banner17

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuştuk

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

 

Recep Songül Bey merkezi Fatih’te bulunan Okuder’in başkanı ve aynı zamanda Nida Yayınları’nın da sahibi… Recep Bey Türkiye’de İslam âlimi Yusuf El Karadavi’yi en iyi tanıyanlardan biri aynı zamanda… Okuder’i ziyaret ettik ve kendisiyle Okuder’in faaliyetlerini ve Yusuf El Karadavi’yi konuştuk.

Kendinizi tanıtır mısınız?

1974 Van doğumluyum. El-Ezher Üniversitesi Usuli’d Din Fakültesi Tefsir bölümü mezunuyum. Mısır’da dört yıl talebelikten, dört yıl da ticarî bazı faaliyetlerimden dolayı sekiz yıl kaldım. Türkiye’ye döndüğüm 2004 yılından bu yana Okuder camiası içerisinde hizmet veriyorum. Aynı zamanda medrese usulü ile eğitim veren bir çalışmamız çerçevesinde dinî ilimler konusunda dersler vermekteyim. Şu an yayıncılık sahasında çalışıyorum, Nida Yayıncılık’ın sahibiyim.Okuder

“Okuder” hakkında bilgi verir misiniz?

Derneğimizin adı: Okuma Alışkanlığını Kazandırma Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği… Kısa adı Okuder… Okuder’den önce arkadaşlarımız Davet Vakfı bünyesinde ilmî, ahlakî ve sosyal faaliyetler alanlarında çalışma yapıyorlardı. Bu vakıf 28 Şubat sürecinde zarar gören, faaliyetleri bir şekilde engellenen vakıflardan bir tanesidir. Vakıf kapandıktan sonra arkadaşlar, “eğitim ve faaliyetlerimize katılan gençler başıboş kalmasın, farklı bir formatta çalışma yapalım” diye düşünmüşler ve bu derneği kurmuşlar. Okuder, genel anlamıyla ilme, kültüre, eğitime ağırlık veren bir dernek. Özellikle gençlerin yetişmesi, Kur’an perspektifi ile kendilerini terbiye etmeleri, Kur’an’ı anlamaları, bu zamanda kendilerini imanî olarak koruyabilecek şekilde güçlenmeleri, edep ve ahlak çerçevesi içerisinde yaşayabilmelerini sağlamak amacıyla kurulmuş bir dernektir. Okuma ekseninde faaliyet yürüten, okumaya ağırlık veren bir kurumdur. İlmin ve eğitimin zamanımızın en önemli meselesi olduğunu düşünüyoruz, bunun için de en fazla buna önem veriyoruz.

Ne tür faaliyetler yapıyorsunuz?

İslam’ın ilk vurgusu “oku”dur. Biz okumakla kendimizi iyi bir şekilde yetiştirebiliriz. Bu ümmete gelen mucize Kur’an’dır. Bu kitabı da ancak okuyarak, anlamlarını araştırarak anlayabiliriz. İmanın anlaşılabilmesi, insanın kendini tanıyabilmesi için okumak çok önemlidir. Bu asrın idrakine Kur’an’ı ve Resulullah’ın tertemiz sünnetini sunmalıyız. Bilgilerimizi alt yapısız yorumlardan, yersiz yaklaşımlardan ve yanlış kanaatlerimizden kurtararak Kur’anî bilgilere, dayanakları hadislere ve sabit bilgilere dayanan bir duruma getirmeliyiz. Bunun için faaliyetlerimizin çoğunluğu okumaya yöneliktir. Yani genel anlamda eğitime yönelik faaliyetlerdir. Kitap okuma grupları, kitap okuma kampları, kitap analiz günleri, Arapça dersler, Tefsir ve Hadis dersleri ve haftalık olarak genele açık Tefsir sohbetleri gibi eğitim çalışmalarımızın yanında gezi, piknik, sportif faaliyetler gibi etkinliklerimiz de bulunmaktadır.

Bazı öğrenciler veya esnaf bize geldiklerinde içlerinden o ana kadar hiç kitap okumamış kişilerin olduğunu görüyoruz. Okuder’le tanıştıklarında bir kitap okuma yolculuğuna başlamış oluyorlar. Bu çerçevede her ay bir kitap belirleriz, herkes o kitabı okur ve analizini yaparız. Sonra ay sonunda arkadaşlarımızla bir araya gelerek kitabın artılarını eksilerini, bize kattığı değerleri konuşuruz. Eğer yapabilirsek arkadaşlarımızı kitabın yazarı ile de buluşturmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarda her türlü kitabı okuyoruz ancak okuyup araştırmadığımız bir kitabı da kimseye tavsiye etmiyoruz. Malumunuz kitapların özenle seçilmesi gerekmektedir, çünkü her kitabın okunmayacağını düşünüyoruz. Bilinen bir kitap olmasına veya iyi bir referansı olan kitap olmasına önem veriyoruz.  Ayda bir yazar sohbetlerimiz oluyor. Gerek yurt içinden ve gerekse yurt dışından kıymetli hocalarımız bu derslere katılıyorlar. Bütün çalışmalarımız belirlediğimiz bir program dâhilinde yapılmaktadır. Bir de bizim beş-altı kişilik ders halkalarımız var;  bu halkalarla ilgilenen yetişmiş kardeşlerimizi seçiyoruz. Bu kardeşlerimiz de o beş-altı kişiyi uzun süren süreçte yetiştirmeye, kitap okutmaya ve dinî ilimlerle donatmaya çalışıyorlar.

Recep SongülOkuder’de İslam her boyutu ile işleniyor öyle değil mi?

İslam’ı her boyutuyla işlemeye çalışıyoruz. Genel anlamda okuma, eğitim ve kültürel faaliyetler diyoruz ama tabi ki, inanan bir Müslüman olarak bizler, diğer kardeş müesseslerimizle beraber ortak tavır, ortak duygu ve tepki göstermemiz gereken hayatî meselelere ilgisiz kalmamaya çalışıyoruz. İmam Hasan el-Benna’nın ifade ettiği gibi; “İttifak ettiğimiz durumlarda birbirimize yardımcı olmalı, ihtilaf ettiğimiz durumlarda da birbirimizi mazur görmeliyiz.”  Yoksa okuma eylemi sadece, okuyup yerinde oturarak tepkisiz kalmak, üzerimize düşen sorumluluklardan kaçınmak anlamına gelmez. İslam’ın ilk kuşakları da okuyorlardı ama onlar gece abid, gündüz mücahit hayatı yaşıyorlardı.

İslam Müslüman’ın hayatını kuşatan bir dindir. İslam hayatın her sahasında söz söyleyen bir dindir. Yani ahlak alanında, eğitim alanında, aile ve toplum hayatımızın tüm alanlarında, siyasi alanda da boy gösteren kuşatıcı bir dindir. Ticarette de gündelik hayatta da İslam vardır. Biz İslam’ın söz söylemediği bir sahanın olmadığına iman ediyoruz. Ümmetin en ciddi problemlerini ancak İslam’ın çözebileceğine inanıyoruz. İslamsız çözümün kesinlikle mümkün olmadığını, İslamsız çözüm yollarının ümmeti kaosa sürüklediğini düşünüyoruz. Bizim sürekli olarak vurguladığımız husus şudur: “Gayemiz Allah’tır, önderimiz Resulullah, anayasamız Kur’an, yolumuz cihat ve Allah yolunda şehit olmak en büyük arzumuzdur.” Yani hayatımızın bütün temeli Kur’an ve sünnete göre şekillenmelidir, diyoruz.

Baç tacımız ve başucu kitabımız Kur’an’dır. Onu okumamız ve yaşamamız gerekir. Sünnete sarılmadan İslam’ı yaşamak mümkün değildir. Ayet-i kerimeler bunun olmayacağını söylüyor. Kur’an;  Allah’a ve Resulüne itaat etmeyi emretmiştir. İslam’ın pratik yönünü bize anlatma görevi Resulullah’a verilmiştir. Bundan dolayı Müslümanlar için en güzel örnek Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemdir. Bizim ilk önce yapmak istediğimiz şey kendimizi ona benzeterek düzeltmektir. Her şeyden önce bizden salih bir mümin olmamız istenmektedir. Üstad Yusuf el- Karadavi’nin de dediği gibi; ”Bir şey bizde yoksa onu bir başkasına da veremeyiz. İslam’ın ahlakını ve davet anlayışını özümsemeliyiz ki, başkasına bir şeyler verebilelim. Eğer çubuk eğri ise gölgesi doğru olmaz.  Bunun için önce kendimizi düzeltmeli ve sonra hayatın diğer alanlarına İslam’ı almak için çalışmalıyız.”  Evet, Okuder böyle bir anlayışın ürünüdür, Allah’tan hem bize, hem de diğer Müslüman kardeşlerimize başarılar ihsan etmesiniz dileriz.

Sahibi olduğunuz Nida Yayınları’ndan bahseder misiniz?

Nida Yayınları’nı 2006 yılında kurduk. İlk bastığımız eserler Prof. Dr. Yusuf El Karadavi’nin eserleridir. Yurtdışına sürekli seyahat etme fırsatım olduğundan, Üstad’la yayın hakları konusunda bir anlaşma yapma imkânımız oldu. Kendisi Türkiye’deki yayın yetkisini Nida Yayıncılık’a verdi. Bizden önceki yayınevleri Üstad Karadavi’den beğendikleri eserleri o dönemin şartlarında yayın hakkı, anlaşma vs. durumları olmadan yayınlamışlar. Biz ilk olarak Üstad Yusuf el- Karadavi’nin hiç yayınlanmamış kitaplarına ağırlık verdik. Yayınladığımız kitaplar da gerçekten ümmetin şu an ihtiyacı olan konularda yazılmış kitaplar. Yayıncılıkta şöyle bir prensimiz var: “Nida Yayınları olarak biz, kitap satmak için değil okutmak için yayınlıyoruz.” Allah’a çok şükür yayınladığımız eserlerimiz de Müslümanlar tarafından ciddiyetle takip ediliyor. Ciddi bir yayın anlayışımız var, çalışmalarımızın büyük bir kısmı tercüme eserler olduğundan çok titiz bir tashih, kontrol, redakte çalışması yürüten bir ekiple çalışıyoruz. Şu ana kadar Üstad Yusuf El Karadavi’nin 15’e yakın kitabını yayınladık. Hemen hemen bütün kitapları çok ilgi gördü.

El Karadavi’nin kitaplarından bahseder misiniz?Yusuf el Karadavi

Öncelikli Meseleler Fıkhı adlı kitabı mesela çok önemlidir. Hilafetin kaldırılmasından bu güne Müslümanlar farklı farklı gündemlerle meşgul ediliyorlar. Gerek kişisel olsun, gerek dinî gruplar olarak farklı gündemlerin peşinde gidiyorlar. Müslümanların öncelikli meselelerini bilmeleri lazım, yapboz ile uğraşarak vakit kaybetmemeleri lazım...

Müslümanların bütün eylemlerinde düşünüp bir strateji ve bir hedef belirlemeleri lazım. Kendi özel hayatlarında olsun, aile hayatında olsun, ticarî ve siyasî hayatlarında olsun bir strateji belirlemeleri lazım. Bunu Kur’an’dan ve sünnetten en güzel örneklerle anlatıyor Üstad Karadavi. Bir insan hacca gitmişse sürekli her yıl hacca gitmesi mi gerekiyor? Veya her sene umreye gitmesi gerekiyor mu? İslam’ın tebliğ ve davet olgusuna ihtiyaç duyulan bir yerde o kişi öncelikli olarak ne yapması gerekir? Müslümanların sosyal olarak yığınla sorunları varken, biz Müslümanların yaptıkları işleri öncelikler mantığıyla tekrar değerlendirmeleri gerekir. Önemli, çok önemli ve daha az önemli meselelerimizi Kur’ân anlayışına göre nasıl düzenleyeceğiz? Öncelikli olarak hangi farzlara eğileceğiz ve öncelikli olarak hangi hata ve günahlardan kaçınacağız? Bu tür sorunlara da cevap veren bu kitap ilgi ile okunan bir kitap oldu.

Bize Prof. Dr. Yusuf El Karadavi’den bahseder misiniz? Onu ne zaman tanıdınız?

Onun kitaplarını önceden okuyordum, ancak en fazla etkilenmem Ezher’deki öğrenciliğim esnasında oldu. Üstad Karadavi de Ezher kökenli bir âlimdir. Bildiğiniz gibi Dünya İslam Âlimler Birliği Başkanıdır. Karadavi hem geleneksel ilmi alan, hem de dünyanın sorunlarını, sıkıntılarını takip eden bir şahsiyet. Ayrıca şairlik yönü olan, hitabeti güçlü bir âlim… Birçok ilim ehlinin şehadetiyle müçtehit seviyesinde olan bir zattır. Meselelere çok geniş bir perspektiften bakan ve meselelere derinlemesine vukufiyeti olan bir âlim… Hak bildiği konularda çekinmeyen, çizgisi net bir ehl-i sünnet âlimi… Ülkemizde de birçok hocamızın takip ettiği bir kişilik… Efendimiz iki şey arasında kaldığında kolay olanı seçtiği için Üstad Karadavi de fetvalarında kolaylaştırıcı olmaya özen göstermektedir. Çünkü bu zamanın Müslümanlarının İslam’ı yaşayacakları şekilde kolay bir fıkha ve yaklaşıma ihtiyaçları vardır. Eğer Yusuf el KaradaviPeygamber sallallahü aleyhi ve sellem kolay olanı tercih etmişse, bizim bu zamanda buna daha çok ihtiyacımız vardır. Şu an seksen yedi yaşında ve bazı sağlık problemleri bulunmaktadır. El-Cezire kanalında “Şeriat ve Hayat” adlı bir programa çıkmaktadır.

Arap baharı dediğimiz gelişmelerde de etkisi var; öyle değil mi?

Bu ilerlemiş yaşına rağmen ”Arap Baharı” dediğimiz gelişmelerinin bizzat içerisinde bulunmuştur. Protestolara katılmıştır, halkı yönlenirmiştir. Bu direnişe destek vermemenin haram olduğunu söyleyerek gerekli fetvaları verdi. Bu süreç içerisinde Ezher âlimlerine de bir çağrı yaparak üniversitede masa başında kalmamaları gerektiğini, halkın içine girmeleri gerektiğini söyledi. Alimlerin bu işin başını çekmeleri gerektiğini ciddi bir şekilde izah etti. Bu çerçevede ciddi baskılara maruz kaldı. 150’yi aşkın kitabı olup hâlâ kitap yazmaya devam ediyor. Ümmeti birleştiren çalışmaları ve konferanslarının haddi hesabı yok. İlerlemiş yaşına rağmen zihninin tazeliğine, ayet ve hadisleri kaynaklarıyla hatırlamasıyla bizzat şahit olduğumu ifade etmek isterim.

 

Aydın Başar konuştu

GYY notu: Recep Beye derneklerinin ismindeki okuma alışkanlığı ibaresi yerine okuma bilinci, okuma sevgisi gibi ifadeler almalarını teklif ediyoruz. Zira okuma bir alışkanlık işi değil, olmadı, olmayacak ki hiç bir zaman. Derneğin yeni kongresinde konunun gündeme alınmasını rica ederiz.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2012, 08:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
ikra
ikra - 7 yıl Önce

bu okuma faaliyetlerine hanımlar da katılabiliyor mu acaba? yanihanımlar için ayrı bir grup oluşturulmuş mu? bunu öğrenebilsem çok iyi olurdu.

mahmut
mahmut - 7 yıl Önce

okuder, bayanlar için her nevi imkanları sağlamaktadır. Bayanlar da erkekler gibi eğitim ve sosyal faaliyetlerde bulunmaktadırlar

OKAN KINAY
OKAN KINAY - 7 yıl Önce

BEYEFENDİ DİYOR Kİ HER KİTAP OKUNMAZ BİLİYORSUNUZ...YA ÇOK KOMİK BİR ŞEY BU ... KİM SEÇECEK BU OKUNMAYACAK KİTAPLARI SENMİ SEÇECEK BİZE OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRACAKSIN? KURANI ELBETTE OKUYACAĞIZ HEMDE BIKMADAN USANMADAN HER ŞEYİ BİZİ İLGİLENDİREN HERŞEYİ OKUYACAĞIZ..

mahmut kavrat
mahmut kavrat - 7 yıl Önce

evet hanımefendi bayanlarda erkekler gibi eğitim ve sosyal faaliyetlerde bulunuyorlar

banner8

banner19

banner20