banner17

İftarına ömrü vefa etmedi!

İhsan Süreyya Sırma'yı Beyazıt Kitap Fuarında görünce çok sevindik. Faideli, mini bir röportaj yapmayı teklif ettik. Sağolsunlar, reddetmediler.

İftarına ömrü vefa etmedi!

Bu sene Beyazıt’a taşınan Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın son günlerinde, Beyan Yayınları standında tarihçi yazar Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ile mini bir sohbet ettik.İhsan Süreyya Sırma, Ano Yemen'dir

Efendim bu sıralar hangi eserleri okumakla meşgulsünüz?

Peygamber Efendimizin hayatıyla ilgili olan, bir oryantalistin Fransızca olarak yazdığı bir kitap var. Onunla ilgileniyorum. “Acaba ne yazıyorlar” diye merakımdan yeni aldım, ona bakıyorum. Bir de elimde İbn-i Asakir’in Tarih-i Dimaşk’ı var. Şu anda onu okuyorum. 80 cilt olması hasebiyle onu okumak da bir ömür istiyor. Ama tabii hepsini okuyacak değilim. Lazım olan yerlere bakıyorum.

Tarih konusunda hakikati ortaya koymanız bizleri kitaplarınıza çekiyor.

Ben hiç kimsenin hoşuna gitmek için yazmıyorum. Bir tarihçi olarak doğruları yazmak lazım diye düşünüyorum. Benim yazdıklarım bazılarını rahatsız ediyor. Rahmetli babam bile Emevîler isimli kitabımı okuduktan sonra bir hafta benimle konuşmadı. Sonra oturdum, sabırla babama anlattım. “Baba” dedim, “Bu memlekette insanlar tarihi yanlış öğrenmişler. Bunun doğrusunu öğrenmek lazım.” Bazıları üzülüyor ama hep saklandığı için memleket bu hale geldi.

Son kitaplarınız olan Ano Yemen’dir ile Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat nasıl ortaya çıktı?

Çin Müslümanları Türkiye’de bilinmiyordu. Ben doktoramı yaptığım sıralarda, Çin’de Sultan Abdülhamid adına bir üniversite açıldığını duymuştum. Gittim, onu araştırdım. Araştırınca oradaki Müslümanlarla tanıştım ve kitaplaştı. Yemen’e gelince… Doçentlik tezim de Yemen üzerinedir. Geçen sene Yemen’e bir konferansa davet edildim. Gitmişken intibalarımı kitaplaştırdım. Kitaplarda aynı zamanda fotoğraflar da mevcut.

İhsan Süreyya Sırma, Çin Müslümanları ve Çin'e SeyahatÖnümüzdeki dönemlerde ne gibi çalışmalarınız var?

Önümüzdeki dönemde Müslümanların tarihiyle ilgili 5-6 cilt olarak yazmayı düşündüğüm bir kitap çalışması var. İlk dört cildi bitti. Onunla ilgileniyorum.

Bizi kurtaracak dindir

Gençlere kitap okuma konusundaki tavsiyeniz nedir?

Gençler bizi dinlemiyorlar. Dinleseler onlara tavsiyem: Her gün en az elli sayfa kitap okuyun. Ama bu okuduğunuz elli sayfayı da kendi nefsinize tatbik edin. Önce Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in hayatını en iyi şekilde öğrenmekle başlayın. Öyle ki, O’nu anne babanızdan daha iyi tanıyın. O’nu öğrendikten sonra Kur’an-ı Kerim’i öğrenin. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’i öğrenmeden Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek mümkün değil. Önünüzün nasıl açılacağını göreceksiniz. Okunacak çok kitap var. Fuarı gezdiniz. Ama akıllı olan ne okuyacağını tespit edendir. Çünkü insanın ömrü her şeyi okumaya yetmez. O bakımdan Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in hayatını öğrendikten sonra o size bir ufuk açar. Onun hayatını yakından öğrenmek için hadis ve tefsir kitaplarına bakarsınız. Belki diyeceksiniz ki hep dinî kitaplar mı? Bizi kurtaracak olan dindir.

Bu dünya öyle geçicidir ki… Ramazan’dan önce bir arkadaşım demişti ki, “Ramazana epey var ama senin programın dolu olur. Şu defterine benim iftar davetimi de yazar mısın şimdiden?” Yazdık ama o iftara değil, Ramazan’a yetişemedi. Ölümün ne zaman geleceği belli değil. Allahu Teala Kur’an’da, “Birdenbire gelir” diyor. O zaman pişmanlık da fayda vermiyor. En iyisi dine iyi sarılalım. Ben birçok genç görüyorum, dine sarılmışlar. Allah muvaffak etsin hepsini.

Doğru yolda olmak isteyen gençler nelere dikkat etsinler? Özellikle üniversite okuyan ve yeni başlayacak olan arkadaşlarımızın çeşitli tereddütleri var.

O sebepten dolayı zaten önce Efendimiz (s.a.s.)’in hayatını öğrenmenin gerekliliğine vurgu yapıyorum. O (s.a.s.)’nun yolu gerçek yoldur. Sonra tali yollara bakarsınız, uymuyorsa dönersiniz. Ama önce asıl kaynak. Siz çok şanslı bir nesilsiniz. Benim öğrenci olduğum zaman okunacak kitap yoktu. Türkçe olarak okuyacağımız dinî kitap olarak, sadece Seyyid Kutub’un tercüme edilmiş bir kitabı ve Said Nursi’nin kaçak kitapları vardı, o kadar. İlahiyat fakültesinde okuduğum yıllarda Kur’an-ı Kerim yoktu. Düşünebiliyor musunuz? İlahiyat fakültesinde namaz kılan hocaların sayısı üçtü.İhsan Süreyya Sırma

Asım Köksal’ı anma programında bir konferans verilmişti. İlahiyatların kapandıktan sonra tekrar açılmasının, eğitimin oryantalist tarzda verilmesi şartına bağlandığı söylenmişti.

Allah rahmet etsin, Prof. Dr. Muhammed Tayyib Okiç Hocam bu duruma biraz mani oldu. Ve bugünkü büyük gördüğünüz hocaların çoğunun hocasıdır kendisi. Benim de hocamdır. Rahmetle anıyorum. Onlar bizi yetiştirdi. Onlar bize yol açtı. Önemli olan bu yolda yürümek.

Şu an ki gündeme dair yorumlarınız nelerdir?

Türkiye’de zannediyorum güzel gelişmeler oluyor. Hürriyete doğru gidiyoruz. Bizim zamanımızda bir hürriyet falan görmedik. Çok badireler atlattık. Şimdi inşallah güzel şeyler oluyor diye duyuyoruz. Çünkü ben yurt dışındayım.

Sizi tarih alanındaki kıymetli eserlerinizle tanıyoruz. Başka yönlerinizle ilgili bir şeyler sorsak. Mesela şu günlerde izlediğiniz, beğendiğiniz film ve müzikler var mı?

Maalesef film ve televizyon izlemeye vaktim yok. Ama bazen çalışırken klasik ve enstrümental müzik dinliyorum.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Allah razı olsun.

Sizden de inşallah. Allah sizi muvaffak etsin.

 

Arife Tabak ve Ayşe Sadiye Doymuş bu tevafukla sevindi

Güncelleme Tarihi: 10 Eylül 2010, 15:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
kefnun
kefnun - 8 yıl Önce

Bu Başlık Çok Korkuttu..
Bir an İhsan Süreyya Hocamıız Kaybettik Zannettim..
Röportaj İçin Teşekkür Ederiz..

Vesselam.

Vedat
Vedat - 8 yıl Önce

Hocamızla bu güzel röportajı gerçekleştiren kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Allah hocamıza hayırlı uzun ömürler versin, bir nesil ondan çok şey öğrendi, yeni neslin onu okuması, anlaması lazım. İhsan Süreyya'lar öyle kolay yetişmiyor. O ilmiyle amil bir Müslümandır.

nayende
nayende - 8 yıl Önce

Güzel ropörtaj, yenilerini beklerizzzz....

banner8

banner19

banner20