banner17

İkinci sayısında hakemli dergi oldu

Balkan Araştırmaları Dergisi editörü Enes İdriz ile konuştuk.

İkinci sayısında hakemli dergi oldu

 

Balkan Araştırmaları Dergisi editörü olarak bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır Türkiye’desiniz?

Adım, Enes İdriz. 1981 yılında Makedonya Cumhuriyeti’nin başkenti Üsküp şehrinde doğdum. İlköğrenimimi Üsküp’te Türk dilinde eğitim veren sekiz yıllık Tefeyyüz İlkokulunda tamamladım. 2000 yılında Arnavutça ve Makedonca olarak öğretim verilen  “İsa Bey Medresesi” İmam Hatip Lisesini bitirdikten sora 2001 yılında Türkiye’ye, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde T.C Diyanet Vakfı burslusu olarak öğrenime başladım. 2005 yılında mezun buradan mezun olduktan sonra aynı yıl U.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Din Sosyolojisi Bilim Dalı’nda yüksek lisansa başladım. “Üsküp’te Yaşayan Müslüman Toplulukların Değerler Dünyası Üzerine Sosyolojik Bir Değerlendirme” konulu tezle 2007 yılında yüksek lisansımı tamamladım. Şu anda aynı bilim dalında doktora çalışmalarımı devam ettirmekteyim.

Türkiye’de inşallah hayırlı ve bereketli olduğunu düşündüğümüz ve böyle olmasını temenni ettiğimiz 10 yılımızı geçirdik. Bu 11. yılımız olacak inşallah, bu yılda da bu güzel memlekette güzel insanlarla geçireceğimiz ve hayırlı çalışmalar yapacağımız bir yıl olmasını ümit ediyorum.

Balkan Araştırmaları Dergisi’ni çıkarma fikri ne zaman ve nasıl oluştu? Bunun bir ihtiyaç olduğunu mu düşünüyorsunuz yoksa yeni bir soluk olmak adına mı bu dergiyi çıkarma kararı aldınız?Balkan Dergisi

Bu soruya aslında tatmin edici bir cevap verebilmek için yakın tarihimizde Balkanlarda cereyan eden hadiselerin yol açtığı muazzam sonuçların hatırlatılması gerekmektedir. Öncelikle belirtmeliyim ki Balkanlar, Osmanlıya başkentlik yapmış ve hala dünya başkenti olarak önemini koruyan İstanbul’un 1453’te fethedilmesinden önce İslam’la buluşmuş ve bu muazzam kentin fethinde büyük bir rol oynamıştır. Balkan tarihinin en uzun ve müreffeh günlerini teşkil eden Osmanlı dönemi ne yazık ki 1912 öncesi hadiselerle bu kıvanç verici günlerini unutmak zorunda kalmıştır. Son Yüzyıldaki uygulamalar, siyasi açıdan sıkıntıya düşen Balkanların diğer açılardan da ve bilhassa kültürel anlamda ve kimlik noktasında ciddi sıkıntılar yaşamasına sebep olmuştur.

XX. yy. sonunda Sovyet Rusyasının çökmesi ile birlikte Yugoslavya’nın dağılması ve bunun akabinde meydana gelen Bosna harbi bölgede siyasi yeni sonuçlar doğurmuş, Kosova, Karadağ gibi devletler oluşmuş ve bölge bir kez daha kendi tarihine paralel bir var oluş mücadelesine girişmiştir. Bu bağlamda tarihin önemli bir bölümünü beraberce oluşturduğumuz acılarına ve nimetlerine ortak olduğumuz Ana Vatanımız olarak kabul ettiğimiz Türkiye Cumhuriyetinin sağladığı imkânlarla eğitim görmeye başladık ve umuyorum ki bölgenin yeni konseptine uygun ve geleceğinde söz sahibi olacak birikim ve donanıma sahip nesiller olarak yetişmeyi başarırız.

1990’lardan itibaren yüzlerce genç Türkiye’de farklı alanlarda eğitim görmek için gelmiştir. Bunlardan bir kısmı ülkelerine dönmüş ve burada gördükleri eğitim ve donanımla oralarda çeşitli şekillerde güzel hizmetler yapmaktadırlar. Buralarda bir kısmı halen lisans düzeyinde eğitim görmekte bir kısmı da bizler gibi yüksek lisans ve doktora yapmaktadır. Gerek mezun olan gerekse halen eğitim almakta olan bir gurup öğrenci ki bunlar yüksek lisans ve doktora öğrencileridir; Bütün Balkan ülkelerindeki entelektüel gelişime katkıda bulunabilmek, ortak duygu ve düşüncede buluşabilmek ve Türkiye ile Balkanlar arasında entelektüel köprü olabilmek amacı ile bu dergiyi çıkarmayı düşündük.  Geleceğin dünyasına bu açıdan katkı yapabilme umudu ile yola çıktık. Ve şimdi üçüncü sayısı ile okurlarımızın ve kamuoyunun önündeyiz.

Dergiyi Balkan kökenli öğrencilerinin çıkardığını görüyoruz. Dergi Balkanlara gönderiliyor mu ya da Türkiye’de diğer illere dağıtım yapılıyor mu? Tepkiler nasıl?Balkanlara Yönelik Türkiye'de Yapılan Tezler Bibliyografyası

Doğrudur, dergimiz genel olarak Balkanlarda mevcut tüm ülkelerden gelen ve burada yüksek lisans ve doktora yapan arkadaşlarımızla çıkarttığımız bir dergidir. Zaten dergi çıkartma hedeflerimizden biri de, öncelikli olarak Balkanları ve bu topraklardaki tüm gelişmeleri her yönü ile yine bu coğrafyada yetişmiş veya yetişmekte olan akademisyenlerin gözü ile anlama, anlamlandırma ve yorumlama zemini oluşturmaktır.

Evet, biz kısa sürede arkadaşlarımızın özverili gayretleri ile iyi bir şekilde organize olmayı başardık. Dergimizi gerek Türkiye sınırları içinde gerekse tüm Balkanlarda ki akademik camiaya ulaştırmaya gayret ettik ve ediyoruz. İlk olarak önem kültür merkezlerine, Üniversite ve özel kütüphanelere takdim etmeye çalıştık. Bu bağlamda Balkanlara yönelik çalışma yapan devler ve sivil toplum kuruluşlarını bu dergiden haberdar etmeye çalıştık.

Doğrusu tüm bu gayretlerimizin geri dönüşü de sevindirici ve motive edici oldu bizler için. Marifet iltifata tabidir biliyorsunuz.

Okuyucularımız için derginin muhtevasından kısaca bahseder misiniz?

Dergimiz Türkçe olarak yayınlanan ve Balkanlı akademisyenlerin ve akademisyen adaylarının kaleminden çıkan yazılardan oluşan bir dergi olması hasebi ile tek akademik dergi olma özelliğine sahiptir. Konuları itibarı ile sosyal bilimler ağırlıklı çalışmaları ihtiva etmektedir. Fakat konusu Balkanlar olan ve akademik kriterlere sahip tüm makalelere dergimizde yer verilmektedir. Değişik Balkan ülkelerinden arkadaşlarımızdan oluşan bir yayın kurulumuz mevcuttur. Dergimiz ikinci sayısı itibarı ile resmen hakemli bir dergi hüviyetini kazanmış, gerek Balkan ülkelerinden gerekse Türkiye’den 60’ın üzerinde konusunda uzman hakem kadrosuna sahiptir.

Ülkemizde Balkan kültürünü anlatabilmek adına yapmayı planladığınız ileriye yönelik çalışmalar var mı? Konferanslar, sempozyumlar düzenleme, vakıf, dernek kurmak gibi...

Öncelikle şunu ifade edeyim, başta Bursa olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde ve Balkan ülkelerinde bu anlamda faaliyet gösteren birçok sivil toplum ve farklı kuruluşlar mevcuttur. Ve hakikaten tarihsel, kültürel ve toplumsal hayatın her alanıyla ilgili önemli faaliyet gerçekleştirmektedirler. Bizler Balkan Araştırmaları Dergisi olarak kesinlikle onlara alternatif bir kuruluş olma düşüncesi ile yola çıkmış değiliz. Biz bu anlamda Balkanlara yönelik faaliyet gösteren kurumlarla koordineli çalışmaya gayret göstermekteyiz. Akademik anlamda her türlü bilgi birikimimiz ve potansiyelimizle destek verme noktasında yanlarında olmaya çalışacağız.Balkan dergisi

Elbette ileride bu çalışmaların kalıcı hale gelmesi için atılması gereken adımlar olursa mutlaka adım atılacaktır.

Tabi akademik anlamda yapılması gereken her türlü faaliyet içerisinde olmayı ve güzel hizmetler sunmayı niyaz ediyoruz.

Dergiye paralel olarak panel, konferans ve sempozyumlar da gündemimizde vardır. Bu anlamda bazı faaliyetimiz olmuştur. Bu faaliyetlerimizi de Journal Of Balkan Studies isimli facebook adresimizden duyurmaya çalışıyoruz.

Günümüzde her şey bu kadar çabuk tüketilirken yapılan bu çalışmanın (Bilhassa dergi gibi yazılı çalışmanın) kültürler arası köprü kurmak bağlamında uzun vadeli etkisi olacağını düşünüyor musunuz?

Kesinlikle haklısınız. Yaşadığımız bu modern veya kimilerinin iddia ettiği postmodern çağ, ne yazık ki bir tüketim çağı olmuştur. Üzülerek ifade etmem gerekir ki en kıymetli değerler bile meta haline dönüştürülmekte ve tüketilmektedir. Bu durum işimizin ne kadar zor ve çetin geçeceğinin bir işareti olarak kabul edebiliriz. Fakat buna rağmen bundan hoşnut olmuyorsak ki öyledir, bu durumun değişmesi için muhakkak çaba harcamamızın gerektiği inancındayım. Dergimiz de temelde bu tür çabalardan sadece bir tanesidir. İnşallah misyonumuzun da gerçekleşeceği inancındayım.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Estağfurullah, Bu karada takip edilen ve gündem belirleyen bir sitede bizler de yer verdiğiniz için teşekkür ederiz. Hayırlı çalışmalar diliyorum.

Emine Yaşar konuştu 

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2012, 02:05
YORUM EKLE
YORUMLAR
davut
davut - 7 yıl Önce

iranbalkan sitesinden bu arkadasla irtibat kurmak istiyorum. neyapmam gerekiyor?info@iranbalkan.net

Reşat Nuri EROL
Reşat Nuri EROL - 7 yıl Önce

TEBRİK eder, bir BALKANLI olarak çalışmalarınızda devamlılık ve başarılar dilerim... Önemli bir boşluğu ve ihtiyacı gidermek üzere yola çıkmışsınız, inşaallah muvaffak olursunuz... BALKANLARA her gittiğimde "BALKANLARDAKİ TÜRKİYE"den bir bölgede dolaşır ve yaşar gibi olmuşumdur... 1912-2012; yani ayrılık gerçekleşeşli tam 100 yıl oldu; inşaallah çok yönlü beraberliğimiz yeniden başlıyor... Selam ve dua ile...Kosovalı/Bosnalı Reşat Nuri EROLMilli Gazete Köşe YazarıAdil Düzen Çalışanı

hasan
hasan - 7 yıl Önce

Dergi ile irtibata geçmek isteyenler: balkanarastirmalaridergisi@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

banner8

banner19

banner20