İsmail Acarkan: "Nitelikli bir enneagram metni/kitabı okursanız büyük oranda mizaç ve kişilik yapınızı keşfedebilirsiniz."

“Enneagram modelinde İslâm ahlak geleneğinde de anlatıldığı gibi üç temel merkez vardır. Düşünce/akıl, duygu/istek ve eylem merkezi. Bu merkezlerin/melekelerin tümü her birimizde vardır. Ancak bunlardan birini daha baskın olarak kullanırız.” Hacer Yeğin’in söyleşisi.

İsmail Acarkan: "Nitelikli bir enneagram metni/kitabı okursanız büyük oranda mizaç ve kişilik yapınızı keşfedebilirsiniz."

Asıl branşınızın farklı olması bir yana, sizi önce Boğaziçi Üniversitesi’nde, sonra Mimar Sinan ve İstanbul Üniversiteleri’nde farklı dallarda eğitim almaya iten sebepler ne oldu? Biraz kendinizden ve hikâyenizden bahseder misiniz?

1967 Mardin doğumluyum. 1972’den beri İstanbul’da yaşıyorum. Lise çağlarımda insanı anlamaya yönelik bir merak istikametinde tarih, psikoloji, spiritüel ve dini konularda elime geçen kitapları okumaya başladım. 1991’de enneagram konusuna kısaca değinen bir kitaba rastladım ve insanların psikolojik farklılıklarını inceleyen bu konu ilgimi çekti. Bu okuma sürecinde felsefe, edebiyat, sosyoloji, dinler tarihi, mizaç ve kişilik konuları üzerine okumalar yaptım. Bu süreçte de farklı okullarda eğitim aldım.

Bizim inanç sistemimizde “kendini bilmek” önemli bir anlam alanına tekabül ediyor. Hatta “kendini bilen Rabbi’ni” bilir hadis-i şerifi mucibince çok da kritik bir önemi haizdir. Öte yandan insanın varacağı en uzak menzil de kendisidir. Bu iki parametreyi göz önünde bulundurarak kendimizi bilme yolunda mizaç tespitini nasıl yapabiliriz?

Ben ve kendilik kavramları tek başına bir anlam ifade etmez. Bunlar işaret zamiri gibidir. Neye ben veya kendim derseniz o olursunuz. Platon da “kendini bilmek ruhunu bilmektir” der. Hacı Bayram Veli “Bilmek istersen seni, Cân içre ara cânı, Geç cânından bul ânı, Sen seni bil, sen seni.”ifadesiyle hakiki kendilikten Yaradana bir yol olduğuna işaret eder.

İnsan, Enneagram modeline göre beden, psişe ve ruhsal boyuttan oluşur. Hakiki kendimiz ruhsal özümüzdür. Bizler beden ve psikolojik boyutu kullanan ruhsal varlıklarız. Mizaç ve kişiliğin katmanı psikolojik boyuttur. Ruhsal boyut bunun üstündedir. Mizaç tesbiti kendimizin ne olduğunu tesbit etmek değil kullanmamız için verilen psikolojik enstrümanı tesbit etmek anlamına gelir.

Bu tespiti Enneagram konusunda yazılmış kitaplardan, bu konuda üretilmiş testlerden veya bir uzmandan yararlanarak gerçekleştirebiliriz.

Sizin son dönemde yoğunlaştığınız ve hakkında üst üste dört tane de eser neşrettiğiniz enneagram son dönemde oldukça ilgi çekici bir mahiyet kazanmış durumda. Son baskısını geçtiğimiz Nisan ayında yapan “Enneagram İle Kendini Keşfet” kitabınızın konuya oldukça zihin açıcı bir açılım getirdiğini görüyoruz. Ne demektir “Enneagram” ve nasıl bir metodoloji üzerine konuşlanır?

Enneagram; kelime olarak 9 nokta/figür anlamına gelir. Hem insanın bütüncül yapısını hem de psikolojik boyuttaki farklılıklarını açıklayan bir mizaç ve kişilik modelidir.

Enneagram modelinde İslâm ahlak geleneğinde de anlatıldığı gibi üç temel merkez vardır. Düşünce/akıl, duygu/istek ve eylem merkezi. Bu merkezlerin/melekelerin tümü herbirimizde vardır. Ancak bunlardan birini daha baskın olarak kullanırız. Baskın olarak kullandığımız meleke/merkez mizaç yapımızı belirler. Hangi merkezi baskın olarak kullandığımız doğuştan kodlanmıştır. Kısacası mizaç tipimiz doğuştan gelmektedir. İşte Enneagram doğuştan getirdiğiniz mizaç yapısını keşfeden ve bunun özelliklerini, temel arayışını, temel kaçınmalarını ve potansiyel risklerini anlatan bir modeldir. Çocukların birbirinden farklı olması bu mizaç farklılıklarından kaynaklanır.

Bu metodolojide 9 ayrı tip olduğundan bahsediyorsunuz. Tiplerin doğru tespit edilmesi ve farklı şemalarla eşleştirilmesinin oldukça önemli bir hususiyeti olsa gerek. Bunun sağlıklı analizi nasıl yapılıyor? Hangi adımlar takip ediliyor, biraz bahseder misiniz?

Nitelikli bir enneagram metni/kitabı okursanız büyük oranda mizaç ve kişilik yapınızı keşfedebilirsiniz. Eğer emin olamazsanız bir enneagram uzmanı ile görüşerek tipinizi netleştirebilirsiniz. Tip tesbiti konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kişinin temel arayış ve motivasyonlarını keşfetmesidir. Çünkü enneagram ne yaptığınız kadar niçin yaptığınız konusu üzerinde de durur. Örneğin bir kişi keyifli vakit geçirmek için sosyalleşebilirken bir diğeri ideali istikametinde insanları ikna edip harekete geçirmek için sosyalleşebilir. Bu açıdan enneagram tip tesbiti yaparken neyi niçin yaptığımızı fark etmek çok önemlidir.

Enneagram ile kişilik tespitinin kişiye sağlayacağı imkânlar nelerdir? İnsanların kendilerine yaptıkları keşif yolculukları ne tür avantajlar ve handikaplar barındırıyor?

Enneagram ile kişilik örüntülerini tesbit etmek kişiye düşünce, duygu ve davranış alışkanlıklarını gözden geçirme, bunların altında yatan motivasyonları fark etme, daha sağlıklı ve dengeli bir yaklaşım sergileme imkanı sağlar. Kişinin temel korkularını fark ederek bunlardan özgürleşmesini, yaşadığı olumsuz olaylardan dolayı tetiklenen yönlerini fark etmesini, kişiliğinin en sağlıklı haline doğru yol almasını sağlayan bir imkânı gösterir. Ayrıca her insanın aynı psikolojik zemine sahip olmadığını, farklılıklar olduğunu, farklılıkların doğal ve anlamlı olduğu fark edilerek herbir insanın kendi bireysel yolculuğunu yapması gerektiğini fark etmek gibi bir avantaj sağlar. Bununla birlikte doğuştan getirdiğimiz temel özelliklerin yanlış kullanımı, baskılanması veya aşırı tetiklenmesi sonucu oluşan durumları sanki değiştiremez özellikler gibi algılama hatasına düşülmesi önemle vurgulanması gereken bir handikaptır.

Geçtiğimiz Ağustos ayında Yıldız Konal Süslü ile neşrettiğiniz ve Timaş Yayınları’ndan çıkan bir diğer eser; “Enneagram ile Eşini Keşfet”. Modern zamanlarda toplumun en kötü sınav verdiği konu; ilişkilerde yaşanan açmazlar. Bu açıdan enneagramın, karşı cinsle kurulan münasebette ve sağlıklı evliliklerin yapılmasında döşeyeceği kilometre taşları ne olur?

İlişkiler; benzer zannedilen iki “insan” arasında değil, birçok yönden farklılaşan iki psikolojik zemin arasında gerçekleşir.

Doğuştan getirdiğimiz mizaç ve kişilik eğilimlerimiz ilişkilerimizdeki arayışları önemli ölçüde şekillendirir. Farklı düzeylerde duygusallık, sabır ve tahammül, rasyonel  ve akılcı yaklaşım, hareketlilik ve heyecan arayışı, titizlik ve düzen ihtiyacı, değişim ve yenilik arayışına sahibiz. “Etrafımızdaki kişileri oldukları gibi değil, kendi benliğimizin aynasına yansıdığı gibi görürüz." Bizim kadar duygusal olmayan birini duygusuz, bizim kadar rasyonel olmayan birini akılsız görme hatası gibi.

Hem kendi tipimizi bilmek hem de eşimizin tipini ve özelliklerini bilmek ilişkiye bir farkındalık kazandırır. Muhatabımızı kendimize benzetmeye çalıştığımızda veya bizim gibi olmasını istediğimizde onun farklılığını göremediğimiz anlamına gelir. Nerelerde uyum yakalanabileceğini, hangi alanlarda farklılık olduğunu, bu farklılığın karşılıklı anlayışla nasıl bir zenginliğe dönüşeceğini belirlemek mümkündür. Tabi ki öncelikle sağlıklı bir ilişki için tek tek bireylerin sağlıklı olması veya bu konuda bir niyet ve kararlılığa sahip olmaları gerekir.

Unutmamak gerekir ki; “Biz ilişkilerle varolmayız, varlığımızla ilişkiye katılırız.” Bunun üzerinde düşünmeye ihtiyacımız var. Çünkü günümüzde ilişkilerin bu kadar problemli bir alan olmasının nedeni bu konuya dayanıyor.

Kendi değerimizi bilmediğimiz sürece kimse bize kendimizi gerçek anlamda değerli hissettiremez. Sevgi “değer vermek değil, bir değeri fark etmek ve ona duyarlı olmaktır.” Kendimizi değerli hissetmek için başkalarının bize değer vermesini beklediğimizde ve başkalarına olan bu bağımlılığımız arttığında ya da kendimizi onların gözlerinde değerli ve özel görme ihtiyacımız çoğaldığında, ilişki sürecinde sıkıntı yaşama ihtimalimiz büyük olacaktır. İhtiyaç, arzu ve korkularınız olduğu sürece  özgürce sevemeyiz.

Hayatta en gerçek sevgi; karşındakinin değerine duyduğun farkındalığın, ona duyduğun ihtiyacın ötesine geçtiği sevgidir.

Enneagram bu farkındalıklar eşliğinde şu sorulara cevap bulmaya çalışır;

Muhatabımdan ne bekliyorum, ihtiyaçlarım ve beklentilerim neler?

Muhatabımın ne yapmamasını istiyorum?

Neleri rahatsız edici, kabul edilemez buluyorum, bunları niçin rahatsız edici buluyorum?

Bu ilişkiye katabileceğim imkân, yeterlilik ve yetkinliklerim nelerdir?

Muhatabımda ve kendimde ne gibi kısıtlılıklar söz konusu?

Neleri yapmakta zorlanıyoruz?

Hangi risklerimiz ilişkide zorluk ve çatışma oluşturuyor?

Bir ilişkide her iki taraf bu sorulara açık ve samimi cevap verip bunlarla yüzleşme cesaret ve çabası gösterdiğinde sağlıklı bir ilişkinin de yolu açılmış olur. Çünkü sadece kendi ihtiyaç ve beklentilerimize odaklandığımız sürece hiçbir ilişki sağlıklı yürüyemez.

İlişkilerde benzer sorunları ve açmazları neden tekrar tekrar yaşarız? Çok ağır bedel ödeyerek çıktığımız bir ilişkiden sonra bile neden aynı hataya tekrar düşer, benzer döngüye gireriz?

Hem bir ilişkiye bakış açımızı hem de beklentilerimizin sağlıklı ve doğal olup olmadığını sorgulamadığımız sürece aynı problemleri yaşama ihtimali çok yüksektir. Örneğin; aşırı kontrolcü bir tutum sergilediğim sürece muhatabımı hem zorlamış hem de çatışma yaşama ihtimalini arttırmış olurum. Veya kıskançlık duygusunu aşırı ölçüde hissediyorsam eşimle bu yönde çatışmak durumunda kalırım. Dolayısıyla öncelikle kendi kişilik yapımızı ve ilişkilerdeki temel arayışımızı keşfedip ardından da muhatabımızı bu açıdan kapsamlı olarak değerlendirdiğimizde daha sağlıklı seçimler yapabilriz.

Enneagram eğitiminin küçük yaşlarda alınması ve bu minval üzere hayatlar inşa edilmesi mümkün müdür?

Enneagram konusunu hem ebeveynlerin hem de bireylerin belli bir yaştan (10-12)  itibaren adım adım öğrenmesi  faydalı olacaktır. Özellikle ebeveynlerin bu bilgiye sahip olup çocuklarının doğuştan gelen özellik ve eğilimlerini keşfetmesi, buna uygun olarak ebeveynlik yapması faydalı ve isabetli olacaktır.

Son olarak her ne kadar popüler psikoloji ile ünlenen bir alan olsa da “enneagram” metodunun kadim öğretilerde yeri olduğunu söyleyebilir misiniz? Tarihsel süreçte nasıl bir yeri olmuştur?

Özellikle Amerika’da 1970’lerden itibaren toplumun gündemine girse de bu bilgi kadim bir bilgidir. Bu bilginin kaynağı tam olarak bilinmemekle beraber yüzyıllar boyunca sınırlı kişiler arasında dilden dile aktarıldığı düşünülmektedir. Sufilerin ve bilge insanların bu bilgiyi kullandıklarına dair söylemler bulunmaktadır. 1960’ların ortalarından itibaren bazı kişiler bu bilgiyi daha geniş kitlelere anlatmış ve bu bilgi topluma mal oldu. Aslında bu model üç merkeze (düşünce, duygu, eylem) dayanmakta olup bu bilgi gerek eski Yunan’da gerek İslam dünyasında gerekse doğu medeniyetlerinde bilinmektedir. Ancak bu ölçüde kapsamlı ve sistematik şekilde aktarımı son 50-60 yıla dayanıyor. Ülkemizde de son 25-30 yıldır gitgide yaygınlık kazanmaktadır. Enneagram bugüne kadar ülkemizde 25’e yakın yüksek lisans ve doktora çalışmasına da konu olmuştur.

Söyleşi: Hacer Yeğin

Yayın Tarihi: 17 Ekim 2022 Pazartesi 16:00 Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2022, 17:41
YORUM EKLE

banner19

banner36