Melike Günyüz: Kütüphanesiz Okul Kurulmamalı

Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, Türkiye’deki çocuk kitapları yayıncılığını ve mevcut okuma kültürünü değerlendirdi.

Melike Günyüz: Kütüphanesiz Okul Kurulmamalı

Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, Türkiye’deki çocuk kitapları yayıncılığını ve okuma-yazma oranındaki artışları Kitabın Ortası dergisine değerlendirdi.

Yayıncılık sektörünün hızla geliştiğini belirten Melike Günyüz, “Türkiye’de yayıncılar olarak farklı bir noktaya geldik. Artık kitap üretirken sadece Türkiye pazarı ve kitlesini hedeflemiyoruz.” dedi. Aynı zamanda her ülkenin, kendi kültürüne ait bir illüstrasyon dili olduğuna dikkat çeken Günyüz, bizde kendi kültürümüze ait bir illüstrasyon dilinin olmadığını söyledi.

Türkiye’de çocuk yayıncılığı sektörü hızla gelişiyor. Bunun sebebi olarak ise; ülkede alım gücünün yükselmesi ve devletin eğitim üzerinde uyguladığı politikaların, okuma oranını arttırması gösteriliyor. Çocuk yayıncılığı sektöründe en büyük problemin, üretim sürecinin uzun olmasından kaynaklandığını dile getiren Melike Günyüz, “Yetişkin kitaplarda, kurgusunu beğendiğiniz hikâyeyi kapak yaptırıp hemen bastırabilirsiniz. Fakat çocuk kitabı yayıncılığında, basım süreci çok uzundur. Çünkü çocuk kitapları kısa metinlerden oluşur. Bu metinlerde estetik dili yakalamak çok zordur.” dedi.

“O Pinokyo 2 lirayken sizin bastığınız Pinokyo neden 3,5 lira?”

Türkiye’de merdiven altı yapılan yayıncılığın özellikle çocuk kitapları sektöründe rekabeti artırdığına dikkat çeken Günyüz, “Bir editör, grafiker, pazarlamacı istihdam etmeyip piyasada olanları toparlayan ve piyasada olanların benzerini taklit eden bir yayıncılıktan söz ediyoruz. Merdiven altı yayıncılık en fazla Anadolu'da yaygın; Erdem Yayınları olarak Anadolu'da geniş bir bayi ağımız var. Mesela okullara kitap tanıtımına gidiyoruz. Öğretmen diyor ki ‘Sizinki de Pinokyo, o da Pinokyo. O iki lira, sizinkisi niye üç buçuk lira?’ Onların gözünde hepsi aynı kitap fakat benim gözümde; çevirmene para verdiğim, resimlettiğim, editörüne birkaç yılda bir Türkçe ve imla kuralları anlamında yeniden okuttuğum, sürekli yatırım yaptığım bir ürün. Burada öğretmenin seçiciliği ve farkındalığı çok önemlidir. Bir eserde Türkçe’nin doğruluğuna ve metinler arasındaki uyuma dikkat edilmelidir.” diyerek çocuk yayıncılığındaki önemli noktalara vurgu yaptı.

Kütüphanesiz okul kurulmamalı

Günyüz, büyük şehirlerde alım gücünün yükselmesiyle, okur-yazar oranlarında artış yaşandığını belirterek, bazı Anadolu bölgelerinde insanların kitaba ayıracak bütçesinin olmadığını vurguladı. Kendi maaşlarından sınıf kütüphanelerine kitap alan öğretmenlerin varlığından bahsederek; bu sorunun çözümü okul yaparken belirlenen ihtiyaç listelerine kitaplıkların da dâhil edilmesi ve kütüphanesiz bir okulun kurulmaması gerektiğidir.

Kendimize ait bir illüstrasyon dilimiz yok

Her ülkenin kendine özgü bir çocuk illüstrasyon dili olduğuna dikkat çeken Günyüz, “Her milletin kendine özgü dili var. Mesela Almanların, İranlıların, İtalyanların, İngilizlerin kendine ait illüstrasyon dili vardır. Sadece bizlerin, kendimize ait bir illüstrasyon dilimiz yok. Bizler, metin editörlüğünden çıkıp da illüstratörleri yetiştirme noktasına hâlâ gelemedik. Gençler güzel sanatların resim bölümlerinden çok iyi derecelerle mezun oluyorlar, fakat çocuk kitabının nasıl resimlenebileceği hakkında hiçbir fikirleri yok. Çocuk kitabında esas olan bir karakter oluşturmak ve o karakteri her sayfada farklı şekilde çizebilmektir.” dedi.

Artık kitap üretirken sadece Türkiye pazarı ve kitlesini hedeflemiyoruz

Yayıncılık sektörünün bütün yapısal sorunlara rağmen hızla büyüdüğünü belirterek, hızla gelişen yayıncılık sektöründe artık sadece Türkiye için kitap üretilmeyeceğini söyleyen Günyüz; “Yeni çıkan kitabın telifini Singapur’a mı, Malezya’ya mı satabiliriz, yoksa Arap dünyasına mı? Ya da Avrupalılar bununla ilgilenir mi, diye konuşuyoruz. Artık kitap üretirken sadece Türkiye pazarı ve kitlesini hedeflemiyoruz.” dedi.

Melike Günyüz, Erdem Yayınları’nın yakın gelecekte nasıl bir hedefi olduğu hakkındaki soruya da yanıt vererek şunları söyledi: “1984 doğumlu bir yayıneviyiz. Yayın hayatımıza başlayalı 34 yıl olmuş. Sadece 32 yılımız çocuk kitapları üzerine yayınlar yapmakla geçti. Üç sene önce yetişkin kitabı yayınlamaya karar verdik ve orada da yemek kitabından Mesnevi’ye kadar kurgu, çeviri edebiyat gibi birçok deneme yaptık. Bu dönem bizim için zemin etüdüydü. Gün sonunda şuna karar verdik; biz en çok nerede güçlüyüz? Okulda. Biz okullara satış yapan, öğretmene ulaşan bir yayıneviyiz. O halde bu gücümüzü aynı şekilde devam ettirelim, lise ve üniversite öğrencilerini hedefleyerek yayın yapalım. Bizi takip edenler görecektir ki 2018’de biraz bu çerçevede yayınlarımız olacaktır.”

“Yayıncılık Sektörü Gelişmeye Devam Ediyor”, Kitabın Ortası dergisi, Mart 2018, sayı 12.

 

Röportaj: Ezgi Aşık

Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2018, 11:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER