Hat sanatının diliyle göç temasını işlediler

Eskişehir’de 'Hüsn-i Hattın Diliyle Göç' serlevhalı bir gelenekli sanatlar sergisi açıldı. Eskişehir Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen sergiyi İbrahim Ethem Gören hattat Emre Özdemir’le konuştu.

Hat sanatının diliyle göç temasını işlediler

 

 

Eskişehir 2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti oldu. İlgili ajans, 2013 yılına sığdıramadığı etkinliklerin bir kısmını 2014 yılının ocak ayında düzenleyerek ahdine vefa gösterme telaşında bulundu. Bu bağlamda göç yolu üzerinde bulunan Eskişehir’de, “Hüsn-i Hattın Diliyle Göç”serlevhalı geleneksel sanatlar sergisiyle sanatseverlerin huzuruna çıkıldı…

Eskişehir Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği tarafından, sekiz aylık bir çalışmanın mahsulü olarak, 12 Ocak Pazar günü sanatseverlerin irfanına arz edilen sergide öznesinde hicret olan ayet-i kerime, hadis-i şerif ve göç konulu kibar-ı kelamlar ve şiirler yer alıyor. 18 Ocak Cumartesi gününe kadar gönlünde sanat ve estetik değerlere açık kapılar bulunanların ilgisini bekleyecek olan sergiyle alakalı olarak hattat Emre Özdemir’le hasbıhal ettik…

Emre Bey kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1980 Eskişehir doğumluyum. Hattat Mahmut Şahin’den sülüs ve nesih dersi aldım. Vel Kalem Geleneksel Sanatlar Derneği’nde cumartesi günleri hüsn-i hat ve kaligrafi dersi; pazar günleri de Zübeyde Hanım Devlet Hastanesi’nde Mahmut Şahin Hocam ile birlikte engelli arkadaşlarımıza hüsn-i hat dersi veriyoruz.

Serginizin çıkış noktası nedir?

Eskişehir Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği olarak, “Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir” etkinlikleri kapsamında “Göç” konulu hüsn-i hat sergisi düzenlemeyi düşündük. Bu yönde çalışmalarımıza başladık.

Ekipte kimler vardı?

Sergimizin hazırlık çalışmalarında dernek başkanımız Dr. Hüseyin Seyhan Fidan’ın, Hasan Yige’nin ve Bedri Altan’ın büyük emekleri var.

Sizce göç ne demek?

Sizlerin de bildiği gibi, Türk dünyası için “göç” kavramı, bir anlamda hayat mücadelesine tutunmanın bir diğer adı... Yüzyıllar boyunca küçük büyük birçok topluluk veya kavim bir yerden başka bir yere göç ederek gittiği yeri yurt edinmiştir. Bilahare edindiği yurdu, canı pahasına korumuş ve orayı bayındır hale getirmiştir. Tabiî ki zamanla yerleşik hayata geçilmeye başlanınca göç hareketi de yavaşlamıştır.

Hüsn-i hattın diliyle göç sergisinde neler var?

“Hüsn-i Hattın Diliyle Göç” başlığını taşıyan sergide sanatçılarımız, “göç” kavramını farklı bakış açıları ile işleyerek sanata yansıttı. Eserler, Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği çatısı altında hazırlandı. Bir hafta boyunca açık kalacak sergide mürekkeple yazım, deri kesme, ahşap kesme, ahşap oyma, akkase ve zerendud olarak hazırlanan eserler sekiz ay gibi bir sürede vücut buldu.

Bu sergiyle neyi amaçlıyorsunuz?

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında “göç” teması üzerine çalıştığımız bu sergiyle amacımız, Eskişehir’deki kültür-sanat etkinliklere destek vererek dernek çalışmalarımızı tanıtmaktır. Bu konuda bize yardımcı olan herkese buradan teşekkür ediyoruz.

Biraz dernek çalışmalarından bahseder misiniz?

2012 yılında kurulan Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği, güzide şehrimiz Eskişehir’de çalışmalarına devam etmektedir. Hüsn-i hat, ebru, Osmanlı okçuluğu, kaligrafi ve Arapça kurslarımızla hizmet veriyoruz.

Serginize katılım nasıl oldu? Halkın ilgisi nasıl?

Eti Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen açılış törenimizde sergi konuşmasını, Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği adına öğretmen-hattatErkan Bakım yaptı. Etkinliğimizin açılış merasimine il milletvekilleriyle birlikte Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, İl Müftüsü Niyazi Ersoy, Odunpazarı Kaymakamı Selim Parlar çok sayıda davetli katıldı. Basın mensuplarının da yoğun ilgi gösterdiği sergide Vali Güngör Azim Tuna, hat hocamız Mahmut Şahin’e, yetiştirdiği öğrenciler adına plaket verdi. Vel-Kalem Derneği adına yönetim kurulu başkan yardımcısı olan fakir, Vali Güngör Azim Tuna’ya bir levha hediye etti.

Sergiye katılan sanatçılar kimler?

Hüsn-i hattı şehrimize tanıtma ve bu gelenekli sanatın farkında lığını oluşturmak adına sergiye eserleriyle katılan yaklaşık 40 sanatçı, böyle bir projede yer almanın gurur verici olduğunu belirtti.

Hattat Mahmut Şahin’in küratörlüğünde hazırlanan sergiye katılan sanatçıların isimlerini müsaadelerinizle burada tek tek saymak istiyorum: Abdullah Furat, Ahmet Türk, Ali İyidirli, Ali Özden, Ali Özkan, Arif Çelik, Bedri Altan, Çetin Avcı, Demirali Kurtulmuş, Emre Özdemir, Erkan Bakım, Fatma Şengül Süzer, Fehmiye Bayram, Firdevs Yağcı, Gülay Keskin, Gülçin Yanarsoy, Halil Karaca, Hasan Yige, Hüseyin Seyhan Fidan, İbrahim Etem Karaca, İsmail Hakkı Gürgenburan, İsmail Tülüce, Kaan Köse, Mahmut Şahin, Mehmet Bayram, Mehmet Şükrü Baysal, Murat Ateş, Müberra Aslan, Nesrin Uzer, Nilüfer Çelik, Orhan Fidan, Recep Ulu, Rumeysa Günay İnanç, Semra Uğur, Serap Hoşgör, Serap Tepedelen, Şule Keskin, Yasemin Eryiğit ve Zeynep Kuşan.

Son olarak okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Gelenekli sanatların yüzyılları aşan bir hayatı var. Geleneksel sanatlarımızın yeniden canlanmaya başladığı bir zaman dilimindeyiz. Öz sanatlarımız diriliş iklimine girdi. Son 30 yılda, tabiri caizse, küllerinden yeniden doğan öz sanatlarımızın bu topraklarda kalıcı olmasını, bir sığınma sahnesi yahut bir saman alevi gibi geçip gitmesini istemiyoruz. Dernekleşme amacımız da bu düşünceyle ortaya çıkmıştır. Bizden sonraki nesiller de, hezarfen dedelerine ait kadim sanatlara sahip çıkmalıdır. İnşallah böyle çalışmalar daha çok ilgi görür.

 

İbrahim Ethem Gören, Hattat Emre Özdemir’le hasbıhal etti

Güncelleme Tarihi: 15 Ocak 2014, 15:37
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
burak uslu
burak uslu - 5 yıl Önce

Hüsnü hat zanaat değil sanatttır. Eğer böyle bir çalıştaydaki herkes göç kelimesini osmanlıca kaf harfiyle yazdıysa yine derinlikten uzak show a yönelik bir çalışma yapmışız demektir. bi kişde mi uyarmadı arkadaş? iki tablodan birinde göç yazıyor ama yanlış yazılıyor. çok yüzeyseliz çok. hiçbirniz mi osmanlıca bilmiyosunuz? peki bunu farkettikten sonra öğrenmeye çalıştınız mı? tabiki hayır canım. Osmanlıca öğrenince dükkan kirasımı düşecek, satılan tablolar daha mı çok kar getirecek? hayır.

banner19

banner13