banner17

Kırk genç yazar kırk yazıyla bir kitapta

Bir kitap düşünün, kırk yazarı var fakat bir kelam ediyor. 40lar Kulübü, 500’e ulaşan yazar kadrosuyla 40 yazıdan oluşan tek bir kitap telif ediyor. Melih Turan, kulübün sözcüsü Yunus Başar ile konuştu..

Kırk genç yazar kırk yazıyla bir kitapta

Bir kitap düşünün, kırk yazarı var fakat bir kelam ediyor. 40lar Kulübü, 500’e ulaşan yazar kadrosuyla 40 yazıdan oluşan tek bir kitap telif ediyor. Öncelikle bir konu belirleniyor ve 40 yazar aynı konu üzerine deneme ve makaleler yazıyor. Böylece ortaya renkli ve bir o kadar da manidar bir kitap çıkıyor. Yayınevi hüviyetini yeni kazanan bu kulübümüz maddi bir çıkar gütmeden gelirlerinin büyük kısmını muhtaçlara ve hayır faaliyetlerine ulaştırıyor.

Bu birlik ve beraberlikten gelen kuvvete binaen 1,5 yılda tam 17 kitap telif edilmiş durumda ve yenileri de yazılmaya devam ediyor. Kırk kalemde bir kelam, kırk yazıyla bir kitap telif ederek Türkiye yayıncılık hayatında bir yeniliğe imza atan 40lar Kulübü, İslam fikir ve edebiyatına yoğunlaşarak dimağ ve kalplerimize her kitapta birer aşure tattırıyorlar.

Ter ü taze olan bu oluşumun hikayesi, gaye ve geleceği ile ilgili kulübün kurucusu ve sözcüsü Yunus Coşkun ile bir röportaj yaptık. Ta ki birlikten doğan bu kuvvetten habersiz kalmayalım, en azından duayla da olsa destek olalım.

Merhaba Yunus bey. Efendim bize biraz 40lar Kulübünden bahseder misin? 40lar Kulübü nedir? Bu fikir nasıl doğdu ve nasıl gelişiyor?

40’lar kulübü 2012 Temmuz ayında “acaba 40 yazarlı bir kitap olur mu” diye yola çıktı. Esas amaç üstad Necip Fazıl merhumu bir kişi daha fazla okusundu. Fakat zamanla iş hayallerin ötesine taşındı. Şu an yazım aşamasındaki kitaplarla 20’yi aşan, fikir aşamasındaki kitaplarda da birkaç yıl içinde belki de 100’lü rakamları bulacak kitaplar gündemimizde inşallah.

Bu kulüp sizce hayata ne katıyor? Türkiye’nin İslam fikir ve edebiyatına ne gibi katkıları olacak?

Herşeyden evvel “BİZ” olgusunu katıyor. Çünkü burada “sen”, “ben” kavramları yasaktır. “Biz” olanlar kalır, isminin bir aşuredeki 40 malzeme gibi karışmasına izni olan, isteği olan, istidadı olan kalır. Ötesi elenir. Zaten bu yolda yalnız “önce kardeşim sonra ben” diyenler devam eder. Biz “İki günü denk geçen ziyandadır.” hadis-i şerifine binaen iki günümüzün denk geçmemesi için ve düşünen Müslüman profilinin ön plana çıkması için uğraşıyoruz. Bu ümmette meydanlar için adam çok, ölecek adam çok ama fikir üreten neredeyse yok denecek kadar az. Bizim davamız önce fikir… Biz bu oluşumda insanların aile olarak tek yumruk zulme karşı haykırışları ile kısa sürede ses getirmelerini sağlıyoruz. 40 cılız ses 1 gür ses oluyor. Yani kısacası amaç benlikten sıyrılıp fikir üretmek… Kimseyi ayırmadan, yalnız Müslüman kimliğiyle…

Kısa kısa denemelerden oluşan bu kitaplar dimağda tadımlık görevini mi görüyor yoksa derin etki mi bırakıyor sizce?

Kimi yazılar evet tadımlık görevini görüyor ama kimi yazılar bir kitaptan daha fazla etki yapıyor. Üstad Necip Fazıl merhumun dediği gibi “Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz” yolunu izleyerek insanlar o yazıları okurken yıllardır akmayan yaşlarını akıtıyorlar çünkü onlar gibi sıradan insanlar yazıyor bu yazıları. Kendilerini buluyorlar.

Okur kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz? Sizleri kimler okur?

Genellikle mukaddesata saygılı Müslümanlar okur ama geçen gün sosyalist bir kadının baş örtüsü zulmü ile alakalı kitabımızı çok anarşist bularak aldığına da şahit oldum. Yani eğer siz hakikati söylerseniz herkes sizin okuyucunuz olur.

Son zamanlarda bir yayınevi oldunuz, bunun size sağlayacağı faydalar nedir peki?

Yayınevi bize tam bağımsız bir yayın ve dağıtım politikasını sağlayacak. Çünkü artık fuarlara katılabileceğiz ve sahaya inme şansımız olacak.

Maddi bağlamda bir hedefiniz olmasa gerek. Zira bir kitabın telif hakkını kırk kişi üstlenemez herhalde. Yazarlar ile ilişkiniz nasıl işliyor?

Biz başından beri aynı politikayı uyguluyoruz. Her yazarımızdan bir kereye mahsus basım masrafları için 100 Lira alıyoruz ama bu kişiler, isterse sonrasında 10 kez yazsınlar, bir daha para vermiyorlar. Bunun sebebi de şu: Biz bağımsız bir oluşumuz. Siyasi veya dini bir oluşum yok arkamızda. Bu zamanda bağımsızlık ağır bedel istiyor. Biz de aile fertlerimiz arasında böyle pay ediyoruz. Sonrasında öncelikle yazarlara kitaplar dağılıyor, sonra da farklı kanallardan dağılıyor. Yazarlarımıza bir telif ödeme durumu yok zira buradan doğan kaynakların bir kısmı ile hayır faaliyetlerimizi finanse ediyoruz. Aslında ekonomik olarak güçlü bir yapı istiyoruz. Zira ailemiz içinde bir sorun olduğunda, bir yere yardım etmek gerektiğinde destek vermek için gücümüz olmalı… Ben kendimi “müspet kapitalist” olarak görüyorum. Bu kavram aslında uydurma ama ben şöyle özetleyeyim: Kapitalist para için para ister, güç için para ister. “Müspet kapitalist” ise hayır için para ister, mazlumların elinden tutmak için para ister. Ben ve tüm ailemiz bu yoldadır.

40lar Kulübü yazarı olmak için ne yapmak gerekir? Süreçten bilgi verebilir misiniz? Bir yazar para kazanabiliyor mu? Telif hakkını nasıl belirliyorsunuz? Yazarlar sadece gençlerden mi oluşuyor?

Yazarımız olmaları için bizimle sitemiz üzerinden ya da telefonla irtibat kurabilirler. Bizimle irtibat kurduklarında onlara devam eden kitaplardan bir konu veriyoruz. Onların yazıları tamamlandıktan sonra bir kereye mahsus basım masrafları için 100 TL alıyoruz ama sonraki kitaplarda asla para vermiyorlar. Ancak bu şekilde kitapları finanse edebiliyoruz. Ayrıca para kazanmak isteyen arkadaşlar bizden uygun fiyata kitapları alıp çevrelerine satabiliyor. Bu şekilde para kazanan özellikle öğrenci kardeşlerimiz var. Ama burada asıl amaç ticaretten ziyade eserler ortaya koymak ve ortaya çıkan katma değerle bazı hayırları finanse etmek. Bunun dışında telif gibi bir durum mevcut değil şu an için… Çok büyük bir aileyiz, telif bizim gücümüzü çok aşar çünkü her kitapta 40 yazar var. Satışları pay etsek açıkçası komik rakamlar ortaya çıkar.

1,5 yıl gibi kısa bir sürede 16 kitap yayınladınız. Bu demek oluyor ki yazmaya çok iştahlı fakat kendini duyuramayan yazarlarımız var. Bu bağlamda burası bir yazar atölyesi olabilir mi?

Evet öyle de diyebiliriz. Bir çok kardeşimize amatörlüklerini burada atmalarını, sonra kendi kitaplarına kanalize olmalarını söylüyorum. Çünkü burada hem kendi yazılarını diğer yazılarla kıyaslayabiliyorlar, hem de alacakları eleştiriler daha hafif oluyor, şevkleri kırılmıyor. Gençler bu konuda kolay şevkleniyor. Aynı zamanda şevkleri kolay kırılıyor.

Mesela bir kubbenin taşları nasıl ki birbirine dayanarak ayakta duruyorlar. Sizlerde birlik ve tesanütteki kuvveti yakalamış bulunuyorsunuz ki kısa süre güzel kitaplar ortaya çıkmış. Sizden önce bu kadar çok yazarlı kitaplar çıkaranlar var mıydı, biliyor musunuz?

Bildiğim kadarıyla çok yazarlı kitaplar var ama bu kadar sofistike ve çok yönlü sürekli çalışanları görmedim. Ama başkalarının bizden sonra denemelerinin olduğunu, hatta bizim içimizden çıkıp böyle girişimler yapanların olduğunu fakat fiyaskoyla sonuçlandığını biliyorum. Orada da eksik olan şey muhtemelen muhabbet ve samimiyetti.

İleriye yönelik projeleriniz nedir? Yeni kitaplar dışında dergi gibi bir gayeniz var mıdır? Ya da birkaç yazarlı fakat daha çok bir araştırma mahiyetinde olacak kitaplara imza atmayı düşünüyor musunuz?

Aslında biz buraya dergi projelerinden geldik. Bundan sonra belki olabilir ama açıkçası zamanımız hiç yok, yoğun bir şekilde kitap çalışmaları sürüyor. 500’ü aşan bir kadroyu uyumlu bir koro halinde güzel sesler çıkartmaları için şevklendirmeye devam edeceğiz. Yeni konular amatör olduğumuzu unutmadan çeşitlenerek devam edecektir elbette.

Kızılay ile bir sosyal sorumluluk projeniz var, ondan da bahseder misiniz?

Kızılay ile birlikte infak ve yardımlaşma kültürü üzerine bir proje hazırlıyoruz. Bu projede bazı ünlü isimlerle bizim yazarlarımızdan oluşan yine 40 yazarlı bir kitap ortaya çıkacak inşallah. Geliriyle Kızılay öksüz ve yetim öğrencilere burs vermeyi düşünüyor kendi dağıtacakları ktiaplarla.

Son olarak sizi takip edenlere, etmek isteyenlere diyeceğiniz şöyle kırklık bir vecize var mıdır?

Aslında bizi takip edenlere diyebileceğim tek bir şey var. Sadece Müslüman olarak bir hizmette bulunmak ve üretmek isteyen kim varsa şartsız koşulsuz bu kapı onlara açıktır.

40lar Kulübü iletişim: www.40lar.com

 

Melih Turan sordu

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2014, 10:37
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20