Kazakistan'da İmamlar 4 Senelik Bir Medrese Eğitiminden Geçer

üslüman coğrafyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen gençlerin buradaki deneyimlerini ve kendi ülkelerinin kültürel iklimini konuştuğumuz söyleşi serisinde bu kez Enes Yaşar, Kazakistan'dan ilim için Türkiye'ye gelen Aitcan Yunusov ile konuştu.

Kazakistan'da İmamlar 4 Senelik Bir Medrese Eğitiminden Geçer

Müslüman coğrafyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen gençlerin buradaki deneyimlerini ve kültürümüze entegrasyonlarını nasıl sağladıklarını görmek, ayrıca içimizde yaşayan yüzlerce gencin kültüründen ve memleketinden bihaber olmamak üzere başlattığımız röportajlara Kazakistan'dan gelen Aitcan Yunusov ile devam ediyoruz.

Aitcan Yunusov kimdir?

1995’te Çimkent’te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi bu şehirde tamamladıktan sonra üniversite okumak için Türkiye’ye geldim. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi okuyacağım inşallah.

Türkiye’ye olan yolculuğundan ve ilk intibadan bahsedebilir misin?

Türkiye’ye gelirken açıkçası biraz korkmuştum ve endişelerim vardı. Çünkü Kazakistan’dan hiç ayrılmamıştım ve neyi nasıl yapacağımı bilmiyordum. Her şeyden önemlisi dil bilmiyordum. Fakat Türkiye’de YTB (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) bursu kazandığım için ve daha iyi bir eğitim alacağımı düşündüğüm için gelmeye karar verdim. Öncelikli olarak dikkatimi çeken ilk şey insanların samimi davranışları ve misafirperverliği oldu. Ayrıca biz kardeş ülkeler olduğumuz için kültürlerimizin, özellikle yemek kültürlerimiz benzer olduğunu düşünüyordum. Fakat yemek kültürümüz açıkçası çok benzemiyormuş. Birazcık benzerlik var.

Türkiye’de yabancılık problemi yaşadın mı? Yaşadıysan bir yabancı olarak yaşadığın problemler neydi?

En çok yemek sıkıntısı yaşadım. Mesela Kazak pilavını çok özledim. Bu yüzden tatili dört gözle bekliyorum. Bir de dil sıkıntısı çektim. Ama çok şükür onu şimdi hallettik. Ve geriye tek sıkıntı kaldı, o da Çanakkale’nin rüzgârı. Pek alışamadım sanırım. Dudaklarım çatlıyor rüzgârdan.

En çok neyi özlüyorsun?

Ailemi ve Kazak yemeklerini.

Bize ülkenden bahsedebilir misin? Nüfus hangi kesimlerden oluşuyor?

Kazakistan’ın nüfusunun %65’ini Kazaklar ve geri kalan kısmını Özbekler, Tatarlar, Uygurlar ve Ukraynalılar oluşturuyor. Ayrıca çok az da olsa Almanların var olduğunu söyleyebilirim. Çünkü 2. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği Kazakistan’a birçok milletten insan yerleştirmeye kalkmış. Bu nedenle Kazakistan’da pek çok milletten insanın yaşadığını söylemek mümkün. Elbette bunlarla birlikte farklı dinlere mensup olan insanlar var. Müslüman nüfusun %70 ise Sünnidir.

Ülkeni anlatacak 3 şey desem ne dersin?

At çiftlikleri, kımız ve buğday. Bizim ülkemiz en çok bu saydığım özellikleriyle ön plana çıkar.

Ülkende oldukça öne çıkan, gençlerin en çok saygı duyduğu, takip ettiği Müslüman şahsiyetler kimler?

Abduğappar Smanov, Ersin Amre Abu Yusuf, Arman Kuanışbaev, Kabılbek Alippaiuli. Bu saydığım isimler Kazak gençlerinin saygı duyduğu ve takip ettiği isimlerdir. Bizleri İslami açıdan besleyen liderler de diyebiliriz. Hepsi imamlık yapmaktadır. Fakat bunun yanı sıra yeni yetişen nesilleri İslami açıdan bilinçlendirmek için de konferanslar ve bir takım etkinliklere gitmekten geri kalmıyorlar. Hepsi El- Ezher Üniversitesi’nde 10-12 yıl eğitim alarak ülkelerine dönmüşler. İnşallah bizler de eğitimimizi bitirdiğimizde onlar gibi ülkemizde İslam’a hizmet etmeye çalışacağız.

Ülkende İslam kültürüne dair yayım yapan önemli dergi, gazete, TV kanalı vb. var mı?

Kazakistan’da İslami yayın yapan TV kanallarından en bilineni Asyl Arna’dır. Bu kanalda “İman Aynası” adındaki program Kazakistan’da takip edilen programlardan bir tanesidir.

Gazetelere değinecek olursak Türkçe karşılığı “İslam ve Medeniyet” olan bir gazete İslami camianın takip ettiği gazetelerden bir tanesidir.

Ülke yönetiminde İslami kesimin etkisi nedir?

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kazakistan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte yönetime Kazakistan Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı olarak Nursultan Nazarbayev geçti. Nazarbayev, Sovyetlerin koyduğu ibadet yasaklarını kaldırarak ibadet etme özgürlüğü getirdi. Daha önceki dönemlerde insanlar ibadetlerini özgürce yapamıyor olmalarına rağmen bağımsızlıktan sonra dini inançlarını özgürce yaşamaya başladı. Tabi bunda Nazarbayev’in Müslüman olmasının büyük etkisi var. Halk kendisinden memnun. Ayrıca bir şey daha söylemek istiyorum; burada Cumhurbaşkanı’nın Kazak olma zorunluluğu olması var ki bu iyi bir şey, çünkü bundan sonraki devlet başkanı da Müslüman birisi olacak.

İslami çalışmalar yapan organizasyonlar, vakıflar var mı yaşadığın bölgede?

Burada İslami çalışmaları vakıflar yapmıyor. Daha çok camilerde yapılıyor. Ayrıca Kuran kursları vakıf ve derneklerin yapmış oldukları faaliyetleri yerine getiriyor.

Ülkendeki müslümanlar Kur’an okumayı ve İslami bilgileri hangi yollardan öğreniyor? (Medrese, kurslar, tekkeler gibi.)

Camilerden ve medreselerden. Mesela benim kendi şehrimde Astana Medresesi var. Kur’an okumasını ve İslami bilgileri burada alıyorlar. Ayrıca dört senelik bir eğitimin ardından imam olabiliyorsun. Bunun yanı sıra İslami eğitim veren Nur Mübarek Üniversitesi de var. El-Ezher’le bağlantılı bir üniversite. Burada da ilmi çalışmalar yapılıyor.

 

Konuşan: Enes Yaşar

Yayın Tarihi: 06 Haziran 2016 Pazartesi 14:51 Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2016, 10:57
banner25
YORUM EKLE

banner26