banner17

Her dem kendini okutuyor

Zafer Acar 25.618 beyit yazmadan ölmesin. Tıpkı 207 yıl geçmesine rağmen hâlâ Galip olan Şeyh'i gibi.

Her dem kendini okutuyor

Zafer Acar nasıl bir şairdir? Onun şiirini diğerlerinden farklı kılan ne? Zafer Acar ve şiirini çeşitli isimlere sorduk.

Yunus Emre Özsaray: Geleneğin yeniden üretimi

Günümüz şiirinde, özellikle ‘90 sonrasında şairlerin bir kısmı, kendi iç deneyimlerini üretmekten daha öte şeyler yapamadılar. Güne dönük üretim, kulağa hoş gelecek üç beş söz, lirik ton, şiirin bilinç merkezi olarak kabul edildi. Tabii içlerinde şiirin merkezine bağlanan ve kuşağını aşarak şiirini şekillendirenler de oldu. Ne var ki içlerinden birçoğu, belki de siyasanın belirlediği sosyo-ekonomik şartlar sebebiyle içlerine büküldü. Hatta bunların içinden kimileri, bir kaymak gibi el altında biriken geleneksel birikime yaslanmayı bir kenara bırakın, Zafer Acar Hamsekendilerinden iki kuşak öncesine bile sırt döndüler. Kabul ettiklerini de kendileri gibi görme, kendi konumlandırdıkları yerden onlara bakma yolunu seçtiler. Bu isimlerden bazılarının üzerinde Amerikanvarî pop-caz bir yaşam tevarüs etti. Öyle ki köklü bir şiir geçmişine sırtını dayayan, geleneksel yapıyı ilmek ilmek içinde biriktiren, cezbeyle şiir yazan Cahit Zarifoğlu’nu dahi otostopla anar oldular. Ne yazıktır ki onlar, geleneğin yeniden üretimine katkıda bulunmadıkları gibi, kendilerinden sonra tek bir kişiye dahi çıkış yaptıracak bir yol haritası olamadılar.

Soyu kesik, geçmişi belirsiz şiir olmaz. Ya da Fuzuli'nin deyişiyle, "Bilgisiz şiir taşsız duvara benzer." Zafer Acar’ın şiiri kendinden bir önceki kuşağı da kendine ekleyerek fakat gücünü zirve isimlerden alarak bütün bir geleneksel yapıya uzanır. Ve oradan geleneğin yeniden üretimini yaparak, gelecek kuşaklara bir çıkış yolu sunar. Kendinden önceki birikimi şiirinde eriten şair, şiir evine gireceklere, orada iyice demlendikten, şarap ile mest olduktan sonra çıkmak için onlarca kapı sunar. Bu yüzden okuyucusunu içine kapayan, metni onun üzerine kilitleyen bir şiir değildir. Fuzuli’nin yanık hissedişine yahut Nedim’in içtenliğine, Şeyh Galib’in alegorisine ya da Yahya Kemal’in yerliliğine açılan kapılar vardır. Necip Fazıl, Sezai Karakoç, onun şiirinin kapılarının açıldığı diğer iki isim. Ve onlardan günümüze gelene kadar birçok şair…

Zeki BuldukZeki Bulduk: Yeniden okumak için sayfaları özlemle açılan şiirler

Zafer Acar şiirinde dayanıklı birşeyler var. Hani, eski evleri ayakta tutan "baba" ya da "hezen" denilen sütun gibi ağaçlar vardır ya, işte onların dayanıklılığında kelimeleri var Zafer’in. Davulların güm güm vuruşu düğüne mi savaşa mı çağırır, hemen anlaşılır avazından. Babalar baba olur, Allah Allah’tır onun şiirinde.

Oyun oynamayan, kanı ve toprağı sanal anlatmayan, hissedilir, tam kulak dibinden gelen bir ses vardır o şiirlerde. Uzak ve yakın kelimelere sırtını yaslasa da yerli bir şive vardır Zafer'de. Zafer Acar, yeniden okumak için sayfaları özlemle açılan şiirler yazıyor.Suavi Kemal Yazgıç

Suavi Kemal Yazgıç: Kendi imgelerini inşâ eden şair

Zafer Acar’ın ilk kitabı Coğrafi Delilik’ten beri geçen zamanın nasıl bir şiir mesaisiyle yüklü olduğunu Hamse’den okumak mümkün. Şiirin hakkını hem içerikte hem de biçimde vermek için emek veren Acar, uzun soluklu şiirlerinde tıknefes olmadığını kanıtlıyor. Kendi sesiyle konuşan, kendi imgelerini inşâ eden bir şair o. Zamanın ruhu/zamanın ruhsuzluğunu yakalamakta üstüne yok. Onun attığı ironi ağı denizden hiç boş çıkmıyor. 2000’li yılların Türk şiirini Zafer Acar’sız analiz edenlerin sözleri hep eksik kalacak.

Aziz Mahmut ÖncelAziz Mahmud Öncel: Şiirine ironiyi katması şiirini güçlendiriyor

Zafer Acar, şiirinin temellerini gelenek ile bugünün şiiri arasındaki köprüye dayandırmış izlenimi vermektedir. Ne asılsız bir konuşma diline asılmış ne de aşırı imgeci bir çizgiye inmiştir. Geleneğe kelime babında da meyletmiş, şiirimizin geçmişten bugüne aktaracağı bir hafızanın olduğunu soluklu şiirleriyle fısıldamıştır. Soluklu şiirin ses unsurlarını, imgesel bağlarını ve konuşma dilini aşırıya kaçmadan kullanmıştır. “Sharabname” ve “Koçaklama” şiirleri bu söylediklerimin en önemli örnekleri. Özellikle şiirin derininde ses unsurları ile kelime hassasiyetinin divan şiirine dayandığı net bir şekilde hissediliyor. Bunun mekanik bir şekilde değil organik bir şekilde tebarüz ettiğini söyleyebiliriz. Şiirin dezavantajlarından da bahsedilebilir ama bunlar kişisel olmaktan ileri gitmez.

Zafer Acar kendi şiirini kendi dünya görüşü içinde haykırır. Allah demekten, yanlışı eleştirmekten geri durmaz. Şiirine ironiyi katması şiirini güçlendiriyor. Böylece bugünün önemli şairleri arasına giriyor. Çalışkanlığı ise takdire şayan.Mustafa Nezihi Pesen

Mustafa Nezihi Pesen: Büyük bir şairin, şiir tarihinin atardamarlarından ve kalbinden geçerek bu çağa seslenmesi

Haziran’ın sekizinde aldım bu kitabı. İndirimli fiyatı 6 lira. İki günde canla başla okudum. “Sharabname”den başladım okumaya. O şarab sindi bütün damarlarıma. İki gündür ayrıcalıklı bir sarhoş sayıyorum kendimi. Büyük bir şairin, şiir tarihinin atardamarlarından ve kalbinden geçerek bu çağa seslenmesi, bende çoktandır varolan özlemi zaptı zor bir sevince dönüştürdü.

Kim bilir kaç kere daha okuyacağım bu Hamse’yi. Ki beşinci şartı bu kitabın: Kan kaybından ölmeden, düşmanımızın canına okumaktır.

Şunu gördüm yeniden: Hayyam Hallac’ın yanında.

Rimbaud Fuzuli’nin eteğinden tutuyor.

Sezai Karakoç ölümsüz bir gül.

Zafer AcarAşk, her çağda doğurgan sancılar mabedi.

Zafer Acar 25.618 beyit yazmadan ölmesin. Tıpkı 207 yıl geçmesine rağmen hâlâ Galip olan Şeyh’i gibi.

‘biliyorum gül çürümez kurur ancak

mahşer günü mezarım gül gibi açılacak’

Belkıs İbrahimhakkıoğlu: Geleceğe bakan şairlerdenBelkıs İbrahimhakkıoğlu

Zafer Acar, şiirin inşâ gücüne ve kendi kelamına güvenen iddialı bir şair... Fakat  bu iddia, yolunun ve yolculuğunun önünü kesen ham bir iddia değil. Bir nevi sanatın özgür alanlarında cesurca dolaşabilecek birikim ve yeteneğe sahipliğin öz güveni. O, geleneği yenileyerek geleceğe taşıyan dilin peşinde.

Acar'ın diğer bir özelliği ayıklanması gerekenleri ironik bir üslupla dile getirmesi. Bu dil, aynı zamanda şairin yapay olana karşı duyduğu acıyı dayanılır kılan sığınak gibi.

Acar geleceğe bakan şairlerden...

 

Melih Deliönü soruşturdu

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2010, 23:08
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ismail
ismail - 8 yıl Önce

acar şeyh galip karşılaştırması..biraz insaf diyelim mi?

...
... - 8 yıl Önce

Aziz Mahmut bey ironiyi katması şiirini güçlendiriyor demiş, bende diyorum ki aşırıya kaçarsa şiir ciddiyetini kaybeder. Onu artık iyi denkleştirmesi lazım.

ihsan
ihsan - 8 yıl Önce

zafer acar'ın şair olduğunu anlayamayanların arasında onu şeyh galiple karşılaştırmak elbette anlaşılamayacaktır. zafer acar'ın suçu hiç bir çeteden olmaması tabii. okumadan düşman olan cahiller.üç şairden başkasını bilmeyen cahiller. o üç şairi de tvlerden öğrenen cahiller!!! şovmenleri şair sanan cahiller zafer acarı okumasın, onlar abileri zafer acar okumaya başlayınca onun kıymetini keşfedecekler!! ha ha ha! bunların en kültürlüsü bi edebiyat dergisine 7 lira veremeyen onun yerine 3liralık edebiyat dergilerini tercih edebiliyor. edebiyat gündemini bu kadar takip edebiliyorlar. biz gülüyoruz bunların cahilliğine, şapşallığına.

Taha SADIK
Taha SADIK - 8 yıl Önce

Zafer Acar'ın en önemli eksiği; yazıyor ve geçiyor, geriye dönüp bakma, yazdıkları üzerinde çalışma alışkanlığı yok. Bu da O'nun yazı ve şiirlerinde savrulmalara, yazdıklarının ucunun hedef sapmalarına neden oluyor. Bence, Zafer Acar, çok yazmak yerine, daha az, ama daha denetimli, daha titiz yazmalı... Bu, beraberinde niteliği de getirecektir...

ahmet
ahmet - 8 yıl Önce

Zafer Acar'ın şiirini rumuzlarla tartışmak yerine yürekleri varsa bu arkadaşların kendi imzalarıyla dergi ortamlarında tartışmalarını öneririm. Ayrıca bu aşamadan sonra, Zafer Acar'ın şairliğini tartışmanın bir alemi de yok, şiirine yönelik eleştiriler ise birikimli eleştirmenlerin veya usta şairlerin işidir artık. Cevdet Karal, Haydar Ergülen, Osman Serhat gibi. Ne dersiniz? Hep birlikte susalım.
Not: Editör de saçma sapan saldırıları burada yayımlamamalı, eleme yoluna başvurmalı.

Mehtap
Mehtap - 8 yıl Önce

"Yazıyor-geçiyor." ifadesinin Zafer Acar gibi titiz bir dil ustasına yaftalanmaya çalışılması bir kıskançlık kriziyle ilgili bir durum. Çünkü camia bilir onun ne denli sağlam metinler ortaya koyduğunu. Kıskanılmak şairin büyüklüğünü göstermek adına iyidir, ancak kişinin kendi birikimsizliğinin ortaya çıkması ve diğer birikimsizlerin kendilerince oyalanması şiirimiz adına üzücüdür. Diğer yandan bir patolojik durum da söz konusu. bu kişilerin sağlıklarına kavuşmalarını kalpten diliyoruz.

emily gorbaçov
emily gorbaçov - 8 yıl Önce

ya tamam ulan tamam şiir bilmiyorsunuz. ama bir bakın hele zafer acar'ın sıfatına bu sıfatı dikkat et baudelaire'in yüzünde göreceksin ey şiiir bilmez şair tanımaz çeteci. bu sıfatı necip fazılın o gençlik fotoğrafında göreceksin.bu sıfatı bir de zafer acar da görürsün.a bilgisiz. a ox!

banner8

banner19

banner20