Letafet Hafızkızı: “Ben sanatımda her zaman milli özellikleri öne çıkarmaya çalıştım”

Deniz Demirdağ, Ressam Letafet Hafızkızı ile atölyesinde eğitim alan dokuz sanatçının eserlerinden oluşan “Bahar” isimli karma resim sergisine ve sanat hayatına dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

Letafet Hafızkızı: “Ben sanatımda her zaman milli özellikleri öne çıkarmaya çalıştım”

Ressam Letafet Hafızkızı ile atölyesinde eğitim alan dokuz sanatçının eserlerinden oluşan “Bahar” isimli karma resim sergisi, Verni Art Salon’da görücüye çıktı. Usta ve öğrencilerinin birlikte yer aldığı seçki, figüratif ve renkçi resim anlayışıyla, atölyenin üsluplarını da görerek, izleyiciyi ilham veren bir yolculuğa davet ediyor.

Letafet Hafızkızı kimdir? Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? 

1954 yılında Azerbaycan Bakü’de doğdum. Ressam bir aileden geliyorum. Babam Azerbaycan’ın ünlü ressamı Hafız Memedov. 1968-1973 yılları arasında Ezim Azimzade Azerbaycan Devlet Yüksek Okulu’nu üstün başarı ile bitirdim. 1973-1979 yılları arasında Azerbaycan Devlet Sanat Üniversitesini üstün başarı diplomasıyla bitirdim. 1978-1980 arasında Baltık devletlerinde sanat gruplarında çalıştım ve ödüller aldım. 1979′da Sovyetler Birliği’nde Ressamlar Birliği Üyesi oldum. 1980-2001 arasında Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi’nde öğretmen, baş asistan ve doçent olarak görev yaptım. Aynı zamanda Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Resim Bölümü Müdürlüğü yaptım. 1973’den beri Sovyetler Birliği ve dünyanın birçok şehrinde uluslararası sergilere katıldım. 2001 yılı itibari ile Türkiye’yeye geldim. Çalışmalara burada devam ederek Türkiye’nin bazı illerinde ve uluslararası sergilerde eserlerim sergilendi. Dünyanın birçok galeri ve müzesinde resimlerim bulunmaktadır.

Sanatçı gibi nasıl yaşanılır? Mesela siz hayatınız boyunca neredeyse sadece sanatla uğraşmışsınız. Günümüzde eğer orta sınıf bir aileden gelmiyorsanız ve ‘Benim çocuğum da güzel sanatlar okusun.’ hevesiyle aileniz sizi yönlendirmiyorsa bir kere onları ikna etmek ya da bazı şeyleri göze almak gerekiyor. Ressam olmak fikri sizde nasıl gelişti?

Azerbaycan’ın ünlü ressamlarından Hafız Memmedov’un ailesinde doğdum. Zaten ressam bir ailede doğmasaydım bu mesleği seçmezdim. Çünkü ailenin yaşam tarzı çocuğun yaşam tarzını da etkiler. Ben gözümü açtığımda; tuval, boya, palet gördüm. Sık sık sergilere götürüldüm, evimin duvarları resimlerle doluydu. Bunun yanı sıra babam tar ustasıydı ve benimde müzik eğitimi almamı istiyordu. Ben de piyano eğitimi aldım ancak resmi seçtim. Dolayısıyla çocuk yaşlarımdan beri sanatın içinde bulunduğum için sanata yöneldim.

Babanız Azerbaycan’ın ünlü ressamı Hafız Memmedov’un sanatınız üzerinde ne gibi etkileri oldu?

Ben de babamın resim eğitimi aldığı okuldan aynı eğitimi aldım. Babamın resimlerimde etkisi çok fazladır.

İnsanın yaşadığı coğrafya, kültür onun estetik/sanat anlayışını etkiler mi? Etkilerse ne gibi etkileri olur ve bu sanatına ne şekilde yansır?

İnsanın yaşadığı coğrafya tabi ki estetik ve sanat anlayışını etkiler. Benim yaşadığım coğrafya Sovyetler Birliği’ydi ve çok büyük bir kültür barındırıyordu. On beş devletin bir arada yaşadığı bir yerdi. Dolayısıyla tarihi ve kültürel zenginlikleri de çok fazlaydı. Fakat tabi ki vatanım olan Azerbaycan benim eserlerimde etki aldığım ana yerdir, zengin bir kültüre sahip olması eserlerimde en çok ilham aldığım yer olmuştur. Eserlerimde Milli duygularımı oldukça yansıttığımı göreceksiniz.

Eserin estetik olması aslına yakın olmasıyla doğru orantılı mıdır? Sizin sanattaki estetik ölçütünüz nedir?

Ben sanatımda her zaman milli özellikleri öne çıkarmaya çalıştım. Böylelikle komünizm zamanında da kendi sanatımızı, değerlerimizi koruyabilmiş olduk.

Bir ressam olarak etkilendiğiniz bir sanatçı/sanatçılar var mı? Varsa bunlar kimler ve sizi etkileme sebepleri neler?

Bu yaşıma kadar pek çok ressamın eserine âşık olmuşumdur. Rönesans döneminden en sevdiğim sanatçılar Michalangelo ve El Greco’dur. Romantik dönemdeyse Francisco Goya. Post empresyonistlerden Van Gogh, Paul Gauguin, Susanne ve tabi ki Pablo Picasso… Picasso 20. asrın en önemli ressamlarından biridir.

İnsanda bir sanat eseridir. İçine sevgi, emek, erdem, merhamet konulursa bu sanat eseri daha da değerlenir. Siz sanatınızı ne ile yoğuruyorsunuz? Sanatınızı tetikleyen şey nedir?

Hakikaten insan bir sanat eseridir. Bunun en önemli eserlerini Yunan sanatında görüyoruz. Onlar insanı tanrıya kadar yüceltirler. Bu felsefe benim felsefeme de çok yakındır ve sanatımı tetikleyen şey insana, Dünya’ya duyduğum aşktır.

Eserlerinizi oluştururken felsefi olarak temanız nedir? Eserlerinizin belirli bir teması, alt metni var mıdır?

Daha çok figüratif çalışmalar yapıyorum ama bu natürmort da olabilir manzara da olabilir… Ancak tüm resimlerimin bir felsefesi olması gerekmez. Bazen de sadece içimden geleni yapıyor, aktarıyorum. Benim felsefem ise güzellik, estetik ve milliliktir.

Günümüzde sanatsal anlamda gelinen noktayı nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz?

Günümüzde çok iyi ressamlar ve çeşitli tekniklerde çalışılmış iyi eserler var. Ancak bu onların hepsinin sanat değeri taşıyan eserler olduğu anlamına gelmez. İyi bir yağlı boya ustası olmak yüksek sanat anlayışının olduğu anlamına gelmez. Bu zamanla oluşacak bir şeydir. Bu yakınlarda Moskova’daki Puşkin Müzesi’nin başkanının bir makalesini okudum. O makaleden öğrendim ki şuan sanat camiasında “Sanat yok!” düşüncesi hâkim. Bu zaman zaman dünyada görülen bir durumdur. Mesela Rönesans döneminden sonra 100-200 yıl durgunluk oldu ve sonrasında Romantizm akımı ortaya çıktı. Yani dönem dönem dünyada sanatın düşüşü ya da durgunluğu söz konusu olmuştur.

Siz kendi yolculuğunuzda bu noktaya gelmek için nasıl adımlar attınız? Bu günkü sanat ve bakış açısına ulaşmak için nelerden beslendiniz?

Ressam sadece resimle değil pek çok konuyla ilgilenmelidir. Dünya görüşü çok geniş olmalıdır. Klasik müziği bilmelidir, felsefe okumalıdır, çok kitap okumalıdır, çok gezmelidir, görmelidir. Dolayısıyla da çok fazla şeyden beslenir. Ressam sadece resim yapmamalı aynı zamanda kendini geliştirmelidir. Düşünceler, zevkler zaman zaman değişir. Bir sanatçı bunları her daim güncel ve taze tutmalı ve bu yüzden birçok şeyden beslenmelidir.

Sizin ve atölyenizde eğitim alan dokuz farklı sanatçının eserlerinden oluşan “Bahar” adlı karma resim sergisi 29 Şubat itibariyle çok özel isimlere ve özel koleksiyonlara ev sahipliği yapan Verni Art Salon’da sanatseverlerin beğenisine sunulmaya başlandı. Bu serginin gerçekleştirilme fikri nasıl ortaya çıktı ve ürünlerin sanatsal süreci nasıl ilerledi?

Uzun zamandır alanımla ilgili eğitimler veriyorum. Eğitim verdiğim grupla pek çok sergi açtık ve karma sergilere katıldık. Bu sergimizi de Verni Art Salon’da gerçekleştirmek istedik. Salonun atmosferi bizi inanılmaz etkiledi. Bir de tabi Melis Uludağ’ın ilgisi ve desteği de çok önemliydi. Bize sergimiz için pek çok konuda yardımcı oldu. Kendisine de buradan teşekkürlerimi iletmek isterim.

Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2020, 15:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26