Muhalif, sıradışı, underground bir dergi CF

Geniş yazar kadrosu ve farklı çizgisiyle birden dergi dünyasına merhaba diyen CF hakkında Asım Gültekin, Ahmed Sadreddin'in sorularını yanıtladı.

Muhalif, sıradışı, underground bir dergi CF

Yayın hayatımıza bir dergi daha geldi, hoşgeldi. Asım Gültekin'in çabalarıyla çıkan bu derginin adı CF. Geniş yazar kadrosu ve farklı çizgisiyle birden dergi dünyasına merhaba diyen CF, Asım Gültekin'in ifadesiyle sürprizle dolu bir dergi.

Yaptığı işleri önemsemeden yapanlardan geçilmiyor ortalık. Kardeşlerimiz bir iş yaptığında, ilk yapılan şey o işin başına o işe hiç ilgisi olmayanları yönetici olarak koymak en çok düşülen hatamız. Bir de her işi bir akademisyene, ünvanlı birine teslim edip batırmak diye bir yöntemimiz daha var. Fakat bu tavırlara teslim olmaya hiç niyeti olmayan bir dergi olarak gördüm CF'yi.

Sanat, edebiyat, fikir, gündem, kitaplar, hayvanlar, belediye bilboardları, marşlar, ev hanımları, erkekler, tarihi cinayetler, siyasiler, gençlik kolları, Ahmet Hakan, Taha Akyol, türbeler, kovboylar.... ve daha bir çok konu ve alanda zengin bir duyarlılığa ve çeşitliliğe sahip, güçlü yazarları bünyesinde barındıran bir dergi. Yaptığını Müslümanca yapmak böyle olur dedirten bir dergi. Yazar kadrosu çok geniş bir dergi.

Bir röportajın giriş metni bu kadar uzun olmaz. Ama dergi güzel olunca kendimi tutamadım.

Yeni bir dergi daha çıkardınız. İsmi biraz ilginç. CF'nin anlamı ne?

CF, yeni bir dergi. CF'nin anlamı çok. Her sayı yeni bir anlamı olacak C ile F'nin. Bir sayı CF'nin C'si cömert olabilir mesela. Başka bir sayı civanmert olabilir. Bir başka sayı cedelci olabilir. Başka bir sayı cilveli olabilir. Böyle muzipce de yorumlanabilecek bir isim. Muhalif, matrak, underground, ciddi, seviyeli, entelektüel gündemi olan bir dergi. Bir kısım saçma sapan komplekslere kapılmama derdinde olan bir dergi. Yani, dergicilikte rahat, güzel şeyler yapmak isteyen bir dergi. Ekibi güçlü isimlerden oluşuyor. Çok iyi isimlerle CF'de sürekli karşılaşabileceksiniz.

Derginin en iyisi kim?

En iyisi çok. Çok çok iyi isimlerin bulunduğu bir dergi. Dergiciliğe çokca emek vermiş bir çevre tarafından, ekip tarafından çıkartılıyor. Dolayısıyla dergicilikte yaşanan bazı sıkıntılar, alışkanlıkların biraz ötesine kolaylıkla geçmeyi hedefleyen bir dergi. Okumaya, kitaba, kültüre, irfana, sanata meraklı, ilgili, heyecanlı, hareketli, enerjik arkadaşların seveceği bir dergi.

Kimler var yazar kadrosunda?

Şair yazar Murat Güzel, şair Zafer Acar, Genç dergisinin büyük adası Lütfi Arslan, çizer İsmail Özen, değerli müzisyen Taner Yüncüoğlu, bilgi küpü yazarımız şair Suavi Kemal Yazgıç, yeni nesil şairlerden Aykut Nasip Kelebek. Derin bilgiler merkezi Mustafa Balcı, müstesna şair Erdal Çakır, tiyatro sanatçısı Yaşar Elmas, medya uzmanı İbrahim Şamil, şair trenolog Mehmet Aycı, bisikletoloji uzmanı çizer Volkan Akmeşe, hüznün ve isyanların en Afgan adamı Zeki Bulduk, bilge çizer, çizginin şairi Hasan Aycın, Ankara yazarlar ıssızlığı parlemontosu başvekili Salih Kılınç, çizer ve bilim insanı Merve Deniz, Eskişehir'in enerjik genç adamı İsmail Kaplan, Ranzavi tarikatı şeyhi Mustafa Nezihi Pesen, öykü ve romanımızın büyük ismi Güray Süngü, en genç dünyabizim habercilerinin annesi Nurdan Pesen, unutulmaz dergi Mavikuş'un yayın yönetmeni Erol Erdoğan, çocukların sevgilisi Bülent Ata, Joyce uzmanı çizer Ahmet Altay, İslamcı müziksever Zeynep Saylan, underground muzip kişilik Kaan Burak Şen, güzel İstanbul öyküleri yazarı Gülçin Durman...

Tüm ekibi saymak da kolay olmayacak ama Cihangir Bayburtoğlu mizahi yazılarıyla, muhteşem yazar İbrahim Demirci'nin müdekkik yazıları ile bulunduğu bir dergi. Çizer İlyas Şimşek, üstad Sezai Karakoç'tan bir hikaye çizdi. Baytar Zahteri'miz var; mizahi iğnelemeci yazarımız, çizer Yüksel Bayram var. Cuma Soyal, belediyelerin acayip hastalıklarına işaret etti mesela.

Dergide sürekli dinamik bir içerik bulunacak. Bir çok dergide, gazetede yazılmayan / yazılamayan mevzular yazılacak. Ve ekibe yeni sayılarla yeni isimler de sürekli katılacak. Çok süprizle karşılaşabileceğiniz bir dergi yaptık. Aylık bir dergi. Boyu piyasadaki dergilerden biraz uzun. Rengimiz yerinde. İçinde çok şey var ama asla bir gazete gibi de değil. Tam bir dergiyiz.

Gazetelere niye laf ettiniz şimdi?

Gazeteler biraz fazla kısa ömürlü. Bir gazeteyi tarihinden beş gün sonra okumak gazetelerin bizi nasıl bir şekilde beslediğinin, daha doğrusu zayıflattığının iyi bir göstergesi olabilir. Bir de gazetelerde kimi bilgilere, kimi yorumlara bazı dengelerden dolayı yer verilemeyebiliyor. Yani diyelim ki, bir kısım belediye başkanlarının insanların bayramlarını, babalar gününü, kandil gecesini, her bir şeyini kamu bütçesi ile sürekli kutlayan koca koca vinil afişlerinin eleştirildiğini göremeyiz kolay kolay gazetelerde. Çünkü onu haber yaparsak falan rahatsız olur, bunu haber yaparsak filan rahatsız olur. Bir kısım dengeler vardır. Biz CF'de böyle hususları da usturuplu bir şekilde dile getirmeye kararlıyız. Bazı önemli adamlara, bir kısım entelektüel mevzulara girmelerine gündem bir türlü fırsat vermez gazetelerin. Girse de bir köşe yazısının içinde o mevzuya girerler. Daha renkli, daha canlı bir şekilde girmeye nerdeyse hiç fırsatları olmaz. Girseler dünyanın cahilce yanlışlarını üst üste yaparlar. O hiç sıra gelmeyen önemli, mühim mevzuları CF'de görmek mümkün olacak.

CF'ye tepkiler nasıl?

Çok farklı bir dergi olmuş deniliyor genelde. Böyle bir dergide ben de olmalıyım diyen çok sayıda yazar arkadaşımız oldu.



Ahmed Sadreddin konuştu

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2017, 17:07
YORUM EKLE

banner19