Bakhtin'in, Edward Said'in çevrilen kitaplarını da unutmamak lazım.

Türkiye'de Sezai Karakoç, Hüseyin Su, Adalet Ağaoğlu, İsmet Özel, Orhan Pamuk, Mehmet Eroğlu, Ahmet Ümit, Hüseyin Atlansoy, Yıldız Ramazanoğlu, Hayriye Ünal, Metin Önal Mengüşoğlu, İhsan Oktay Anar, İbrahim Tenekeci, Hakan Şarkdemir, Hüseyin Akın, Hakan Arslanbenzer, Asım Öz ilgi duyduğum yazarlar arasında sayılabilir. Ahmet Oktay, Hasan Bülent Kahraman ve Nurdan Gürbilek'i de takip etmeye çalışırım.

Yeni bir şiir kitabı yayınlama planınız var mı yakın bir zamanda?

Yayımlanmış son şiir kitabım Onarılmış Yas Bitiği’nden sonra yazıp yayımladığım epeyce şiir oldu. Ayrıca “Meryem’in Yokluğunda Annem” başlığı altında çok sayıda yazdım. Bunları yayımlamadım henüz. Yeni kitabımı da bu isimle çıkarmayı düşünüyorum. Kitap hazır yani. Bir de NureddinAli Emre Zengi ve dönemini merkeze alan bir roman yazıyorum birkaç yıldır. Onun da önemli bir bölümü bitti sayılır. Şiir üzerine yazdığım bazı yazıları da Şiirin Saçağı Altında adıyla bir kitapta toplamaya çalışıyorum.

İlk aklınıza gelen mısra desek size… İlk neler dökülür sizden, ne okurdunuz bize?

Kendi şiirlerimi pek ezberleyemem fakat ezberimde yüzlerce şiir, yüzlerce dize vardır. Ara sıra elime bir şiir kitabı ya da bir antoloji, bir yıllık alıp yüksek sesle şiir okuduğum da olur. Siz sorunca şimdi aklıma şu dizeler geldi nedense: “Otların sarardığı yerde güneş,/ kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.”

 

Zeynep Delav sordu

Güncelleme Tarihi: 19 Ekim 2010, 22:15
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer faruk kaptan
ömer faruk kaptan - 8 yıl Önce

bir zaman haksöz'de ali emre'nin nurettin zengi'ye ilişkin bir yazısını okudum. o ara okuduğum "arapların gözüyle haçlı seferleri" (amin maalouf) adlı kitaptan paragraf paragraf ç/alıntılar gördüm. şaşırdım mı? yok, çünkü şaşırmaktan yorulmuştum.

Müzeyyen
Müzeyyen - 8 yıl Önce

Ali Emre:
İşte, adam gibi adam!..

Abdülhakim
Abdülhakim - 8 yıl Önce

Romanınızı dört gözle bekliyoruz Ali Hocam.

Recai Tokat
Recai Tokat - 8 yıl Önce

Ali Abi eskisine göre daha az şiir yayımlıyor. Roman yazması şiirini aksatmamalı. Onu öncelikle şair olarak tanıyoruz biz. Yeni bir şiir kitabı da bekliyoruz kendisinden. Selamlar.

Halit Çağdaş
Halit Çağdaş - 8 yıl Önce

Hemen başlığa bakıpta basit bir sözden bahsediyorum sanmayın. Ali Emre işte sözü öyle basit, sıradan amiyane bir tabir değildir. O bildiklerinizin dışında bir Ali Emre'dir işte.
Onu yakından tanıyanlanr bilirler ki, sessiz, çekingen, sakin, vakarlı, ürkek duruşun arkasında kocaman dalgalarıyla bir okyanus vardır. Bunu görmek için Milyon Sesli Mızıkayı, Onarılmış Yas Bitiği, Hece ve Haksöz gibi dergilerdeki yazılarına bir göz atınız. Görürsünüz sizi dalgalara sevkeden koca denizi.

ilhan  zengi
ilhan zengi - 8 yıl Önce

ben zengi ailesinden bir ferdim.. ailemizin az olduğunu biliyorum.. 300 yıl önce halepten malatyaya göç etmişiz..bir aile mala tya merkezde kalmış , bir aile de köyüü seçmiş yerleşmek için..malatyadaki aileyi 30 yıl önce şans eseri tanıdık..TARHAN soy ismini almışlar cumhuriyet döneminde..sonra kayboldu bağlarımız..dedelerizde bahsediyorlardı , ama tam olarak bilmiyorduk..TARHAN larda aile kitabı varmış.. ulaşmaya çalışıyorum..Ailemizin tarihini bilmek hakkımız,
ilhan.zengi44@hotmal.com

banner8

banner19

banner20