İslam hukukunu yansıtan polisiye yazmış

Habercimiz Nataliya Tsaryk Rusya’da İslam’ın hukuk ve ekonomi yorumunu inceleyen yazar Renat Bekkin ile konuştu..

İslam hukukunu yansıtan polisiye yazmış

 

Renat Bekkin, İngilizce, Rusça, Arapça, Çince ve Tatarca bilen, hukuk ve iktisat alanında söz sahibi bir aydın. Yazdığı kitaplar ve makaleleriyle Rusya’da İslam’ın ekonomi boyutunu ortaya koyan bir insan kendisi… 2012 Ocağına kadar Tespih dergisinin de editörlüğünü yaptı. Kendisiyle Nataliya Tsaryk bir söyleşi gerçekleştirdi.

Ailenizden bahsedebilir misiniz? İslam ile ilginiz nasıl ortaya çıktı? Ailenizden mi kaynaklanıyor?

Memur ailesinden geliyorum. Annem, babam Tatar olmaları münasebetiyle Müslümanlar ama maalesef dini yaşamayan, ibadetleri yapamayan Müslümanlardır. Sıradan Sovyet ailesinden geliyorum. Ekimci ve piyoner idim. Üniversitede okuduğum sıralarda İslam ile daha çok ilgilenmeye başladım. Fakültede okurken Arapça öğreniyordum. Zamanla İslam hukukunu da öğrenmeye başladım.

Neden İslam açısından hukuk ve ekonomi üzerine çalışmayı seçtiniz?

Mezuniyet belgesine göre yabancı dilleri bilen uluslararası hukukçuyum. 2000 yılında Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Üniversitesi’nden mezun oldum. Beşinci sınıftayken elime İslam sigortasından (tekafül) bahsedilen bir makale geçti. Bu konu ilgimi çekti. İslam sigortası sisteminden haberim yoktu. Tekafül konusunda bir tez hazırlamaya karar aldım.Renat Bekkin

Savunmasında danışmanım tezimin kitap olarak yayınlanmasını tavsiye etti. Yayınlama için hazırlık yaparken farkına varmadan ‘İslam Hukukunda Sigorta: Teori ve Pratik’ konulu bir doktora tezi yazdım. Sonuçta hukukta doçentlik unvanı aldım. Doktora tezimi ekonomi üzerine yazdım. On üç yıl önce İslam’ın ekonomi yorumuyla çalışmaya başladığım zaman “masallarla ne için uğraşıyorsun” diye herkes benle dalga geçiyordu. Ama zamanla konu Rusya’da ilgi çekmeye başladı.

Edebiyata ne zaman ilgi duydunuz? Kaç yaşındayken yazmaya başladınız? Edebiyat ve hukuk gibi iki o kadar farklı dalı nasıl bir araya getirmeye beceriyorsunuz?

Yedi yaşında, daha doğrusu yazmayı öğrendiğimden beri yazmaktayım. Kısa masallarımı daktilo etmeyi seviyordum. Sonra ciddi nesir yazma isteğim ortaya çıktı. Ama hepsi bu, çocuk tecrübesiydi. Edebiyatta yeni bir şey bulmak, bilgilerimi ve tecrübemi kullanarak ilginç bir deney yapmak istedim. Sonuçta Keşiş Bahir’dan İslam adlı roman dünyayı gördü. Romandaki olaylar XXI. yüzyılın ortasında meydana geliyor. Önsözde okuyucuya edebiyat sayesinde İslam hukuku hakkında bilgi sunmaya çalıştığımı belirttim. Bu eser tür olarak İslam ceza hukukunun bazı ilkelerini belirten bir polisiye romandır.

Tespih dergisinin meydana getirme fikri nasıl ortaya çıktı? Edebiyatın hangi türünde ürünler yayınlıyorsunuz?

2005 yılında Aslambek Yejaev ile ‘İslam yarması’ adında bir edebiyat ödülü açtık. Müslüman edebiyat geleneklerine göre yazılmış olan eserler ödüle aday gösterildi. ‘Müslüman edebiyat’ın anlamını daha sonra belirledim. Müslüman edebiyat İslam isimli kahramanları içeren romanlar değil, Müslüman kamuoyuna heyecan veren, sorunları belirten, ruh açısından Müslümanlara ait olan edebiyattır.

Yazarlar ve jüri heyeti ile görüşmelerimden sonra hem yabancı yazarların eserlerini çevirmek hem de Rus yazarların eserlerinin çıktığı özel bir derginin kurulması ihtiyacı aklıma geldi. Derginin yayınlanma sürecinde ilginç ve özgün birçok eserler dünyaya geldi. Abartmadan Rusya edebi hayatında Tespih dergisinin göze çarpıcı olay olduğunu açıkça söyleyebilirim. Maalesef 2012 yılının Ocak ayında benim ana redaktör görevinden ayrıldıktan sonra Tespih dergisi kapandı.

Tespih dergisinin yazarları sadece Müslümanlar ya da mesleği nedeniyle İslam’ı bilen doğubilimcilerdi. Metinleri seçerken hangi ölçütlere göre bastınız?

Tespih’in yazarlar arasında hem Müslümanlar hem de başka dinlerin temsilcileri vardı. Ama dergi Müslümanlar arasında o kadar popüler değildi. İslam ve Doğu ile ilgilenen laik aydınların ilgisini daha çok çekiyordu. Entelektüeller için kurulmuş olan elit bir dergiydi. Rusya’da Müslüman entelektüellerin çok olmaması sebebiyle okuyucular genellikle Müslümanlar değillerdi.

Hangi konular ve sorunlar çağdaş yazarları ilgilendiriyorlar? Günümüzdeki Rus edebiyatın eğilimleri neler?

Bana göre günümüzdeki Rus edebiyatında karanlığın ağırlığı ve negatif izleniyor. Bu eğilimin haysiyet olabildiğine inanıyorum. Tespih’te yayınlanmış olan metinlerde aydınlığın ağırlığı, ‘ben’ kelimesinin yerine daha çok ‘O’ (Allah hakkında söylüyorum) kelimesinin kullanması izleniyor. Ama metinlerin ilahiyat metinleri olmadığına, edebiyat eserleri olduğuna tekrar vurgu yapmak istiyorum.

Müslüman güzel yazının eğilimleri konusunda ne söyleyebilirsiniz? Rusya’da İslami hassasiyetleri gözeten gazetecilik var mı?

Müslüman edebiyatın esas eğilimi eserlerin sayısının artmasıdır. Bu gelişmede önemli rolü ‘İslam yarması’ ödülü ve ‘Tespih’ dergisi oynadı. Kalite açısından da bir gelişim var. Gazeteciliğe gelince her şeyi o kadar net açıklamak mümkün değil. Müslüman gazeteciliğin anlamı ve Müslüman gazeteciliği mi İslam gazeteciliği mi, doğru olanın ne olabileceği ile ilgili felsefe tartışmalara girmek istemem. Bu konuda çok sorun var. Bence Rusya’daki Müslüman gazeteciliği oluşma aşamasındadır.

Müslüman olmayan ülkenizde İslam hakkında bilgi vermeye veya İslam hukuku ve ekonomi okumaya çalıştığınızda hangi zorluklarla karşılaştınız?

Bana kalırsa ayrı bir sorun yok. İlgi ve ihtiyaç duyan insanlar her zaman vardı.

İslamcı medya konusunda fikirlerinizi alabilir miyiz? İslamcı medya için gelişimin en iyi yolu ayrı kanallar, dergiler, gazeteler kurmak mı, yoksa Rusya’daki var olan medya üzerinde bir gelişim mi?

Bana sorarsanız Müslüman iş adamları, İslam ve Müslümanlar hakkında doğru bilgi verilmesi suretiyle İslamofobinin büyümesini önlemek için devletin medyasına daha aktif yatırım yapmalılar. Ama bu Müslümanlara has olan ayrı medyanın olmaması anlamına gelmiyor.

 

Nataliya Tsaryk konuştu

YORUM EKLE