banner17

Müslümanın söyleyecek sözü var

Grup Yürüyüş'ü tanımak, kurucularını bilmek ve amaçlarını kendi ağızlarından öğrenmek istedik. M. Ali Aslan ile konuştuk.

Müslümanın söyleyecek sözü var

2004 yılında, dört arkadaş bir araya gelip, müzik grubu kurdular. Söyleyecek, bestelenecek çok şey vardı. İsimlerini Grup Yürüyüş koydular. 2005’te “Umuda Yürüyüş”, 2009’da “Adanış Günü” adlı iki albüm de çıkardılar. Haklı gördükleri eylemlerde çaldılar, söylediler. Grup Yürüyüş şu an M. Ali Aslan, Necmettin Asma, Hayrettin Akkuç, Adnan Asma, Enbiya Tunalı, A. Yasir Gökçe ve Nizamettin Türeyenci ile çalışmalarını sürdürüyor. Grubun üyelerini birebir tanımadığımızı fark ettik ve yüz yüze görüşüp sorular sormak istedik. Önce Mehmet Ali Aslan ile sohbet ettik. Bize kısaca hayatını, uğraşlarını ve Grup Yürüyüş'ü anlattı.

M. Ali Aslan. Grup Yürüyüş’ün kurucularındansınız. Kısaca tanıyalım mı sizi? Hangi şehirlerde geçti ömrünüz?

1980 İskenderun doğumluyum. Aile olarak aslen Mardin Midyatlıyız. 1998’e kadar İskenderun’da yaşadım. Bu tarihte üniversite tahsili için İstanbul’a geldim. 2003'te İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünü bitirdim. Üniversite sonrasında da İstanbul’da kaldım. Evliyim ve beş aylık bir kızım var.

Grup Yürüyüş, M. Ali Aslanİstanbul Üniversitesi’nde tarih okudunuz ama müzikle uğraşmayı tercih ettiniz. Okuduğunuz alanla alakalı bir iş de yapıyor musunuz, yoksa tamamen müzikle mi geçiyor iş hayatınız?

Okul sürecinde Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin formasyon hakkı alınmıştı; daha doğru bir ifadeyle gasp edilmişti. Bu nedenle okuduğum bölümle alakalı iş alanları oldukça daraldı. Gerçi iki yıl önce M.Ü. Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün tezsiz yüksek lisans programında pedagojik formasyon eğitimini tamamladım. Ancak şimdi de binlerce gencin takılıp kaldığı KPSS engelini aşmak gibi bir zorlukla karşı karşıyayım. Şu an okuduğum alanla ilgili bir iş yapmıyorum. Ama 2002’den beri Haksöz Dergisi ve Haksöz-Haber sitesinde editör olarak çalışıyorum. Yayın ve habercilik işlerinin yoğunluğuna bir de İstanbul’un kendine özgü yoğun temposu eklenince maalesef müzikle ilgili olarak çok az bir vakit kalıyor. Gerçekçi bir ifadeyle ancak fırsat bulduğumda müzikle uğraşıyorum.

Müzikle alakalı serüveniniz nasıl ve neden başladı?

Çocukluktan beri dinleyici olarak müziğe ilgim vardı. Bunun ötesinde gençlik döneminde sadece arkadaş ortamlarında söylediğimiz ezgiler-marşlardan ibaretti ilgim. Arkadaşların da zorlamasıyla bazı lokal programlarda ezgi-marş söylemeye başladım. 2000’in sonlarında da gitar öğrenmeye ve ardından bazı etkinliklerde gitar eşliğinde sahneye çıkmaya başladım.

Gerek yaşadığımız ülkede gerekse tüm dünyada Müslüman olarak, ümmet olarak yaşadığımız duyguları müzikal alana yansıtma noktasında bir ihtiyaç hâsıl olduğunu düşünüyorum. Elbette değerli birikimlerinden istifade ettiğim/ettiğimiz müzisyen ağabeylerimiz, dostlarımız ürettikleriyle önemli bir boşluğu dolduruyorlar. Biz de grup olarak bu işin bir ucundan tutmak, mütevazı bir katkı sunmak istedik. Bu anlamda müziğe başlamadaki asıl motive edici unsurun çağa ilişkin şahitlik sorumluluğunu müzikal alana da taşımak kaygısı/amacı olduğunu söyleyebilirim.

Grup Yürüyüş, M. Ali AslanYaptığınız müziğe birçok isim verildi. Siz ne ad veriyorsunuz?

Bu konuyu hâlâ tartıştığımızı söyleyebilirim. Halen ayrıştırma kaygısıyla kullanmak zorunda kalsak da ezgi, ilahi, marş, özgün gibi ifadelerin genel anlamda camiaya hitap eden müzisyenlerin icra ettiği müziği tanımlamada doğru kavramlar olmadığını düşünüyorum. “Ezgi” bizim camiamızda, “özgün” ise sol camiada popüler müzikten ayırt etmek endişesiyle kullanıldı. Bu duyarlılık anlaşılır olsa da herhangi türdeki bir eserin bir ezgisinin olduğu ya da özgünlük içerdiği de bir gerçek. “İlahi” ise bizim yaptığımız müziği karşılamıyor. İki albümümüzde ve konserlerimizde “marş” türü eserlere yer veriyoruz ama yaptığımız müzik marşlardan ibaret değil. Peki, ne ad veriyoruz?

Aslında ne olmadığını ortaya koymak daha kolay. Bir ad verebilmek için gerçekten de yaptığımız çalışmalarda öne çıkan bir türün olması gerekiyor. Oysa biz ne arabesk yapıyoruz ne rock. Ne metal ne rap. Ne pop ne halk müziği. Ne klasik müzik ve ne de etnik müzik. Belki bunların birçoğundan tınılar taşıyor yaptığımız müzik. Belli ritim kalıpları ya da gamlara bağlı olarak teknik bir tanım yapmak zor olur. Daha serbest bir yapısı var. Tarz/biçim olarak ad koymak zor olsa da özü, içeriği, verdiği mesaj dolayısıyla genel bir ifadeyle bu müziğe “İslami müzik” denebileceğini düşünüyoruz. Ancak dediğim gibi bu tartışmaya açık bir şey ve yaptığımız her işin İslami olduğu ya da olması gerektiği kabilinden edilmiş bir sözdür.

Grup Yürüyüş’ün kurucularındansınız. Bu grup nasıl kuruldu? Sizin gruptaki yeriniz neresi?

Kaldığım öğrenci evinde önce bağlama çalan ev arkadaşım İbrahim ile birlikte çalışmaya başladık. Amacımız grup kimliğiyle ortaya bir şeyler koymaktı. Çocukluktan tanıştığım Necmettin de flütüyle katılınca grup için bir ritimci aradık. Adnan kardeşin katılımıyla Irak işgali ve Aksa intifadası sürecinde birçok eylem ve mitingde “Özgür-Der Müzik Grubu” olarak sahne aldık. Ayrıca Türkiye gündemiyle ilgili -başta başörtüsü yasağı çerçevesinde yapılan etkinlikler olmak üzere- birçok programa çıktık. Çalışmalarımızı daha derli toplu bir forma sokmak amacıyla yaptığımız işe bir ad koymak istedik ve 2004 yılında kendimize Grup Yürüyüş adını verdik. Ben grupta gitar çalıyorum ayrıca birçok eserin solistliğini icra ediyorum.

Grup Yürüyüş

Grup Yürüyüş’ün müziğinde belirgin bir duruş, sözlerinde belirgin bir mesaj var. Müzik, söyleyeceklerinizi geniş kitlelere ulaştırmak için bir araç mıdır sizce?

Müslüman olarak bizim tek bir amacımız var, o da Rabbimize kulluk sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Bunun ötesindeki her şey amaca ulaşma noktasında bir araçtır. Müzik de belirttiğiniz gibi mesajımızı insanlara ulaştırmak için bir araç konumundadır. Sözü güzel söyleme, mesajı estetik bir formda sunma noktasında etkileyici bir sanat dilidir müzik. Elimizdeki tüm imkânlarla tevhid, adalet, direniş ve özgürlük çağrısını iletmeyi sorumluluk ve zorunluluk addediyoruz.

Grup YürüyüşDinleyici kitleniz genelde hangi yaş ve meslek grubu? Tepkileri nasıl?

Yaş olarak daha çok gençlerin dinlediğini söyleyebilirim. Gençlerden olduğu gibi çocuklardan da bizleri motive edici birçok olumlu tepkiler alıyoruz. Çeşitli şehirlerde verdiğimiz birçok konserde gençlerin, çocukların bizlere eşlik ettiğini gözlemliyoruz. Hatta -şartlar uygunsa- genelde son eserimizi, sahneye çocukları ve gençleri davet ederek söylemeyi tercih ediyoruz. Bu yönüyle konserlerimiz oldukça canlı geçiyor.

Meslek grubu olarak kimlerin dinlediği konusunda ise bir araştırmamız yok. Ancak bürokratik mekanizmada yer alanlar hariç, çeşitli meslek gruplarındaki her kişinin dinleyebileceği bir müzik yaptığımızı düşünüyoruz. Bunda sosyal, siyasal konulara temas etmemizin de etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Başörtüm, Kuyu, Sokak Çocuğu, Ergenekon gibi eserleriniz örneğinde olduğu gibi.

Evet, şu an bazı alanlarda kalksa da 28 Şubat’tan bu yana devam eden bir zorbalıktır başörtüsü yasağı. İlk albümümüzde de ikinci albümümüzde de bu konuyu dile getirdik. Hakeza darbecilik illetine ve Ergenekon karanlığına karşı şarkılarımızla mücadeleye çağırdık. Kürt sorunundan sokak çocuklarına, F tipi cezaevlerinden Guantanamo’ya birçok konuyu albümlerimize taşıdık. Doğal olarak bürokraside yer alanlar değil, haksızlığa ve zulme uğrayanlar, talepleri olanlar, mücadele edenler arasından ulaşabildiklerimiz dinliyorlar bizi. İnşallah ulaşamadıklarımıza da ulaşmayı ve mesajımızı onlara da ulaştırmayı hedefliyoruz.

Dinleyicilerin, söyleyeceklerini sizin eserlerinizle söylemeyi tercih etmeleri, özgün bir duruşu olan müzisyenin hep arzuladığı şey olsa gerek. Örneğin Mavi Marmara karşılanırken sizin yorumunuzla “Ey Şehit” ezgisi söylendi.

En büyük motivasyon kaynağıdır bu. Yaptığınız işin insanlar nezdinde bir karşılığının olduğunu görmek elbette mutluluk verici. Bu vesileyle mücadele tarihimize şanlı bir kayıt düşen Mavi Marmara şehitlerimize Rabbimizden mağfiretler ve büyük ecirler diliyorum. Dualarımızda olduğu gibi onları şarkılarımızla, marşlarımızla da hatırlayacağımızı belirtmek istiyorum.

Sizi yakından tanımak güzeldi. Vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Ben teşekkür ediyorum. Rabbimiz işlerinizde kolaylıklar ve hayırlar ihsan etsin.

 

 

Sümeyye Karaarslan konuştu

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2011, 13:08
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
erbaiin
erbaiin - 8 yıl Önce

Grup Yürüyüşün bendeki en önemli karşılığı uyarıcılık vasfına sahip olmasıdır. Değişmeden, dönüşmeden ve en önemliside eğip bükmeden bir duruşun hayatın her alanında ikame edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. bu hatırlatıcılık vasfını bütünsel olarak bakıldığında parçalarında görebileceğimiz gibi, eylemlerinde, yazılarında, hareket ettikleri platform ile çok kere ispat etmişlerdir.
Allah emeklerini zayi etmedi ki bizim yüreğimizdeki sızı onların gür sedalarına dönüştü.
grup üyelerine selamla

Rabia Karatekin
Rabia Karatekin - 8 yıl Önce

Çok güzel ve anlamlı bir söyleşi olmuş. Dünya Bizim'e bu söyleşiye yer verdiği için teşekkür ediyoruz.

Grup Yürüyüş'ten yeni parçalar, albümler bekliyoruz.

Ali Berat
Ali Berat - 8 yıl Önce

Grup Yürüyüş'e selam olsun.
Selam olsun ezgileriyle, marşlarıyla, şarkılarıyla içimizi, evimizi, meydanları ısıtanlara!

Sesini ateşe veren güzel insanlara selam olsun!

Ömer
Ömer - 8 yıl Önce

Bant tiyatrolarından beri camiamızdaki üretimleri dinlemeye çalışan biri olarak şunu söylemek istiyorum. Bana kalırsa hem yaptıkları müzik, hem yorumları hem de duruşları açısından grup yürüyüş çok farklı ve saygın bir yerde duruyor. Mücadelenin bizzat içinde olmaları da onlara olan saygımı artırıyor.
dolayısıyla röportajı yapan kardeşten Allah razı olsun..

Rüveyda
Rüveyda - 8 yıl Önce

Grup Yürüyüş'ü severek, etkilenerek dinliyor ve izliyoruz.
Bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Zorbalara başeğmeyen bu kardeşlerimizin bizde ayrı bir yeri, değeri var.
Mehmet Ali'ye ve dostlarına selam olsun.

Ahmet Güzelce
Ahmet Güzelce - 8 yıl Önce

Grup Yürüyüş vicdan ve sorumluluk sahibi bir ekip. Kulağının üstüne yatanlardan, uyuyanlardan değil. Uyaranlardan. Sesini ateşe verenlerden.

Onlara teşekkür ediyoruz. Çalışmalarında başarılar diliyoruz. Dört gözle yeni albümlerini bekliyoruz.

herkez
herkez - 8 yıl Önce

bence en güzel hayraeetin akkuç söylüyor o benim amcam

banner8

banner19

banner20