Kur'an edebiyatçının merkezinde olmalı!

Hikayeci-Yazar Meral Afacan Bayrak’la Kur’an ve edebiyat üzerine konuştuk, kısa ve net cevaplar aldık..

Kur'an edebiyatçının merkezinde olmalı!


Meral Afacan Bayrak, dergilerde sıkça gördüğümüz hikâye yazarlarından. Yıllardır anlatılmaya değer hikâyeler taşıyor edebiyat dünyamıza. Kur’an-ı Kerim ile olan aşinalığını gözeterek seri soruşturma sorularını bir hikâye yazarına soralım istedik. Kısa, öz ve net cevaplar aldık.

Edebi eserin inşasında temel hayat Kitab’ımız Kur’an’ı Kerim’in ciddi, belirleyici ve özgün konumu nedir sizce?

Kuran-ı  Kerim’in hayatımızdaki konumu merkezde olmalıdır.

Ne söyler biz edebiyatçılara Şuara suresi?

Şuara suresinin bütün zamanların üstünde bir mühür gibi durduğunu düşünüyorum. İnsanoğlu zaaflarıyla, eksiklikleriyle; kanmaya ve kandırılmaya meyyal bir yapıya sahiptir. Şuara suresi, toplamda, bize -her şeyiyle- insanı anlatır.

Sürekli ve yazarak yaşanası bir dünya özlemi içinde bulunan bir edebiyatçının hayatının biçimlenişinde ilke ve edim bazında Kur’an’ı Kerim’in işlevi, hususiyetleri öz olarak nedir?

Bizler için elbette ki, tek ve bağlayıcı kitap Kuran-ı Kerim olmalıdır. Onun dışındaki bütün kitaplar, Kuran’ı anlamaya yönelik arayışı, algılayışı ifade eder.

Gündelik hayatımızda Kur’an-ı Kerim’i sıklıkla okuyor muyuz, okuyorsak daha çok hangi  zamanlarda Kur’an’a vakit ayırıyoruz, Kur’an’la aşinalığımız ne derecede?

Merkezdedir. Diğer konumlar onun tayfları olabilir ancak. İhtiyaç duyduğum her an ve mekânda Kur'an okurum. Yanımda cep Kur'an ve meal taşırım.

İfadelendirmek isteseniz Kur’an’da anlatılan hepimizin bildiği Yusuf ile Züleyha kıssası hakkında hikmet ve anlam açısından ne söylersiniz?

Yusuf ile Züleyha  kıssasının hikmet ve anlamının bildiğimizden  fazlasına tekabül ettiğini düşünüyorum. Kıssada geçen rüya, yıldızlar, kardeşler, yalan, güzellik, kıskançlık, kuyu, köle, zindan, gözden çıkardığı kişiye muhtaç olmak, hırs, hükümdar vb. gibi imgeler hala yorumlanmaya müsaittir. Yusuf Suresi 53. Ayette  Yusuf peygamber şöyle der: “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir, dedi.” Yani kul olarak Allah’ın korumasına, esirgemesine muhtacız. Bu yüzden çokça dua edenlerden olmak durumundayız. Yusuf suresi 87. Ayetteki  “Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez.” gerçeğine kulak kesilmeliyiz.

Edebiyatçı kimliğini haiz bir yazar, edebi eserinin mayasını, özünü, mâhiyetini  Kur’an’ın hangi yönüyle yoğurur, sanatının malzemesini çatarken Kur’an’da yer alan hangi kavramları esas alır?

İyiye, doğruya, güzele karşılık gelir.

Edebiyatçının manevi tekâmülünde Kur’an’ın katkısı nedir?  Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Kendi adıma Kuran’ı önemsiyorum. Çünkü çocukken ve ilk gençliğimde Kur'an öğretimiyle  iç içe bir hayatım oldu. Babam hafızdı ve Kur'an öğreticisiydi. Daha beş yaşlarındayken babamın beni, elimden tutup imamlık yaptığı camiiye götürdüğünü hatırlıyorum. Camii bahçesi, bizim için aynı zamanda oyun alanıydı. Kardeşlerim ve arkadaşları hafızlık yaparken onların derslerini dinlerdim. Hazireler serviler içinde kitaplarla tanıştık. Okuma alışkanlığım gelişti. İmam Hatip Lisesindeyken  yazmaya başladım. Aynı zamanda boş  zamanlarımızda öğrenci okuturduk. Kendimizi insanlara karşı sorumlu hissediyorduk. Çünkü “İnsan bildiği şeyin öğretmeni, bilmediği şeyin öğrencisidir.” diye düşünüyorduk. Bu bilinçle hareket ettik.

Eserlerinizi  Kur’an nasıl etkiler, etkiler mi?

Elbette ki etkiler. Edebiyatçı “mutlak gerçekliğe”  işaret eder. Yani vahye, mutlak bilgiye dayanarak gözlemlediği, olayları, insanları, yaşadığı dünyayı yeniden anlamlandırmaya çabalar. Parçaya bakıp bütünü anlatmaya çalışır. Biz bize bahşedilen nimetlerin farkında ve şükründe olarak “insan kalmayı” bir nevi “insanlık hallerini” hikâye etmeyi  amaçlıyoruz. Bunu yaparken kendi bilgi, tecrübe ve bakış açımızla yapmaya çalışıyoruz. Bir başkası farklı açılardan, farklı boyutlardan bakarak bunu bize resmediyor. Dolayısıyla ortaya güzel tablolar çıkıyor. Müzisyen notalara taşıyor. Seramikçi kendi yoğurduğu terkibi şekillendiriyor. Yeni bir üslupla, kendince bir kare/yorum yakalamaya çalışan fotoğrafçı da bunun peşindedir. İyi ve güzel olan her şey kötüye ve çirkine rağmen kalıcılığını ve üstünlüğünü koruyor. Bence bu hep böyle sürüp gidecektir. Zaman içinde verilen ürünler, kalitesini ispatlamış olacaktır.

‘Edebiyatımızda Kur’an’ deyince hangi ürünler - eserler akla gelir?

İlk aklıma gelenler;  Elmalılı M. Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kuran Dili, Muhammed Esed’in Kuran Mesajı isimleri anılabilir.

Kimin Kur’an okuyuşunu beğeniyorsunuz?

Kâbe imamı Sudeys’in okuyuşunu beğeniyorum.

Sizi etkileyen bir ayet var mı, söyler misiniz?

Zamana, ikindi vaktine ve çağa hitab eden Asr suresini çok manidar bulurum: "Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip de salih amel işleyenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka(onlar ziyanda değillerdir.)"

Teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Mustafa Celep, sordu

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2012, 10:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13