banner17

Konya folkloru üzerine ciddi çalışmalar yapıyoruz

Anadolu'da Kültür Sanat söyleşileri çerçevesinde Konya'da faaliyet gösteren Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği başkanı Ahmet Kuş ile konuştuk.

Konya folkloru üzerine ciddi çalışmalar yapıyoruz

Dünya Bizim olarak, Anadolu'da kültürel alanda neler yapılıyor, bir canlılık/ hareketlilik var mı, böyle bir canlılık varsa bu ülke sathında bir kültürel "ayaklanma"ya/ şahlanışa vesile olabilir mi, bunları masaya yatıralım istedik. Ve Anadolu'daki vakıf ve derneklerin kapılarını çaldık. (“Anadolu'da Kültür Sanat” üst başlıklı bu söyleşi dizimizin gerekçesi: http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=20544 )

Bu çerçevede Konya'da faaliyet gösteren Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği yönetim kurulu üyesi Ahmet Kuş ile konuştuk.

Vakfınız/derneğiniz hangi amaçlarla, ne zaman, kimler tarafından kuruldu?

Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği’nin temeli gazeteci-yazar Seyit Küçükbezirci’nin öncülüğünde 30 Kasım 1997 tarihinde Konya Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan bir toplantı ile atıldı. Toplantıya Konya’da yaşayan akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, yazarlar ve kültür adamları katıldı. Bu ilk toplantıda kurulacak derneğin amaçları ve kurucu yönetim kurulu belirlendi. 21 Temmuz 1998 tarihinde Konya Valiliği’nce onaylanan Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği’nin tüzüğü 4 Ağustos 1998 tarihinde Yeni Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 17 Ekim 1998 tarihinde yapılan toplantıda kurucu yönetim kurulu görev dağılımı yaptı. Başkanlığa Seyit Küçükbezirci, ikinci başkanlığa Prof. Dr. Haşim Karpuz, sekreterliğe Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı, saymanlığa Zeki Oğuz, üyeliklere A. Sefa Odabaşı, Yrd. Doç. Dr. Tahsin Samur, Doç. Dr. Ali Osman Öztürk getirildi. Denetleme Kurulu başkanlığına Prof. Dr. Saim Sakaoğlu, üyeliklere Yrd. Doç. Dr. Kâmil Uğurlu ve Doç. Dr. Yusuf Küçükdağ seçildi.

Derneğimiz öncelikle Konya’da yaşayan yazar, gazeteci, bilim adamı ve sanatçıları bir araya getirmek amacıyla kuruldu. Derneğimizin diğer bir amacı da Konya ve çevresinde dil, tarih, folklor, kültür, basın, eğitim konularında araştırma yapmak, yapılan çalışmaları toplumun bilgisine sunmak, böylelikle ülkemizin fikir, sanat, kültür gelişimine katkıda bulunmaktır.

Kurumunuzda ne tür kültürel/sanatsal faaliyetler yapılmakta? Sürekli faaliyetleriniz neler?

Kurulduğu günden bu yana Konya’da çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen kültür-sanat faaliyetlerine destek veren derneğimizin ne yazık ki bir hizmet binası bulunmuyor. Binamız olmadığı için konferans, sempozyum ve anma toplantısı gibi faaliyetlerimizi ilimizdeki kamu kurumlarına ait salonlarda gerçekleştiriyoruz.

Daha önce düzenli bir faaliyet programımız yoktu fakat bir yıldan beri Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Koyunoğlu Müzesi Müdürlüğü ile birlikte düzenli olarak sohbet programları tertipliyoruz. “Koyunoğlu İkindi Sohbetleri” her Cumartesi saat 16.00’da Koyunoğlu Müzesi’nin bahçesinde ya da konferans salonunda düzenleniyor. Ramazan dolayısıyla ara verdiğimiz sohbet programları yaz döneminde de devam edecek.

Bizim toplantılar adından da anlaşıldığı gibi bir konferans gibi değil de daha çok sohbet tarzında gerçekleştiriliyor. Sohbet konuları genellikle Konya ile ilgili olsa da bazen farklı konularda da programlarımız oluyor.

Etkinliklerinize gençlerin katılımı ne düzeyde?

İstikrarlı bir şekilde devam eden “Koyunoğlu İkindi Sohbetleri”nin 30-40 kişi civarında çekirdek bir dinleyici kadrosu oluştu. Toplantılara katılanlar genellikle üyelerimiz ve Konya’da yaşayan kültür-sanat meraklıları. Gençlerin ilgisine gelince durum pek iç açıcı değil. Şayet konuşmacı üniversitede hoca ise onun öğrencileri ilgi gösteriyor, aksi takdirde sohbetlere sürekli olarak katılan gençlerin sayısı çok fazla değil.

Açıkçası ben bu durumu pek yadırgamıyorum, günümüz gençliğinin ilgi alanları ve dünya tasavvurları çok farklı. Artık gençler bu tür salon toplantılarını önemsemiyorlar, onların en önemli önceliği sosyal medya ve internet, gerisi pek umurlarında değil… Sosyal olduğunu zanneden ama hızla asosyalliğe doğru yol alan hedefsiz, ilkesiz ve istikrarsız bir gençlikle karşı karşıyayız. Arada tek tük istisna olsa da durum pek farklı değil. Günümüz gençliği ne yazık ki kayıp bir nesil olarak tarihe geçecek.

Kurumunuzda gençlere çeşitli sorumluluklar da veriyor musunuz? Varsa, ne tür sorumluluklar alıyor gençler?

Derneğimizin yönetim kurulu haricinde her hangi bir gençlik teşkilatlanması yok. Çalışmaları yaşa bakılmaksızın hep birlikte yapıyoruz. Zaten yönetim kurulumuzun da yarısından fazlası gençlerden oluşuyor. Şimdilik gençlere yönelik bir müstakil çalışmamız yok ama yakın bir gelecekte genç üyelerimizin inisiyatif alacağı bir çalışmamız olacak. “Konya Folkloru” üzerine ansiklopedik bir çalışmanın hazırlıklarını yapıyoruz. Özellikle bu çalışmada genç üyelerimiz daha aktif olarak görev alacaklar. Konya ve çevresinde yok olan ve unutulan millî folklor öğelerimizi derleyip, fotoğraflı bir yayın olarak kamuoyuna sunacağız.

Matbu yayınlarınız (aylık bülten/ dergi, kitap, vs.) var mı? Varsa neler?

Dernek olarak bugüne kadar yayımlanan sadece 32 sayfalık bir kitapçığımız var. Malum maddi imkânlarımız müstakil yayın yapmaya yetmiyor, kamu kurumlarından destek bulmak ise şu şartlarda biraz zor. Her ne kadar derneğimiz pek fazla yayın yapamasa da üyelerimizin çok sayıda kitabı yayımlandı. Şu andaki en önemli hedefimiz “Konya Folklor Ansiklopedisi”ni fiiliyata geçirmek. Bu işi derneğimizin imkânlarıyla yapamayacağımız için bir sponsor bulmaya çalışıyoruz. Ansiklopedi maddelerinin tespiti, yazımı ve fotoğraflanmasıyla ilgili bir sıkıntımız yok fakat telifler ve baskı için belirli bir maddi desteğe ihtiyacımız var. Bazı kurumlarla görüştük fakat şimdilik olumlu bir gelişme yok.

İnternet siteniz var mı? Sürekli güncelleniyor mu?

Derneğimizin şu anda bir internet sitesi yok fakat bir site açmak için girişimlerimiz oldu. Muhtemelen birkaç ay içerisinde siteyi faaliyete geçireceğiz. Haberleşme ve bilgi akışını telefon ve e-posta üzerinden yapıyoruz. Ayrıca sürekli olarak derneğimizle ve Konya ile ilgili güncel kültür-sanat haberlerine ve paylaşımlara yer verdiğimiz bir de facebook gurubumuz var.

Taşrada faaliyet gösteriyor oluşunuzun artıları/ eksileri neler?

Bence günümüzde artık merkez/taşra ayrımının pek fazla bir anlamı kalmadı. Ulaşım ve kitle iletişim vasıtalarının gelişmesiyle birlikte artık merkezde olan her şey “taşra”da da var. Durum artık eskisi gibi değil, merkezin göreceli bir üstünlüğü bazı konular hariç pek kalmadı. Şimdi “taşra” olarak küçümsenen şehirlerde de harika işler ortaya konulabiliyor. Misal olarak Konya’da yayımlanmakta olan Mahalle Mektebi dergisinin İstanbul’da yayımlanan dergilerden ne farkı var? Hiçbir farkı olmadığı gibi artıları var. Dikkat ederseniz Mahalle Mektebi, belirli bir çizgiyi koruyarak yoluna devam ediyor. Dergiye diğer şehirlerden de yazı gelse de asıl kaynak mahallî yazarlar.

Şehrinizde kamu kurumlarıyla ortak faaliyetler de yürütüyor musunuz? Varsa neler?

Konya’da kültür-sanat faaliyetlerine en fazla destek veren kurumlar belediyeler. Her ne kadar adımız sivil toplum olsa da bazı faaliyetleri sadece derneğimizin imkânlarıyla yapmamız mümkün değil. Dolayısıyla çoğu zaman bir kamu kuruluşundan destek almak zorunda kalıyoruz. Konya’da faaliyet gösteren özel müteşebbislerin kültür-sanat işleriyle pek ilgileri olmadığı için maddi destek konusunda tek seçeneğimiz kamu kuruluşları. Özel sektörün Konya gibi şehirlerde kültür-sanat faaliyetlerine katkısı minimum seviyede.

Burada şehrimizin kültür-sanat konularına ilgisiz kalan Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne de sitemlerimi iletmeden geçemeyeceğim. Hadi maddi destekten geçtik, bütçeniz yok, paranız yok, peki düzenlediğimiz faaliyetlere niye dinleyici olarak gelmiyorsunuz? İnanın Mevlâna Celaleddin Rumi İhtifalleri de olmasa bu şehirde Kültür ve Turizm Müdürlüğü diye bir kurumun olduğunu hatırlamayacağız…

Şu anda devam eden “Koyunoğlu İkindi Sohbetleri”ni Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte tertipliyoruz. Özellikle bu konuda Koyunoğlu Müzesi Müdürü Hasan Yaşar’ın katkıları her türlü teşekkürü hak ediyor.

Şehrinize değer katma noktasında kendi kurumunuzu hangi noktada görüyorsunuz? Geliştirdiğiniz/ yürüttüğünüz projeler var mı?

Derneğimizin tüzüğünde de belirtildiği gibi bizim asıl ilgi alanımız Konya şehri. Dolayısıyla şehrimizde düzenlenen kültür-sanat konusundaki her türlü faaliyetin içerisinde üyelerimiz bizzat yer alıyor. Yaptığımız toplantılarla, sohbetlerle, ziyaretlerle, yayınlarla şehrimizin entelektüel hayatına katkıda bulunuyoruz.

Şu anda üzerinde çalıştığımız projelerden birisi de “şehirlilik” üzerine. Ne yazık ki insanlarımız henüz şehirde yaşamanın gereklerini tam olarak yerine getirmiyorlar. Ülkemiz hızlı bir şekilde şehirleşti fakat insanımıza şehirde yaşamanın kurallarını anlatamadık. Üzerinde çalıştığımız projeyle “şehirleşme” üzerine aydınlatıcı bir dizi faaliyet gerçekleştireceğiz. Öncelikli hedef kitlemiz ise şehrimizde yaşayan öğrenciler. Öğrencilerle başlayan çalışmamız daha sonra diğer gruplarla devam edecek.

Şu üç kavramın sizin için ne anlam ifade ettiğini birer cümleyle açıklayabilir misiniz?

Şehir: Kadim şehirler bir medeniyet telakkisi üzerine kurulmuştur.

Kültür: Bir milleti bir arada tutan en önemli unsurdur.

Gençlik: Bir milletin istikbalidir.

 

Ümit Savaş konuştu

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2015, 15:30
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20