Kenan Yabanigül: Dünyada En Çok Eser Yayımlayan 11. Ülkeyiz

Yayıncı Kenan Yabanigül ile yayıncılık dünyasını ve dağıtım firmalarının durumunu konuştuk. Yabanigül, ''Çoklukla, kaliteyi karıştırmamak lazım. Ben yayıncılığın tüccarlığa dönmesinden hoşlanmıyorum. Çok fazla yayınevi ve çok fazla merdiven altı yayıncılık var. Fakat zamanla kaliteli olanlar öne çıkacaktır.'' diyor. Havva Tarhan'ın röportajı.

Kenan Yabanigül: Dünyada En Çok Eser Yayımlayan 11. Ülkeyiz

Yayıncılık dünyasını nasıl değerlendirirsiniz ve tercüme kitapların topluma katkısı noktasında neler söyleyebilirsiniz?

Yayıncı arkadaşlarla görüşüyoruz, daha iyi olacağını ümit ediyorum. Tenkit ve iltifat edeceğimiz çok nokta bulabiliriz. Kültür yayıncılığı yapanların gelir sağlamaları gerekiyor fakat kazandıklarını da yine yayında harcıyorlar. Dünyada kitap sektöründen para kazanan insanlar çok fazla yoktur diye, düşünüyorum.

Her çocuğun küçücük de olsa odasına bir kütüphane koyulmasını isterim. Veliler oyuncağa verdikleri paranın az bir kısmını kitaba verse ve çocuklarıyla birlikte boyama yapsalar, hikâyeyi birlikte okusalar... Çocuklar, anne ve babalarını kitap okurken görmüyorlarsa böyle bir alışkanlıkları da oluşmuyor. Kitapları yığsanız da anne ve baba oturup onunla beraber kitap okumuyor ya da beraber vakit geçirmiyorsa çocuğun kitabı sevme şansı yok. Bu genel bir kültürdür. Yalnız kitapçımızı, yayıncımızı, dağıtıcılarımızı tenkit ederek doğruyu bulamayız. Milleti bir bütün olarak değerlendirmeliyiz.

Bu konuda çok seçici davranmak gerekiyor. Mutlaka bir faydası vardır, fakat kültürümüze uymayan eserler konusunda çok seçici davranmak lazım. Peygamberimiz (sas) “Hikmet müminin kaybolmuş malıdır” der. Bir başka Hadis-i Şerif’te “Hikmet müminin kaybolmuş malıdır, nerede olursa alır” der. Biz ilim, bilgi, tecrübe, hikmet dediğimiz o değerlerden kimde ve nerede olursa olsun istifade etmekle yükümlüyüz.

En beğendiğim emeğim

Elmalılı Hamdi Yazırı sadeleştirmek için dört yıl boyunca çok ciddi bir şekilde çalıştım. Elmalılı Hamdi Yazır döneminde Fizilalil tercüme edilmişti. Fakat bu da Mısır kültürüyle yoğrulmuş bir tefsirdi. Türkiye’de sadeleştirilmediği için okunamıyordu. Yayınevi de esere yeterince emek vermiyordu. Hocalarla beraber hem sadeleştirdik hem de bütün hadislerin tahriclerini yaptık. Hangi kitapta olduklarını ve ayetlerin numaralarına kadar çok ciddi bir çalışma yaptık. Bu yüzden Elmalılı eseri o günden bugüne en beğendiğim emeğim oldu. Son 15-20 yıldan beri yayıncılık dünyasında çok fazla eser yayımlanıyor. Ülke olarak bildiğim kadarıyla dünyanın en çok eser yayımlayan 11. ülkesiyiz, ticaretinde ise ilk 10’dayız. Türkiye dünya ortalamasına göre iyi bir yerdedir. Çok eser çıkıyor, yayıncılar çoğaldı, yazarlar emek veriyor…

Peki, çok üretmek yararlı mıdır?

Çoklukla, kaliteyi karıştırmamak lazım. Ben yayıncılığın tüccarlığa dönmesinden hoşlanmıyorum. Çok fazla yayınevi ve çok fazla merdiven altı yayıncılık var. Fakat zamanla kaliteli olanlar öne çıkacaktır.

Dağıtım şirketleri istenilen performansı sağlıyor mu?

Genel bir ortamda yayıncıları mutlu eden bir durum yok. Çünkü dağıtımcılık çok ciddi bir ticari gelir sağlamıyor. Bunun sebebi yayıncının istikrarlı bir satış politikası gütmediğinden de olabilir. Şu anda Türkiye eskisi gibi değil, internet sayesinde okuyucular birçok esere anında ulaşabiliyor. Gençken her hafta kitabevine gider, yeni çıkan kitapları görür ve alırdım. Bu anlamda yayıncıların çok emek vermeleri gerekiyor. Dağıtıcıların iyileşmesini beklemek yerine internet üzerinden çalışmalılar... Dağıtımda artık böyle olmalı çünkü gelişen dünyada gıda bile ayağınıza getiriliyor.

E-kitap konusunda fikriniz nedir?

Babil, e-kitap konusunda çok emek verdi. Fakat ekonomik gelir sağlayamadığı için bir yerde durmak zorunda kaldı. E-kitap, Türkiye’de Avrupa gibi beklenilen bir seviyeye ulaşamadı. İnsanlarımızın çoğu gazeteleri internetten okuyor ama kitapları eline almayı seviyor. Çünkü kitabı ele alıp not almak, altını çizmek bir alışkanlık haline geldi. Ben de internetten kitap okumuyorum, elime alıp yazmayı, çizmeyi, katlamayı seviyorum. E-kitaba karşı değilim, sadece alışkanlığım yok.

İyi bir okuyucu musunuz?

Bu çok iddialı olmasın, okumaya çalışıyorum diyeyim. Merak ettiğim kitaplara günde bir-bir buçuk saat vakit ayırmaya çalışıyorum.

Başucu kitabınız var mı?

Kuran-ı Kerim’den başka başucu kitabım yok.

 

"İlimden İstifade Etmekle Yükümlyüz", Bilimevi Kitabın Ortası dergisi, Ağustos 2018, sayı 17.

Röportaj: Havva Tarhan

 

Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2018, 10:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER