Malezya'dan Filistin'e uzanan el: Viva Palestina

2014 yılında İsrail’in Gazze’ye saldırması esnasında dünya üzerinde bölgeye en çok yardım gönderen kuruluş olan Viva Palestina Malaysia’nın genel sorumlusu Norma Hashim, kurumun faaliyetleri hakkında Hatice Sarı'nın sorularını yanıtladı.

Malezya'dan Filistin'e uzanan el: Viva Palestina

Filistin halkına yalnız olmadıklarını hissettirmek için Türkiye’nin üstlendiği müspet misyonu, bizimle beraber omuzlayan ülkelerden birisi de Malezya. Ülke genelinde çok sayıda uluslararası Filistin konferansları düzenlenirken, diğer yandan fiili anlamda insanların yardıma ortak oldukları bazı yapılanmalar çıkıyor.

2014 yılında İsrail’in Gazze’ye saldırması esnasında dünya üzerinde bölgeye en çok yardım gönderen kuruluş olan Viva Palestina Malaysia’nın genel sorumlusu Norma Hashim ile Malezya’dan Filistin’e uzanan ellerin nasıl oluşturulduğu üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle Viva Palestina Malaysia’yı tanıyarak başlayalım. Ne amaçla kurdunuz bu yapılanmayı?

Viva Palestina Malaysia (VPM) Filistinlilerin özgürlüklerini kazanmalarına hukuksal boyutta yardımcı olmak amacıyla 2009 yılında kuruldu. Siyonist İsrail tarafından işgal altında bulunan Filistin topraklarında yaşayan insanlara yapılanları dünya kamuoyuna sunmak da bir diğer görevimiz. Malezya halkı başta olmak üzere diğer Viva Palestina benzeri kuruluşlar ile iletişim halinde olup birlik sağlayarak çalışmalar yapıyoruz ve bu şekilde bir kamuoyu oluşturuyoruz.

Peki neden Viva Palestina ismini tercih ettiniz organizasyonunuz için?

Daha önce farklı bir isimle yola çıkmıştık, fakat Birleşik Krallık’tan milletvekili George Galloway ile tanıştık. Kendisiyle tanışıklığımızın ardından ismimizi Viva Palestina Malaysia olarak değiştirdik, çünkü hükümet dışı organizasyonlar (NGO) ile beraber çalışmayı ümit ediyorduk. Aynı sebep ve düşüncelerle yola çıkan birçok kuruluş ile bir araya geldik bu çatı altında. Viva Palestina Birleşik Krallık ekibi artık aktif değil ama elhamdülillah Viva Palestina Malaysia olarak biz çalışmalarımıza hızlı bir şekilde devam ediyoruz.

Türkiye’den bakan bir göz olarak birçok çalışmanıza şahit oldum, fakat sizi en çok İsrail’in 2014’te Gazze’ye saldırmasının ardından tanıdık. 2014’teki bu saldırıda ne gibi çalışmalar yaptınız?

2014 yılında Siyonistlerin Gazze’ye saldırmasının ardından bölge için acil durum platformu oluşturduk. Evlerini kaybeden Filistinliler için yemek ve su tedarik edip hemen Gazze sınırına ulaştık ve ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını giderdik. Ardından savaş biraz durulduktan hemen sonra evleri bombalanan Filistinlilerin evlerini onarmak için harekete geçtik. Öte yandan savaş sebebiyle fiziksel hasara uğrayan insanların tedavi süreci ile yakından ilgilendik ve bu konuda Gazze şeridinin Han Yunus şehrinde çalışma yapan Yeryüzü Doktorları Türkiye ekibi ile beraber çalıştık. Evlerinde yaşamaya devam eden yaralılar için 2 büyük ambulans tedarik ettik.

Psikolojik destek çalışmaları da yaptığınızı duymuştum.

Evet. Gazze’deki savaşın ardından sadece fiziksel yaralanmalar ile karşı karşıya kalmadık. Özellikle çocukların psikolojik tedavileri için büyük çaba gösterdik. Öğrencilerin okullarına kaldıkları yerden devam edebilmeleri için çeşitli alanlarla öğretmenlerimiz göreve başladılar.

Bu yardımları sağladığınız esnada ne gibi olaylarla karşılaştınız ve insanlardan nasıl tepkiler aldınız?

Kişisel olarak çok sıkıntılı ve üzüntülü bir dönem geçirdim. Filistinli birçok arkadaşım var ve onlardan iki tanesi Gazze’de yaşıyordu. Bir tanesi öğrenci olarak Malezya’ya gelmişti ve çok stresli bir dönem geçirdi. Ailesi Gazze’deydi ve haber alamıyordu. Diğer arkadaşım da bu saldırıda erkek kardeşini, onun hanımını ve çocuklarını kaybetti. Çocukların arasında sadece en küçük bebekleri sağ çıkabildi.

Gazze’deki insanların üzerine sürekli olarak bomba yağıyor. İmanları hayal ettiğimizden çok daha güçlü oldukları için isteklerini yalnızca Allah’tan istiyorlardı ve asla vazgeçmediler. Bu, İsrail’in neden sürekli Filistinlilere saldırdığının da açık bir göstergesi aslında. Onların Allah’a karşı imanları, İsrail’e karşı korkularının çok üzerinde. 

Saldırılar esnasında Gazze’deki bir arkadaşımla iletişime geçtim, üzgün bir ses tonu vardı fakat asla korkmuş bir ses tonu yoktu. Bu, Viva Palestina Malaysia olarak onlar için çok daha fazla çalışmamız gerektiğini düşündürdü bana. 2014 Ramazan ayında 500.000 dolarlık bir yardım parası topladık Filistin için ve kamyonlarla Gazze’ye ulaştırdık. Evlerini kaybedenlerin evlerini inşa ettirdik, yeni okullar yaptırdık.

Allah sizlerden, emeklerinizden razı olsun. Peki bundan sonra ne gibi çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

2016 için mikro ölçekte bir maddi yardım planımız var devam etmekte olan. Tek başına yaşayan Müslüman hanımların geçimlerini sağlayabilmeleri için onlara küçük bir maddi destek ile iş yeri açma imkanı sağlıyoruz. Yeryüzü Doktorları Türkiye ekibiyle beraber yürüttüğümüz az önce bahsettiğim proje ile alakalı olarak 2 yıl daha çalışmalarımıza devam edeceğiz inşallah. Öte yandan İsrail mallarını boykot etmeye yönelik bir girişim başlatıyoruz.

Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum sizler için. İnşallah Türkiye ile daha çok işbirliği yaparak bu hayra bizi de ortak edersiniz.

Bizim de temennimiz bu, çok teşekkür ederim.

 

Hatice Sarı konuştu

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2016, 13:43
YORUM EKLE

banner19